üzuntü ile cümle
üzuntü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Tom'un üzüntüsünü hissettim.I felt Tom's sadness.
Tom üzüntülü bir şekilde gülümsedi.Tom smiled sadly.
Üzüntünden kurtulmaya çalış. Hayatını yaşa!Try to get rid of your sorrows. Enjoy your life!
Fadıl üzüntüsünü ifade etti.Fadil expressed sorrow.
Tom gerçekten üzüntülü olduğunu söyledi.Tom said that he was really sorry.
Sami'nin üzüntüsü depresyona dönüştü.Sami's sadness deepened into a depression.
"Neden bu kadar üzüntülüsün?" "Köpeğimiz hasta.""Why are you so glum?" "Our dog is sick."
Sami üzüntüye boğulmuştu.Sami was overwhelmed by grief.
Üzüntüsünü saklamaya çalıştığı halde, gözyaşlarına engel olamadı.Although he tried to hide his sadness he couldn't stop his tears.
Robert sadece üzüntü getiriyor.Robert only brings sadness.
"Veda etmek fuzuli üzüntü ama...""Veda etmek fuzuli üzüntü ama..."
Keder, üzüntü ve suçluluk duygusu içinde Victor dağlara çekilir.Ravaged by grief and guilt, Victor retreats into the mountains.
Ayrıca, Kazuma’nın aileden atılmasını engelleyemediği için üzüntü duyuyor.He also regrets not being able to stop Kazuma's expulsion from the family.
Gül Baba ise gül bahçesinin yok olmasından derin üzüntü duyar.Gül Baba regrets his destruction of the garden.
Ölümü Roma'yı üzüntüye boğmuştu.Her death brought much sorrow to Rome.
Yüzlerinde üzüntülü bir ifade vardır.Their heads are noticeably flattened.
Eğer gülen tarafını kapatırsanız gözler büyük bir üzüntüyü dışa vuruyor.If you cover the smiling face, the eyes reveal an incredible sadness.
Zaman geçtikçe bunun için olan üzüntüm artıyor.I regret it more and more as time goes on.
Halk derin bir üzüntüye dalar.He who saves will suffer heavy loss.
Virginia'nın ölümünün ardından Poe aylarca derin bir üzüntü yaşadı.After her death, Poe was deeply saddened for several months.
Meydana gelen felaketlerden ötürü derinden üzüntü duyuyoruz." ifadeleri yer aldı.We only have arguments," he said resignedly.
Yapımcı yönetmeni aradı ve ''Galiba Üzüntümüzü bulduk'' dedi.He called Docter and said "I think we found our Sadness."
Daha sonra üzüntüsünden ağlar.After a time, he grew sad.
İncinmiş, utanç, üzüntü, suçluluk, özlem duydum."I just had the hurt, shame, sadness, guilt, longing."
Ziyad el-Harisî üzüntüsünden vefat etmiştir.A Zaidi clan, the Hamzite Sharifs, was descended from him.
Bunun üzerine Oinone üzüntüsünden kendi canına kıydı.Then death carried him into its shadows.
Antik kaynaklara göre Hadrianus'un son birkaç yılı çatışmalar ve üzüntü ile geçmiştir.Hadrian's last few years were marked by conflict and unhappiness.
Bu haber camiayı derin bir üzüntüye soktu.This brought about profound sadness to the prince.
Keltner'da üzüntünün ilişkileri güçlendiren bir duygu olduğunun üzerinde durdu.Keltner focused on sadness being an emotion that strengthens relationships.
Ülkesinin mağlubiyeti üzerinde büyük bir etki ve üzüntü yaratmıştı.So did the pain and sorrow of his death.
Yas şarkıları (mourning songs), ölünün arkasından duyulan üzüntüyü dile getirir.Characteristic songs of mourning (moirologia) accompany the lamentation of the dead.
Bu üzüntünün acısı o kadar işkenceli olabilir ki kişi ölebilir.The pain of this remorse can be so excruciating that the process may kill the creator.
Üç yıl dışarı çıkmadı ve üzüntüsünden öldü.He served for 3 years and died.
Olayın Ermeni Soykırımı'nın yıldönümü olan 24 Nisan günü yaşanması üzüntü vericidir.24 April is the remembrance day of the Armenian Genocide.
Aşık, sürekli bir üzüntü içinde kıvranıp durur.You will feel tired if you are in distress.
Bu olayın etkisinden ve anavatanının işgal altına girmesinin yarattığı üzüntüden asla kurtulamadı.He never stops marveling at what is being born under his hand.
Ancak, çok üzüntülüydü.Naturally he was very sad.
"Satrancın Gururu ve Üzüntüsü" olarak anılır.It has been called "the pride and joy" of the museum.
Herhalde üzüntüden olacak ki, verem başlangıcı bir zafiyet geldi.Quod he, this wark has ill begynning.
Burada görev yaparken, birçok yazılım projesinin ertelenmesinden duyduğu üzüntüyü dile getirdi.While serving in that capacity, he bemoaned the fact that many large software projects were delayed.
Bu sırada Ay'ın tutulması üzüntülerini arttırmıştır.This offset brings them closest to the Moon when it is overhead.
Kont bundan gayet üzüntü duyar ve ondan ayrılmaya hazırlanır.The group becomes confused and decides to leave.
Üzüntüsü de caba.Harvest of Sorrow.
Bunun anlamına eren Kont ise büyük bir üzüntüye düşer.The Countess is of course deeply disappointed.
Orfe çok üzüntülü yas çekmektedir.Love runs to Trista.
Bu his, üzüntü, şefkat ve sevgi kavramlarının oluşturduğu karmaşık bir duygudur.This highlights the loyalty, affection and love which make up this character.
Üzüntü duydum.A sadness.
Iason geldiğinde, Medea çocuklarından ayrılıyor olmanın üzüntüsü içindeymiş gibi davranır.When Isifile appears, only Medea believes that she is mad.
Bu dizi aynı zamanda sevinç, üzüntü ve öfke gibi duyguları da içerir.Often these stereotypes are associated with emotions such as fear and anger.
Çavuş Nemorino'ya niçin üzüntülü olduğunu sorar.He spots Nemorino and asks his rival why he is depressed.
"Ben gerçekten bir iştah var," Gregor, "üzüntüyle kendi kendine dedi ki değil, bu şeyler."I really do have an appetite," Gregor said to himself sorrowfully, "but not for these things.
Şimdi onlar bir sessizlik içinde ona baktı ve üzüntü.His good intentions seem to have been recognized. Now they looked at him in silence and sorrow.
Bizi üzüntünün elinden kurtar (kalbimin üstündeki).Deliver us from sorrow's hold From my heart
Kurtar bizi Bizi üzüntünün elinden kurtar iyi dinlemeler - gonuldendile.blogspot.comDeliver us from sorrow's hold
Ben yakaladı anı içimdeki bütün üzüntü kayboldu.The moment I caught all the sadness within me disappeared.
İnsanlar çoğunlukla bunun anlamının başka birisi için üzüntü duymak olduğunu sanıyor.People often think it simply means feeling sorry for somebody.
Eğer kış Demeter'in üzüntüsünden kaynaklanıyorsa, bu durumda dünyada heryerde aynı anda olmalıdır.If winter is caused by Demeter's sadness, then it must happen everywhere on Earth simultaneously.
Üzüntüden mi yoksa mutluluktan mı sarhoş olacaksın?Are you going to get drunk from happiness or sadness?
Bu üzüntü, gerçekten bir düşünceyi şekillendirdi. Sadece istediğim tek bir şey var.And that sadness really framed in one thought, which is, I only wish for one thing.
Elinde deđil... ...ne piţmanlýk, ne suçluluk, ne gurur, ne üzüntü hepsi hikâye.-That's not true. - Yes, it is Accept it