O halde onların sözleri seni üzmesin.So be not grieved by what they say.
O inkârcıların sözleri seni üzmesin.You should not be grieved by what they say.
Öyle ise, sakın yetimi güçsüz bulup hakkını yeme, sakın onu küçümseyip üzme!So do not oppress the orphan,
İnkarcılıkta yarışanlar seni üzmesin. Onlar ALLAH'a hiçbir zarar veremez.And do not be grieved by those who rush into disbelief.
Yoldan çıkmış bir topluluk için üzme kendini.So do not grieve for these, the wicked people."
Sözleri seni üzmesin.You should not be grieved by what they say.
Onların tavırları seni üzmesin."So grieve not for what they are doing.
İnkar edenlerin inkarları seni üzmesin.So do not let the unbelief of disbelievers grieve you.
İnkarcıların sözleri seni üzmesin, çünkü bütün kudret Allah'ındır.And let not their saying grieve thee. Verily honour is Allah's wholly.
Onların sözleri seni üzmesin. Şüphesiz 'izzet ve gücün' tümü Allah'ındır.And let not their speech grieve you (O Muhammad SAW), for all power and honour belong to Allah.
Onların sözü seni üzmesin. Tüm onur ve kudret Allah'ındır.And let not their speech grieve you (O Muhammad SAW), for all power and honour belong to Allah.
(Resulüm) Onların (inkarcıların) sözleri seni üzmesin. Çünkü bütün izzet (ve üstünlük) Allah'ındır.And let not their speech grieve you (O Muhammad SAW), for all power and honour belong to Allah.
Habibim, onların lafları seni üzmesin. Çünkü şan ve şeref bütünüyle Allah'ındır.And let not their speech grieve you (O Muhammad SAW), for all power and honour belong to Allah.
O inkârcıların sözleri seni üzmesin. Çünkü bütün izzet ve üstünlük Allah'ındır.And let not their speech grieve you (O Muhammad SAW), for all power and honour belong to Allah.
İnkarcı toplum için kendini üzme.So be not sorrowful over the people who disbelieve.
Sözleri seni üzmesin. Üstünlük tümüyle ALLAH'a aittir.And let not their speech grieve you (O Muhammad SAW), for all power and honour belong to Allah.
Küfürde 'büyük çaba harcayanlar' seni üzmesin.And do not be saddened by those who rush into disbelief.
Çünkü bu hareketiniz Peygamber'i üzmekte, fakat o (size bunu söylemekten) utanmaktadır.And when you have eaten, disperse, without lingering for conversation.
Küfürde yarışanlar seni üzmesin.And do not be saddened by those who rush into disbelief.
İnkarcılıkta yarışanlar seni üzmesin.And do not be saddened by those who rush into disbelief.
Kim de inkar ederse, onun inkarı seni üzmesin. Sonunda onların dönüşleri bizedir.And whosoever disbelieveth, let not his disbelief afflict thee (O Muhammad).
Kim de inkâr ederse, artık onun inkârı seni üzmesin. Onlar dönüp bize gelecekler.And whoever has disbelieved - let not his disbelief grieve you.
O en büyük korku onları üzmez.They will not be affected by the great terror.
Onların sözü seni üzmesin, üstünlük tamamen Allah'ındır. İşiten ve bilen O'dur.And let not their speech grieve you; surely might is wholly Allah's; He is the Hearing, the Knowing.
İnkarcıların sözleri seni üzmesin, çünkü bütün kudret Allah'ındır. O, işitir ve bilir.And let not their speech grieve you; surely might is wholly Allah's; He is the Hearing, the Knowing.
Gizli konuşmalar şeytandandır. Bu, iman edenleri üzmek içindir.Conspiracy for evil purposes is the work of Satan, by which he means to bring grief to believers.
Gizli konuşmalar şeytandandır. Bu iman edenleri üzmek içindir.Conspiracy for evil purposes is the work of Satan, by which he means to bring grief to believers.
Bunu göre köylüler köyden kente gitmek için üzme tahtasını kullanmaya başlar.[7]Seeing this, the villagers begin to use the griddle board to go from the village to the city.[1]
Üzme tahtasının ne zamandan beri kullanıldığı tartışmalıdır.It is debatable how long the straining board has been used.
Çeviren: Dr. Reşat Uzmen.Dr. Rösler, übernehmen Sie.
Aman Amerika'nın piyade üzerinde durması sizi üzmesin.Frag' nicht danach, ob es Sünde Miss Amerika.
“Allah’ın düşmanı” olduğu gerekçesiyle Yalman’ı vuran Üzmez yakalandı; on yıl hapis yattı.Als Gott einwilligt, handelt er die Zahl nach und nach bis auf zehn gerechte Menschen herunter.
Necip Fazıl, Hüseyin Üzmez'i azmettirmekle suçlandı.Schenk ist beunruhigt, denn gerade haben sie ihm Susanne Lämmerhirt in Obhut gegeben.
Kimseyi üzmek istemiyordum.Je ne voulais vexer personne.
Bir ayrılığın seni üzmesine asla izin verme.Ne jamais être attristé par toutes séparations.
Tavukların eve tünemesi beni asla üzmez; hatta daha mutlu yapar" dedi.It only made me glad » (« Les poulets revenant au perchoir ne m'ont jamais rendu triste.
Doğacak bebeğin de bir kurtadam olacağı fikri onu üzmektedir.Viva se demande ce que ça ferait d'avoir un enfant.
Bir ayrılığın seni üzmesine asla izin verme.Nunca te entristezcas por una separación.
Louis, eşinin ölümü dışında hiçbir zaman kendini üzmediğini belirtmiştir.Se dice que nunca se recuperó de la muerte de su esposa..
Bu durum Misakiyi üzmektedir.Es la mezcla lo que inquieta.
Bir ayrılığın seni üzmesine asla izin verme."Non fatevi rattristare da una separazione".
Annenizi babanızı üzmeyin.Non perder tempo a chiedere di tua madre.
Erişim tarihi: 2 Ağustos 2017. ^ "Tarkan Çakır - Üzme Kendini klip".2 maggio 2017 - Gran Finale: secondo tuffo tra gli anelli.
Bu tanımlamalar gerçeği yansıtmamakta ve bizi üzmektedir.Эти характеристики не отражают правду и печалят нас".
Annenizi babanızı üzmeyin.Не оскорбляйте его отца.
Annenizi babanızı üzmeyin.ولا ضغط أمك.
Bir ayrılığın seni üzmesine asla izin verme.Não se deixe entristecer por uma separação.
Bu durum Monica'yı çok üzmektedir.E eu sinto pena de Monika.
Annenizi babanızı üzmeyin.Maak je geen zorgen vader.
Üzme çocuğu, vereceksen ver!Plaag hem niet zo, geef het nou maar!
“Allah’ın düşmanı” olduğu gerekçesiyle Yalman’ı vuran Üzmez yakalandı; on yıl hapis yattı.Jego żonę (Donnę) skazano za zlecenie tego zabójstwa na dziesięć lat więzienia.
Annenizi babanızı üzmeyin.Glöm aldrig mor!
Bu durum Misakiyi üzmektedir.(K) står för kvaltävling.
Necip Fazıl, Hüseyin Üzmez'i azmettirmekle suçlandı.Еклс вражений, що його звинувачують у вбивстві містера Алозії Гарсії.
Bu durum Monica'yı çok üzmektedir.Každopádně však cítí, že by měla Moniku nějak potěšit.
"Vakit yazarı Hüseyin Üzmez tutuklandı".Dacă este adevărat, generalul Mazarini este dezonorat".
Annenizi babanızı üzmeyin.Älä itke äitini.
Louis, eşinin ölümü dışında hiçbir zaman kendini üzmediğini belirtmiştir.Elisabeth kom sig aldrig helt over datterens død.
Bir ayrılığın seni üzmesine asla izin verme.Tránh đừng để bao bị xoắn.
Tavukların eve tünemesi beni asla üzmez; hatta daha mutlu yapar" dedi.その由緒ある家が傾きかけているのだから再興といってもなかなか簡単にはゆかない』。