Ana içeriğe geç
Sözlük

üzerine ile cümle

üzerine kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Göğü de, kendi izni olmadıkça yer üzerine düşmekten korur.He holds the sky in position lest it should fall upon the earth save by His dispensation.
İşte bu, Rabbinin üzerine (aldığı ve yerine getirilmesi) istenen bir vaaddir.This is a promise incumbent on your Lord which will certainly be fulfilled.
Bunun üzerine Musa'ya: Asan ile denize vur! diye vahyettik.We commanded Moses: "Smite the sea with your staff."
Bunun üzerine biz onu ve beraberindekileri, o dolu geminin içinde (taşıyarak) kurtardık.So We delivered him and those with him in the loaded ark,
(Bunun üzerine:) Bu şeytan işidir."This is of Satan's doing," he said.
Bunun üzerine Lut ona iman etti ve (İbrahim): Doğrusu ben Rabbim'e(emrettiği yere) hicret ediyorum.Then Lot believed in him; and (Abraham) said: "I will separate myself and take refuge in my Lord.
Boşadığın hanımlarından arzu ettiğini tekrar yanına almanda, senin üzerine bir günah yoktur.There is no harm if you take any of those (whose turn) you had deferred.
Bunun üzerine üçüncü bir elçi gönderdik. Onlar: Biz size gönderilmiş Allah elçileriyiz! dediler."We have been sent to you," they said.
(Bunun üzerine onlar:) Doğrusu siz bize uğursuz geldiniz.They rejoined: "We feel you augur ill.
Olan müthiş bir sesten ibarettir. Bunun üzerine onların hepsi hemen huzurumuzda hazır bulunurlar.It would be but a single blast of the trumpet, and they would all be arraigned before Us.
Sonra zakkum yemeğinin üzerine onlar için, kaynar su karıştırılmış bir içki vardır.Washing it down with boiling water.
Bunun üzerine İbrahim yıldızlara şöyle bir baktı.Then he looked up at the stars (they worshipped),
Bunun üzerine, yanlarına gelip sağ eliyle vurdu (kırıp geçirdi.)Then he started striking them down with his right hand.
Her ikisi de teslim olup, onu alnı üzerine yatırınca:When they submitted to the will of God, and (Abraham) laid (his son) down prostrate on his temple,
Bunun üzerine İlyas'ı yalanladılar. Onun için onların hepsi (cehenneme) götürüleceklerdir.They denied him, and will surely be brought to punishment,
Sonunda ona iman ettiler, bunun üzerine biz de onları bir süreye kadar yaşattık.And they came to believe; so We allowed them to enjoy the good things of life for an age.
Bunun üzerine biz rüzgarı onun emrine verdik. Onun emriyle istediği yere yumuşacık akardı.So we subjugated the wind to his service which carried his merchandise wheresoever he wished;
Geceyi gündüzün üzerine örtüyor, gündüzü de gecenin üzerine sarıyor.He folds the day up over the night, and folds the night up over the day.
"Kendisini rezil edecek azap kime geleceğini, ve sürekli bir azabın kimin üzerine konacaını."Who suffers the shameful punishment, and on whom falls the everlasting torment.
"Evet geldi" derler ama, azap sözü kafirlerin üzerine hak olmuştur.They will answer: "Yes;" but the sentence of punishment was justified against the unbelievers.
Bunun üzerine ben onları kıskıvrak yakaladım.Then I seized them.
Eğer yüz çevirirlerse, bilesin ki biz seni onların üzerine bekçi göndermedik.If they turn away (you are not responsible); We have not appointed you a warden over them.
Evlerinin kapılarını ve üzerine yaslanacakları koltukları da (hep gümüşten yapardık).And doors (of silver) for their houses, (silver) couches for reclining,
Bunun üzerine Musa: Bunlar suç işleyen bir toplumdur, diye Rabbine arzetti.Then he called to his Lord: "These are a sinful people."
Bunun üzerine orada bulunan müminleri çıkardık.So We evacuated everyone who was a believer there,
Yoksa onların, üzerine çıkıp gizli sırları dinledikleri bir merdivenleri mi var?Or do they have a ladder (climbing which) they can hear (the secrets of heaven)?
Bunun üzerine Allah, kuluna vahyini bildirdi.When He revealed to His votary what He revealed.
Bunun üzerine, Rabbine: Ben yenik düştüm, bana yardım et! diyerek yalvardı.So he prayed to his Lord: "I am helpless, deliver me."
O, gökleri ve yeri altı günde yaratan, sonra Arş'ın üzerine istiva edendir.It is He who created the heavens and the earth in six stages, then assumed the throne.
Allah onu, ardarda yedi gece, sekiz gün onların üzerine musallat etti.Which He sent to assail them for seven nights and eight days running.
Görebildikleriniz üzerine yemin ederim,So, I call to witness what you see
Bunun üzerine Rableri günahları sebebiyle onlara büyük bir felaket gönderdi de hepsini helak etti.So God obliterated them for their crime, and (destroyed) all of them alike.
Gerçekten Allah, Adem'i, Nuh'u, İbrahim soyunu ve İmran soyunu âlemler üzerine seçkin kıldı.God had chosen Adam and Noah and the families of Abraham and 'Imran in preference to others.
Peygamber'in üzerine düşen sadece duyurmadır. Allah, açıkladıklarınızı da gizlediklerinizi de bilir.It is for the Prophet to convey the message: God knows what you reveal and what you hide.
Biz, seni onlar üzerine bekçi yapmadık, sen onlara vekil de değilsin!We have not appointed you their guardian, nor are you their pleader.
Bunun üzerine aralarında bir çağırıcı şöyle seslenir: "Allah'ın laneti zalimler üzerine olsun!Then a crier will call from among them: "The curse of God be on the vile,
Bunun üzerine Musa, asâsını yere bırakıverdi, o da birdenbire kocaman bir ejderha kesiliverdi.At this Moses threw down his staff, and lo, it became a live serpent.
Bu, Tevrat'ta da, İncil'de de Kur'ân'da da Allah'ın kendi üzerine yüklendiği bir ahittir.This is a promise incumbent on Him, as in the Torah, so the Gospel and the Qur'an.
Açın gözünüzü! Allah'ın dostları üzerine ne korku vardır, ne de onlar mahzun olurlar.Remember, there is neither fear nor regret for the friends of God.
Akıllarını kullanmayanlar üzerine Allah bir uğursuzluk yükler.He puts doubt in (the minds of) those who do not think.
İyi bilin ki: Allah'ın laneti zalimlerin üzerinedir.Beware! The scourge of God will fall on the unjust,
Gemi de Cudi dağı üzerine oturdu. O zalim kavme böylece dünyadan uzak olun denildi.The ark came to rest on Judi (Mount Ararat), and it was said: "Away with the cursed people!"
Bunun üzerine Salih dedi ki: "Yurdunuzda üç gün daha yaşayın.Then (Saleh) said: "You have but three days to enjoy life in your homes.
Bunun üzerine Rabbi, onun duasını kabul buyurdu da ondan onların tuzaklarını bertaraf etti.His Lord heard his prayer, and averted the women's wiles from him.
Anasıyla babasını yüksek bir taht üzerine oturttu ve hepsi birden Yusuf için secdeye kapandılar.He seated his parents by his side on the throne; and they fell down before him in homage.
Bunun üzerine Yusuf dedi ki: "İşte bu durum, o rüyamın çıkmasıdır."O my father," said Joseph, "this is the meaning of my earlier dream.
Bunun üzerine meleklerin hepsi toptan secde ettiler.The angels bowed in homage in a body
Bunun üzerine zulüm yaparlarken azab da onları yakalayıverdi.Then they were seized by torment for they were sinners.
Seni de onların üzerine vekil göndermedik.Yet We have not sent you as warden over them.
Bunun üzerine biz de kulaklarını tıkayarak mağarada onları yıllarca uyuttuk.We sealed off their ears in the cave for a number of years,
Bunun üzerine izlerine dönüp gerisin geri gittiler.So they retraced their steps.
"Bana erimiş bakır getirin üzerine dökeyim" dedi."Bring me molten brass," he said, "that I may pour over it."
"Hurma dalını kendine doğru silkele, üzerine devşirilmiş taze hurmalar dökülsün."Shake the trunk of the date-palm tree, and it will drop ripe dates for you.
Biz şeytanları o kâfirler üzerine musallat ettik. Onları (günaha) kışkırtıp duruyorlar.Do you not see that We have set the devils against the infidels to rouse and instigate them?
Bunun üzerine Firavun döndü gitti ve bütün hile vasıtalarını topladıktan sonra geldi.After this the Pharaoh withdrew and settled his stratagem, then came back.
Bunun üzerine vicdanlarına dönüp (kendi kendilerine) dediler ki: "Doğrusu siz haksızsınız."Then they thought and observed: "Surely you are yourselves unjust."
Birçoğunun üzerine de azab hak olmuştur.Yet there are many who deserve the punishment.
(Bunun üzerine ötekilere hitaben şöyle denilir.)(The idolaters will be told): "Your gods have refuted your assertion.
Bunun üzerine Musa asâsını bırakıverdi; apaçık bir ejderha oluverdi.So (Moses) cast his staff, and lo, it turned into a living serpent.
Bunun üzerine biz de onu ve beraberindekileri, o dolu gemide taşıyarak kurtardık.So We delivered him and those with him in the loaded ark,
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod