Babasının ikinci eşinin tavsiyesi üzerine, boşanma davası açmak için hemen mahkemeye gitti.On the advice of her father's second wife, she went directly to court to seek a divorce.
Buz dansında patenciler partnerlerini omuz seviyesinin üzerine tamamen çıkaramaz.Ice dancers are not allowed to lift their partners above their shoulders.
Leibniz 1684’e kadar kalkulus üzerine herhangi bir şey yayınlamadı.Leibniz did not publish anything about his calculus until 1684.
Şarkının teması elektrikli sandalyede idam edilecek bir adamın hikâyesi üzerine kuruludur.The song tells the story of a man about to be executed by the electric chair.
Hobbes, siyaset üzerine yazdığı çalışmasına insan doğası hakkındaki tespiti ile başlar.Hobbes begins his treatise on politics with an account of human nature.
Lecter bunun üzerine kız kardeşinden geriye kalanları bulmak için Litvanya'ya gider.Lecter returns to Lithuania in search of his sister's remains.
375'te doğu sınırının ısınmaya başlaması üzerine Valens büyük bir seferin hazırlıklarına başladı.As the eastern frontier heated up in 375, Valens began preparations for a major expedition.
Üniversite 23 Mayıs 1983 tarihinde İslami ilkeler üzerine kurulmuştur.The university was established on 23 May 1983 and founded upon Islamic principles.
Tıptan köken alır ve erken dönem çalışmaları hastalıkların bağışıklık nedenlerini üzerinedir.It originates from medicine and early studies on the causes of immunity to disease.
Bu ret edilişin üstün gelmesi üzerine, Agassiz jeolojik alan çalışmasına başladı.In order to overcome this rejection, Agassiz embarked on geological fieldwork.
Bunun üzerine hepsi tekrar uykuya dalarlar.The night they share together rejuvenates her.
Ayrıca, aşkın kendisinin doğası üzerine, "kazanıp kaybetmek" olduğunu söyleyerek yorum yapıyor.He also comments on the nature of love itself, singing that it is "winning and losing".
Bunun üzerine Bolivya 1 Mart tarihinde Şili'ye savaş ilan etti.Later, Bolivia declared war on Chile on March 1.
Etiket latin müziği yapan sanatçılar üzerine yoğunlaşmıştır.The label focuses on artists of Latin music.
Girit dini bir tanrıçaya yapılan ibadetler üzerine kuruluydu.He had firm faith on one God.
Bunun üzerine Uçitel (öğretmen), kamandara (yüzbaşı) haber verir.By the Prophet of the Earth.
ISSMGE; CPT ve CPTU üzerine uluslararası standartları sağlamaktadır.ISSMGE provides international standards on CPT and CPTU.
Spurs ile bir şampiyonluk kazanmasına rağmen Parker'ın geleceği üzerine şüphe bulutları dolaşıyordu.Despite winning a championship with the Spurs, doubts lingered over Parker's future.
Prens Gu, babasının ölümü üzerine Kore İmparatorluğu'nun 29. lideri olmuştur.Prince Gu became the 29th Head of the Korean Imperial Household upon the death of his father.
1967'den itibaren Anayasa değişikliği üzerine Ulusal Danışma Kurulu Başkanlığı yaptı.From 1967 he was chairman of the National Advisory Committee on the amendment of the Constitution.
Fransız toplumu bizim gibi açık, demokratik, eleştirel ve özgür basın üzerine kuruludur.The French society, like ours, is open, democratic and based on a free and critical press.
Onun ölümü esnasında hizmetçilerin hepsi dizleri üzerine çökerler.At the moment of death, the serving women fall to their knees.
Black, Cole'a yorumcu masası üzerine Double Foot Stomp yaptı.Black performed a double foot stomp on Cole through the announce table.
Ne var ki, yaşamı üzerine bilinenler çok azdır.Little is known with certainty about his life.
Suetonius’un Caligula, adlı kitabının 23. fıkrası, onun nasıl zehirlenmiş olabileceği üzerinedir.Suetonius's Caligula, clause 23, mentions how he might have poisoned her.
"Abşeron" romanı (1947) Azerbaycan omegesinin kahramanca emeği üzerine durmaktadır.His "Absheron" novel (1947) narrates about heroic labor of Azerbaijani oilmen.
Kendisi gündeminde Libya ekonomisi üzerine odaklanmaktadır.His agenda is to focus on the Libyan economy.
Bakımın konusu: Bağımlılık üzerine feminist bakış açısı.The subject of care: feminist perspectives on dependency.
1977'de Tahran Üniversitesi'ne kabul edildi ve burada sivil (inşaat) teknolojisi üzerine çalıştı.In 1977 he was admitted to Tehran University, where he studied civil (construction) technology.
Bunun üzerine Medea ile Medus kovulur.He then sailed away with Medea.
Parti Programı üzerine Rapor, o günün en önemli konusuydu.The Report on the Party Programme introduced the principal issue of the day.
On yıllık sürede sayısız eser kadınsılık ve kadınlık üzerine yansıdı.Numerous works during the decade reflected on femininity and womanhood.
Bunun üzerine çabucak İsfahan'a yürüdü.He thereafter quickly marched towards Isfahan.
Buna göre David'in kahveyi saat 7:05'te gömleği üzerine dökmesi gerekmektedir.Harry is to spill coffee on David's shirt by 7:05 AM so that David will miss his bus.
Newell Half-Life 2'nin yapımı sürecinde birkaç ayını Steam projesi üzerine yoğunlaşarak harcadı.During production on Half-Life 2, he spent several months focusing on the Steam project.
Dumont, beğendiği James Taylor'ın şarkıları üzerine pratik yapmaya başladı.Dumont practiced by strumming folk songs by the likes of James Taylor.
Bu seriler 2011 yılında başladı, Heine, geniş bir tahta panel üzerine akrilik resimler yapmaktadır.This series started in 2011, Heine creates abstract acrylic paintings on large wooden panels.
Kuantum optiği üzerine çalışmalar için birçok Nobel ödülü verilmiştir.Several Nobel prizes have been awarded for work in quantum optics.
Suetonius, Caligula'nın hayatı üzerine 14.3.Suetonius, Caligula 14.3.
On yıl içinde üye sayısını 80'den 300'ün üzerine çıktı.In a decade, it grew up from 80 to over 300 members.
Bu sebeple insanın kendi canı üzerine karar verebilme hakkı yoktur, bu hak ancak Allah’ındır.As a human being no one have power to refuse workship of god.
Gözlemcinin Teknikleri: On Dokuzuncu Yüzyılda Görme ve Modernite Üzerine.Techniques of the Observer: on Vision and Modernity in the Nineteenth Century.
Turhan Selçuk, bunun üzerine Rıfat Ilgaz'dan yardım ister.Maha and Mano (on the day of their wedding) search for Saravanan to thank him for his help.
Quebec ve Montreal yönetimi bunun üzerine üç günü yas tutma günü ilân etti.The Quebec and Montreal governments declared three days of mourning.
Kâğıt üzerine eserler.Works on paper.
Karbokatyonlar üzerine Olah öncü çalışmaları Dow ile yaptığı sekiz yıl içinde başladı.Olah's pioneering work on carbocations started during his eight years with Dow.
Bunun üzerine donanma, 1543-44 yıllarının kış aylarını Toulon'da geçirdi.The fleet of Barbarossa had spent the winter of 1443-1544 in Toulon.
Avusturyalılar ise ordularını Tirol'den Tuna'ya kadar tek bir hat üzerine dizmişlerdi.The Austrians had arrayed their own army in a line from the Tyrol to the Danube.
Herzberg'in ana çalışmaları atomik ve moleküler spektroskopi yöntemleri üzerineydi.Herzberg's main work concerned atomic and molecular spectroscopy.
1956'da ailesinin isteği üzerine hukuk eğitimi almaya başladı.In 1956, she started studying law at the request of her family.
Ancak, optik mikroskop bile 200 nanometrenin üzerine çıkamaz.Optical microscopy, on the other hand cannot, being limited to some value just above 200 nanometers.
Sınav Eğitim Kurumları üç temel değer üzerine kurulmuştur.Sınav Educational Institutions are based on three core values.
Dışişleri ve Milletler Topluluğu Ofisi davet üzerine bir yorumda bulunmadı.The Foreign and Commonwealth Office made no comment on the invitation.
Bunun üzerine kendi kanını da içer.Then I drank her blood.
Bunun üzerine Necip Uysal, "Hayır, sakın üzülme.Then Snorri said: Eigi skal höggva!—"Do not strike!"
Bunun üzerine Valide Sultan oldu.He became a yes man of the sultan.
1290-1300 arasında binanın geriye kalan temelleri üzerine yeni bir Gotik kilise inşa edildi.Between 1290–1300 the new early Gothic church was built on the remaining foundations.
Son zamanlarda geliştirilen tasarımların hepsi R10000 çekirdeği üzerine kurulmaktadır.Some later designs have been based upon R10000 core.
1912 yılında gazlardaki opalleşme (yanardönerlik) üzerine yaptığı çalışmalar için bir ödül aldı.In 1912, he was awarded a prize for his work on opalescence in gases.
Devrilen kısımlar, yaklaşmakta olan bir yolcu trenine paralel hat üzerine yere indiler.Derailed sections land on a parallel track, where a passenger train is approaching.