Üretilen üzümler çoğunlukla şaraplık olarak satılmaktadır.Derfor solgte man næsten udelukkende vinen åben.
Yetiştirilen envai çeşit üzümleriyle tadılmaya ve görülmeye değer bir yerdir.Sløret (indusium) over sporehushopen er blankt og gjennomsiktelig.
Elde edilen üzümlerin büyük kısmı kurutulur.De fleste fruktene kan spises.
Üzümlerin şeker oranı çok yüksektir.Kadar lemak dari susu kerbau sangatlah tinggi.
Ertesi sabah grup bir asma bulur ve üzerindeki üzümleri yemeye başlar.Sáng hôm sau, họ đi qua một rặng nho và bắt đầu hái nho ăn.
1940 - John Steinbeck, The Grapes of Wrath (Gazap Üzümleri) adlı romanıyla Pulitzer Ödülü aldı.John Steinbeck - Chùm nho uất hận (The Grapes of Wrath) 1940.
Çok çeşitli olan bu üzümlerden kuru üzüm, pekmez (DIBS/dims), pestil, cevizli sucuk yapılmaktadır.他に苓桂朮甘湯、甘麦大棗湯、柴胡加竜骨牡蛎湯などが用いられる場合がある。
Ayrıca kaliteli şaraplık üzümler yetişmektedir.우수한 와인생산과 함께 와인생산량도 증가하고 있다.
Elde edilen üzümlerin büyük kısmı kurutulur.מרבית הנמלים הנראות בחוץ הן פועלות.
1940 - John Steinbeck, The Grapes of Wrath (Gazap Üzümleri) adlı romanıyla Pulitzer Ödülü aldı.1940 г. – Джон Стайнбек получава Пулицър за своята новела Гроздовете на гнева.
Vinotolia şaraplık üzümler Emir üzümüWebMD Jabolčni kis Jabolčno vino
Ayrıca kaliteli şaraplık üzümler yetişmektedir.Esama ir aukštos kokybės stalo vynų.
Üretilen üzümler çoğunlukla şaraplık olarak satılmaktadır.Obuoliai dažniausiai naudojami vynui gaminti.
Bağlardan: Ramalı Şimi, Üzümlerden ve şarap mahzenlerinden: Şefamlı Zavdi,A nad vinicemi Semeiáš Ramatský, a nad úrodami z vinic i nad sklepy vinnými Zabdi Sifmejský.
Bağlardan: Ramalı Şimi, Üzümlerden ve şarap mahzenlerinden: Şefamlı Zavdi,A nad winnicami był Semejasz Ramatczyk; a nad urodzajami winnic i nad piwnicami winnemi Zabdyjasz Zyfmejczyk.
Bağlardan: Ramalı Şimi, Üzümlerden ve şarap mahzenlerinden: Şefamlı Zavdi,A szõlõmívesek felett volt a Rámátbeli Simei, és a szõlõkben levõ boros tárházak felett a Sifmitbeli Zabdi;
Bağlardan: Ramalı Şimi, Üzümlerden ve şarap mahzenlerinden: Şefamlı Zavdi,라마 사람 시므이는 포도원을 맡았고 스밤 사람 삽디는 포도원의 소산 포도주 곳간을 맡았고
Bağlardan: Ramalı Şimi, Üzümlerden ve şarap mahzenlerinden: Şefamlı Zavdi,Nad vinicami Šimei Rámatský a nad tým, čo bolo vo viniciach, nad pokladmi vína, Zabdi Šifemský.
Bağlardan: Ramalı Şimi, Üzümlerden ve şarap mahzenlerinden: Şefamlı Zavdi,över vingårdarna ramatiten Simei; över de vinförråd som man hade samlat i vingårdarna sifmiten Sabdi;
Bağlardan: Ramalı Şimi, Üzümlerden ve şarap mahzenlerinden: Şefamlı Zavdi,over vingårdene Sime'i fra Rama, over vinforrådene i vingårdene sifmitten Sabdi,
Bağlardan: Ramalı Şimi, Üzümlerden ve şarap mahzenlerinden: Şefamlı Zavdi,over Vingårdene Sjim'i fra Rama; over Vinforrådene i Vingårdene Sjifmiten Zabdi;
Bağlardan: Ramalı Şimi, Üzümlerden ve şarap mahzenlerinden: Şefamlı Zavdi,Schimeï, de Rama, sur les vignes; Zabdi, de Schepham, sur les provisions de vin dans les vignes;
Bağlardan: Ramalı Şimi, Üzümlerden ve şarap mahzenlerinden: Şefamlı Zavdi,Simei, de Ramá, de las viñas. Zabdías el sifmita, del producto de las viñas para las bodegas
Bağlardan: Ramalı Şimi, Üzümlerden ve şarap mahzenlerinden: Şefamlı Zavdi,Şimei, din Rama, peste vii: Zabdi, din Şefam, peste pivniţele cu vin din vii;
Bağlardan: Ramalı Şimi, Üzümlerden ve şarap mahzenlerinden: Şefamlı Zavdi,Sim-ri , người Ra-ma , coi_sóc các vườn nho ; còn Xáp-đi , người Sê-pham , coi_sóc kho rượu trong vườn nho ;
Bağlardan: Ramalı Şimi, Üzümlerden ve şarap mahzenlerinden: Şefamlı Zavdi,Sim-ri, người Ra-ma, coi sóc các vườn nho; còn Xáp-đi, người Sê-pham, coi sóc kho rượu trong vườn nho;
Bağlardan: Ramalı Şimi, Üzümlerden ve şarap mahzenlerinden: Şefamlı Zavdi,sobre as vinhas, Simei, o ramatita; sobre o produto das vides nas adegas do vinho, Zabdi, o sifmita;
Bağlardan: Ramalı Şimi, Üzümlerden ve şarap mahzenlerinden: Şefamlı Zavdi,над виноградниками – Шимей из Рамы, а над запасами вина в виноградниках – Завдий изШефама;
Bağlardan: Ramalı Şimi, Üzümlerden ve şarap mahzenlerinden: Şefamlı Zavdi,над лозята, раматецът Семей; над плода от лозята влаган във винените влагалища, Завдий Сифамиевият син;
Bağlardan: Ramalı Şimi, Üzümlerden ve şarap mahzenlerinden: Şefamlı Zavdi,ועל הכרמים שמעי הרמתי ועל שבכרמים לאצרות היין זבדי השפמי׃
Bağlardan: Ramalı Şimi, Üzümlerden ve şarap mahzenlerinden: Şefamlı Zavdi,وعلى الكروم شمعي الرامي. وعلى ما في الكروم من خزائن الخمر زبدي الشفمي.
Bağlardan: Ramalı Şimi, Üzümlerden ve şarap mahzenlerinden: Şefamlı Zavdi,掌 管 葡 萄 園 的 是 拉 瑪 人 示 每 . 掌 管 葡 萄 園 酒 窖 的 、 是 實 弗 米 人 撒 巴 底
Bağlardan: Ramalı Şimi, Üzümlerden ve şarap mahzenlerinden: Şefamlı Zavdi,掌管 葡萄 園 的 是 拉瑪人 示 每 . 掌管 葡萄 園 酒窖 的 、 是 實弗米人撒巴底
Bahsedeceğim konulardan sonuncusu ise . aslında üzümlere pek uymuyor ama,마지막으로 커버할것은 포도 측면에서는 이상할 수 있지만
Bu gazeteci grubunun ismi Enan Baladi, Arapça'da “Ülkemin Üzümleri” anlamına gelmekte.הקבוצה מפרסמת בעיקר בערבית, אך גם באנגלית.
Firavunun kâsesi elimdeydi. Üzümleri alıp firavunun kâsesine sıktım. Sonra kâseyi ona verdim.››내 손에 바로의 잔이 있기로 내가 포도를 따서 그 즙을 바로의 잔에 짜서 그 잔을 바로의 손에 드렸노라
Firavunun kâsesi elimdeydi. Üzümleri alıp firavunun kâsesine sıktım. Sonra kâseyi ona verdim.››og jeg havde Faraos Bæger i Hånden og tog Druerne og pressede dem i Faraos Bæger og rakte Farao det."
Firavunun kâsesi elimdeydi. Üzümleri alıp firavunun kâsesine sıktım. Sonra kâseyi ona verdim.››Tay tôi đương cầm cái chén của Pha-ra-ôn; tôi hái nho đó, ép nước nho vào, rồi dâng tửu bôi vào tay Pha-ra-ôn.
Firavunun kâsesi elimdeydi. Üzümleri alıp firavunun kâsesine sıktım. Sonra kâseyi ona verdim.››и чаша фараонова в руке у меня; я взял ягод, выжал их в чашу фараонову и подал чашу в руку фараону.
Firavunun kâsesi elimdeydi. Üzümleri alıp firavunun kâsesine sıktım. Sonra kâseyi ona verdim.››וכוס פרעה בידי ואקח את הענבים ואשחט אתם אל כוס פרעה ואתן את הכוס על כף פרעה׃
Firavunun kâsesi elimdeydi. Üzümleri alıp firavunun kâsesine sıktım. Sonra kâseyi ona verdim.››وكانت كاس فرعون في يدي. فاخذت العنب وعصرته في كاس فرعون واعطيت الكاس في يد فرعون.
Firavunun kâsesi elimdeydi. Üzümleri alıp firavunun kâsesine sıktım. Sonra kâseyi ona verdim.››法 老 的 杯 在 我 手 中 、 我 就 拿 葡 萄 擠 在 法 老 的 杯 裡 、 將 杯 遞 在 他 手 中
Firavunun kâsesi elimdeydi. Üzümleri alıp firavunun kâsesine sıktım. Sonra kâseyi ona verdim.››法老 的 杯 在 我 手中 、 我 就 拿 葡萄擠 在 法老 的 杯裡 、 將杯遞 在 他 手中
Gördüğünüz şampanya üzümleri aslında karbonantlanmış üzüm.A képen látható pezsgőszőlő valójában szénsavval dúsított szőlő.
Gördüğünüz şampanya üzümleri aslında karbonantlanmış üzüm.Anggur sampanye yang Anda lihat di sini adalah anggur berkarbonasi.
Gördüğünüz şampanya üzümleri aslında karbonantlanmış üzüm.As uvas champanhe que veem aqui são uvas gaseificadas.
Gördüğünüz şampanya üzümleri aslında karbonantlanmış üzüm.De champagnedruiven die je ziet zijn in feite gecarboniseerde druiven.
Gördüğünüz şampanya üzümleri aslında karbonantlanmış üzüm.Die Champagner-Trauben, die Sie sehen, sind eigentlich karbonisierte Trauben.
Gördüğünüz şampanya üzümleri aslında karbonantlanmış üzüm.Hrozno na šampanské, ktoré vidíte, je v skutočnosti hrozno nasýtené oxidom uhličitým.
Gördüğünüz şampanya üzümleri aslında karbonantlanmış üzüm.지금 보시는 샴페인 포도는 실제로 탄산가스가 들어간 포도입니다.
Gördüğünüz şampanya üzümleri aslında karbonantlanmış üzüm.Las uvas de champán que ven son uvas carbonadas.
Gördüğünüz şampanya üzümleri aslında karbonantlanmış üzüm.Les raisins de champagne que vous voyez sont en fait des raisins gazéifiés.
Gördüğünüz şampanya üzümleri aslında karbonantlanmış üzüm.Loại nho sâm panh mà các bạn nhìn thấy thực chất là nho bão hòa CO2.
Gördüğünüz şampanya üzümleri aslında karbonantlanmış üzüm.L'uva da champagne che vedete, sono, in realtà, chicchi d'uva frizzanti.
Gördüğünüz şampanya üzümleri aslında karbonantlanmış üzüm.Šampaňské hrozny, které vidíte, jsou vlastně hrozny nasycené oxidem uhličitým.
Gördüğünüz şampanya üzümleri aslında karbonantlanmış üzüm.Strugurii din şampanie, pe care-i vedeţi, sunt struguri carbogazoşi.
Gördüğünüz şampanya üzümleri aslında karbonantlanmış üzüm.To co widzicie, to gazowane winogrona.
Gördüğünüz şampanya üzümleri aslında karbonantlanmış üzüm.Τα σταφύλια σαμπάνιας που βλέπετε είναι σταφύλια με ανθρακικό.
Gördüğünüz şampanya üzümleri aslında karbonantlanmış üzüm.Виноград в шампанском, который вы видите, на самом деле карбонизированный.
Gördüğünüz şampanya üzümleri aslında karbonantlanmış üzüm.Виноградні грона, які ви бачите, це виноград, насичений вуглеводами.