Ana içeriğe geç
Sözlük

üzüm ile cümle

üzüm kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Özellikle üzüm bağları çok fazladır.Vooral de overvloed aan houtsculpturen is overweldigend.
Daha çok üzüm bağcılığı yapılmaktadır.Er wordt immers meer maagsap geproduceerd.
Üzümü çok sever.Hij vindt het wel jammer van de soep.
Hardaliye ve üzüm pekmezi yapılmaktadır.Er werden sikkels en maalstenen voor graan gebruikt.
Köyün üzüm bağları da oldukça meşhurdur.Ook de kloostergebouwen zijn zeer beroemd.
Alkol, üzümün damıtılmasıyla, bir buçuk yıl kadar varillerde yaşlanır, bundan sonra şeker şurubu eklenir.Het bier heeft anderhalve maand nodig om te rijpen, hierbij worden de aanwezige suikers omgezet in alcohol.
Üzüm şarabı kırmızı, beyaz veya rose (pembe) olur.De wijn mag rood, rosé of wit zijn.
19:10 Ham üzüm salkımlarını toplama Lev.Smul eet zijn buikje rond 10.
Kurutulan üzümler köye gelen komisyonculara satılır.De geproduceerde hennepstengel werd aan rolreders in de Zaanstreek verkocht.
Üzüm, kiraz ve diğer meyveler de yetiştirilir.Naast druiven, worden andere vruchten en groente gekweekt.
Meyve üzümsü veya eriksi meyvedir.Vrucht: een bes of steenvrucht.
Ülkede 8500 hektardan fazla şaraplık üzüm bağı vardır.Er zijn meer dan 8500 ha wijngaarden in Uruguay.
Üzümün bir bölümü ise Gaziantep’teki içki fabrikalarında işlenir.Alle items worden achter glas bewaard in een gedeelte van de Kazoobie Kazoosfabriek.
Üzüm dışındaki meyvelerden üretilen şarap ise ülkede eski bir gelenektir.Het inleggen van vruchten op brandewijn is een oude inmaakmethode.
Üzümü ye, bağını sorma!Een gekregen paard kijkt men niet in de mond.
Üzümler ekşi.De druiven zijn zuur.
Narın yanında üzüm, zeytin, Antep fıstığı, payam (badem), ceviz, önemli tarım ürünleridir.Stosuje się świeże ząbki, marynowane i suszone (sproszkowane), sól i oliwę aromatyczną oraz ekstrakt.
Bunlar içinde en makbulü, böğürtlensi ya da üzümsü meyvelerin de dahil edilmesidir.Owoce jadalne, smaczne i aromatyczne, jadane na surowo lub przeznaczone są na przetwory.
Az da olsa zeytin ağaçları ve üzüm bağları vardır.Jego dietę stanowią małe kręgowce oraz owoce palmy oleistej.
Bu oranlar, üzümün olgunluğuna, sağlamlığına ve hava şartlarına göre değişiklik gösterebilir.Jej zachowanie zmienia się razem z miejscem i ludźmi, wśród których się znajduje.
Bunun yanında zeytin ve üzüm de mevcuttur.Do smaku oliwa i pieprz; .
Kartal ayaklarıyla buğday ve üzüm de dahil olmak üzere çeşitli tarım ürünleri tutmaktadır.Orzeł trzyma w szponach różnego rodzaju produkty rolne m.in. winogrona i pszenicę.
Mahallenin adını, üzüm ve zeytinden önce çeltik (pirinç) üretiminin yoğun olmasından almıştır.Arrogowany dziedziczył majątek, imię rodowe (łac. nōmen gentilicium) i kult przodków arrogującego.
Çoğu şarap üzümden yapılsa da, diğer meyvelerden veya zehirli olmayan bitkilerden de yapılabilir.Istnieje wiele rozmaitych win wyprodukowanych z innych owoców, także tropikalnych.
Bu çocuğun adı Naruto Uzumaki idi.Nazwa została nadana na cześć Naruto Uzumaki.
1940 - John Steinbeck, The Grapes of Wrath (Gazap Üzümleri) adlı romanıyla Pulitzer Ödülü aldı.6 maja – John Steinbeck otrzymał Nagrodę Pulitzera za powieść Grona gniewu.
Meyve şarabı, üzüm dışındaki meyvelerden üretilen şarapların genel adıdır.Wino owocowe – napój winiarski wytwarzany na bazie owoców innych niż winogrona.
Uruguay'da üretilen en popüler şaraplar Tannat üzümlerinden elde edilen kırmızı şaraplardır.W Chile dużą popularność zdobyły wina różowe, produkowane na rynek lokalny.
Mahallede üzüm yetiştiriciliği fazladır.Poprawiają się warunki do uprawy winogron na wielu obszarach.
Köytde son yıllarda en büyük alanı üzüm bağları kaplar.W Szwecji trwają największe od lat pożary lasów.
Üzümlerin şeker oranı çok yüksektir.Wskaźniki spożycia mleka są bardzo wysokie.
İsviçre üzüm bağları, Roma döneminden beri dünya çapında ünlüdür.Tamtejsze solarnie produkują nieprzerwanie sławną na całym świecie sól jeszcze od czasów rzymskich.
Kaşkalar aynı zamanda üzüm bağlarına da sahiplerdi.Bergsmännen ägde hyttan gemensamt.
Meyve üzümsü veya eriksi meyvedir.Frukten är nöt eller stenfrukt.
Hem kırmızı şarap üretiminde hem de sofralık üzüm olarak kullanılır.Den används även som inblandningsdruva i röda viner.
Arnavut ailelerin geleneksel şarap ve rakı üretmek için kendi bahçelerinde üzüm yetiştirdiği bilinmektedir.Klings menar att de vinnlägger sig om att använda lokala och traditionella råvaror i sina glassar.
Kendine has hoş kokulu siyah üzümü ile meşhurdur.De äts direkt eller med grov svartpeppar på.
İlçede üzüm festivalleri yapılmaktadır.1991 Trästockfestivalen grundas.
Bölge şarapçılık ve üzüm yetiştiriciliği ile de ünlüdür.Idag är ön även känd för sin grönsaksodling och vinproduktion.
Yetiştirilen üzümler pazarlarda satılmakla birlikte evlerde pekmez ve şarap yapımında da kullanılmaktadır.Utbildade sommelierer arbetar, förutom på restauranger, även med inköp och marknadsföring av viner.
Tütün, pamuk ve üzüm en çok yetiştirilen ürünlerdir.Socker, tobak och kaffe är de viktigaste odlade växterna.
2008–2009'da, bitki yönetimi kendi üzüm bağlarının alanını genişletmek için 15 milyon ruble yatırım yaptı.У 2008—2009 роках керівництво заводу вклало 15 млн рублів в розширення площі власних виноградників.
Eskilerde üzüm bağları da vardı ama onu da kuruttuk bağ falan kalmadı.Раніше в лісі також мешкали червоні білки, але нині їх вже не залишилося.
Tatlılar: Ğasidi (tatlı yemeği), cevizli sucuk, Bastık, üzüm pekmezi, sahlebiye.Можуть бути прямими, гнутими (curved), підковоподібними (circular, horseshoe), поверхневими (surface).
Ayrıca üzümden de şarap yaparlardı.Із зерна робили вино.
Esasen buğday ve üzüm ekilir.Повсюдно висіваються кукурудза і пшениця.
Ülkede 8500 hektardan fazla şaraplık üzüm bağı vardır.У світі налічується понад 8000 сортів винограду.
Ayrıca İlçede her yıl üzüm festiveli sıla şenliği düzenlenmektedir.Також саме на Кафедральній площі проводяться щорічні новорічні святкування.
Mikroskop altında yuvarlak üzüm taneleri gibi görünürler.Під мікроскопом мають вигляд мілких жовтуватих зерняток.
Mandalina ve kokulu üzüm, zaman zaman dışarıya satışı yapılan meyvelerdendir.Комахоїдний, час від часу споживає фрукти.
Şaraplık Üzüm asmaları ve Zeytin ağaçları kısmen bakımlıdır.Виноградники й оливкові дерева культивувалися в невеликих масштабах.
Yılbaşlarını 12 üzüm yiyerek kutlarlar.Щорічний фестиваль відбувається 12 травня.
Kara Üzüm Salkımı (Türkü), 2004 Ortacada Evimiz (Türkü), 2004.Ponerse la patria al hombro, 2004) Нація, яку потрібно збудувати (ісп.
Bu üzümler o kadar ekşi ki onları yiyemem.Цей виноград такий кислий, що я не можу його їсти.
Şarap üzümden yapılır.Вино роблять з винограду.
Kazanın önde gelen ürünü olan üzüm, karalahna ve yapıncak olmak üzere iki cinstir.Виноград, який є провідним продуктом виробництва в місті. Тут створюють два види карамелі та вино.
Bunun yanında zeytin ve üzüm de mevcuttur.Tak uděláš s :vinicí svou i s olivovím svým.
Ayrıca üzümden de şarap yaparlardı.Vyrábí se z něj i víno.
Üzüm yetiştiriciliği önemlidir.Významné je vinařství.
Üzüm ve biber çeşitleri de yetiştirilir.Množí se semeny i dělením oddenků.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod