Tahılı devşiren yiyecek Ve RABbe övgüler sunacak. Üzümü toplayan, Şarabını kutsal avlularımda içecek.››Hanem a betakarók egyék azt meg, és dicsérjék az Urat, s a beszûrõk igyák meg azt szentségem pitvaraiban.
Tahılı devşiren yiyecek Ve RABbe övgüler sunacak. Üzümü toplayan, Şarabını kutsal avlularımda içecek.››오직 추수한 자가 그것을 먹고 나 여호와를 찬송할 것이요 거둔 자가 그것을 나의 성소 뜰에서 마시리라 하셨느니라
Tahılı devşiren yiyecek Ve RABbe övgüler sunacak. Üzümü toplayan, Şarabını kutsal avlularımda içecek.››nej, de, der høster, skal spise prisende HERREN; de, der sanker, skal drikke i min hellige Forgård.
Tahılı devşiren yiyecek Ve RABbe övgüler sunacak. Üzümü toplayan, Şarabını kutsal avlularımda içecek.››כי מאספיו יאכלהו והללו את יהוה ומקבציו ישתהו בחצרות קדשי׃
Tahılı devşiren yiyecek Ve RABbe övgüler sunacak. Üzümü toplayan, Şarabını kutsal avlularımda içecek.››بل يأكله الذين جنوه ويسبحون الرب ويشربه جامعوه في ديار قدسي
Tahılı devşiren yiyecek Ve RABbe övgüler sunacak. Üzümü toplayan, Şarabını kutsal avlularımda içecek.››惟 有 那 收 割 的 要 喫 、 並 讚 美 耶 和 華 . 那 聚 斂 的 要 在 我 聖 所 的 院 內 喝
Tahılı devşiren yiyecek Ve RABbe övgüler sunacak. Üzümü toplayan, Şarabını kutsal avlularımda içecek.››惟有 那 收割 的 要喫 、 並讚 美 耶和華 . 那 聚斂 的 要 在 我聖所 的 院內喝
Tahıllarınızın, üzümlerinizin ondalığını alıp saray görevlileriyle öbür hizmetkârlarına dağıtacak.A bude brať desatinu vášho semena a úrody vašich viníc a dá svojim dvoranínom a svojim sluhom.
Tahıllarınızın, üzümlerinizin ondalığını alıp saray görevlileriyle öbür hizmetkârlarına dağıtacak.Af eders Sæd og Vinhøst skal han tage Tiende og give sine Hofmænd og Tjenere.
Tahıllarınızın, üzümlerinizin ondalığını alıp saray görevlileriyle öbür hizmetkârlarına dağıtacak.Dazu von eurer Saat und euren Weinbergen wird er den Zehnten nehmen und seinen Kämmerern und Knechten geben.
Tahıllarınızın, üzümlerinizin ondalığını alıp saray görevlileriyle öbür hizmetkârlarına dağıtacak.Desetinil bo tudi vaše setve in vinograde in dajal dvornikom in hlapcem svojim.
Tahıllarınızın, üzümlerinizin ondalığını alıp saray görevlileriyle öbür hizmetkârlarına dağıtacak.Hij zal een tiende deel van uw oogst nemen en ook dat verdelen onder zijn personeel.
Tahıllarınızın, üzümlerinizin ondalığını alıp saray görevlileriyle öbür hizmetkârlarına dağıtacak.Il prendra la dîme du produit de vos semences et de vos vignes, et la donnera à ses serviteurs.
Tahıllarınızın, üzümlerinizin ondalığını alıp saray görevlileriyle öbür hizmetkârlarına dağıtacak.그가 또 너희 곡식과 포도원 소산의 십일조를 취하여 자기 관리와 신하에게 줄 것이며
Tahıllarınızın, üzümlerinizin ondalığını alıp saray görevlileriyle öbür hizmetkârlarına dağıtacak.och han skall taga tionde av edra sädesfält och edra vingårdar och giva åt sina hovmän och tjänare.
Tahıllarınızın, üzümlerinizin ondalığını alıp saray görevlileriyle öbür hizmetkârlarına dağıtacak.Og av eders akrer og eders vingårder vil han ta tiende og gi sine hoffmenn og sine tjenere.
Tahıllarınızın, üzümlerinizin ondalığını alıp saray görevlileriyle öbür hizmetkârlarına dağıtacak.Sulle vostre sementi e sulle vostre vigne prenderà le decime e le darà ai suoi consiglieri e ai suoi ministri
Tahıllarınızın, üzümlerinizin ondalığını alıp saray görevlileriyle öbür hizmetkârlarına dağıtacak.Také z toho, což vsejete, a z vinic vašich desátky bráti bude, a dá komorníkům a služebníkům svým.
Tahıllarınızın, üzümlerinizin ondalığını alıp saray görevlileriyle öbür hizmetkârlarına dağıtacak.Tomará e dízimo das vossas sementes e das vossas vinhas, para dar aos seus oficiais e aos seus servos.
Tahıllarınızın, üzümlerinizin ondalığını alıp saray görevlileriyle öbür hizmetkârlarına dağıtacak.Tomará el diezmo de vuestros granos y viñedos para dárselo a sus funcionarios y servidores
Tahıllarınızın, üzümlerinizin ondalığını alıp saray görevlileriyle öbür hizmetkârlarına dağıtacak.Va lua zeciuială din rodul seminţelor şi viilor voastre, şi o va da famenilor şi slujitorilor lui.
Tahıllarınızın, üzümlerinizin ondalığını alıp saray görevlileriyle öbür hizmetkârlarına dağıtacak.Veteményeiteket és szõlõiteket megdézsmálja, és fõbb embereinek és szolgáinak adja.
Tahıllarınızın, üzümlerinizin ondalığını alıp saray görevlileriyle öbür hizmetkârlarına dağıtacak.и от посевов ваших и из виноградных садов ваших возьмет десятую часть и отдаст евнухам своим и слугам своим;
Tahıllarınızın, üzümlerinizin ondalığını alıp saray görevlileriyle öbür hizmetkârlarına dağıtacak.Ще взема и десетък от посевите ви и от лозята ви и ще ги дава на скопците си и на слугите си.
Tahıllarınızın, üzümlerinizin ondalığını alıp saray görevlileriyle öbür hizmetkârlarına dağıtacak.וזרעיכם וכרמיכם יעשר ונתן לסריסיו ולעבדיו׃
Tahıllarınızın, üzümlerinizin ondalığını alıp saray görevlileriyle öbür hizmetkârlarına dağıtacak.ويعشّر زروعكم وكرومكم ويعطي لخصيانه وعبيده.
Tahıllarınızın, üzümlerinizin ondalığını alıp saray görevlileriyle öbür hizmetkârlarına dağıtacak.你 們 的 糧 食 、 和 葡 萄 園 所 出 的 、 他 必 取 十 分 之 一 、 給 他 的 太 監 和 臣 僕
Tahıllarınızın, üzümlerinizin ondalığını alıp saray görevlileriyle öbür hizmetkârlarına dağıtacak.你 們 的 糧食 、 和 葡萄園 所 出 的 、 他 必 取 十分之一 、 給 他 的 太監 和 臣僕
Teraslar arasında zeytin eziyor, Susuzluktan kavrulurken Şarap için üzüm sıkıyorlar.A ci, którzy między murami ich wyciskają oliwę i prasy tłoczą, pragną.
Teraslar arasında zeytin eziyor, Susuzluktan kavrulurken Şarap için üzüm sıkıyorlar.Az õ kerítéseik közt ütik az olajat, és tapossák a kádakat, de szomjuhoznak.
Teraslar arasında zeytin eziyor, Susuzluktan kavrulurken Şarap için üzüm sıkıyorlar.Chúng ép dầu trong kho chủ mình , Ðạp trái nho nơi thùng , mà bị khát .
Teraslar arasında zeytin eziyor, Susuzluktan kavrulurken Şarap için üzüm sıkıyorlar.Chúng ép dầu trong kho chủ mình, Ðạp trái nho nơi thùng, mà bị khát.
Teraslar arasında zeytin eziyor, Susuzluktan kavrulurken Şarap için üzüm sıkıyorlar.Dans les enclos de l`impie ils font de l`huile, Ils foulent le pressoir, et ils ont soif;
Teraslar arasında zeytin eziyor, Susuzluktan kavrulurken Şarap için üzüm sıkıyorlar.Dari zaitun ia membuat minyak dan dari buah anggur, minuman, tetapi ia sendiri sangat kehausan
Teraslar arasında zeytin eziyor, Susuzluktan kavrulurken Şarap için üzüm sıkıyorlar.Entre sus muros exprimen el aceite; pisan uvas en lagares, pero siguen sedientos
Teraslar arasında zeytin eziyor, Susuzluktan kavrulurken Şarap için üzüm sıkıyorlar.Espremem o azeite dentro dos muros daqueles homens; pisam os seus lagares, e ainda têm sede.
Teraslar arasında zeytin eziyor, Susuzluktan kavrulurken Şarap için üzüm sıkıyorlar.în grădinile nelegiuitului ei fac untdelemn, calcă teascul, şi le este sete;
Teraslar arasında zeytin eziyor, Susuzluktan kavrulurken Şarap için üzüm sıkıyorlar.Inom sina förtryckares murar måste de bereda olja, de få trampa vinpressar och därvid lida törst.
Teraslar arasında zeytin eziyor, Susuzluktan kavrulurken Şarap için üzüm sıkıyorlar.Jumalattomain muuritarhoissa he pusertavat öljyä, he polkevat viinikuurnaa ja ovat itse janoissansa.
Teraslar arasında zeytin eziyor, Susuzluktan kavrulurken Şarap için üzüm sıkıyorlar.그 사람의 담 안에서 기름을 짜며 목말라하면서 술 틀을 밟느니라
Teraslar arasında zeytin eziyor, Susuzluktan kavrulurken Şarap için üzüm sıkıyorlar.Medzi ich múrami tlačia olej; šliapu hrozno v prešoch a sú smädní.
Teraslar arasında zeytin eziyor, Susuzluktan kavrulurken Şarap için üzüm sıkıyorlar.Mellem de ugudeliges murer perser de olje; de treder vinpersene og tørster.
Teraslar arasında zeytin eziyor, Susuzluktan kavrulurken Şarap için üzüm sıkıyorlar.mellem Murene presser de Olie. de træder Persen og tørster.
Teraslar arasında zeytin eziyor, Susuzluktan kavrulurken Şarap için üzüm sıkıyorlar.Sie zwingen sie, Öl zu machen auf ihrer Mühle und ihre Kelter zu treten, und lassen sie doch Durst leiden.
Teraslar arasında zeytin eziyor, Susuzluktan kavrulurken Şarap için üzüm sıkıyorlar.Ti, jenž mezi zdmi jejich olej vytlačují, a presy tlačí, žíznějí.
Teraslar arasında zeytin eziyor, Susuzluktan kavrulurken Şarap için üzüm sıkıyorlar.Tra i filari frangono le olive, pigiano l'uva e soffrono la sete
Teraslar arasında zeytin eziyor, Susuzluktan kavrulurken Şarap için üzüm sıkıyorlar.v njih hramih jim morajo delati olje, tlačijo v tlačilnici in žeje se suše.
Teraslar arasında zeytin eziyor, Susuzluktan kavrulurken Şarap için üzüm sıkıyorlar.Οι εκπιεζοντες το ελαιον εντος των τοιχων αυτων και πατουντες τους ληνους αυτων, διψωσιν.
Teraslar arasında zeytin eziyor, Susuzluktan kavrulurken Şarap için üzüm sıkıyorlar.Изтискват дървено масло в техните огради, Тъпчат линовете им, а остават жадни.
Teraslar arasında zeytin eziyor, Susuzluktan kavrulurken Şarap için üzüm sıkıyorlar.между стенами выжимают масло оливковое, топчут в точилах и жаждут.
Teraslar arasında zeytin eziyor, Susuzluktan kavrulurken Şarap için üzüm sıkıyorlar.בין שורתם יצהירו יקבים דרכו ויצמאו׃
Teraslar arasında zeytin eziyor, Susuzluktan kavrulurken Şarap için üzüm sıkıyorlar.يعصرون الزيت داخل اسوارهم. يدوسون المعاصر ويعطشون.
Teraslar arasında zeytin eziyor, Susuzluktan kavrulurken Şarap için üzüm sıkıyorlar.在 那 些 人 的 圍 牆 內 造 油 、 醡 酒 、 自 己 還 口 渴
Teraslar arasında zeytin eziyor, Susuzluktan kavrulurken Şarap için üzüm sıkıyorlar.在 那些 人 的 圍牆內 造 油 、 醡酒 、 自己 還 口渴
Terroir (yerinde yetişen üzüm)'dan bahsederiz; terroir'a taparız; deriz ki, Vay, benim teroir'ım harika!Alle reden über das Terroir, huldigen ihm: "Poh, tolles Terroir!
Terroir (yerinde yetişen üzüm)'dan bahsederiz; terroir'a taparız; deriz ki, Vay, benim teroir'ım harika!Falamos todos do "terroir", veneramos o "terroir". Dizemos:
Terroir (yerinde yetişen üzüm)'dan bahsederiz; terroir'a taparız; deriz ki, Vay, benim teroir'ım harika!다들 테루아에 관심이 많죠. 와우, 이곳 테루아는 완벽해.
Terroir (yerinde yetişen üzüm)'dan bahsederiz; terroir'a taparız; deriz ki, Vay, benim teroir'ım harika!On parle tous de terroir; on vénère le terroir; On dit: mon terroir est super, il est si spécifique.
Terroir (yerinde yetişen üzüm)'dan bahsederiz; terroir'a taparız; deriz ki, Vay, benim teroir'ım harika!Μιλάμε όλοι για το τερουάρ· λατρεύουμε το τερουάρ· λέμε το τερουάρ μου είναι εξαιρετικό!
Terroir (yerinde yetişen üzüm)'dan bahsederiz; terroir'a taparız; deriz ki, Vay, benim teroir'ım harika!كلنا نتحدث عن مزارع العنب الخصبة. نحن نقدرها كثيراً نقول: اني مزرعتي رائعة! فريدة من نوعها