üzülme ile cümle
üzülme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.39
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Yani, üzülmeyin, sıkıntıya girmeyin. Bunu ezelden beridir yapıyoruz.病気の耐性向上に注目してみましょう
Yani, üzülmeyin, sıkıntıya girmeyin.Ca urmare,nu vă îngrijoraţi, nu vă stresaţi în legătură cu lucrurile astea.
Yani, üzülmeyin, sıkıntıya girmeyin.Così, non preoccupatevi, e non vi stressate.
Yani, üzülmeyin, sıkıntıya girmeyin.Dus, maak u geen zorgen hierover.
Yani, üzülmeyin, sıkıntıya girmeyin.Não entrem em stress por causa disso.
Yani, üzülmeyin, sıkıntıya girmeyin.Więc nie przejmujcie się i nie stresujcie tym.
Yani, üzülmeyin, sıkıntıya girmeyin. Bunu ezelden beridir yapıyoruz.그러니 그것들에 대해 걱정하지도 말고, 스트레스를 받지도 마세요. 계속 해오던 일이니까요.
Yani, üzülmeyin, sıkıntıya girmeyin. Bunu ezelden beridir yapıyoruz.אז אל תילחצו בקשר לזה. אנו עושים זאת כבר המון זמן.
Yani, üzülmeyin, sıkıntıya girmeyin.Δε θα πρέπει να ανησυχείτε και να αγχώνεστε μ' αυτό το πράγμα.
Yani, üzülmeyin, sıkıntıya girmeyin.Така, че не се притеснявайте за това, не се стресирайте.
Yani, üzülmeyin, sıkıntıya girmeyin.Так что не волнуйтесьпо этому поводу.
Yarın ayrılıyorum bu yüzden üzülme. - Bir otele mi gidiyorsun?Me voy mañana así que no te preocupes. - ¿Vas a ir al hotel?
Yarın ayrılıyorum bu yüzden üzülme. - Bir otele mi gidiyorsun?-Tänker du bo på hotell?
Yarın ayrılıyorum bu yüzden üzülme.- Ich fahre morgen wieder.
Yarın ayrılıyorum bu yüzden üzülme.- Ich fahre morgen wieder.
Yarın ayrılıyorum bu yüzden üzülme.Lähden huomenna, joten älä huoli.
Yarın ayrılıyorum bu yüzden üzülme.Ne t'inquiète pas, je pars demain.
Yarın ayrılıyorum bu yüzden üzülme.Plec mâine, aºa cã nu fi îngrijorat.
Yavrularına sert davranır, kendinin değilmiş gibi, Çektiği zahmetin boşa gideceğine üzülmez.Endurece-se para com seus filhos, como se não fossem seus; embora se perca o seu trabalho, ela está sem temor;
Yavrularına sert davranır, kendinin değilmiş gibi, Çektiği zahmetin boşa gideceğine üzülmez.Er wird so hart gegen seine Jungen, als wären sie nicht sein, achtet's nicht, daß er umsonst arbeitet.
Yavrularına sert davranır, kendinin değilmiş gibi, Çektiği zahmetin boşa gideceğine üzülmez.Este aspră cu puii săi de parcă nici n'ar fi ai ei. Că s'a trudit de geaba, nu -i pasă nici de cum!
Yavrularına sert davranır, kendinin değilmiş gibi, Çektiği zahmetin boşa gideceğine üzülmez.gan [leng] a struczmadár szárnya: vajjon az eszterág szárnya és tollazata-é az?
Yavrularına sert davranır, kendinin değilmiş gibi, Çektiği zahmetin boşa gideceğine üzülmez.Ia bersikap seolah-olah anaknya bukan miliknya; ia tidak peduli jika usahanya sia-sia saja
Yavrularına sert davranır, kendinin değilmiş gibi, Çektiği zahmetin boşa gideceğine üzülmez.Kamelikurjen siipi lepattaa iloisesti, mutta asuuko sen sulissa ja höyhenissä haikaran hellyys?
Yavrularına sert davranır, kendinin değilmiş gibi, Çektiği zahmetin boşa gideceğine üzülmez.그 새끼에게 무정함이 제 새끼가 아닌 것처럼 하며 그 구로한 것이 헛되게 될지라도 괘념치 아니 하나니
Yavrularına sert davranır, kendinin değilmiş gibi, Çektiği zahmetin boşa gideceğine üzülmez.Mon Strudsens Vinge er lam, eller mangler den Dækfjer og Dun,
Yavrularına sert davranır, kendinin değilmiş gibi, Çektiği zahmetin boşa gideceğine üzülmez.Strutsen flakser lystig med vingene; men viser dens vinger og fjær moderkjærlighet?
Yavrularına sert davranır, kendinin değilmiş gibi, Çektiği zahmetin boşa gideceğine üzülmez.Strutshonans vingar flaxa med fröjd, men vad modersömhet visa väl hennes pennor, hennes fjädrar?
Yavrularına sert davranır, kendinin değilmiş gibi, Çektiği zahmetin boşa gideceğine üzülmez.Tak se zatvrzuje k mladým svým, jako by jich neměl; jako by neužitečná byla práce jeho, tak jest bez starosti.
Yavrularına sert davranır, kendinin değilmiş gibi, Çektiği zahmetin boşa gideceğine üzülmez.Trata con dureza a sus hijos, como si no fueran suyos, sin temor de que su trabajo haya sido en vano
Yavrularına sert davranır, kendinin değilmiş gibi, Çektiği zahmetin boşa gideceğine üzülmez.Tratta duramente i figli, come se non fossero suoi, della sua inutile fatica non si affanna
Yavrularına sert davranır, kendinin değilmiş gibi, Çektiği zahmetin boşa gideceğine üzülmez.Trdo ravna s svojimi mladiči, kakor da niso njeni, nič je ne skrbi, da se je trudila zaman.
Yavrularına sert davranır, kendinin değilmiş gibi, Çektiği zahmetin boşa gideceğine üzülmez.σκληρυνεται κατα των τεκνων αυτης, ως να μη ησαν αυτης ματαιως εκοπιασε, μη φοβουμενη
Yavrularına sert davranır, kendinin değilmiş gibi, Çektiği zahmetin boşa gideceğine üzülmez.Носи се жестоко с малките си, като че не са нейни; Трудът й е напразно, защото не я е грижа за опасности:
Yavrularına sert davranır, kendinin değilmiş gibi, Çektiği zahmetin boşa gideceğine üzülmez.он жесток к детям своим, как бы не своим, и не опасается, что труд его будет напрасен;
Yavrularına sert davranır, kendinin değilmiş gibi, Çektiği zahmetin boşa gideceğine üzülmez.הקשיח בניה ללא לה לריק יגיעה בלי פחד׃
Yavrularına sert davranır, kendinin değilmiş gibi, Çektiği zahmetin boşa gideceğine üzülmez.تقسو على اولادها كانها ليست لها. باطل تعبها بلا اسف.
Yavrularına sert davranır, kendinin değilmiş gibi, Çektiği zahmetin boşa gideceğine üzülmez.他 忍 心 待 雛 、 似 乎 不 是 自 己 的 . 雖 然 徒 受 勞 苦 、 也 不 為 雛 懼 怕
Yavrularına sert davranır, kendinin değilmiş gibi, Çektiği zahmetin boşa gideceğine üzülmez.他 忍心 待雛 、 似乎 不 是 自己 的 . 雖然徒 受 勞苦 、 也不為雛 懼怕