üzücü ile cümle
üzücü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Bu, Kilimanjaro'nun buzsuz yeni yüzü. Üzücü bir görüntü. buzun yuzde sekseni eridi.Si stiti cum coralii sunt foarte sensibili la temperatura si foarte importanti pentru biodiversitatea marilor.
Bu koca devin hiç bir şey yapamayan küçük insanlardan sürekli alması çok üzücü.Es triste como estos gigantes pueden tomar del pueblo, que no puede hacer nada, y eso muestra la realidad.
Bunu duymak çok üzücü ama dinlemek onlara yardım etmiyor sorunlarını çözmüyor.Aż przykro słuchać, a nie pomogło ani na jotę, niczego nie rozwiązało.
Bunu duymak çok üzücü ama dinlemek onlara yardım etmiyor sorunlarını çözmüyor.C'est si triste à entendre et ça ne les a pas aidés du tout, n'a résolu aucun de leurs problèmes.
Bunu duymak çok üzücü ama dinlemek onlara yardım etmiyor sorunlarını çözmüyor.Dat is heel erg om te horen, en het heeft ze niets geholpen, het heeft geen enkel van hun problemen opgelost.
Bunu duymak çok üzücü ama dinlemek onlara yardım etmiyor sorunlarını çözmüyor.De är riktigt ledsamt att höra, och det har inte hjälpt dem ett dugg, har inte löst några av deras problem.
Bunu duymak çok üzücü ama dinlemek onlara yardım etmiyor sorunlarını çözmüyor.Es ist traurig, dass zu hören, und es hat ihnen kein bisschen geholfen, hat keines ihrer Probleme gelöst.
Bunu duymak çok üzücü ama dinlemek onlara yardım etmiyor sorunlarını çözmüyor.Este o veste foarte tristă, și nu i-a ajutat deloc, nu le-a rezolvat nici una din probleme.
Bunu duymak çok üzücü ama dinlemek onlara yardım etmiyor sorunlarını çözmüyor.Ez nagyon szomorú hallani, és egyáltalán nem segített rajta, nem oldotta meg egyetlen problémáját sem.
Bunu duymak çok üzücü ama dinlemek onlara yardım etmiyor sorunlarını çözmüyor.Isso é realmente triste de se ouvir, e não os ajudou nem um bocado, não resolveu nenhum dos seus problemas.
Bunu duymak çok üzücü ama dinlemek onlara yardım etmiyor sorunlarını çözmüyor.Je opravdu velmi smutné něco takového slyšet. A vůbec jim to nepomohlo, nevyřešili žádné své problémy.
Bunu duymak çok üzücü ama dinlemek onlara yardım etmiyor sorunlarını çözmüyor.정말 듣기에 슬픈 일이고, (심령술사는) 그들을 전혀 도와주지 못했고, 그들의 문제 중 어느 것도 해결해 주지 못했습니다.
Bunu duymak çok üzücü ama dinlemek onlara yardım etmiyor sorunlarını çözmüyor.Se on surullista kuultavaa, eikä tämä auttanut heitä tippaakaan ongelmiensa ratkaisemisessa.
Bunu duymak çok üzücü ama dinlemek onlara yardım etmiyor sorunlarını çözmüyor.Thật đau lòng khi biết việc đó đã không giúp họ chút nào, đã không giải quyết vấn đề nào của họ.
Bunu duymak çok üzücü ama dinlemek onlara yardım etmiyor sorunlarını çözmüyor.Това е много тъжно и не им е помогнало въобще не им е разрешило проблемите.
Bunu duymak çok üzücü ama dinlemek onlara yardım etmiyor sorunlarını çözmüyor.Это очень грустно слушать, так как это им совсем не помогло, не решило ни одной их проблемы.
Bunu duymak çok üzücü ama dinlemek onlara yardım etmiyor sorunlarını çözmüyor.זה באמת עצוב לשמוע, וזה לא עזר להם במאומה, לא פתר אף אחת מן הבעיות שלהם.
Bunu duymak çok üzücü ama dinlemek onlara yardım etmiyor sorunlarını çözmüyor.هذا هو حقا امر محزن أن نسمع، وأنها لم تساعدهم بـ بنس واحد، لم تحل أي من مشاكلهم.
Bunu duymak çok üzücü ama dinlemek onlara yardım etmiyor sorunlarını çözmüyor.それは何の役にも立っていません 問題を一つも解決していないのです こうした物事についてじっくり考えなければ
Bunu görmek üzücüydü.Det var sorgligt att se det.
Bunu görmek üzücüydü.Era così triste vedere questo.
Bunu görmek üzücüydü.Es war traurig, das zu sehen.
Bunu görmek üzücüydü.Foi muito triste. Aqui, todos!!!
Bunu görmek üzücüydü.It was sad to see this.
Bunu görmek üzücüydü.Sedih menyaksikannya
Bunu görmek üzücüydü.Smutno było na to patrzeć.
Bunu görmek üzücüydü.Szomorú látvány volt.
Bunu görmek üzücüydü.Ήταν πολύ θλιβερό να το βλέπεις.
Bunu görmek üzücüydü.Беше толкова тъжна тази гледка.
Bunu görmek üzücüydü..זה היה עצוב לראות
Bunu görmek üzücüydü.医者もあちこちにいました 死の匂いが強烈でした
"Bunun hakkında ne düşünüyorsun?" "Üzücü."Así que la cosa es que mi hijo Gavin nunca...
Bu olay çok üzücü ve çirkin.Esto es escandaloso y deprimente.
Bu olay çok üzücü ve çirkin.Это оскорбительно и угнетающе.
Bu önemli olmasından daha çok üzücü.Ada lagi, Anda tahu hal yang menyedihkan ketimbang penting.
Bu önemli olmasından daha çok üzücü.C'est bien plus que ça, vous savez, plus triste que significatif.
Bu önemli olmasından daha çok üzücü.Das ist eher traurig als signifikant.
Bu önemli olmasından daha çok üzücü.Dat is meer zielig dan significant.
Bu önemli olmasından daha çok üzücü.Det er mere sørgelige end vigtige.
Bu önemli olmasından daha çok üzücü.Đó là nỗi buồn hơn là tầm quan trọng
Bu önemli olmasından daha çok üzücü.Esto es más triste que significativo.
Bu önemli olmasından daha çok üzücü.Ez inkább, mondjuk, szomorú, mint jelentős.
Bu önemli olmasından daha çok üzücü.Isto é mais triste do que relevante.
Bu önemli olmasından daha çok üzücü.Je to skôr smutné než závažné.
Bu önemli olmasından daha çok üzücü.중요하다기보다는 슬픈 이야기 입니다.
Bu önemli olmasından daha çok üzücü.Prostia asta e mai mult tristă decât semnificativă.
Bu önemli olmasından daha çok üzücü.Questo è, beh, più triste che significativo.
Bu önemli olmasından daha çok üzücü.To raczej smutne niż znaczące.
Bu önemli olmasından daha çok üzücü.Αυτό είναι πιο θλιβερό παρά σημαντικό.
Bu önemli olmasından daha çok üzücü.Досадно, что существуют такие заблуждения.
Bu önemli olmasından daha çok üzücü.Това е по-скоро тъжно, отколкото значително.
Bu önemli olmasından daha çok üzücü.ממש טובות. הן יותר עצובות מאשר משמעותיות.
Bu önemli olmasından daha çok üzücü.قويّ. وهذا أمر محزن أكثر كما تعلمون من كونه أمراً كبراً.
Bu önemli olmasından daha çok üzücü.でも 人々が重要だと思っていることは
Bu onlar için çok üzücü bir durum.Dit was erg ontmoedigend voor ze.
Bu onlar için çok üzücü bir durum.És ez bizony nagyon lelombozólag hatott rájuk.
Bu onlar için çok üzücü bir durum.Et c'était très décourageant pour eux.
Bu onlar için çok üzücü bir durum.Isso, para eles, foi devastador.
Bu onlar için çok üzücü bir durum.그런데 이것은 남성들에게 매우 절망스러운 것이었습니다.
Bu onlar için çok üzücü bir durum.Pro ně to bylo velmi skličující.