üzücü ile cümle
üzücü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Baba, nasıl bu kadar üzücü şeyler söylersin.Ben...Татко, как можете да говорите така. Аз...
Baba, nasıl bu kadar üzücü şeyler söylersin.Ben...?אבא, איך אתה יכול להגיד משהו כזה עצוב ...אני
Baba, nasıl bu kadar üzücü şeyler söylersin.Ben......أبي , كيف امكنك قول شئ مؤلم. أنا
Baba, nasıl bu kadar üzücü şeyler söylersin.Ben...食べろ
Basının bu yılki Archibald kazanana negatif şekilde odaklanması üzücü.So sad the media is focussing on this years #archibald2015 winner in a negative light.
Birinin sadece işini yaptığı için öldürüldüğünü fark etmek üzücü.#SalvadorAdameÈ triste pensare che qualcuno possa essere ucciso semplicemente perchè fa il proprio lavoro.
Birinin sadece işini yaptığı için öldürüldüğünü fark etmek üzücü.#SalvadorAdameJe smutné vědět, že člověk může při výkonu své profese přijít o život. #SalvadorAdame
Birinin sadece işini yaptığı için öldürüldüğünü fark etmek üzücü.#SalvadorAdameمن المؤسف إدراك إمكانية مقتل شخص بسبب مزاولته لمهنته #SalvadorAdame
Böyle "üzücü", "sevgi" gibi çetrefilli sözlerle kendini kandırma, küçük hanım.Älä likaa itseäsi tyhjänpäiväisillä sanoilla kuten "suru" ja "rakkaus".
Böyle "üzücü", "sevgi" gibi çetrefilli sözlerle kendini kandırma, küçük hanım.Befläcka inte dig själv med triviala ord- -som "sorgligt" och "älskar", unga dam.
Böyle "üzücü", "sevgi" gibi çetrefilli sözlerle kendini kandırma, küçük hanım.Não te deixes enganar com palavras tão banais como "triste" e "amos", jovem.
Böyle "üzücü", "sevgi" gibi çetrefilli sözlerle kendini kandırma, küçük hanım.Nie kalaj się tak trywialnymi słowami jak "smutek" i "miłość", panienko.
Böyle "üzücü", "sevgi" gibi çetrefilli sözlerle kendini kandırma, küçük hanım.Non insudiciarti la bocca con parole così banali come "tristezza" e "amore", signorina.
Böyle "üzücü", "sevgi" gibi çetrefilli sözlerle kendini kandırma, küçük hanım.No te deshonres con palabras tan triviales como "tristeza" y "amor", jovencita.
Böyle "üzücü", "sevgi" gibi çetrefilli sözlerle kendini kandırma, küçük hanım.Smuds dig ikke til med trivielle ord - - som "sørgeligt" og "elsker", unge dame.
Böyle "üzücü", "sevgi" gibi çetrefilli sözlerle kendini kandırma, küçük hanım.Μην αυταπατάσαι με τόσο τετριμμένες λέξεις όπως "θλίψη" και "αγάπη", νεαρή.
Böyle "üzücü", "sevgi" gibi çetrefilli sözlerle kendini kandırma, küçük hanım.Не оскверняй себя такими пустыми словами, как "ужасный" и "любить", девушка.
Bu bir Dionaea, Venus sinek kapanı salyangoz avlıyor. Salyangoz için üzücü bir durum.Tämä on Dionaea, Venus-käsrpäsloukku saalistamassa etanaa -- pahoittelen etanan puolesta.
Bu bizim için gerçekten çok üzücüydü, çünkü bu sorunu bir daha yaşamayacağımızı sanmıştık.Asta ne-a frânt inima pentru că noi credeam că acest lucru se va perpetua.
Bu bizim için gerçekten çok üzücüydü, çünkü bu sorunu bir daha yaşamayacağımızı sanmıştık.Ça nous a un peu fait mal au cœur, parce que nous pensions que l'idée allait vraiment prendre.
Bu bizim için gerçekten çok üzücüydü, çünkü bu sorunu bir daha yaşamayacağımızı sanmıştık.Das war eine riesige Enttäuschung für uns, denn wir hatten an eine neue Entwicklung geglaubt.
Bu bizim için gerçekten çok üzücüydü, çünkü bu sorunu bir daha yaşamayacağımızı sanmıştık.Dat was behoorlijk teleurstellend voor ons. We dachten werkelijk iets in gang te hebben gezet.
Bu bizim için gerçekten çok üzücüydü, çünkü bu sorunu bir daha yaşamayacağımızı sanmıştık.Điều đó giống như một nỗi đau cho chúng tôi, vì chúng tôi đã nghĩ việc này rồi sẽ tiến triển tốt
Bu bizim için gerçekten çok üzücüydü, çünkü bu sorunu bir daha yaşamayacağımızı sanmıştık.E isto destroçou-nos realmente, porque pensávamos que isto se ia mesmo estabelecer.
Bu bizim için gerçekten çok üzücüydü, çünkü bu sorunu bir daha yaşamayacağımızı sanmıştık.Eso fue devastador para nosotros porque pensábamos que esto realmente funcionaria.
Bu bizim için gerçekten çok üzücüydü, çünkü bu sorunu bir daha yaşamayacağımızı sanmıştık.Ez eléggé mellbe vágott minket, mert azt hittük, hogy sínre tettük a dolgot.
Bu bizim için gerçekten çok üzücüydü, çünkü bu sorunu bir daha yaşamayacağımızı sanmıştık.정말 가슴 아픈 일이었습니다. 이 프로젝트가 제대로 자리잡을 거라고 생각했거든요.
Bu bizim için gerçekten çok üzücüydü, çünkü bu sorunu bir daha yaşamayacağımızı sanmıştık.Quindi, per noi è stato straziante, perché pensavamo che il progetto potesse veramente decollare.
Bu bizim için gerçekten çok üzücüydü, çünkü bu sorunu bir daha yaşamayacağımızı sanmıştık.Så det var virkelig ret hjerteskærende for os, fordi vi troede dette virkelig ville blive til noget.
Bu bizim için gerçekten çok üzücüydü, çünkü bu sorunu bir daha yaşamayacağımızı sanmıştık.To nam niemal złamało serce. Myśleliśmy, że stanie się to zwyczajem.
Bu bizim için gerçekten çok üzücüydü, çünkü bu sorunu bir daha yaşamayacağımızı sanmıştık.Veľmi nás to mrzelo, pretože sme si mysleli, že sa to udrží.
Bu bizim için gerçekten çok üzücüydü, çünkü bu sorunu bir daha yaşamayacağımızı sanmıştık.Z toho nás opravdu zabolelo u srdce, protože jsme si mysleli, že jsme odstartovali něco, co se ujme.
Bu bizim için gerçekten çok üzücüydü, çünkü bu sorunu bir daha yaşamayacağımızı sanmıştık.Οπότε ήταν λίγο οδυνηρό για μας, γιατί νομίζαμε ότι θα γινόταν συνήθεια.
Bu bizim için gerçekten çok üzücüydü, çünkü bu sorunu bir daha yaşamayacağımızı sanmıştık.Наше серце облилося кров"ю, тому що ми думали, що це вже стало звичаєм.
Bu bizim için gerçekten çok üzücüydü, çünkü bu sorunu bir daha yaşamayacağımızı sanmıştık.Это была душераздирающая картина, поскольку мы думали, что всё это действительно продолжится.
Bu bizim için gerçekten çok üzücüydü, çünkü bu sorunu bir daha yaşamayacağımızı sanmıştık.זה די שבר את ליבנו, כי באמת חשבנו שזה יתפוס תנופה.
Bu bizim için gerçekten çok üzücüydü, çünkü bu sorunu bir daha yaşamayacağımızı sanmıştık.لذا ذلك كسر قلوبنا لأننا اعتقدنا أن هذا سيستمر.
Bu bizim için gerçekten çok üzücüydü, çünkü bu sorunu bir daha yaşamayacağımızı sanmıştık.うまくいくと思ったのに 死を嫌う文化の問題は 根強かったんです
Bu büyük devlerin elinden bir şey gelmeyen küçük insanlardan çok şey alması üzücü.É triste que estes gigantes consigam tirar tanto de pessoas que não podem fazer nada
Bu büyük devlerin elinden bir şey gelmeyen küçük insanlardan çok şey alması üzücü.Het is triest dat deze grote reuzen nemen van kleine mensen die er niets kunnen tegen beginnen.
Bu büyük olasılıkla, şimdiye kadar insan ya da başka bir organizmadan duyduğum en üzücü ses.Alighanem ez a legszomorúbb hang, amit valaha hallottam egy élőlénytől, az embert is beleértve.
Bu büyük olasılıkla, şimdiye kadar insan ya da başka bir organizmadan duyduğum en üzücü ses.Điều này có lẽ là những âm thanh buồn nhất Tôi đã từng nghe nói đến từ bất kỳ sinh vật, con người hay khác.
Bu büyük olasılıkla, şimdiye kadar insan ya da başka bir organizmadan duyduğum en üzücü ses.Dit is waarschijnlijk het treurigste geluid dat ik ooit van enig wezen heb gehoord inclusief mensen.
Bu büyük olasılıkla, şimdiye kadar insan ya da başka bir organizmadan duyduğum en üzücü ses.E probabil cel mai trist sunet pe care l-am auzit vreodată venind de la o ființă, umană sau alta.
Bu büyük olasılıkla, şimdiye kadar insan ya da başka bir organizmadan duyduğum en üzücü ses.Este é provavelmente o som mais triste que já ouvi saído de qualquer organismo, humano ou outro qualquer.
Bu büyük olasılıkla, şimdiye kadar insan ya da başka bir organizmadan duyduğum en üzücü ses.이것은 제가 들어본 생물 소리나 사람 소리, 혹은 다른 어떠한 소리중 가장 슬픈 소리일 겁니다.
Bu büyük olasılıkla, şimdiye kadar insan ya da başka bir organizmadan duyduğum en üzücü ses.Questo è forse il suono più triste che io abbia mai udito provenire da un organismo, umano o meno.
Bu büyük olasılıkla, şimdiye kadar insan ya da başka bir organizmadan duyduğum en üzücü ses.To chyba najsmutniejszy dźwięk pochodzący od żywego organizmu, ludzkiego lub innego, jaki słyszałem w życiu.
Bu büyük olasılıkla, şimdiye kadar insan ya da başka bir organizmadan duyduğum en üzücü ses.Είναι πιθανόν ο πιο θλιβερός ήχος που έχω ακούσει ποτέ να προέρχεται από οργανισμό, ανθρώπινο ή μη.
Bu büyük olasılıkla, şimdiye kadar insan ya da başka bir organizmadan duyduğum en üzücü ses.Це, ймовірно, найсумніший звук, який я коли-небудь чув від живої істоти, чи то людини, чи чогось іншого.
Bu büyük olasılıkla, şimdiye kadar insan ya da başka bir organizmadan duyduğum en üzücü ses.זה כנראה הצליל הכי עצוב שאי-פעם שמעתי מגיע מיצור חי כלשהו, אדם, או אחר.
Bu büyük olasılıkla, şimdiye kadar insan ya da başka bir organizmadan duyduğum en üzücü ses.وهذا على الأرجح أكثر الأصوات حزناً سمعتها من كائن حي، سواءاً كان إنساناً أو غيره.
Bu büyük olasılıkla, şimdiye kadar insan ya da başka bir organizmadan duyduğum en üzücü ses.私が今までに聞いた もっとも悲しい音でした (ビーバーの鳴き声)
Bu geçekten üzücü bir bağlantı... bizim doğamıza yapılanlarla bizim insan hakları yapılanlar arasında.Il y a un lien assez terrible entre ce que subit l'environnement et ce que subissent les Droits de l'Homme.
Bu geçekten üzücü bir bağlantı... bizim doğamıza yapılanlarla bizim insan hakları yapılanlar arasında.우리 자연환경에 일어나고 있는 일과 인권에 일어나는 일 사이에 아주 비참한 연관성이 있죠.
Bu geçekten üzücü bir bağlantı... bizim doğamıza yapılanlarla bizim insan hakları yapılanlar arasında.Wat er gebeurt met ons milieu en wat er gebeurt met de mensenrechten is sterk aan elkaar gekoppeld.
Bu geçekten üzücü bir bağlantı... bizim doğamıza yapılanlarla bizim insan hakları yapılanlar arasında.יש קשר די מפחיד בין מה שקורה לסביבתנו ומה שקורה לזכויות האדם שלנו.
Bu geçekten üzücü bir bağlantı... bizim doğamıza yapılanlarla bizim insan hakları yapılanlar arasında.إنه رابط جد مريع بين ما يحدث لبيئتنا وبين ما يحدث لحقوق الإنسان.
Bu geçekten üzücü bir bağlantı... bizim doğamıza yapılanlarla bizim insan hakları yapılanlar arasında.人権侵害の問題には 痛ましい相関関係があります 一体なぜ このような状況に陥ったのでしょうか?
Bugün Bangladeş'teki dijital aktivistler için üzücü bir gün.Fue un día triste para los activistas en línea de Bangladesh.