üzücü ile cümle
üzücü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bu da çok üzücü bir durum.I to je tužno.
Çok üzücü.Úplne skresľujúce.
"Daha iyi koşullarda tanışmamamız ne üzücü, değil mi?"Skutočne neviem, prečo sa nestal jedným z najväčších na svete."
"Daha iyi koşullarda tanışmamamız ne üzücü, değil mi?"Ne poznam v Evropi nič lepšega."
1 Mayıs, 1949 tarihinde hükümet üzücü bir adımı kabul etti.24. maja 1959 je prejel duhovniško posvečenje.
Beni savunmak için kan dökülürse üzücü olur.Za poškodbe Zalačenka v samoobrambi se bo zagovarjala s prostosti.
Herkes için üzücü bir durum yaşanır.Situacijoje A visi yra laimingi.
"Daha iyi koşullarda tanışmamamız ne üzücü, değil mi?""Ja kas hea tegemine pole midagi teistsugust kui hea?"
Ah, çok üzücü!Ah che tristezza!
Ah, çok üzücü!Ah, das ist so traurig!
Ah, çok üzücü!Ah det här är så ledsamnt!
Ah, çok üzücü!Ah dit is zo triest!
Ah, çok üzücü!Ah ini sangat menyedihkan!
Ah, çok üzücü!Ah, je to také smutné!
Ah, çok üzücü!Ah.. to takie przykre.
Ah, çok üzücü!C'est si triste !
Ah, çok üzücü! Neden bu kadar güzel bir yaşta bunları atlatmak zorundalar?De ce trebuie sa treaca prin atatea la o varsta atat de frumoasa.
Ah, çok üzücü! Neden bu kadar güzel bir yaşta bunları atlatmak zorundalar?.או זה כה עצוב! למה הם צריכים לעבור את כל זה בגיל כזה צעיר
Ah, çok üzücü! Neden bu kadar güzel bir yaşta bunları atlatmak zorundalar?آه هذا حزين جدا! لماذا يجب عليهم أن يمروا بكل ذلك بهذا العمر الجميل
Ah, çok üzücü! Neden bu kadar güzel bir yaşta bunları atlatmak zorundalar?おいっ 君はその歳で 嫁いで来たんだぞ お前~
Ah, çok üzücü!Thật buồn làm sao!
Ah, çok üzücü!Α είναι τόσο θλιμμένο!
Ah, çok üzücü!Так грустно.
Ah, çok üzücü!Толкова е тъжно.
Ama bir adam gözümün önünde öldü. Çok üzücü!Но той, току що почина. толкова е тъжно!
Ama, evet, o zaman üzücüydü, ama ilerledik.Było smutno to robić, ale dalej szliśmy do przodu.
Ama, evet, o zaman üzücüydü, ama ilerledik.CA: 多くのヴァージンブランドで
Ama, evet, o zaman üzücüydü, ama ilerledik.Comunque sì, fu un momento difficile allora, ma siamo andati avanti.
Ama, evet, o zaman üzücüydü, ama ilerledik.Dar da, a fost trist atunci, dar am mers mai departe.
Ama, evet, o zaman üzücüydü, ama ilerledik.Det var sørgeligt dengang, men vi kom videre.
Ama, evet, o zaman üzücüydü, ama ilerledik.Igen, akkoriban ez szomorú volt, de tovább tudtunk lépni.
Ama, evet, o zaman üzücüydü, ama ilerledik.Ja, es war damals traurig, aber wir haben einfach weitergemacht.
Ama, evet, o zaman üzücüydü, ama ilerledik.하지만 그 당시로서는 슬펐어요. 하지만 그냥 일을 진행했죠.
Ama, evet, o zaman üzücüydü, ama ilerledik.Maar ja, het was triest op dat moment, maar we bleven doorgaan.
Ama, evet, o zaman üzücüydü, ama ilerledik.Mais, ouais, c'était triste sur le moment, mais nous avons continué.
Ama, evet, o zaman üzücüydü, ama ilerledik.Mas sim, foi triste na altura, mas seguimos em frente. CA:
Ama, evet, o zaman üzücüydü, ama ilerledik.Men visst, då var det ledsamt, men vi gick vidare.
Ama, evet, o zaman üzücüydü, ama ilerledik.Si, en ese momento fué triste, pero seguimos adelante.
Ama, evet, o zaman üzücüydü, ama ilerledik.V té době to bylo smutné, ale přešli jsme jinam.
Ama, evet, o zaman üzücüydü, ama ilerledik.А тогда это было грустно, хотя мы продолжали идти вперед.
Ama, evet, o zaman üzücüydü, ama ilerledik.Проте, сумним у свій час, але ми рухались далі.
Ama, evet, o zaman üzücüydü, ama ilerledik.Тогава беше доста тъжно, но го преодоляхме.
Ama, evet, o zaman üzücüydü, ama ilerledik.אבל באותם ימים זה היה עצוב מאד, אבל המשכנו הלאה.
Ama, evet, o zaman üzücüydü, ama ilerledik.لكن, مر وقت كان الأمر محزنا, و لكننا مضينا قدما.
Ama üzücü olan şu ki, öldüklerinde topladıkları bilgi de onlarla birlikte ölüyor.Acumulan información, aprenden.
Ama üzücü olan şu ki, öldüklerinde topladıkları bilgi de onlarla birlikte ölüyor.A parte triste é que, quando morrem, as informações morrem com eles.
Ama üzücü olan şu ki, öldüklerinde topladıkları bilgi de onlarla birlikte ölüyor.A szomorú dolog az, hogy amikor meghalnak, az információ is meghal velük.
Ama üzücü olan şu ki, öldüklerinde topladıkları bilgi de onlarla birlikte ölüyor.Ce qui est triste, c'est que quand ils meurent, les informations meurent avec eux.
Ama üzücü olan şu ki, öldüklerinde topladıkları bilgi de onlarla birlikte ölüyor.Có một điều đáng buồn là khi chúng chết đi .những thông tin đó cũng biến mất theo chúng
Ama üzücü olan şu ki, öldüklerinde topladıkları bilgi de onlarla birlikte ölüyor.Das traurige daran ist, wenn sie sterben, stirbt die Information mit ihnen.
Ama üzücü olan şu ki, öldüklerinde topladıkları bilgi de onlarla birlikte ölüyor.Det sørgelige er, at når de dør, dør informationen med dem.
Ama üzücü olan şu ki, öldüklerinde topladıkları bilgi de onlarla birlikte ölüyor.Het trieste is dat wanneer zij sterven, die informatie met hen sterft.
Ama üzücü olan şu ki, öldüklerinde topladıkları bilgi de onlarla birlikte ölüyor.Je však smutné, že keď zomrú, informácie umierajú spolu s nimi.
Ama üzücü olan şu ki, öldüklerinde topladıkları bilgi de onlarla birlikte ölüyor.안타까운 것은 죽는 순간 정보도 같이 사라진다는 것입니다.
Ama üzücü olan şu ki, öldüklerinde topladıkları bilgi de onlarla birlikte ölüyor.La cosa triste però è che, quando muoiono, le informazioni muoiono con loro.
Ama üzücü olan şu ki, öldüklerinde topladıkları bilgi de onlarla birlikte ölüyor.Sayangnya saat mereka mati, informasi itu juga hilang.
Ama üzücü olan şu ki, öldüklerinde topladıkları bilgi de onlarla birlikte ölüyor.Smutną rzeczą jest to, że kiedy umierają, informacja umiera razem z nimi.
Ama üzücü olan şu ki, öldüklerinde topladıkları bilgi de onlarla birlikte ölüyor.Smutné je, že v okamžiku jejich smrti zemře i tato informace.
Ama üzücü olan şu ki, öldüklerinde topladıkları bilgi de onlarla birlikte ölüyor.Sorgligt nog så dör informationen med dem.
Ama üzücü olan şu ki, öldüklerinde topladıkları bilgi de onlarla birlikte ölüyor.Surullista kyllä kuollessaan ne vievät informaation hautaansa.