üyelerinin ile cümle

üyelerinin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Kurul üyelerinin altýsý atama için ?Six candidats sont proposés par le recteur de l’établissement, avec l’accord de l’Akademický senát.
Meclis üyelerinin eylemlerinin yerine geçen eylemler değil.국회의원들의 실행을 대신할 수는 없습니다.
Meclis üyelerinin eylemlerinin yerine geçen eylemler değil.状況を実際に また持続的に変え改めるためには 議会も直ちに行動を取らなければなりません
Meclis üyelerinin harcama faturalarıydı.A data, ke kterým jsem se chtěla dostat, byly účtenky za služební výdaje poslanců.
Meclis üyelerinin harcama faturalarıydı. Bunun demokraside sorulabilecek basit bir soru olduğunu düşünmüştüm.De gegevens die ik wilde inkijken, waren de onkostennota's van de leden van het parlement.
Meclis üyelerinin harcama faturalarıydı.Dane, które chciałam dostać w swoje ręce to wydatki posłów Parlamentu.
Meclis üyelerinin harcama faturalarıydı.의회 구성원들의 비싼 영수증들 이었죠.
Meclis üyelerinin harcama faturalarıydı.Os dados a que eu queria deitar a mão eram os recibos de despesas dos membros do Parlamento.
Meclis üyelerinin harcama faturalarıydı.לשים את ידי עליהם היו קבלות ההוצאות של חברי הפרלמנט.
Meclis üyelerinin harcama faturalarıydı.الحصول عليها هى فواتير مصروفات .. أعضاء البرلمان.
Meclis üyelerinin harcama faturalarıydı.国会議員の経費の領収書でした 訊いて当然だと思っていました それが民主主義じゃないですか!(拍手)
Organ, üyelerinin yýllýk kotalarýndan ve devlet genel bütçesinden finansal açýdan desteklenir.Das Organ wird aus den jährlichen Mitgliedsbeiträgen und Mitteln des Staatshaushalts nanziert.
Oybirliği gerektiren faaliyetler için bu Bakanlar Konseyi üyelerinin oybirliği gerekecektir.Az igazgatóság tagjai csak a tagállamok állampolgárai lehetnek.
Oybirliği gerektiren faaliyetler için bu Bakanlar Konseyi üyelerinin oybirliği gerekecektir.Erbeschließt nach Anhörung des Europäischen Parlaments.
Oybirliği gerektiren faaliyetler için bu Bakanlar Konseyi üyelerinin oybirliği gerekecektir.Formanden for Ministerrådet underretter Europa-Parlamentet om denpågældende afgørelse.
Oybirliği gerektiren faaliyetler için bu Bakanlar Konseyi üyelerinin oybirliği gerekecektir.Jednomyseľnosťtýchto členských štátov sa vyžaduje vprípade aktu, ktorýsi vyžaduje jednomyseľnosť.
Oybirliği gerektiren faaliyetler için bu Bakanlar Konseyi üyelerinin oybirliği gerekecektir.Le Conseil des ministres statue après consultation de la Banque centrale européenne.
Oybirliği gerektiren faaliyetler için bu Bakanlar Konseyi üyelerinin oybirliği gerekecektir.Pri tem se spoštujejo pristojnosti držav članic.
Oybirliği gerektiren faaliyetler için bu Bakanlar Konseyi üyelerinin oybirliği gerekecektir.Rada Ministrówstanowi po konsultacji z Europejskim Bankiem Centralnym oraz z Komitetem.
Oybirliği gerektiren faaliyetler için bu Bakanlar Konseyi üyelerinin oybirliği gerekecektir.Τα κράτη µέλη α p i ο φ ε ύ γ ου ντα υ p i ε ρ β ο λ ι κά δηµοσιονοµικά ελλείµµατα.
Oybirliği gerektiren faaliyetler için bu Bakanlar Konseyi üyelerinin oybirliği gerekecektir.Той се приема след съгласуване с Европейската централна банка.
Rekav ailesinin üyelerinin önüne şarap dolu testiler, kâseler koyarak, ‹‹Buyrun, şarap için›› dedim.Am pus înaintea fiilor casei Recabiţilor nişte vase pline cu vin, şi pahare, şi le-am zis: ,Beţi vin!`
Rekav ailesinin üyelerinin önüne şarap dolu testiler, kâseler koyarak, ‹‹Buyrun, şarap için›› dedim.A postavil som pred synov domu Rechabitov žbánky, plné vína, a poháre a povedal som im: Pite víno!
Rekav ailesinin üyelerinin önüne şarap dolu testiler, kâseler koyarak, ‹‹Buyrun, şarap için›› dedim.e pus diante dos filhos da casa dos recabitas taças cheias de vinho, e copos, e disse-lhes: Bebei vinho.
Rekav ailesinin üyelerinin önüne şarap dolu testiler, kâseler koyarak, ‹‹Buyrun, şarap için›› dedim.Ik zette bekers en kannen wijn voor hen neer en nodigde hen uit te drinken,
Rekav ailesinin üyelerinin önüne şarap dolu testiler, kâseler koyarak, ‹‹Buyrun, şarap için›› dedim.In ko sem postavil pred sinove družine Rehabovcev kupe polne vina in čaše, jim rečem: Pijte vino!
Rekav ailesinin üyelerinin önüne şarap dolu testiler, kâseler koyarak, ‹‹Buyrun, şarap için›› dedim.Ja minä asetin reekabilaisten eteen täysiä viiniruukkuja ynnä maljoja ja sanoin heille: "Juokaa viiniä".
Rekav ailesinin üyelerinin önüne şarap dolu testiler, kâseler koyarak, ‹‹Buyrun, şarap için›› dedim.내가 레갑 족속 사람들 앞에 포도주가 가득한 사발과 잔을 놓고 마시라 권하매
Rekav ailesinin üyelerinin önüne şarap dolu testiler, kâseler koyarak, ‹‹Buyrun, şarap için›› dedim.Og jeg satte frem for rekabittenes slekt skåler fulle av vin, og begere, og jeg sa til dem: Drikk vin!
Rekav ailesinin üyelerinin önüne şarap dolu testiler, kâseler koyarak, ‹‹Buyrun, şarap için›› dedim.Og jeg satte krukker, som var fulde af Vin, og Bægre for dem og sagde: "Drik!"
Rekav ailesinin üyelerinin önüne şarap dolu testiler, kâseler koyarak, ‹‹Buyrun, şarap için›› dedim.Potem postawiłem przed synami domu Rechabitów czaszę pełną wina i kubki, i mówiłem do nich: Pijcie wino.
Rekav ailesinin üyelerinin önüne şarap dolu testiler, kâseler koyarak, ‹‹Buyrun, şarap için›› dedim.Potom postavě před syny domu Rechabitských koflíky plné vína a číše, i řekl jsem jim: Píte víno.
Rekav ailesinin üyelerinin önüne şarap dolu testiler, kâseler koyarak, ‹‹Buyrun, şarap için›› dedim.И като турих пред синовете на дома на Рихавовците паници, пълни с вино, и чаши, рекох им: Пийте вино.
Rekav ailesinin üyelerinin önüne şarap dolu testiler, kâseler koyarak, ‹‹Buyrun, şarap için›› dedim.и поставил перед сынами дома Рехавитов полные чаши вина и стаканы и сказал им: пейте вино.
Rekav ailesinin üyelerinin önüne şarap dolu testiler, kâseler koyarak, ‹‹Buyrun, şarap için›› dedim.ואתן לפני בני בית הרכבים גבעים מלאים יין וכסות ואמר אליהם שתו יין׃
Rekav ailesinin üyelerinin önüne şarap dolu testiler, kâseler koyarak, ‹‹Buyrun, şarap için›› dedim.وجعلت امام بني الركابيين طاسات ملآنة خمرا واقداحا وقلت لهم اشربوا خمرا.
Rekav ailesinin üyelerinin önüne şarap dolu testiler, kâseler koyarak, ‹‹Buyrun, şarap için›› dedim.於 是 我 在 利 甲 族 人 面 前 設 擺 盛 滿 酒 的 碗 和 杯 、 對 他 們 說 、 請 你 們 喝 酒
Rekav ailesinin üyelerinin önüne şarap dolu testiler, kâseler koyarak, ‹‹Buyrun, şarap için›› dedim.於是 我 在 利 甲 族人 面前 設擺 盛滿 酒 的 碗 和 杯 、 對 他 們說 、 請 你 們喝酒
Sendika, üyelerinin iş hayatındaki haklarını güvence altına almaya çalışır.Förbundet strävar efter att trygga sina medlemmars intressen i arbetslivet.
Sendika, üyelerinin iş hayatındaki haklarını güvence altına almaya çalışır.Le syndicat vise à garantir les avantages de ses membres dans le milieu du travail.
Sendika, üyelerinin iş hayatındaki haklarını güvence altına almaya çalışır.Liitto pyrkii turvaamaan jäsentensä edut työelämässä.
Sendika, üyelerinin iş hayatındaki haklarını güvence altına almaya çalışır.Профсоюз стремится обеспечить интересы своих членов в трудовой жизни.
Sendika, üyelerinin iş hayatındaki haklarını güvence altına almaya çalışır.在芬兰劳工组织和工会活动非常普及,积极地参与工会活动在芬兰不会受到迫害。您可以自由地参加所属行业的工会。工会致力于保障劳动者的权益。
Ulusal Meclis üyelerinin yetkilerini askıya alıyoruz.Abbiamo sospeso i membri dell'Assemblea Nazionale.
Ulusal Meclis üyelerinin yetkilerini askıya alıyoruz.Felfüggesztjük a Nemzetgyűlés tagjait.
Ulusal Meclis üyelerinin yetkilerini askıya alıyoruz.Kami membubarkan anggota Majelis Nasional
Ulusal Meclis üyelerinin yetkilerini askıya alıyoruz.Os cargos ilegítimos dos deputados da Assembleia Nacional ficam suspensos.
Ulusal Meclis üyelerinin yetkilerini askıya alıyoruz.Vi avstänger från sina befattningar Nationalförsamlings ordinarie och ersättare ledamöter.
Ulusal Meclis üyelerinin yetkilerini askıya alıyoruz.We suspend the members of the National Assembly.
Ulusal Meclis üyelerinin yetkilerini askıya alıyoruz.Wir suspendieren die Mitglieder der Nationalversammlung.
Ulusal Meclis üyelerinin yetkilerini askıya alıyoruz.Zawieszamy funkcjonowanie Zgromadzenia Narodowego.
Ulusal Meclis üyelerinin yetkilerini askıya alıyoruz.Τίθενται σε διαθεσιμότητα τα μέλη της Εθνικής Συνέλευσης.
Ulusal Meclis üyelerinin yetkilerini askıya alıyoruz.Мы прерываем полномочия депутатов Национальной Ассамблеи (приветствия)
Ulusal Meclis üyelerinin yetkilerini askıya alıyoruz."Преустановяваме дейността на Парламента.
Ulusal Meclis üyelerinin yetkilerini askıya alıyoruz.אנחנו משעים את החברים .במליאה הלאומית
Ulusal Meclis üyelerinin yetkilerini askıya alıyoruz.最高裁判所長官と すべて委員を停止する
Üyelerinin biri özellikle orta öðretim ve yüksek öðrenimden sorumludur.Ein Mitglied des Schulamtes ist für das Sekundar- und Hochschulwesen zuständig.
Üyelerinin biri özellikle orta öðretim ve yüksek öðrenimden sorumludur.Uno de sus miembros es responsable de la educación secundaria y la educación superior.
Üyelerinin en azýndan %51'i üniversite öðretim kadrosu memurlarýdýr.Al menos el 51 % de sus miembros han de ser funcionarios docentes de la universidad.
Üyelerinin en azýndan %51'i üniversite öðretim kadrosu memurlarýdýr.Au moins 51 % de ses membres sont des fonctionnaires appartenant au corps enseignant de l’université.

İlgili Sayfalar