üyelerinin ile cümle
üyelerinin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.21
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
5
HECE
11
ORT. KELİME
Üyelerinin en azýndan %51'i üniversite öðretim kadrosu memurlarýdýr.Mindestens 51 % der Mitglieder sind verbeamtete Mitglieder des Lehrkörpers der Universität.
Üyelerinin görev süreleri ilgili tüzüðe göre belirlenir.Die Amtszeit der Mitglieder ist in den jeweiligen Statuten festgelegt.
Üyelerinin görev süreleri ilgili tüzüðe göre belirlenir.La duración del mandato de los miembros se estipula en los correspondientes estatutos.
Üyelerinin görev süresi tüzükte belirtilmiþtir.En dichos estatutos se estipula la duración del mandato de los miembros.
Üyelerinin ikisi, yukarýda adý geçen organlar tarafýndan böyle durumlarda duyurulma haklarý bulunmaktadýr.Dos de sus miembros tienen derecho a ser escuchados en tales casos por los dos órganos mencionados.
Üyelerinin maksimum sayýsý 46'dýr ve rektörlerin görev süresi dört yýldýr.Die Mitgliederzahl beträgt maximal 46, die Amtszeit der Rektoren vier Jahre.
Üyelerinin maksimum sayýsý 46'dýr ve rektörlerin görev süresi dört yýldýr.El número máximo de miembros es de 46 y el mandato de los rectores tiene una duración de cuatro años.
Üyelerinin maksimum sayýsý 46'dýr ve rektörlerin görev süresi dört yýldýr.Il ne peut compter plus de 46 membres et le mandat des recteurs est de quatre ans.
Ve kurul üyelerinin Kraliyet Vakfı olarak... ...aynı tarafta olduklarından emin olmak istiyorum.És meg akartam bizonyosodni róla, hogy az igazgatósági tagok egy oldalon állnak a Királyi Alapítvánnyal.
Ve kurul üyelerinin Kraliyet Vakfı olarak... ...aynı tarafta olduklarından emin olmak istiyorum.Και ελπίζουμε ότι οι γνώμες μας θα είναι επίσης ίδιες με αυτές του Βασιλικού Ιδρύματος.
Ve kurul üyelerinin Kraliyet Vakfı olarak... ...aynı tarafta olduklarından emin olmak istiyorum.ونأمل ان يكون رأي مجلس الادارة مشابه لرأي المأسسة الملكية
Ve şehir çete üyelerinin çoğu hiç zengin beyaz kişi tanımıyordu. Bu pazara satış yapmaları imkansızdı.Die meisten städtischen Gangs kannten keine reichen weißen Leute - sie konnten den Markt nicht bedienen.
Ve şehir çete üyelerinin çoğu hiç zengin beyaz kişi tanımıyordu. Bu pazara satış yapmaları imkansızdı.És a legtöbb belvárosi bandatag nem ismert gazdag, fehér embereket -- ez a piac zárva volt előttük.
Ve şehir çete üyelerinin çoğu hiç zengin beyaz kişi tanımıyordu. Bu pazara satış yapmaları imkansızdı.Muitos dos membros dos gangues não conheciam brancos ricos, por isso não podiam vender nesse mercado.
Ve şehir çete üyelerinin çoğu hiç zengin beyaz kişi tanımıyordu. Bu pazara satış yapmaları imkansızdı.Většina členů městských gangů neznala žádné bohaté bělochy - nemohli na tom trhu prodávat.
Ve şehir çete üyelerinin çoğu hiç zengin beyaz kişi tanımıyordu. Bu pazara satış yapmaları imkansızdı.Y los miembros de las bandas urbanas no conocían gente blanca y rica, no podían vender a ese mercado.
Ve şehir çete üyelerinin çoğu hiç zengin beyaz kişi tanımıyordu.Ganster z biednej dzielnicy nie ma dostępu do tego rynku.
Ve şehir çete üyelerinin çoğu hiç zengin beyaz kişi tanımıyordu.그런데 도심의 갱들이 그런 부유한 백인들을 알리가 없죠.
Ve şehir çete üyelerinin çoğu hiç zengin beyaz kişi tanımıyordu.ורוב חברי הכנופיות העירוניות לא הכירו שום לבנים עשירים -
Ve şehir çete üyelerinin çoğu hiç zengin beyaz kişi tanımıyordu.ومعظم أفراد العصابات لا يعرفون البيض الأثرياء
Ve şehir çete üyelerinin çoğu hiç zengin beyaz kişi tanımıyordu.市場に出られない