üyelerin ile cümle
üyelerin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Bizim değişebilmemiz için gerekli olan şey, onların izleyici kitlesinin, seçmenleri ve üyelerinin de이 변화를 만들기위한 오직 한 가지 방법은 그들의 동료가, 그들의 유권자가, 그들의 구성원이
Bizim değişebilmemiz için gerekli olan şey, onların izleyici kitlesinin, seçmenleri ve üyelerinin de今回は聞いてはならないと思わなくてはなりません
Bölgeler Komitesi üyelerinin sayısıüç yüz elliyi geçmez.Il numero dei membri del Comitato delle regioni non è superiore a 350.
Bölgeler Komitesi üyelerinin sayısıüç yüz elliyi geçmez.Le nombre des membres du Comité des régions ne dépasse pas trois cent cinquante.
Bölgeler Komitesi üyelerinin sayısıüç yüz elliyi geçmez.Numărul membrilor Comitetului Regiunilor nu depăşeşte trei sute cincizeci.
Bölgeler Komitesi üyelerinin sayısıüç yüz elliyi geçmez.Počet členov Výboru regiónov neprekročí 350.
Bu aday, üyelerininçoğunluğunun oylarıyla Avrupa Parlamentosu tarafından seçilir.(4)Die Kommission übt ihre Tätigkeit in voller Unabhängigkeit aus.
Bu aday, üyelerininçoğunluğunun oylarıyla Avrupa Parlamentosu tarafından seçilir.Acest candidat este ales de Parlamentul European cu majoritatea membrilor din care este format.
Bu aday, üyelerininçoğunluğunun oylarıyla Avrupa Parlamentosu tarafından seçilir.Denna kandidat skall väljas av Europaparlamentet med en majoritet av dess ledamöter.
Bu aday, üyelerininçoğunluğunun oylarıyla Avrupa Parlamentosu tarafından seçilir.Denne kandidat vælges af Europa-Parlamentet med et flertal af dets medlemmer.
Bu aday, üyelerininçoğunluğunun oylarıyla Avrupa Parlamentosu tarafından seçilir.Euroopan parlamentti valitsee kyseisen ehdokkaanjäsentensä enemmistöllä.
Bu aday, üyelerininçoğunluğunun oylarıyla Avrupa Parlamentosu tarafından seçilir.Evropski parlament izvoli predlaganega kandidata z večino svojih članov.
Bu aday, üyelerininçoğunluğunun oylarıyla Avrupa Parlamentosu tarafından seçilir.Ezt a jelöltet az Európai Parlament tagjainak többségével választja meg.
Bu aday, üyelerininçoğunluğunun oylarıyla Avrupa Parlamentosu tarafından seçilir.i commissari europei e i commissari devono dimettersi collettivamente dalle loro funzioni.
Bu aday, üyelerininçoğunluğunun oylarıyla Avrupa Parlamentosu tarafından seçilir.Kandydatten jest wybierany przez Parlament Europejski większościąjego członków.
Bu aday, üyelerininçoğunluğunun oylarıyla Avrupa Parlamentosu tarafından seçilir.Tohoto kandidáta volí Evropskýparlament většinouposlanců, kteří ho tvoří.
Bu aday, üyelerininçoğunluğunun oylarıyla Avrupa Parlamentosu tarafından seçilir.Tohto kandidáta volí Európsky parlament väčšinou svojich členov.
Bu aday, üyelerininçoğunluğunun oylarıyla Avrupa Parlamentosu tarafından seçilir.Η Ε p i ι τ ρ ο p i ή ασκεί τις αρµοδιότητές της µε p i λ ή ρ η ανεξαρτησία.
Bu aday, üyelerininçoğunluğunun oylarıyla Avrupa Parlamentosu tarafından seçilir.Тезиразпоредбивлизатвсилана1 ноември2009 г.
Bu gibi durumlarda kararlar hazýr bulunan üyelerin üçte iki çoðunluðu ile alýnmaktadýr.Çekimser kalýnamaz.Les décisions sont, dans ce cas, prises à la majorité des deux tiers. Les abstentions ne sont pas permises.
Bunun için fırsatımız varken herkese, özellikle iman ailesinin üyelerine iyilik yapalım.Als wir denn nun Zeit haben, so lasset uns Gutes tun an jedermann, allermeist aber an des Glaubens Genossen.
Bunun için fırsatımız varken herkese, özellikle iman ailesinin üyelerine iyilik yapalım.Annakokáért míg idõnk van, cselekedjünk jót mindenekkel, kiváltképen pedig a mi hitünknek cselédeivel.
Bunun için fırsatımız varken herkese, özellikle iman ailesinin üyelerine iyilik yapalım.A protož dokudž čas máme, čiňme dobře všechněm, a zvláště nejvíce pak domácím víry
Bunun için fırsatımız varken herkese, özellikle iman ailesinin üyelerine iyilik yapalım.Aşa dar, cît avem prilej, să facem bine la toţi, şi mai ales fraţilor în credinţă.
Bunun için fırsatımız varken herkese, özellikle iman ailesinin üyelerine iyilik yapalım.A tak tedy, kým máme čas, robme dobre všetkým a najviac domácim viery.
Bunun için fırsatımız varken herkese, özellikle iman ailesinin üyelerine iyilik yapalım.Dokler torej nam je časa, delajmo dobro vsem, a najbolj tem, ki smo si ž njimi domači po veri.
Bunun için fırsatımız varken herkese, özellikle iman ailesinin üyelerine iyilik yapalım.Então, enquanto temos oportunidade, façamos bem a todos, mas principamente aos domésticos da fé.
Bunun için fırsatımız varken herkese, özellikle iman ailesinin üyelerine iyilik yapalım.그러므로 우리는 기회 있는대로 모든 이에게 착한 일을 하되 더욱 믿음의 가정들에게 할 지니라
Bunun için fırsatımız varken herkese, özellikle iman ailesinin üyelerine iyilik yapalım.La oss derfor, mens vi har leilighet til det, gjøre det gode mot alle, men mest mot troens egne folk!
Bunun için fırsatımız varken herkese, özellikle iman ailesinin üyelerine iyilik yapalım.Poiché dunque ne abbiamo l'occasione, operiamo il bene verso tutti, soprattutto verso i fratelli nella fede
Bunun için fırsatımız varken herkese, özellikle iman ailesinin üyelerine iyilik yapalım.Przeto tedy, póki czas mamy, dobrze czyńmy wszystkim, a najwięcej domownikom wiary.
Bunun için fırsatımız varken herkese, özellikle iman ailesinin üyelerine iyilik yapalım.Så lader os altså, efter som vi have Lejlighed, gøre det gode imod alle, men mest imod Troens egne!
Bunun için fırsatımız varken herkese, özellikle iman ailesinin üyelerine iyilik yapalım.Sentähden, kun meillä vielä aikaa on, tehkäämme hyvää kaikille, mutta varsinkin uskonveljille.
Bunun için fırsatımız varken herkese, özellikle iman ailesinin üyelerine iyilik yapalım.Vậy , đương lúc có dịp tiện , hãy làm điều thiện cho mọi người , nhứt là cho anh_em chúng_ta trong đức_tin .
Bunun için fırsatımız varken herkese, özellikle iman ailesinin üyelerine iyilik yapalım.Vậy, đương lúc có dịp tiện, hãy làm điều thiện cho mọi người, nhứt là cho anh em chúng ta trong đức tin.
Bunun için fırsatımız varken herkese, özellikle iman ailesinin üyelerine iyilik yapalım.Αρα λοιπον ενοσω εχομεν καιρον, ας εργαζωμεθα το καλον προς παντας, μαλιστα δε προς τους οικειους της πιστεως.
Bunun için fırsatımız varken herkese, özellikle iman ailesinin üyelerine iyilik yapalım.Братя, благодатта на нашия Господ Исус Христос да бъде с вашия дух. Амин.
Bunun için fırsatımız varken herkese, özellikle iman ailesinin üyelerine iyilik yapalım.Итак, доколе есть время, будем делать добро всем, а наипаче своим по вере.
Bunun için fırsatımız varken herkese, özellikle iman ailesinin üyelerine iyilik yapalım.Тим же оце, доки час маємо, робімо добро всім, а найбільш товаришам по вірі,
Bunun için fırsatımız varken herkese, özellikle iman ailesinin üyelerine iyilik yapalım.לכן כאשר העת בידנו נעשה נא את הטוב עם כל אדם וביותר עם בני אמונתנו׃
Bunun için fırsatımız varken herkese, özellikle iman ailesinin üyelerine iyilik yapalım.فاذا حسبما لنا فرصة فلنعمل الخير للجميع ولا سيما لاهل الايمان
Bunun için fırsatımız varken herkese, özellikle iman ailesinin üyelerine iyilik yapalım.所 以 有 了 機 會 、 就 當 向 眾 人 行 善 . 向 信 徒 一 家 的 人 更 當 這 樣
Bunun için fırsatımız varken herkese, özellikle iman ailesinin üyelerine iyilik yapalım.所以 有 了 機會 、 就 當 向 眾人 行善 . 向 信徒 一 家 的 人 更 當這樣
Buradaki ilk günümde TED üyelerini gördüm.Am văzut ceremonia TED în prima zi aici.
Buradaki ilk günümde TED üyelerini gördüm.Első napomon láttam itt ezt az előadótársamat.
Buradaki ilk günümde TED üyelerini gördüm.Eu vi os associados da TED no meu primeiro dia aqui.
Buradaki ilk günümde TED üyelerini gördüm.Ho incontrato i TED Fellow il primo giorno.
Buradaki ilk günümde TED üyelerini gördüm.Ich sah die TED Fellows an meinem ersten Tag hier.
Buradaki ilk günümde TED üyelerini gördüm.Ik zag de TED Fellows op mijn eerste dag hier.
Buradaki ilk günümde TED üyelerini gördüm.Jag såg "The TED Fellows" första dagen.
Buradaki ilk günümde TED üyelerini gördüm.J'ai vu les conférences TED Fellows le premier jour, ici.
Buradaki ilk günümde TED üyelerini gördüm.Jeg så de, der er TED Fellows, på min første dag her.
Buradaki ilk günümde TED üyelerini gördüm.여기 다른 테드 발표자들을 첫날 보았습니다.
Buradaki ilk günümde TED üyelerini gördüm.Pierwszego dnia konferencji
Buradaki ilk günümde TED üyelerini gördüm.TED člane sem videla prvi dan konference.
Buradaki ilk günümde TED üyelerini gördüm.Tôi đã thấy anh chàng TED Fellows trong ngày đầu tiên ở đây.
Buradaki ilk günümde TED üyelerini gördüm.Vi aquí a compañeros de TED el primer día.
Buradaki ilk günümde TED üyelerini gördüm.Viděla jsem tohoto TED kolegu, když jsem tu byla první den.
Buradaki ilk günümde TED üyelerini gördüm.Videla som ľudí z programu TED Fellows v prvý deň.
Buradaki ilk günümde TED üyelerini gördüm.Είδα αυτόν τον συνάδελφο στο TED την πρώτη μου μέρα εδώ.