üyelerin ile cümle

üyelerin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Babam sokakları yöneten bir çetenin üst düzey üyelerinden biriydi.Mój tata był ważnym członkiem gangu i liczył się na mieście.
Babam sokakları yöneten bir çetenin üst düzey üyelerinden biriydi.Mon père était un membre de gang haut placé qui parcourait les rues.
Babam sokakları yöneten bir çetenin üst düzey üyelerinden biriydi.Můj táta byl vysoce postavený člen gangu a panoval ulicím.
Babam sokakları yöneten bir çetenin üst düzey üyelerinden biriydi.O meu pai era membro de um gangue, altamente colocado, que controlava as ruas.
Babam sokakları yöneten bir çetenin üst düzey üyelerinden biriydi.Tatăl meu era mare șef într-o bandă care făcea legea străzii.
Babam sokakları yöneten bir çetenin üst düzey üyelerinden biriydi.Ο πατέρας μου ήταν επίλεκτο μέλος μίας συμμορίας του δρόμου.
Babam sokakları yöneten bir çetenin üst düzey üyelerinden biriydi.Баща ми беше високопоставен член на банда, който управляваше улиците.
Babam sokakları yöneten bir çetenin üst düzey üyelerinden biriydi.Мій татко був високоавторитетним членом банди, який контролював вулиці.
Babam sokakları yöneten bir çetenin üst düzey üyelerinden biriydi.Мой отец был одним из главарей бандитов. Он контролировал улицы.
Babam sokakları yöneten bir çetenin üst düzey üyelerinden biriydi.אבי היה חבר כנופיה רם דרג ששלט ברחובות.
Babam sokakları yöneten bir çetenin üst düzey üyelerinden biriydi.لقد كان أبي عضو في إحدى العصابات رفيعة المستوى في المنطقة
Babam sokakları yöneten bir çetenin üst düzey üyelerinden biriydi.皆 私の事を知っていたので
Başkanın ve tüm yargıtay üyelerinin yetkilerini askıya alıyoruz.Abbiamo sospeso il presidente e tutti i membri della corte suprema.
Başkanın ve tüm yargıtay üyelerinin yetkilerini askıya alıyoruz.Felfüggesztjük az elnököt és a legfelső bíróság összes tagját.
Başkanın ve tüm yargıtay üyelerinin yetkilerini askıya alıyoruz.Kami membubarkan presiden dan semua anggota mahkamah agung
Başkanın ve tüm yargıtay üyelerinin yetkilerini askıya alıyoruz.O Presidente e os membros do Supremo Tribunal de Justiça são demitidos.
Başkanın ve tüm yargıtay üyelerinin yetkilerini askıya alıyoruz.Vi avsätter från sina olegitimt tagna befattningar
Başkanın ve tüm yargıtay üyelerinin yetkilerini askıya alıyoruz.We suspend the president and all the members of the supreme court.
Başkanın ve tüm yargıtay üyelerinin yetkilerini askıya alıyoruz.Wir suspendieren den Präsidenten und alle Mitglieder des Obersten Gerichtes.
Başkanın ve tüm yargıtay üyelerinin yetkilerini askıya alıyoruz.Καθαιρούνται από τα αξιώματα που παράνομα κατέχουν... ο Πρόεδρος και όλα τα μέλη του Ανωτάτου Δικαστηρίου.
Başkanın ve tüm yargıtay üyelerinin yetkilerini askıya alıyoruz.Мы прерываем полномочия председателя и всех членов Верховного суда (приветствия)
Başkanın ve tüm yargıtay üyelerinin yetkilerini askıya alıyoruz.Преустановяваме дейността на президента и на всички членове на Върховния съд.
Başkanın ve tüm yargıtay üyelerinin yetkilerini askıya alıyoruz.אנחנו משעים את הנשיא .וכל חברי בית המשפט העליון
Başkanın ve tüm yargıtay üyelerinin yetkilerini askıya alıyoruz.また検事総長もです
Başkan Zuma ve hükümet üyelerine, valilere, bakanlara ve değerli misafirlere...Obrigado.
Başkan Zuma ve hükümet üyelerine, valilere, bakanlara ve değerli misafirlere...みなさん
Baþkanlýk, tez savunma deðerlendirmesi için nitelikli konsey üyelerini belirler.Le présidium détermine la composition des conseils habilités à évaluer la soutenance de thèses.
BDP üyelerinin araçlarından biri.Uno de los autos destruidos de los miembros del BDP.
Berlin Filarmoni Orkestrasi viyolonselcilerinin asli uyelerinden birisi haline geldi.그는 베를린 필하모닉 오케스트라의 더블 베이스 파트의 핵심 단원이 되었습니다.
Berlin Filarmoni Orkestrasi viyolonselcilerinin asli uyelerinden birisi haline geldi.הוא הפך לחבר מרכזי בקבוצת נגני הקונטרה באס של התזמורת הפילהרמונית של ברלין.
Berlin Filarmoni Orkestrasi viyolonselcilerinin asli uyelerinden birisi haline geldi.أصبح عضو رئيسي في قسم الكمان في أوركسترا برلين الفيلهارمونية.
Berlin Filarmoni Orkestrasi viyolonselcilerinin asli uyelerinden birisi haline geldi.コントラバスセクションの主席メンバーになりました もうひとつ、有名な例ーグスターボ・ドゥダメルについて:
Beyaz Saray'ı bu konuda bilgilendirdik. Amerikan Kongresi üyelerini bilgilendirdik.Abbiamo ragguagliato la Casa Bianca e i membri del Congresso.
Bir başka Twitter kullanıcısı BDP üyelerinin parçalanmış arabasını gösteren bir resim paylaşarak şöyle dedi:Otro usuario de Twitter publicó la foto de autos destruidos de miembros del BDP y tuiteó:
Bir bütün olarak kültür ve bu kültürün üyelerinin büyük çođunluđu delidir.다시 지구가 보였다가 다시 "데스 스타"로 돌아가고 다시 지구가 보이고
Bir diğer önemli nokta da, oyunun ancak takım üyelerinizin en zayıfı kadar güçlü olacağıdır.Altra cosa importante: il gioco é forte tanto quanto il membro piú debole del team.
Bir diğer önemli nokta da, oyunun ancak takım üyelerinizin en zayıfı kadar güçlü olacağıdır.Ein weiterer wichtiger Punkt ist, dass das Spiel immer nur so stark ist wie das schwächste Teammitglied.
Bir diğer önemli nokta da, oyunun ancak takım üyelerinizin en zayıfı kadar güçlü olacağıdır.또 하나 짚고 넘어가야 할 점은, 취약한 팀원의 능력을 고려하라는 겁니다
Bir diğer önemli nokta da, oyunun ancak takım üyelerinizin en zayıfı kadar güçlü olacağıdır.Kolejnym ważnym punktem jest to, że gra jest tak dobra jak najsłabszy członek zespołu.
Bir diğer önemli nokta da, oyunun ancak takım üyelerinizin en zayıfı kadar güçlü olacağıdır.Un autre point important à souligner, est que le jeu aussi solide que le membre le plus faible de l'équipe.
Bir diğer önemli nokta da, oyunun ancak takım üyelerinizin en zayıfı kadar güçlü olacağıdır.Другой важный момент: игра так же сильна Как ваше самое слабое звено.
Bir diğer önemli nokta da, oyunun ancak takım üyelerinizin en zayıfı kadar güçlü olacağıdır.ゲーム専攻の多くの学生プロジェクトでは、最終的に、
Bir dizi yetkili, ÇKP üyelerinin Batı festivallerini kutlamasını yasaklamışlardı.Un certain nombre d'autorités ont interdit aux membres du PCC de célébrer les fêtes occidentales.
Bir dizi yetkili, ÇKP üyelerinin Batı festivallerini kutlamasını yasaklamışlardı.Varias autoridades han prohibido a los miembros del partido que celebran festivales occidentales.
Bir pazaryeri roketle vurulmuş ve bir ailenin üyelerini öldürmüştü.Een marktplaats werd geraakt door een mortiergranaat die verscheidene leden van één familie doodde.
Bir pazaryeri roketle vurulmuş ve bir ailenin üyelerini öldürmüştü.Ein Marktplatz wurde von einer Mörsergranate getroffen, die mehrere Mitglieder einer einzigen Familie tötete.
Bir pazaryeri roketle vurulmuş ve bir ailenin üyelerini öldürmüştü.박격포가 시장한가운데 떨어졌고 일가족의 여러명이 희생되었습니다.
Bir pazaryeri roketle vurulmuş ve bir ailenin üyelerini öldürmüştü.O piaţă a fost lovită de un mortier care a ucis mai mulţi membri ai unei familii.
Bir pazaryeri roketle vurulmuş ve bir ailenin üyelerini öldürmüştü.Targ ostrzelano z moździerzy. W ataku zginęło kilku członków tej samej rodziny.
Bir pazaryeri roketle vurulmuş ve bir ailenin üyelerini öldürmüştü.Torille iskeytyi kranaatti, joka tappoi useita saman perheen jäseniä.
Bir pazaryeri roketle vurulmuş ve bir ailenin üyelerini öldürmüştü.Tüzérségi találat ért egy piacot ami egy család több tagját is megölte.
Bir pazaryeri roketle vurulmuş ve bir ailenin üyelerini öldürmüştü.Um mercado foi atingido por um morteiro que matou vários membros duma única família.
Bir pazaryeri roketle vurulmuş ve bir ailenin üyelerini öldürmüştü.Un marché a été touché par un obus de mortier qui a tué plusieurs membres d'une même famille.
Bir pazaryeri roketle vurulmuş ve bir ailenin üyelerini öldürmüştü.Un mercado impactado por un proyectil de mortero que mató a muchos miembros de una misma familia.
Bir pazaryeri roketle vurulmuş ve bir ailenin üyelerini öldürmüştü.Un mercato fu colpito da un colpo di mortaio che uccise molti membri di una stessa famiglia.
Bir pazaryeri roketle vurulmuş ve bir ailenin üyelerini öldürmüştü.В рынок попал миномётный снаряд, который убил нескольких членов одной семьи.
Bir pazaryeri roketle vurulmuş ve bir ailenin üyelerini öldürmüştü.Пазар беше ударен от минохвъргачка, която уби няколко члена от едно семейство.
Bir pazaryeri roketle vurulmuş ve bir ailenin üyelerini öldürmüştü.פצצת מרגמה פגעה בשוק, והרגה כמה בני משפחה אחת.
Bir pazaryeri roketle vurulmuş ve bir ailenin üyelerini öldürmüştü.سوق تم قصفه بقذيفة هاون قتلت عدة أفراد من أسرة واحدة.
Bir pazaryeri roketle vurulmuş ve bir ailenin üyelerini öldürmüştü.一つの家族の数人が殺害されました アメリカ軍のバグダット進行の翌日、

İlgili Sayfalar