üyelerin ile cümle
üyelerin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Amerikan Kongresi üyelerini bilgilendirdik.Zdaliśmy raport prezydentowi, członkom Kongresu.
Amerikan Kongresi üyelerini bilgilendirdik.Έχουμε ενημερώσει μέλη του Κονγκρέσου.
Amerikan Kongresi üyelerini bilgilendirdik.Запознахме членове на Конгреса.
Amerikan Kongresi üyelerini bilgilendirdik.Мы информировали членов Конгресса США.
Amerikan Kongresi üyelerini bilgilendirdik.אנחנו עדכננו חברים בקונגרס.
Amerikan Kongresi üyelerini bilgilendirdik.وقمنا باطلاع اعضاء الكونجرس.
Amerikan Kongresi üyelerini bilgilendirdik.科学的な進歩を続けるとともに
Aranızdaki kavgaların, çekişmelerin kaynağı nedir? Bedeninizin üyelerinde savaşan tutkularınız değil mi?"너희 중에 싸움이 어디로, 다툼이 어디로 좇아 나느뇨 너희 지체 중에서 싸우는 정욕으로 좇아 난 것이 아니냐"
Aranızdaki kavgaların, çekişmelerin kaynağı nedir? Bedeninizin üyelerinde savaşan tutkularınız değil mi?Varav uppkomma strider, och varav tvister bland eder? Månne icke av de lustar som föra krig i eder lemmar?
Aranızdaki kavgaların, çekişmelerin kaynağı nedir? Bedeninizin üyelerinde savaşan tutkularınız değil mi?Звідкіля войни та свари в вас? Чи не звідсіля: з розкошів ваших, що воюють у членах ваших?
Aranızdaki kavgaların, çekişmelerin kaynağı nedir? Bedeninizin üyelerinde savaşan tutkularınız değil mi?Откуда у вас вражды и распри? не отсюда ли, отвожделений ваших, воюющих в членах ваших?
Aranızdaki kavgaların, çekişmelerin kaynağı nedir? Bedeninizin üyelerinde savaşan tutkularınız değil mi?Смирявайте се, пред Господа, и Той ще ви възвишава,.
Aranızdaki kavgaların, çekişmelerin kaynağı nedir? Bedeninizin üyelerinde savaşan tutkularınız değil mi?מאין המלחמות והמדנים אשר ביניכם הלא מתוך התאות המתגרות באבריכם׃
Aranızdaki kavgaların, çekişmelerin kaynağı nedir? Bedeninizin üyelerinde savaşan tutkularınız değil mi?من اين الحروب والخصومات بينكم أليست من هنا من لذّاتكم المحاربة في اعضائكم.
Aranızdaki kavgaların, çekişmelerin kaynağı nedir? Bedeninizin üyelerinde savaşan tutkularınız değil mi?你 們 中 間 的 爭 戰 鬥 毆 、 是 從 那 裡 來 的 呢 . 不 是 從 你 們 百 體 中 戰 鬥 之 私 慾 來 的 麼
Aranızdaki kavgaların, çekişmelerin kaynağı nedir? Bedeninizin üyelerinde savaşan tutkularınız değil mi?你 們中間 的 爭戰鬥毆 、 是 從那裡來 的 呢 . 不 是 從 你 們百體中戰鬥 之 私 慾來 的 麼
Avrupa Parlamentosu, Üyelerinin çoğunluğuyla hareket ederek, kendi Usul Kurallarınıkabul eder.1.En cas de vote, chaque membre du Conseil européen peut recevoir délégation d’un seul des autres membres.
Avrupa Parlamentosu, Üyelerinin çoğunluğuyla hareket ederek, kendi Usul Kurallarınıkabul eder.Az Unió továbbá megfelelőkapcsolatokat tart fenn minden egyéb nemzet- közi szervezettel.
Avrupa Parlamentosu, Üyelerinin çoğunluğuyla hareket ederek, kendi Usul Kurallarınıkabul eder.De activiteiten van de Unie en die van de lidstaten vullen elkaar aan en versterken elkaar.
Avrupa Parlamentosu, Üyelerinin çoğunluğuyla hareket ederek, kendi Usul Kurallarınıkabul eder.De no mediardictamen al término de dicho plazo, el Consejo de Ministros podrá pronunciarse sin él.
Avrupa Parlamentosu, Üyelerinin çoğunluğuyla hareket ederek, kendi Usul Kurallarınıkabul eder.Európsky parlament prijíma svoj rokovací poriadok konajúc väčšinou svojich členov, zkto-rých pozostáva.
Avrupa Parlamentosu, Üyelerinin çoğunluğuyla hareket ederek, kendi Usul Kurallarınıkabul eder.Il Parlamento europeo stabilisce il suo regolamento interno a maggioranza dei membriche lo compongono.
Avrupa Parlamentosu, Üyelerinin çoğunluğuyla hareket ederek, kendi Usul Kurallarınıkabul eder.Kommittén får besluta iprocedurfrågor i de fall som föreskrivs i ministerrådetsarbetsordning.
Avrupa Parlamentosu, Üyelerinin çoğunluğuyla hareket ederek, kendi Usul Kurallarınıkabul eder.Tymczasowa komisja śledcza kończy działalnośćwraz z przedłożeniem swojego sprawozdania.
Avrupa Parlamentosu, Üyelerinin çoğunluğuyla hareket ederek, kendi Usul Kurallarınıkabul eder.Темогатдапредприематсъвместнидействия.
Aynı sebeplerden dolayı aynı zamanda suç örgütü üyelerini de rahatsız edebilir.Ça rendra également des membres d'organisations criminelles nerveux pour les mêmes raisons.
Aynı sebeplerden dolayı aynı zamanda suç örgütü üyelerini de rahatsız edebilir.De asemenea, ele îi vor enerva pe mulți membri ai organizațiilor criminale din aceleași motive.
Aynı sebeplerden dolayı aynı zamanda suç örgütü üyelerini de rahatsız edebilir.Det vil også gøre medlemmer af kriminelle organisationer nervøse af de samme grunde.
Aynı sebeplerden dolayı aynı zamanda suç örgütü üyelerini de rahatsız edebilir.Es wird auch viele Mitglieder des organisierten Verbrechens nervös machen, aus denselben Gründen.
Aynı sebeplerden dolayı aynı zamanda suç örgütü üyelerini de rahatsız edebilir.Hal ini juga akan membuat anggota organisasi kriminal gelisah karena alasan yang sama.
Aynı sebeplerden dolayı aynı zamanda suç örgütü üyelerini de rahatsız edebilir.Het zal ook leden van... misdaadorganisaties nerveus maken... om dezelfde redenen.
Aynı sebeplerden dolayı aynı zamanda suç örgütü üyelerini de rahatsız edebilir.또한 범죄 조직원들도 같은 이유로 불안해할 것입니다.
Aynı sebeplerden dolayı aynı zamanda suç örgütü üyelerini de rahatsız edebilir.Nebude sa to tiež páčiť mnohým členom kriminálnych organizácií, a to z rovnakých dôvodov.
Aynı sebeplerden dolayı aynı zamanda suç örgütü üyelerini de rahatsız edebilir.Nebude se to líbit ani členům kriminálních organizací, a to ze stejných důvodů.
Aynı sebeplerden dolayı aynı zamanda suç örgütü üyelerini de rahatsız edebilir.Si innervosiranno anche molti membri delle organizzazioni criminali per le medesime ragioni.
Aynı sebeplerden dolayı aynı zamanda suç örgütü üyelerini de rahatsız edebilir.Tämä hermostuttaa monia rikollisjärjestöjen jäseniä samoista syistä.
Aynı sebeplerden dolayı aynı zamanda suç örgütü üyelerini de rahatsız edebilir.También va a poner nerviosos a muchos miembros de las organizaciones criminales por las mismas razones.
Aynı sebeplerden dolayı aynı zamanda suç örgütü üyelerini de rahatsız edebilir.To co powiem sprawi, że członkowie organizacji przestępczych z pewnych powodów będą niezadowoleni.
Aynı sebeplerden dolayı aynı zamanda suç örgütü üyelerini de rahatsız edebilir.Zavaró lesz a bűnszövetkezetek tagjai számára is ugyanazon okoknál fogva.
Aynı sebeplerden dolayı aynı zamanda suç örgütü üyelerini de rahatsız edebilir.Επίσης θα προκαλέσει εκνευρισμό σε πολλά μέλη του οργανωμένου εγκλήματος για τους ίδιους λόγους.
Aynı sebeplerden dolayı aynı zamanda suç örgütü üyelerini de rahatsız edebilir.Вместе с тем беспокойство проснется и в представителях криминальных структур по тем же самым причинам.
Aynı sebeplerden dolayı aynı zamanda suç örgütü üyelerini de rahatsız edebilir.Разом з тим, занепокоєння прокинеться і в представниках кримінальних структур з тих же самих причин.
Aynı sebeplerden dolayı aynı zamanda suç örgütü üyelerini de rahatsız edebilir.Ще притесни и членове на престъпни организации, по същите причини.
Aynı sebeplerden dolayı aynı zamanda suç örgütü üyelerini de rahatsız edebilir.כי זה וודאי ואינו ניתן לערעור. זה גם ילחיץ חברים בארגוני פשע
Aynı sebeplerden dolayı aynı zamanda suç örgütü üyelerini de rahatsız edebilir.ان هذا الحديث سوف يعذب ايضاً اعضاء المنظمات الاجرامية لعدة أسباب
Aynı sebeplerden dolayı aynı zamanda suç örgütü üyelerini de rahatsız edebilir.犯罪組織関係者をも 緊張させます。 ここで社会の一員としての
Aynı türe mensubuz, türümüzün diğer üyelerinin baskı sistemi tarafından öldürülmesine izin veremeyiz..強権的なシステムによって 他人が死んで行くのを見過ごせないはずだ。
Ayrıca EFTA’nın Genel Müdürünü ve Bilimsel Komite ve panellerin üyelerini de atar.Het EFSA bestaat uit vier organen:
Ayrıca EFTA’nın Genel Müdürünü ve Bilimsel Komite ve panellerin üyelerini de atar.Permanent adress :
Ayrıca EFTA’nın Genel Müdürünü ve Bilimsel Komite ve panellerin üyelerini de atar.Μόνιµη διεύθυνση:
Ayrıca EFTA’nın Genel Müdürünü ve Bilimsel Komite ve panellerin üyelerini de atar.Съветът също така назначава изпълнителния директор, членовете на научния комитет и групите от научни експерти.
Babam sokakları yöneten bir çetenin üst düzey üyelerinden biriydi.Ayah saya adalah anggota geng senior yang menguasai jalanan.
Babam sokakları yöneten bir çetenin üst düzey üyelerinden biriydi.Az apám egy gengszterbanda magas rangú tagja volt, akik irányították a várost.
Babam sokakları yöneten bir çetenin üst düzey üyelerinden biriydi.Cha tôi là một tay anh chị đáng nể thời đó, ông quản lý các con đường.
Babam sokakları yöneten bir çetenin üst düzey üyelerinden biriydi.제 아버지는 거리를 누비는 거물급 갱이었습니다.
Babam sokakları yöneten bir çetenin üst düzey üyelerinden biriydi.Mein Vater war ein hohes Bandenmitglied, der die Straßen beherrschte.
Babam sokakları yöneten bir çetenin üst düzey üyelerinden biriydi.Mijn vader was een hooggeplaatst bendelid dat de straten onveilig maakte.
Babam sokakları yöneten bir çetenin üst düzey üyelerinden biriydi.Min pappa var en högt uppsatt gängmedlem som styrde gatorna.
Babam sokakları yöneten bir çetenin üst düzey üyelerinden biriydi.Mio padre era membro influente di una gang che dominava le strade.
Babam sokakları yöneten bir çetenin üst düzey üyelerinden biriydi.Mi padre era un pandillero conocido en las calles.