üyelerin ile cümle

üyelerin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Meclis başkanı parlamento üyelerinin tartışmalarını ve konuşmalarını kontrol eder.Euroopa Parlamendi president juhatab Euroopa Parlamendi arutelusid ja teisi tegevusi.
Bunu, grubun üyelerinden Annahvahr'ın gruptan ayrılması takip etti.Sellele järgnes Annahvahri lahkumine bändist.
İzmir Rotary Kulübü'nün kurucu üyelerindendir.Ta on Tartu Rotary klubi liige.
Güney Avustralya'nın bugünkü başkanı Avustralya İşçi Partisi üyelerinden Mike Rann'dır.Austraalias astus tagasi Lõuna-Austraalia osariigi peaminister Mike Rann.
Bu Fransa Bilimler Akademisi (Académie des sciences) üyelerinin listedir.Surematud on Prantsuse Akadeemia liikmed (akadeemikud).
Her eyaletten seçilen üyelerin sayısı o eyaletin nüfusuna bağlıdır.Iga ELi riigi delegatsiooni liikmete arv kajastab ligikaudu selle riigi rahvaarvu.
Grup üyelerinin alınan kararları benimsemesi ve sahiplenmesini sağlar.Grupi liikmetelt nõutakse allumist ja korralduste täitmist.
Danimarka kraliyet ailesi, hükümdar hanedanın aile üyelerinden oluşmaktadır.Taani kuninglikku perekonda kuulub Taani monarh ja tema pereliikmed.
Örneğin bazı eyaletlerde en yüksek oyu kazanan aday o eyaletin bütün seçiciler kurulu üyelerini kazanmaktadır.Igas osariigis enim hääli saanud kandidaat saab kogu osariigi valijameeste hääled.
Üyelerinin yaklaşık %30'u Kuzey Amerika dışındandır.Neid oli Põhja-Ameerikasse saabujate seas ligikaudu 2%.
Bu takımın üyelerinin yaşayan en yakın akrabası su aygırıdır.Perekonna tuntuim esindaja on vesikarikas.
Ayrıca SNRT EBU (Avrupa Yayın Birliği)'nun kurucu üyelerindendir.PBS kuulub ühtlasi ka European Broadcasting Unioni (EBU) liikmete hulka.
Ordu üyelerini Japon askerleri canlandırdı.Maa peal ründavad teda kohe jaapani sõdurid.
Artık gerçek seçim yapılmayacak ve parlamento üyelerini Nasyonal Sosyalist Alman İşçi Partisi seçecekti.Parteisse astudes ei varjanud ta oma varasemat liikmesust Natsionaalsotsialistlikus Saksa Töölisparteis.
Kulüp, Barcelona kulüp üyelerine aittir ve limited şirketlerde olduğu gibi başkanı oylama ile seçerler.Barcelona jalgpalliklubi omavad klubiliikmed, kes valivad ka presidendi.
Üyelerin çoğu sıcak bölgelerde yaşar.Enamik käsnade liike elavad soojaveelistes meredes.
Sovyet işgali altında bulunan Yüksek Adalet Divani üyelerinden biri oldu.Kirikuaias on Suures Isamaasõjas langenud nõukogude sõdurite ühishaud.
NSDAP dışındaki diğer milliyetçi partilerin kapatılmasıyla, bu partilerin üyelerinin çoğu NSDAP'ye katıldılar.Nende ühendustega ühinesid partei tegevuskeelu ajal paljud NSDAP liikmed.
Parlamento üyelerinin çoğu monarşi yanlısıdır.Enamus eelparlamendi delegaate olid põhiseaduslikud monarhistid.
Genellikle ailenin diğer üyelerinden daha mantıklı düşünmektedir.Enamasti tunneb end kindlamalt teiste seltskonnas.
21 üyesi olup bu üyelerin arasýnda genel yetkileri elinde bulunduran yabancý uzmanlar da bulunur.Die Kommission hat 21 Mitglieder, darin eingeschlossen renommierte ausländische Sachverständige.
21 üyesi olup bu üyelerin arasýnda genel yetkileri elinde bulunduran yabancý uzmanlar da bulunur.La commission compte 21 membres, dont des experts étrangers largement reconnus en tant que tels.
AB ülkesi olmayan üyelerin katkılarıBidrag från medlemmar utanför EU
AB ülkesi olmayan üyelerin katkılarıContribuţia membrilor din afara UE
AB ülkesi olmayan üyelerin katkılarıContributo paesi non membri dell’UE
AB ülkesi olmayan üyelerin katkılarıGesamthaushaltsmittel
AB ülkesi olmayan üyelerin katkılarıNem uniós tagok hozzájárulása
AB ülkesi olmayan üyelerin katkılarıPříspěvek států. které nejsou členy EU
AB ülkesi olmayan üyelerin katkılarıPríspevok od členov nepatriacich do EÚ
AB ülkesi olmayan üyelerin katkılarıTalousarvio yhteensä
AB ülkesi olmayan üyelerin katkılarıWkład krajów niebędących członkami UE
AB ülkesi olmayan üyelerin katkılarıΣυνεισφορά μη κοινοτικών χωρών
AB ülkesi olmayan üyelerin katkılarıОсновно финансиране от ЕС
Ama aynı zamanda Taliban üyelerinin kendisi için SMS oyları gönderdiğini bildiğini gizlice açıklıyor.Aber sie verrät uns auch, sie wisse, dass Mitglieder der Taliban tatsächlich per SMS für sie stimmen.
Ama aynı zamanda Taliban üyelerinin kendisi için SMS oyları gönderdiğini bildiğini gizlice açıklıyor.Ale zdradza też, że wie, że Talibowie wysyłają SMSy z głosami na nią.
Ama aynı zamanda Taliban üyelerinin kendisi için SMS oyları gönderdiğini bildiğini gizlice açıklıyor.Dar ea dezvăluie și faptul că unii dintre talibani au trimis SMS-uri pentru ea.
Ama aynı zamanda Taliban üyelerinin kendisi için SMS oyları gönderdiğini bildiğini gizlice açıklıyor.De azt is bevallja, arról is tudomása van, hogy a tálibok valójában SMS-ben szavaztak rá.
Ama aynı zamanda Taliban üyelerinin kendisi için SMS oyları gönderdiğini bildiğini gizlice açıklıyor.그녀는 또 털어놓습니다 그녀는 탈리반의 구성원들을 알지만 그들도 그녀를 향해 문자 투표를 했다는 것을
Ama aynı zamanda Taliban üyelerinin kendisi için SMS oyları gönderdiğini bildiğini gizlice açıklıyor.Maar ze vertrouwt ons ook toe... dat ze weet dat leden van de Taliban... via SMS op haar stemmen.
Ama aynı zamanda Taliban üyelerinin kendisi için SMS oyları gönderdiğini bildiğini gizlice açıklıyor.Ma dice anche che è a conoscenza che alcuni membri dei Talebani mandano degli SMS per votarla.
Ama aynı zamanda Taliban üyelerinin kendisi için SMS oyları gönderdiğini bildiğini gizlice açıklıyor.Mais elle confie aussi qu'elle connait des membres des Talibans qui ont en fait voté pour elle par SMS.
Ama aynı zamanda Taliban üyelerinin kendisi için SMS oyları gönderdiğini bildiğini gizlice açıklıyor.Mas ela também confidencia que sabe que membros do Taliban estão a enviar-lhe os seus votos via SMS.
Ama aynı zamanda Taliban üyelerinin kendisi için SMS oyları gönderdiğini bildiğini gizlice açıklıyor.Mutta hän myös tunnustaa, että hän tietää joidenkin Talibanin jäsenten äänestävän häntä.
Ama aynı zamanda Taliban üyelerinin kendisi için SMS oyları gönderdiğini bildiğini gizlice açıklıyor.Namun dia juga memberitahukan bahwa dia tahu anggota-anggota Taliban sebenarnya mengirimkan SMS untuknya.
Ama aynı zamanda Taliban üyelerinin kendisi için SMS oyları gönderdiğini bildiğini gizlice açıklıyor.Nhưng cô cũng tâm sự rằng cô biết những thành viên Taliban thực sự đã gửi tin nhắn bỏ phiếu cho cô
Ama aynı zamanda Taliban üyelerinin kendisi için SMS oyları gönderdiğini bildiğini gizlice açıklıyor.SMSから彼女に投票していることを 知っていると打ち明けています アイーダ アル ジャハーニもリスクを冒して
Ama aynı zamanda Taliban üyelerinin kendisi için SMS oyları gönderdiğini bildiğini gizlice açıklıyor.Αλλά επίσης αποκαλύπτει ότι ξέρει πως μέλη των Ταλιμπάν ψηφίζουν με SMS υπέρ της.
Ama aynı zamanda Taliban üyelerinin kendisi için SMS oyları gönderdiğini bildiğini gizlice açıklıyor.Але вона також зізнається, що знає, що деякі члени Талібану голосували за неї в СМС голосуванні.
Ama aynı zamanda Taliban üyelerinin kendisi için SMS oyları gönderdiğini bildiğini gizlice açıklıyor.Но она также признаётся, что знает, что некоторые члены Талибана голосовали за неё в СМС голосовании.
Ama aynı zamanda Taliban üyelerinin kendisi için SMS oyları gönderdiğini bildiğini gizlice açıklıyor.אבל היא גם גילתה שהיא יודעת שיש אנשי טאליבן שממש מסמסים עבורה.
Ama aynı zamanda Taliban üyelerinin kendisi için SMS oyları gönderdiğini bildiğini gizlice açıklıyor.. لكنها أيضا تكشف أنها على علم بأن أعضاء في حركة طالبان كانوا يرسلون الرسائل القصيرة كي يصوتوا لصالحها
Amerikan Kongresi üyelerini bilgilendirdik.Am informat membri ai Congresului.
Amerikan Kongresi üyelerini bilgilendirdik.Chúng tôi đã từng giải trình với Quốc hội.
Amerikan Kongresi üyelerini bilgilendirdik.Hemos infomado a los miembros del Congreso.
Amerikan Kongresi üyelerini bilgilendirdik.Informámos os membros do Congresso.
Amerikan Kongresi üyelerini bilgilendirdik.의원들에게도 보고했습니다.
Amerikan Kongresi üyelerini bilgilendirdik.leden van het parlement op de hoogte gebracht.
Amerikan Kongresi üyelerini bilgilendirdik.Nous avons fait un compte-rendu aux membres du Congrès
Amerikan Kongresi üyelerini bilgilendirdik.Tájékoztattuk a Kongresszus tagjait.
Amerikan Kongresi üyelerini bilgilendirdik.Wir haben einige Abgeordnete darüber unterrichtet.

İlgili Sayfalar