Ana içeriğe geç
Sözlük

üvey ile cümle

üvey kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Üvey annesi, Iris Melander bir sağlık görevlisi olarak çalıştı.Pestúnska matka Iris Melanderová bola zamestnaná v úlohe opatrovateľky.
Üvey babası Türe Melander ise (1926-2003), bir oduncu ve bir fabrika işçisiydi.Pestúnsky otec Ture Melander (1926 – 2003) pracoval ako drevorubač a neskôr továrenský robotník.
Esen Yesü Buga, 1428-1462; Üveys Han'ın bir oğlu.Esen Jesü Buga, 1428 – 1462; Üvejs-chánov syn.
Sergio'nun üvey annesi, Angélica, yoksul ve saf oluşu yüzünden Marimar'ı küçümsemektedir.Sergiova macocha Angelica opovrhuje Marimar, kvôli jej nevinnosti a neznalosti sveta vyššej vrstvy.
Sultan Üveys Han, 1418-1421 ve tekrar 1425-1428; Şir Ali bin Hıdır'ın bir oğlu.Sultán Uvejs-chán, 1418 – 1421 a ešte 1425 – 1428; Šir Ali bin Hidirov syn.
Marconi’nin, Alfonso isimli bir erkek kardeşi ve Luici adında üvey kardeşi vardır.Marconi mal brata Alfonza a nevlastného brata Luigiho.
Ebeveynlerle çocuklar, büyük ebeveynlerle torunlar, kardeşler ve üvey kardeşler arasındaki ensest yasaldır.Tentoraz je to pekný vzťah medzi starými rodičmi a vnukom.
Üvey babası bir uzay mühendisidir.Otec je vodným inžinierom.
Yunus Han, 1462-1481; Üveys Han'ın diğer bir oğlu.Junus-chán, 1462 – 1481; Üvejs-chánov ďalší syn.
Kitabı yazara üvey oğlu sipariş etmişti.Vybavil mu ju jeho profesor umeleckého písania.
Lopez soyadı, üvey babasından gelmektedir.Jeho manželka sa volá Marienka a pochádza z Očovej.
Murtagh: Morzan'ın oğlu ve Eragon'un üvey kardeşi.Murtagh Morzansson je synom Morzana a Seleny a nevlastným bratom Eragona.
Miras konusunda üvey kız kardeşine hiçbir şey kalmamıştır.Nezachovali sa údaje o tom, že Meritaton mala potomkov.
Üvey kardeşi Crispus'un ölümünün ardından on yaşında Galya kumandanı oldu.Pri desetih letih je po smrti svojega polbrata Krispa postal komandant Galije.
Kızkardeşi Gaitelgrima, Robert'in üvey kardeşi Drogo ile daha önce evlenmişti.Sigelgaitina sestra Gaitelgrima je bila že pred tem poročena z Robertovim polbratom Drogom.
Babası sonunda, kızına bir üvey anne olarak, iyi bir kadınla evlendi.Na koncu se z njegovo pomočjo preobrazi v prelepo dekle.
Üvey babası bir uzay mühendisidir.Njegov oče je bil vesoljski inženir in jedrski fizik.
Üvey anne veya baba.Babič, Matjaž.
Bu olaydan sonra üvey annesinin kıskanç davranışlarına maruz kalmıştır.Starejši hčeri sta si iz ljubosumja vzeli konec.
Üvey kızlarından biri, uzun süre kendisine basın danışmanlığı yapmıştır.Več desetletij je bila literarna svetovalka svojemu možu.
Guguk yavrusu 12 gün sonra genellikle üvey kardeşlerinden önce doğar.Mladič je običajno rojen 2 minuti po začetku.
Constantius baba tarafından kuzeni ve üvey kardeşi Julianus'u 355 yılında batının Sezar'ı ilan etmişti.Leta 355 je za svojega cezarja na zahodu imenoval polbratranca Julijana.
1995) da üveyannesidir.1995 m. – Durininkė.
Üvey baba istismarına beş yıl daha devam etti.Iki penkerių metų Luisą augino močiutė.
Kitabı hemen üvey babasına gösterdi.Jis pateikė savo motinos raštišką sutikimą magistratui.
Ayrıca babasının ilk evliliğinden iki üvey kardeşi vardır.Kartu su jais gyveno dvi seserys iš tėvo pirmosios santuokos.
Silsilede tarihsel kesinti olursa buna üveysilik denir.Jei kažkuris parametras yra pastovus, jis vadinamas izoprocesu.
Angela'nın babası 1903'te öldü ve üvey annesi, 1907'de çocuklarına küçük bir miras bırakarak öldü.1906 m. mirė tėvas, liko motina su septyniais mažais vaikais.
Love Actually, Liam Neeson'un üvey oğlunu oynadığı film, Sangster'ın ilk büyük sinema filmiydi."Love actually", kus ta mängis Liam Neesoni võõraspoega, oli Sangsteri esimene suur teatrifilm.
Üvey babası kendisiyle ilgilenmiyordu.Ta isa ei olnud temast huvitatud.
Sonrasında annesi başka bir evlilik yaptı ve Nancy adında bir üvey kardeşi daha dünyaya geldi.Hiljem abiellus tema ema uuesti ning Havok võttis endale oma kasuisa perekonnanime Marchand.
Üveyiktepe adıyla da bilinmektedir.Teda tuntakse ka lakipuu nime all.
Ferb'ün üvey annesi olmasına rağmen öz annesi gibi sever.Sellegipoolest armastab Cain tüdrukut nagu oma õde.
Grawp, Hagrid'in üvey kardeşidir.Riff on Hargreavside perekonna ülemteener.
Ahmet Şükrü Oğuz üvey oğludur.Vello Palm on teenistuja poeg.
Ama biyolojik baban değil, üvey baban.Nem a vérszerinti, hanem az örökbefogadó.
Ama biyolojik baban değil, üvey baban.Pas ton père biologique, mais ton père adoptif.
Ama biyolojik baban değil, üvey baban.Όχι ο βιολογικός σου πατέρας, αλλά ο θετός πατέρας σου.
Ama biyolojik baban değil, üvey baban.انه ليس والدك الحقيقي لكن والدك بالتبني
Bu portre Copley'in üvey kardeşine ait, ve aynı zamanda ressamın kendisini tanıtma amacıyla yaptığı bir eser.Choć jest to portret brata przyrodniego Copleya, jest to również swego rodzaju dzieło pokazowe.
Bu portre Copley'in üvey kardeşine ait, ve aynı zamanda ressamın kendisini tanıtma amacıyla yaptığı bir eser.Zatímco je to portrét jeho nevlastního bratra, je to také druh ukázkového díla.
Bu portre Copley'in üvey kardeşine ait, ve aynı zamanda ressamın kendisini tanıtma amacıyla yaptığı bir eser.Однак це не лише портрет зведеного брата Коплі, а й експонат витавки.
Burada gördüğümüz, Copley'in üvey kardeşinin bir portresi.Díváme se na portrét Copleyho nevlastního bratra.
Burada gördüğümüz, Copley'in üvey kardeşinin bir portresi.Patrzymy na portret przyrodniego brata Copleya.
Burada gördüğümüz, Copley'in üvey kardeşinin bir portresi.Ми дивимося на портрет зведеного брата Коплі.
Hindistan'a, Annem Doris Norden ve üvey babam Rama Chattopadhyaya'yla birlikte gelmiştik.제 어머니인 도리스 노든 (Doris Norden) 과 제 의붓아버지인 라마 샤토파다야 (Rama Chattopadhyaya) 에 의해 오게 된 것이었지요.
Hindistan'a, Annem Doris Norden ve üvey babam Rama Chattopadhyaya'yla birlikte gelmiştik.Meine Mutter, Doris Norden, und mein Stiefvater, Rama Chattopadhyaya, brachten mich dorthin.
Hindistan'a, Annem Doris Norden ve üvey babam Rama Chattopadhyaya'yla birlikte gelmiştik.Moja mama, Doris Norden, i mój ojczym, Rama Chattopadhyaya, przywieźli mnie tu 60 lat temu.
Hindistan'a, Annem Doris Norden ve üvey babam Rama Chattopadhyaya'yla birlikte gelmiştik.אליה הובאתי על-ידיי אמא שלי, דוריס נורדן, ואבי החורג, ראהמה צ'אטופאדייה.
Hindistan'a, Annem Doris Norden ve üvey babam Rama Chattopadhyaya'yla birlikte gelmiştik.وجلبت امي دوريس نوردن معي وزوج امي راما كاتوبادايا
Hindistan'a, Annem Doris Norden ve üvey babam Rama Chattopadhyaya'yla birlikte gelmiştik.インドを訪れることになりました まさに興奮の連続でした
kardeşler veya üvey kardeşler,frères et sœurs ou demi-frères et demi-sœurs
kardeşler veya üvey kardeşler,hermanos y hermanastros;
kardeşler veya üvey kardeşler,sisarusten tai puolisisarusten
kardeşler veya üvey kardeşler,syskon eller halvsyskon
kardeşler veya üvey kardeşler,между братьями и сёстрами, включая сводных братьев/сестёр
kardeşler veya üvey kardeşler,الإخوة أو الأخوات والإخوة أو الأخوات الأشقاء
kardeşler veya üvey kardeşler,兄弟姊妹及同父异母或同母异父的兄弟姊妹 被收养人与其养父母
Kore'ye ilk dönüşü, dayısıyla. üvey kardeşi köyüne döndü. bu en yakın arkadaşının annesiAsta e prima ei vizită înapoi în Coreea, iată-l pe unchiul ei. Aceasta e sora ei vitregă. A mers și în sat.
Kore'ye ilk dönüşü, dayısıyla. üvey kardeşi köyüne döndü. bu en yakın arkadaşının annesiĐây là chuyến đi về Hàn Quốc đầu tiên. Đó là cậu cô. Đây là chị em cùng mẹ của cô.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod