üstesinden gelmek ile cümle

üstesinden gelmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
17
HARF
6
HECE
11
ORT. KELİME
Ancak biri bakar, çok sık sadece hafif bir rahatsızlıktan üstesinden gelmek için ticari nedenlerle. "Men man ser på det, väldigt ofta helt enkelt måste övervinna en lätt illamående för affärsmässiga skäl. "
Ancak biri bakar, çok sık sadece hafif bir rahatsızlıktan üstesinden gelmek için ticari nedenlerle. "Namun orang melihatnya, sangat sering hanya harus mengatasi sakit sedikit untuk bisnis alasan. "
Ancak biri bakar, çok sık sadece hafif bir rahatsızlıktan üstesinden gelmek için ticari nedenlerle. "Nicméně se podíváme na to, velmi často jednoduše překonat mírné indispozici pro z obchodních důvodů. "
Ancak biri bakar, çok sık sadece hafif bir rahatsızlıktan üstesinden gelmek için ticari nedenlerle. "Tuy nhiên nhìn vào nó, rất thường chỉ cần có để vượt qua một sự không thích nhẹ lý do kinh doanh ".
Ancak biri bakar, çok sık sadece hafif bir rahatsızlıktan üstesinden gelmek için ticari nedenlerle. "Однако посмотреть на это, очень часто просто приходится преодолевать легкое недомогание для бизнес-причинам ".
Ancak biri bakar, çok sık sadece hafif bir rahatsızlıktan üstesinden gelmek için ticari nedenlerle. "Проте подивитися на це, дуже часто просто доводиться долати легке нездужання для бізнес-причин ".
Ancak biri bakar, çok sık sadece hafif bir rahatsızlıktan üstesinden gelmek için ticari nedenlerle. "לעומת זאת מסתכלים על זה, לעתים קרובות פשוט צריך להתגבר על מחושים קלים עבור מסיבות עסקיות ".
Ancak biri bakar, çok sık sadece hafif bir rahatsızlıktan üstesinden gelmek için ticari nedenlerle. "ومع ذلك ينظر المرء في ذلك ، غالبا ما يكون ببساطة جدا للتغلب على الوعكة طفيف عن أسباب تجارية ".
Ancak biri bakar, çok sık sadece hafif bir rahatsızlıktan üstesinden gelmek için ticari nedenlerle. "ビジネス上の理由。" "だから氏はマネージャーが今あなたを見るために来ることができる?"彼の父親はイライラして尋ねたと
Birçok kişi diplomalarını almak için üstesinden gelmek zorunda kaldıkları güçlüklerden bahsetti.Muchos comentaron acerca de los obstáculos que tuvieron que superar para obtener el diploma.
Birçok kişi diplomalarını almak için üstesinden gelmek zorunda kaldıkları güçlüklerden bahsetti.Muitos comentaram sobre os obstáculos que tiveram que superar para conseguirem seus diplomas.
Bir önceki gecenin adı "Duyguların Üstesinden Gelmek"ti.A noite anterior chamava-se "Domínio Emocional."
Bundan dolayı konuşmaya -- tüm bunların üstesinden gelmek için bir plan yapmaya koyuldum.Alors j'ai parlé -- il me fallait un plan pour me sortir de là.
Bundan dolayı konuşmaya -- tüm bunların üstesinden gelmek için bir plan yapmaya koyuldum.Also brauchte ich einen Plan, um all das auszutüfteln.
Bundan dolayı konuşmaya -- tüm bunların üstesinden gelmek için bir plan yapmaya koyuldum.Astfel, am vorbit, trebuia să vin cu un plan ca să rezolv situația.
Bundan dolayı konuşmaya -- tüm bunların üstesinden gelmek için bir plan yapmaya koyuldum.A tak som musela prísť s plánom, musela som to vyriešiť.
Bundan dolayı konuşmaya -- tüm bunların üstesinden gelmek için bir plan yapmaya koyuldum.Così ho parlato, ho dovuto inventare un piano per risolvere queste cose.
Bundan dolayı konuşmaya -- tüm bunların üstesinden gelmek için bir plan yapmaya koyuldum.Entonces hablé, tenía que idear un plan para poder resolver estas cuestiones.
Bundan dolayı konuşmaya -- tüm bunların üstesinden gelmek için bir plan yapmaya koyuldum.Ik moest een plan vinden om mijn droom te verwezenlijken.
Bundan dolayı konuşmaya -- tüm bunların üstesinden gelmek için bir plan yapmaya koyuldum.Jadi, saya membuat rencana untuk mengatasi hal ini.
Bundan dolayı konuşmaya -- tüm bunların üstesinden gelmek için bir plan yapmaya koyuldum.그래서 얘기를 나눴지요. 이 상황을 잘 해결하기 위한 계획이 필요했어요.
Bundan dolayı konuşmaya -- tüm bunların üstesinden gelmek için bir plan yapmaya koyuldum.Musela jsem přijít s plánem jak onu situaci vyřešit.
Bundan dolayı konuşmaya -- tüm bunların üstesinden gelmek için bir plan yapmaya koyuldum.Musiałam coś wymyślić, stworzyć jakiś plan.
Bundan dolayı konuşmaya -- tüm bunların üstesinden gelmek için bir plan yapmaya koyuldum.Så jag pratade - jag var tvungen att komma på en plan för att lösa saker och ting.
Bundan dolayı konuşmaya -- tüm bunların üstesinden gelmek için bir plan yapmaya koyuldum.Thế là tôi nghĩ - mình phải vạch ra một kế hoạch để giải quyết mọi chuyện.
Bundan dolayı konuşmaya -- tüm bunların üstesinden gelmek için bir plan yapmaya koyuldum.Tinha que arranjar um plano para encontrar uma solução.
Bundan dolayı konuşmaya -- tüm bunların üstesinden gelmek için bir plan yapmaya koyuldum.Έπρεπε να σκεφτώ ένα σχέδιο για να βρω μια λύση.
Bundan dolayı konuşmaya -- tüm bunların üstesinden gelmek için bir plan yapmaya koyuldum.Поэтому я говорила... Я должна была придумать план, чтобы как-то изменить ситуацию.
Bundan dolayı konuşmaya -- tüm bunların üstesinden gelmek için bir plan yapmaya koyuldum.Тоді я поговорила - я мусила скласти план, щоб розрахувати всі можливості.
Bundan dolayı konuşmaya -- tüm bunların üstesinden gelmek için bir plan yapmaya koyuldum.Трябваше да измисля някакъв план, за да уредя нещата.
Bundan dolayı konuşmaya -- tüm bunların üstesinden gelmek için bir plan yapmaya koyuldum.אז שוחחתי-- היה עלי להגות תכנית כדי לארגן את הדברים האלה.
Bundan dolayı konuşmaya -- tüm bunların üstesinden gelmek için bir plan yapmaya koyuldum.حيث تحدثت-اضطررت إلى الخروج بخطة لمعرفة هذه الأمور.
Bundan dolayı konuşmaya -- tüm bunların üstesinden gelmek için bir plan yapmaya koyuldum.ある作戦を考えました 私は父に 他の女の子なら 絶対にしないようなお願いをしました
Bunun daha uzun olduğu hissinin üstesinden gelmek mümkün değil.Betul?
Bunun daha uzun olduğu hissinin üstesinden gelmek mümkün değil.Corect? Este imposibil de trecut peste impresia că aceasta este întradevăr mai lungă.
Bunun daha uzun olduğu hissinin üstesinden gelmek mümkün değil.Det är omöjligt att övervinna känslan av att den vänstra verkligen är längre.
Bunun daha uzun olduğu hissinin üstesinden gelmek mümkün değil.Es ist unmöglich das Gefühl zu überwinden das dies in der tat länger ist.
Bunun daha uzun olduğu hissinin üstesinden gelmek mümkün değil.Giusto? E' impossible non avere la sensazione che questa è realmente più lunga.
Bunun daha uzun olduğu hissinin üstesinden gelmek mümkün değil.Het is onmogelijk om het idee dat deze langer is te overwinnen.
Bunun daha uzun olduğu hissinin üstesinden gelmek mümkün değil.Ikke sandt? det er umuligt at undgå at tro at den her faktisk er længere.
Bunun daha uzun olduğu hissinin üstesinden gelmek mümkün değil.Je nemožné prekonať pocit, že jeden je dlhší.
Bunun daha uzun olduğu hissinin üstesinden gelmek mümkün değil.Je res? Nemogoče je premagati občutek, da je ta v resnici daljša.
Bunun daha uzun olduğu hissinin üstesinden gelmek mümkün değil.Không thể nào vượt qua được cảm giác cái này dài hơn.
Bunun daha uzun olduğu hissinin üstesinden gelmek mümkün değil.그렇죠? 이 쪽이 더 길다고 느끼는 감각을 극복하는 것은 불가능합니다.
Bunun daha uzun olduğu hissinin üstesinden gelmek mümkün değil.Mám pravdu? Je nemožné překonat vjem toho, že jeden je opravdu delší.
Bunun daha uzun olduğu hissinin üstesinden gelmek mümkün değil.Não é? É impossível ultrapassar esta sensação de que esta é mesmo mais longa.
Bunun daha uzun olduğu hissinin üstesinden gelmek mümkün değil.Nem lehet úrrá lenni az illúzión, hogy ez itt hosszabb.
Bunun daha uzun olduğu hissinin üstesinden gelmek mümkün değil.Niemożliwe jest pokonanie tego odczucia, że to jest na prawdę dłuższe.
Bunun daha uzun olduğu hissinin üstesinden gelmek mümkün değil.Nuestra intuición en verdad nos engaña de una forma repetible, predecible y consistente.
Bunun daha uzun olduğu hissinin üstesinden gelmek mümkün değil.On mahdotonta päästä yli tunteesta, että tämä on pidempi.
Bunun daha uzun olduğu hissinin üstesinden gelmek mümkün değil.Σωστά; Είναι αδύνατο να ξεπεράσετε την αίσθηση ότι η γραμμή είναι πράγματι μακρύτερη.
Bunun daha uzun olduğu hissinin üstesinden gelmek mümkün değil.Ведь никак невозможно преодолеть чувство, что этот отрезок на самом деле длиннее.
Bunun daha uzun olduğu hissinin üstesinden gelmek mümkün değil.Нали? Невъзможно е да се преодолее чувството, че тази линия всъщност е по-дългата.
Bunun daha uzun olduğu hissinin üstesinden gelmek mümkün değil.נכון? לא ניתן להתגבר על התחושה הזאת שזה אכן ארוך יותר.
Bunun daha uzun olduğu hissinin üstesinden gelmek mümkün değil.صحيح؟ من المستحيل التغلب على هذا الإحساس الذي بالطبع لفترة أطول.
Bunun daha uzun olduğu hissinin üstesinden gelmek mümkün değil.打ち破ることは 不可能です 直感は我々を 繰り返し予想通りに欺くのです
Bu sorunun üstesinden gelmek için bazı tavsiyelerim var.Alors j'ai quelques suggestions pour remédier à la situation.
Bu sorunun üstesinden gelmek için bazı tavsiyelerim var.Astfel ca am cateva sugestii pentru a remedia situatia.
Bu sorunun üstesinden gelmek için bazı tavsiyelerim var.Eu tenho algumas sugestões para resolver a situação.
Bu sorunun üstesinden gelmek için bazı tavsiyelerim var.Ich habe einige Vorschläge, die Situation zu verbessern.

İlgili Sayfalar