Ana içeriğe geç
Sözlük

üstesinden gelmek ile cümle

üstesinden gelmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
17
HARF
6
HECE
9
ORT. KELİME
Bu zor sorunların üstesinden gelmek zorundasın.You have to cope with those difficult problems.
Zorlukların üstesinden gelmek zorundasın.You have to overcome the difficulties.
Durumun üstesinden gelmek gittikçe zorlaşıyordu.The situation was getting difficult to deal with.
Günlük egzersiz, obezitenin üstesinden gelmek için etkilidir.Daily exercise is effective in overcoming obesity.
Veri açığının üstesinden gelmek için, basit bir yöntem geliştirdim.In order to overcome the data gap, I developed a simple methodology.
Zayıflıklarının üstesinden gelmek zor değil.It isn't hard to overcome your weaknesses.
O, bir sürü engelin üstesinden gelmek zorundaydı.He had to overcome a lot of obstacles.
Birkaç zorluğun üstesinden gelmek zorunda kalacaksın.You'll have to overcome a few difficulties.
Birçok zorluğun üstesinden gelmek zorundayız.We have to overcome many difficulties.
Bu kadar çok baskının üstesinden gelmek benim için zordur.It's hard for me to handle so much pressure.
Nasıl onun üstesinden gelmek istiyorsun?How do you want to handle it?
Kendi tarzımla bunun üstesinden gelmek istiyorum.I'd like to handle this in my own way.
Aşağılık kompleksimin üstesinden gelmek istiyorum.I'd love to overcome my inferiority complex.
Sami'nin kızı, babasının üstesinden gelmek için fiziksel güce sahip değildi.Sami's daughter didn't have the physical strength to overcome her father.
Sami öfkesinin üstesinden gelmek istedi.Sami wanted to handle his anger.
Zararlı bakteriler bu tür silahların üstesinden gelmek için mutasyona uğrayamazlar.Harmful bacteria cannot mutate to overcome this type of weapon.
Modern cihazlar sonuç olarak bu etkinin üstesinden gelmek üzere “radon telafisine” sahiptir.Modern instruments consequently have "radon compensation" to overcome this effect.
Bunun daha uzun olduğu hissinin üstesinden gelmek mümkün değil.Right?
Çocuklarımız sadece üstesinden gelmekle kalmadılar, aynı zamanda bu konuda yüksek başarı sağladılar.Not only do our children cope very well, but they excel in it.
[Çünkü imkansız olduğunu düşündüğümüz birçok şeyin...] [... üstesinden gelmek çok kolay] [[Because a lot of what we consider impossible ...] [... is easy to overcome]
Çünkü insanların onunla başa çıkmak.... ... ve üstesinden gelmek için araçları yok.Because people don't have tools to cope with it, to get over it.
Bu sorunun üstesinden gelmek için bazı tavsiyelerim var.So I have some suggestions to remedy the situation.
Bundan dolayı konuşmaya -- tüm bunların üstesinden gelmek için bir plan yapmaya koyuldum.So I talked -- I had to come up with a plan to figure these things out.
Bunun üstesinden gelmek için en iyi yol bebeği rahat ettirecek yollar bulmaktır.So the best way to handle that is to figure out ways to make the baby comfortable.
Çözümün anahtarı işlevsel sabitlik denen şeyin üstesinden gelmektir.The key is to overcome what's called functional fixedness.
Çoğu insan küçüklüklerinin üstesinden gelmek ve daha büyük bir şeyin parçası olmak istiyor.Most people long to overcome pettiness and become part of something larger.
Birçok kişi diplomalarını almak için üstesinden gelmek zorunda kaldıkları güçlüklerden bahsetti.Many commented on the hurdles they had had to surpass to get heir diplomas.
Erdoğan, görüş farklılıklarının üstesinden gelmek üzere "doğrudan görüşme" önerisinde bulundu.Erdogan suggested "meeting directly" to overcome differences.
İlk engelse etnik ve siyasi bölünmelerin üstesinden gelmek olacak.The first hurdle will be to overcome ethnic and political divisions.
Bu etkiden korunmak veya etkinin üstesinden gelmek için izlenmesi gereken adımlar ise şöyledir:Steps that can be taken to prevent or overcome the phenomenon include:
Modern cihazlar sonuç olarak bu etkinin üstesinden gelmek üzere “radon telafisine” sahiptir.Modern instruments consequently have "radon compensation" to overcome this effect.
Mesih'le birlikte ölmek ve dirilmek, ölümün üstesinden gelmek ve yeni bir yaşama girmektir.To die and be resurrected with Christ is to overcome death and enter into a new life.
Bunun üstesinden gelmek için AMD, TressFX Hair teknolojisini geliştirdi.In order to overcome this, AMD developed TressFX Hair.
Ancak Beyaz Rusya, bu krizin üstesinden gelmek için kendi yolunu seçti.La Biélorussie a toutefois choisi sa propre voie de sortie de cette crise.
Kuru sürtünme de bir tırmanıcı ilerlemek için üstesinden gelmek zorunda ipi sürükle sorumludur.Por ejemplo, el jugador tendrá que dejarla detrás de él si quiere subir una escalera.
Ancak eldeki kuvvetlerle bu işin üstesinden gelmek olanaksızdı.Однако сделать это с оставшимися силами не было никакой возможности.
Ancak Beyaz Rusya, bu krizin üstesinden gelmek için kendi yolunu seçti.ولكن روسيا البيضاء اختارت طريقها للتغلب على هذه الأزمة.
Luftwaffe'nin sağladığı ikmalle bu sorunun üstesinden gelmek olanağı da yoktu.Desta forma, não havia mais nada que a Luftwaffe pudesse fazer.
Burke'ün amacı hayvanlarda düzensiz demir taşıyıcılığının üstesinden gelmekti.Burke's doel was het overwinnen van onregelmatig ijzertransport bij dieren.
Kuru sürtünme de bir tırmanıcı ilerlemek için üstesinden gelmek zorunda ipi sürükle sorumludur.Slouží k dopravě, je-li třeba překonat velké stoupání.
Burke'ün amacı hayvanlarda düzensiz demir taşıyıcılığının üstesinden gelmekti.Obiectivul lui Burke era de a soluționa transportul neregulat al fierului la animale.
Burke'ün amacı hayvanlarda düzensiz demir taşıyıcılığının üstesinden gelmekti.Burken tavoitteena oli korjata epäsäännöllistä raudankuljetusta eläimissä.
Ancak Beyaz Rusya, bu krizin üstesinden gelmek için kendi yolunu seçti.Ωστόσο, η Λευκορωσία επέλεξε τον δικό της τρόπο να ξεπεράσει αυτήν την κρίση.
Ancak eldeki kuvvetlerle bu işin üstesinden gelmek olanaksızdı.Μόνο οι ένοπλες δυνάμεις θα μπορούσαν να το κάνουν.
Dinlenme (D): Yorgunluğun üstesinden gelmek için kısa süreli yapılan istirahat.Γ’ Βαθμού (III): Πρόπτωση κατά το σκύψιμο που απαιτεί χειροκίνητη μείωση.
Burke'ün amacı hayvanlarda düzensiz demir taşıyıcılığının üstesinden gelmekti.Ο στόχος του Burke ήταν να ξεπεράσει την παράτυπη μεταφορά σιδήρου στα ζώα.
Ancak Beyaz Rusya, bu krizin üstesinden gelmek için kendi yolunu seçti.Tuy nhiên, Belarus đã chọn một lối đi riêng để vượt qua cuộc khủng hoảng này.
Priscus'un üstesinden gelmek için Alaric ile anlaşmayı denedi.Để chống lại Priscus, Honorius cố gắng đàm phán với Alaric.
HMAC yapısı bu sorunun üstesinden gelmek üzere tasarlanmıştır.Việc xây dựng HMAC đã tránh được các vấn đề này.
Krizin üstesinden gelmek için geniş mutabakat olduğunda bu özellikle doğrudur.在這時,一部長片要作全數碼化處理,是非常不實際的。
Sosyo-kültürel sınırlamaların üstesinden gelmek için cevirmen normları kullanır.자유로운 성에 대한 찬양 문화적 금기를 초월하는 개인의 성생활을 다룬다.
HMAC yapısı bu sorunun üstesinden gelmek üzere tasarlanmıştır.המקלע תוכנן לפתור את הבעיות האלה.
Kuru sürtünme de bir tırmanıcı ilerlemek için üstesinden gelmek zorunda ipi sürükle sorumludur.ולהשתמש בו כדי להגיע במעלה סולם הדרגות לאנשים האחראים על מחיקתו.
İşin üstesinden gelmek için gereklidir.האדם הוא דבר שיש להתגבר עליו.
Ancak Beyaz Rusya, bu krizin üstesinden gelmek için kendi yolunu seçti.Затова Япония избира пътя на войната, за да реши проблема.
Burke'ün amacı hayvanlarda düzensiz demir taşıyıcılığının üstesinden gelmekti.Burke mērķis bija pārvarēt neregulāru dzelzs pārvadāšanu dzīvnieku organismā.
Ancak biri bakar, çok sık sadece hafif bir rahatsızlıktan üstesinden gelmek için ticari nedenlerle. "Avšak sa pozrieme na to, veľmi často jednoducho prekonať mierne indispozícii pre z obchodných dôvodov. "
Ancak biri bakar, çok sık sadece hafif bir rahatsızlıktan üstesinden gelmek için ticari nedenlerle. "Azonban nézzük meg, nagyon gyakran egyszerűen csak le kell győzniük egy kis rosszulléte a üzleti okok miatt. "
Ancak biri bakar, çok sık sadece hafif bir rahatsızlıktan üstesinden gelmek için ticari nedenlerle. "그러나 사람이 그것을 보이는 매우 자주 단순히에 대한 약간의 불쾌를 극복하기 위해 필요 사업상의 이유로. "
Ancak biri bakar, çok sık sadece hafif bir rahatsızlıktan üstesinden gelmek için ticari nedenlerle. "Ma si guarda, molto spesso semplicemente per superare una piccola indisposizione per motivi di lavoro. "
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod