Ana içeriğe geç
Sözlük

üstel ile cümle

üstel kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Üstelik halk, suçluları cezalandırdığı için katili desteklemektedir.Monarsze w ściganiu sprawców zbrodni pomagali także lokalni urzędnicy.
Üstelik reklamında Michael Schumacher oynadı.W testach brał również udział Michael Schumacher.
Yani her biri bir öncekinden daha üstel bir nitelik değildir.Każdy kolejny partner wydaje się jednak gorszy od poprzedniego...
Üstelik bu taburun tamamı kızlardan oluşmaktadır.Zdarza się też, że utwór ten wykonują młode dziewczęta.
Üstelik işgal tehdidine rağmen ordusunu alarm düzeyine getirmemişti.W przeciwieństwie do obrony, nie imponował w ataku.
1582'de yeniden ve üstelik daha yoğun bir biçimde tekrar ayaklanmışlardır.W 1582 roku został przeprowadzony gruntowny remont i nadbudowa piętra.
Derrick Sherwin Spearhead from Space bölümünde yapımclığı üstelnmiş daha sonra yerine Barry Letts geçmiştir.Derrick Sherwin var producent för Spearhead from Space, och efterträddes av Barry Letts.
Üstelik bir ressam olarak çok da tanınmamaktadır.Han blev inte heller speciellt uppmärksammad som målare.
Basit üstel büyüme olarak da bilinir.Fascinerande även för en vuxen.
Üstelik bunu iki saat içinde yapıyordum.Then spelades in på två veckor.
Üstelik Amerika ile savaşa girmişlerdir.Samtidigt gick USA med i kriget.
Albümün yapımcılığını Nile Rodgers üstelenmiştir.Singelversionen är ommixad av Nile Rodgers.
Üstelik bunların bir bölümü farklı kültür ve gelenekler taşımakta, kimi tek kelime Türkçe dahi bilmemekteydi.Många slavar hade alltså en annan kultur och ibland ett annat språk än slavägarna.
Üstelik normal Hulk'tan farklı olarak da Bruce'un zekasına sahiptir.Brukar liksom sin farbror Zeb resa mycket.
Üstelik yabanın tahıldaki protein oranı, evcil tahılın neredeyse iki katıdır.Största storleksskillnaden finns hos sparvhöken där honan nästan väger dubbelt så mycket som hanen.
Ana madde: Fazör Fazör, genellikle üstel formda ifade edilen sabit bir karmaşık sayıdır.Pret.pass.-particip bildas som regel endast av perfektiv aspekt.
Logaritma, üstel işlevlerin tersi olan bir matematiksel işlevdir.Logaritmen är inom matematiken den inversa funktionen till exponentiering.
Üstelik 6. Ordu'nun zırhlı desteği de elinden alınmış oldu.Även den 6:e armén retirerade.
Üstelik bir kaptan olarak.En kapten för mycket.
Üstelik bu değişimler geçici olmayabilir.De får inte heller förändras utseendemässigt.
Üstelik bu yerleşimlerin büyüklükleri de buluntu yoğunlukları da daha fazla.Höjden på husen tycks också ha ökat.
Üstelik bu bu bölgelerin kapsayacağı alanlar da belli değildi.Det sägs alltså inte vilka dessa trakter är.
Üstelik 8 kişiye kadar!Totalt åtta personer.
Üstelik aracın ciddi bir onarıma ihtiyacı vardır.Будівля явно потребувала серйозного ремонту.
Üstelik tüm kanıtlar kendisini göstermektedir.Крім того, деякі докази явно вказують на нього.
Üstelik büyük kentteki apartman dairesinde doğadan çok uzakta tek başına yaşamaktadır.Попри велику родину живе один у власній квартирі.
Üstelik Sara gerçekten kız kardeşimdir.Також у нього є молодша сестра Сара.
Üstelik, yetenekli bir matematikçiydi.Колись він був талановитим математиком.
Üstelik Prusya'yla ilişkiler kötüleşti.Згодом відносини з Персією погіршувалися.
Üstelik bunu iki saat içinde yapıyordum.Загоїлись за два тижні.
Üstelik Heyerdahl daha doğru dürüst yüzmeyi bile bilmez.Але сам Шрек навіть не знає, що таке Різдво.
Üstelik eski dostları da onunla tanıştıklarını hatırlamaz.Тому з ним залюбки зустрічаються колишні приятелі.
Üstelik 8 kişiye kadar!Також ще 8 осіб.
Aziz Üstel'in sunduğu, Gecenin Konukları adlı televizyon programında çıktı.Наші земляки також виступали по телебаченню, де демонстрували народні звичаї на Святий вечір.
Üstelik nano giysi daima dört modda birinde devrede olmak zorunda ve kapanma olanağı yoktur.Також нанокостюм завжди повинен перебувати в одному з чотирьох режимів, тобто його неможливо «вимкнути».
Üstelik F.N.'nin aynı gün bıçak bilettiği tespit edilmişti.Також повідомлялося, що в день НП він був черговим.
Üstelik evde hiçbir şeyi yoktur.В них що, немає дому?
Üstelik sağ kıyıları, doğu kıyılara göre daha yüksek ve daha diktir.Правий (східний) берег значно вищий і крутіший від лівого.
Üstelik bunun aksini uygulayan asilleri ve rahipleri de cezalandırdı.Причиною був холод, від якого страждали також і священнослужителі.
Bu küçük köyde üstelik zamanında savaş esiri deposu olarak kullanılmış bir ev durur.Й до наших часів збереглась панська хата, яка в даний час використовується як складське приміщення.
Üstelik bundan çok daha fazla ortak noktaları var.Та й взагалі вони мають багато спільних проблем.
Üstelik, aralarında kesinlike saptanmış ayırıcı bir çizgi yoktur. (...)O bojích mezi nimi není pochyb.
Üstelik Tılmıs (Tümülüs) höyüğünde herhangi bir kazı bile yapılmamıştır.Kozelka na nich (a na spoustě dalších) nenechal nit suchou.
Fakat bu sabah Margo okula gelmemiştir, üstelik ertesi günler de gelmez.Další den se však Margo neukáže ve škole a po pár dnech je prohlášena za ztracenou.
Üstelik Sara gerçekten kız kardeşimdir.Má sestru Sarah.
Üstelik bu droidlerin beyni diğerlerinden daha gelişmiştir.I mozek hominoidů je mnohem rozvinutější než u ostatních savců.
Üstelik bölüm tasarımları da tamamen farklıdır.Jejich konstrukce je také velice různá.
Üstelik Amerika ile savaşa girmişlerdir.USA vstoupily do války.
Üstelik bir ressam olarak çok da tanınmamaktadır.Jako skladatel není příliš znám.
Üstelik benim değerlerim gayet safiyane şeyler.I naše názory jsou asi trochu konzervativní.
Derrick Sherwin Spearhead from Space bölümünde yapımclığı üstelnmiş daha sonra yerine Barry Letts geçmiştir.Barry Letts se stal producentem po příběhu Spearhead from Space.
Üstelik o bir realistti ve modernist değildi.Nejen, že jsou praktické, ale moderní.
Üstelik refakatinde bir eskort yoktu.Nedoprovázela ho téměř žádná stráž.
Üstelik Sir Robin'e tutulmuştur.Na scéně se objeví sir Robin.
Üstelik bunu iki saat içinde yapıyordum.To vše se odehrálo během několika hodin.
Logaritma, üstel işlevlerin tersi olan bir matematiksel işlevdir.Logaritmická funkce je matematická funkce, která je inverzní k exponenciální funkci.
Üstelik Laura'da sperm izine de rastlanmamıştır.Rovněž u skotu nebyla teratogenita prokázána.
(Nahl; 77) Onlar üstelik kıyameti de yalan saydılar.Aceasta pentru că ei țin semnele Noastre de mincinoase și sunt nepăsători față de ele!
Üstelik bir de gözlük takıyordu.Ea poartă de asemenea ochelari.
Üstel fonksiyon: sabit bir sayının bir değişken kuvvete yükseltilmesi .Funcția exponențială: ridică un număr fix la o putere variabilă.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod