Ana içeriğe geç
Sözlük

üstel ile cümle

üstel kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Aziz Üstel'in sunduğu, Gecenin Konukları adlı televizyon programında çıktı.وقد ظهرت بعدها كضيفة في أحد البرامج التلفزيونية وهو ضيوف الليل ، وذلك بعد تقديمها أسى القديسين.
Üstelik Sir Robin'e tutulmuştur.ووافق على هذا السير ستانلي روس.
Üstelik F.N.'nin aynı gün bıçak bilettiği tespit edilmişti.وزارة الخزانة في المملكة المتحدة أيضا وضعته في قائمة تجميد الأصول في نفس اليوم.
Herkesin düşüncesine göre, Rus ekibi oldukça zayıftı ve üstelik, aslında İngilizce konuşamıyorlardı.وحقيقة أنني أعرف الروسية بشكل جيد للغاية، وأعتقد أنه ليس سرا بالنسبة لك ...
Üstelik ailesi de dağılmıştır.وتعرض منزله لاطلاق نار من "مسلحين مجهولين".
Başlangıçta büyüme üsteldir fakat daha sonra, doyma başladıkça, büyüme yavaşlar ve olgunluğa ulaşınca durur.إذا بدأ قبل سن البلوغ، فأن النمو يتأخر أو يقف.
Üstelik bu maaşı bütün hayatı müddetince alabileceği de kendisine vadedilmişti.واضطرت إلى قبول هذه الأموال للحصول على عمل بقية حياتها.
Fakat bu sabah Margo okula gelmemiştir, üstelik ertesi günler de gelmez.No entanto, Margo não aparece na escola naquele dia ou no seguinte.
Bu itibarla, Senato ve kurullar güçsüz kaldı, üstelik Caesar öldürüldükten sonra.Como tal, o senado e as assembleias permaneceram impotentes, mesmo após César ter sido assassinado.
Üstelik kendini daha üstün hissetti, çünkü ateşten yapılmıştı.Ela pegou fogo a si mesma porque tinha se tornado feia.
Üstel fonksiyon: sabit bir sayının bir değişken kuvvete yükseltilmesi .Função exponencial: eleva um número fixo a uma potência variável.
Üstelik bölüm tasarımları da tamamen farklıdır.Além disso, o projeto de design seria totalmente diferente.
Üstelik 8 kişiye kadar!Depois conseguimos até oito!
Üstelik sıhhatimi kaybettim.Também sentia a falta do marido.
Üstelik bu ülkelerden ikisinin resmi dilleri de İngilizceydi.No resto da Finlândia, ambas as línguas são os idiomas oficiais.
Üstelik ayaklanmış başka kentler de vardı.Houve também outras cidades que foram melhoradas durante o seu reinado.
Üstelik elinde hiç ihtiyat yoktur.Você simplesmente não tem chance.
Üstel dağılım geometrik dağılımin sürekli dağılımlara uzantısı olarak görülebilir.A equação de difusão pode ser deduzida a partir da equação de continuidade.
Üstelik tankların çoğu da eski modeldi.Assim como os tanques, ainda restam alguns dos velhos edifícios.
Üstelik bir de gözlük takıyordu.Ambos usam óculos.
Doğal olarak, üstel zaman polinomsal zamanı içine alabilir.É garantido que ele rode em tempo polinomial.
Üstelik kızı da, uygun olmayan bir adamla evlenme planları yapmaktadır.Teve também uma filha, antes de se casar, com mulher incógnita.
Üstelik Tolkien onu ikinci kez bulduğunda Edith bir başkası ile nişanlıydı.Após o divórcio com Jobyna, Arlen chegou a se casar uma segunda vez.
100 altın elde edince bir hak elde ediyorduk.Meslek değişikliğine de gidildi üstelik.Ganhou 100 € Vera - Comportar-se da pior maneira, durante a refeição.
Buna basit bir örnek olarak karmaşık üstel fonksiyon verilebilir.De forma mais simples podemos entender o efeito fundador a partir de um exemplo.
Logaritma, üstel işlevlerin tersi olan bir matematiksel işlevdir.Logaritmo discreto é apenas a operação inversa.
Üstelik daha önce evde oturmuş herkes hakkında bilgi vardır.No sítio onde morava, Dava notícia de tudo.
Üstelik bildiğimiz ipekten daha güzeldir.Ook staat hij bekend als een van de betere dalers in het profpeloton.
Üstelik bir de gözlük takıyordu.Verder draagt ze een bril.
Üstelik eşi bebek bekliyordu.Haar moeder hield de baby ten doop.
Üstelik bunu iki saat içinde yapıyordum.Dit deed hij op twee momenten.
Üstelik Sara gerçekten kız kardeşimdir.Sam is zijn zus.
Üstelik eski dostları da onunla tanıştıklarını hatırlamaz.Zijn vrienden kennen hem nog niet.
Üstelik sözleri de anlam karmaşası.De zin is ook nodeloos ingewikkeld.
Üstelik bu taburun tamamı kızlardan oluşmaktadır.Bovendien bestaat deze categorie vooral uit meisjes.
Üstelik Prusya'yla ilişkiler kötüleşti.Ook haar betrekkingen met president Koetsjma verslechterden.
Üstelik, online forumda fikir alışverişinde bulunma veya soru sorma imkanı vardır.Ook is de lijst online te raadplegen en kunnen suggesties worden gedaan.
Üstelik Sovyet tümenleri yorgundu ve normal güçlerinin % 60’ının altına düşerek tükenmiştiler.Bovendien waren ze op minder dan 60% van hun normale sterkte, vermoeid en door hun voorraden heen.
Üstelik, aralarında kesinlike saptanmış ayırıcı bir çizgi yoktur. (...)Zij zouden elkaar ook in het dagelijkse leven nimmer getutoyeerd hebben.
Üstelik aralarındaki bir didişme sonucunda onu ofisten bile kovmuştur.In een van de tussenstukjes belden ze hem zelfs op.
Nat: Üstelik adını da değiştirmişsin!James veranderde tevens haar naam.
Üstelik bölüm tasarımları da tamamen farklıdır.Verder is het ontwerp totaal verschillend.
Üstelik bu yarışta, kazanan kişinin dileği gerçek olacak...Onder het voorwendsel van, dat de wens van de winnaar vervuld wordt.
Üstelik bunun için "bol" miktarda tüketim gerekmektedir.Ook hier geldt de regel "te" is te veel.
Üstelik havza ağzının kenarlarında volkanik delikler olduğunu belirledi.Volgens Wang waren de haren ook op de vlieghuid aanwezig.
Üstelik ayaklanmış başka kentler de vardı.Elders vonden echter nog wel opstanden plaats.
Üstelik bu kişiler çeşitli esnaflardı.Dit waren overigens neven.
Üstelik kızı da, uygun olmayan bir adamla evlenme planları yapmaktadır.Haar dochter wil trouwen met een man zonder geld.
Üstelik filmle orijinal versiyon arasında birçok fark vardır.Voor de rest wijkt de tekenfilm ook erg af van het oorspronkelijke verhaal.
Üstelik eski dostları da onunla tanıştıklarını hatırlamaz.Byłe dziewczyny nie chcą go znać.
Üstelik Sara gerçekten kız kardeşimdir.Ponadto ma siostrę Caroline.
Üstelik evde hiçbir şeyi yoktur.Nie ma jak w domu.
Üstelik Çin'in bir bölümü de Japonya'nın hakimiyetindeydi.Podważono również fakt przynależności Chin do jednej jurysdykcji.
Filiz Üstel ile evlidir.Mimo to Filip potajemnie się z nią żeni.
Üstelik, bulgular "hatalı babalık olaylarının" çok az sayıda olduğunu göstermiştir.Zgłoszony został m.in. problem "nadmiernego apetytu" chłopca.
Aziz Üstel'in sunduğu, Gecenin Konukları adlı televizyon programında çıktı.W programie pojawia się bar, do którego zapraszana jest gwiazda wieczoru.
Üstelik bu tecavüz sonucu doğan sakat çocuğunun babasını da aramaktadır.Ma fia! ma fia! miała ponadto błagalnie krzyczeć matka zgwałconej dziewczyny.
Üstelik bunu iki saat içinde yapıyordum.Dokonał tego w ciągu 6 godzin.
Üstelik Prusya'yla ilişkiler kötüleşti.Pogorszyły się także stosunki z Albinim.
Üstelik şarkılarda söylenmesi istenmeyen şeyler de söylenmeye başlar.Dzięki wyraźnemu śpiewowi, słowa także są niezapomniane.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod