Ana içeriğe geç
Sözlük

üstel ile cümle

üstel kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Üstelik şimdi ölürsek, gerçekten ayıp olur. Senin için bunu söylemek kolay.Ik haat vliegen, en ik wil nu niet meer dood.
Üstelik şimdi ölürsek, gerçekten ayıp olur.Seria uma pena morrer agora.
Üstelik şimdi ölürsek, gerçekten ayıp olur.Seria una lástima morir ahora.
Üstelik şimdi ölürsek, gerçekten ayıp olur.Škoda bi bilo umreti zdaj.
Üstelik şimdi ölürsek, gerçekten ayıp olur.- Wir sterben doch jetzt nicht?
Üstelik şimdi ölürsek, gerçekten ayıp olur.Θα'ταν κρίμα να πεθάνω τώρα.
Üstelik şimdi ölürsek, gerçekten ayıp olur.Жалко ще е да умрем сега.
Üstelik şimdi ölürsek, gerçekten ayıp olur.Жалко ще е да умрем сега.
Üstelik şimdi ölürsek, gerçekten ayıp olur.لذا سيكون مخزياً الموت الآن
Üstelik, sinir dokusu - beyin - de çok özelleşmiş doku, ama kansere yakalanıyor.Elhatároztam, hogy én rákérdezek, hogy miért.
Üstelik, sinir dokusu - beyin - de çok özelleşmiş doku, ama kansere yakalanıyor.Hơn nữa, mô thần kinh- não- có ung thư, dẫu tế bào não biệt hóa giai đoạn cuối.
Üstelik, sinir dokusu - beyin - de çok özelleşmiş doku, ama kansere yakalanıyor.하지만, 최종 변이 조직인 뇌 신경 조직에도 암 전이는 일어나거든요.
Üstelik, sinir dokusu - beyin - de çok özelleşmiş doku, ama kansere yakalanıyor.Poza tym, rak atakuje przecież mózg, choć jego komórki są już ostatecznie zróżnicowane.
Üstelik, sinir dokusu - beyin - de çok özelleşmiş doku, ama kansere yakalanıyor.Более того, нервная ткань, такая как мозг - подвержена раку, хотя клетки мозга тоже не делятся.
Üstelik, sinir dokusu - beyin - de çok özelleşmiş doku, ama kansere yakalanıyor.Освен това, нервната тъкан -- мозъкът -- развива рак, а мозъчните клетки също са окончателно специализирани.
Üstelik, sinir dokusu - beyin - de çok özelleşmiş doku, ama kansere yakalanıyor.יותר מזה, רקמה עצבית כמו המוח יכולה לקבל סרטן, וגם תאי מוח עברו התמיינות סופית.
Üstelik, sinir dokusu - beyin - de çok özelleşmiş doku, ama kansere yakalanıyor.علاوة على ذلك، النسيج العصبي - الدماغ - يصاب بالسرطان، وخلايا الدماغ ايضاً متخلّقه بشكل نهائي.
Üstelik, sinir dokusu - beyin - de çok özelleşmiş doku, ama kansere yakalanıyor.脳細胞も最終分化をしているのにです そういうわけで私は研究することにしました そしてこれはおそらく
Üstelik, sistem onlara bunun için para veriyor.E sono pagati dal sistema per farlo.
Üstelik, sistem onlara bunun için para veriyor.¿No crees que definir la belleza por la cultura es negativo?
Üstelik, sistem onlara bunun için para veriyor.Така ще се знае кои кости трябва да бъдат премахнати и след това заместени.
Üstelik sivil hakın maruz kaldığı yaygın ızdırabı da yansıtmıyorlar.Dan data ini juga tidak mempertimbangkan penderitaan warga sipil yang lebih umum.
Üstelik sivil hakın maruz kaldığı yaygın ızdırabı da yansıtmıyorlar.En ze doen ook geen recht aan het lijden van burgers in het algemeen.
Üstelik sivil hakın maruz kaldığı yaygın ızdırabı da yansıtmıyorlar.Essi escludono, in generale, altri patimenti sofferti dalla popolazione.
Üstelik sivil hakın maruz kaldığı yaygın ızdırabı da yansıtmıyorlar.또한 더 나아가 시민들이 겪는 고통들을 제대로 수치화할 수 없습니다.
Üstelik sivil hakın maruz kaldığı yaygın ızdırabı da yansıtmıyorlar.Nie są one również właściwym świadectwem tego jak społeczeństwo ucierpiało w bardziej ogólnym ujęciu.
Üstelik sivil hakın maruz kaldığı yaygın ızdırabı da yansıtmıyorlar.Şi de asemenea nu iau în calcul corect suferinţa civilă într-un sens mai larg.
Üstelik sivil hakın maruz kaldığı yaygın ızdırabı da yansıtmıyorlar.Takisto zvyčajne náležite nevysvetľujú utrpenie civilistov.
Üstelik sivil hakın maruz kaldığı yaygın ızdırabı da yansıtmıyorlar.Und sie berücksichtigen auch nicht sehr genau das zivile Leiden im Allgemeinen.
Üstelik sivil hakın maruz kaldığı yaygın ızdırabı da yansıtmıyorlar.Và chúng cũng không thể giải thích thỏa đáng những đau thương của dân tình nói chung.
Üstelik sivil hakın maruz kaldığı yaygın ızdırabı da yansıtmıyorlar.Y tampoco dan cuenta apropiadamente del sufrimiento de los civiles en general.
Üstelik sivil hakın maruz kaldığı yaygın ızdırabı da yansıtmıyorlar.Και επίσης δεν αντιπροσωπεύουν σωστά τον ανθρώπινο πόνο γενικότερα.
Üstelik sivil hakın maruz kaldığı yaygın ızdırabı da yansıtmıyorlar.Те също не отчитат правилно цивилните, които са пострадали.
Üstelik sivil hakın maruz kaldığı yaygın ızdırabı da yansıtmıyorlar.Эти данные также не отражают должным образом общие страдания мирного населения.
Üstelik sivil hakın maruz kaldığı yaygın ızdırabı da yansıtmıyorlar.והם גם לא מסבירים היטב את סבלם הכללי יותר של האזרחים.
Üstelik sivil hakın maruz kaldığı yaygın ızdırabı da yansıtmıyorlar.وهي لا تأخذ بعين الاعتبار المعاناة بصورة عامة التي يصاب بها المدنيون
Üstelik sivil hakın maruz kaldığı yaygın ızdırabı da yansıtmıyorlar.より広い意味で苦しみを背負った人びとの数です 拷問 強姦 民族浄化は
Üstelik sizi daha yardımsever ve insanları önemseyen biri haline getirir.Até nos torna mais dispostos a ajudar e apoiar as pessoas de quem gostamos.
Üstelik sizi daha yardımsever ve insanları önemseyen biri haline getirir.Det får dig till och med att bli mer beredd att hjälpa och stötta människor du bryr dig om.
Üstelik sizi daha yardımsever ve insanları önemseyen biri haline getirir.Incluso te hace más dispuesto a ayudar y apoyar a las personas que te importan.
Üstelik sizi daha yardımsever ve insanları önemseyen biri haline getirir.심지어는 당신이 아끼는 사람들한테 더 지원해주고 도와주고 싶게 만들어요.
Üstelik sizi daha yardımsever ve insanları önemseyen biri haline getirir.To nawet sprawia, że bardziej skłonny do pomocy i wsparcia ludzi, których Ci zależy.
Üstelik sizi daha yardımsever ve insanları önemseyen biri haline getirir.Vás povzbudzuje pri pomoci a podpore ľuďom na ktorých Vám záleží.
Üstelik sizi daha yardımsever ve insanları önemseyen biri haline getirir.Він навіть робить вас більш готовим допомогти і підтримати людей, про яких ви дбаєте.
Üstelik sizi daha yardımsever ve insanları önemseyen biri haline getirir.助け 支える喜びを教えてくれます 中には私達に同情心と思いやりを
Üstelik soğutma ihtiyacından bile bahsetmedik.Alors, et nous n'avons même pas résolu les besoins de refroidissement.
Üstelik soğutma ihtiyacından bile bahsetmedik.Also - und wir haben noch nicht mal die Kühlung besprochen.
Üstelik soğutma ihtiyacından bile bahsetmedik.Chúng ta vẫn chưa làm rõ các nhu cầu làm mát.
Üstelik soğutma ihtiyacından bile bahsetmedik.E non abbiamo considerato il raffreddamento.
Üstelik soğutma ihtiyacından bile bahsetmedik.Entonces, y aún no hemos resuelto las necesidades de refrigeración.
Üstelik soğutma ihtiyacından bile bahsetmedik.냉각시설에 대해서는 계산도 하지 않았습니다.
Üstelik soğutma ihtiyacından bile bahsetmedik.Şi, noi nici măcar nu am lucrat la nevoile de răcire.
Üstelik soğutma ihtiyacından bile bahsetmedik.Tu nawet nie opracowaliśmy wymagań chłodzenia.
Üstelik soğutma ihtiyacından bile bahsetmedik.А дори не сме преценили нуждите от охлаждане.
Üstelik soğutma ihtiyacından bile bahsetmedik.Итак, мы даже не приняли в расчёт охлаждение.
Üstelik soğutma ihtiyacından bile bahsetmedik.כך-- ואנחנו אפילו לא פתרנו את בעיות הקירור.
Üstelik soğutma ihtiyacından bile bahsetmedik.كل هذا ولم نذكر حتى الان احتياجات نظام التبريد.
Üstelik solağım ve resim çiziyorum.Balkezes vagyok, és így is rajzolok.
Üstelik solağım ve resim çiziyorum.Ich bin Linkshänder, und so zeichne ich.
Üstelik solağım ve resim çiziyorum.Ik ben linkshandig, dus ik teken.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod