Üstelik... ...o kızdan etkilenmişsin.Επιπλέον Σε συγκίνησε αυτό το κορίτσι.
Üstelik... ...o kızdan etkilenmişsin.ايضا تلك الفتاة اثرت فيك
Üstelik onu kafamda süslememe de gerek yok.And I won't have to season it with vinegar.
Üstelik onu kafamda süslememe de gerek yok.- Jak się nazywasz? - Aura.
Üstelik onu kafamda süslememe de gerek yok.- Kako ti je ime? - Aura.
Üstelik onu kafamda süslememe de gerek yok.Nebude to tady tak hrozné, jak se na první pohled zdá.
Üstelik onu kafamda süslememe de gerek yok.И аз не бих искал да прекарам нощта нацупена.
Üstelik onun hayatini kurtardi iyiye kötülükle karsilik veriyorDan lagi, bukankah dia sudah menolong nyawanya? Jangan membalas air susu dengan air tuba. Maksudmu begini kan?
Üstelik onun hayatini kurtardi iyiye kötülükle karsilik veriyorHơn thế nữa cô bé ấy đã cứu cậu ta Cậu ấy trả lại lòng tốt của cô bé bằng thế này đây
Üstelik onun hayatini kurtardi iyiye kötülükle karsilik veriyor아니, 거기다 따지고 보면 생명의 은인 아냐? 은혜를 원수로 갚는다는 말 이럴때 쓰는거 맞지?
Üstelik onun hayatini kurtardi iyiye kötülükle karsilik veriyorNa harapd meg azt a kezed, amelyik etet téged. Ebben a helyzetben szokás ezt mondani, nem?
Üstelik onun hayatini kurtardi iyiye kötülükle karsilik veriyorNe samo to, če pomisliš, da je ona tista, ki mu je rešila življenje. Lahko bi se reklo, da je nehvaležen.
Üstelik onun hayatini kurtardi iyiye kötülükle karsilik veriyorNoch dazu ist sie seine Lebensretterin. Er zahlt ihren guten Willen mit seinem schlechten zurück.
Üstelik onun hayatini kurtardi iyiye kötülükle karsilik veriyorNu musca mana care te hraneste. Asta este o situatie in care s-ar aplica, nu-i asa?
Üstelik onun hayatini kurtardi iyiye kötülükle karsilik veriyorSitä paitsi, kun ajattelee tarkemmin. Hänhän pelasti JoonPyon hengen. Älä pure sinua ruokkivaa kättä.
Üstelik onun hayatini kurtardi iyiye kötülükle karsilik veriyorעכשיו כשחושבים על זה הרי היא זאת שהצילה את חייו לא? אל תנשוך את היד המאכילה אותך.זה המצבאז אתה משתמש בו נכון?
Üstelik onun hayatini kurtardi iyiye kötülükle karsilik veriyor餌をくれる手に噛み付くな!! お前が使う手じゃないのか? 何言ってんだ? 昨日は感謝するのが俺のやり方だよ
Üstelik, onun senin için bir anlamı yok.Aunque también, el no significa nada para ti
Üstelik, onun senin için bir anlamı yok.Aunque también, el no significa nada para ti
Üstelik, onun senin için bir anlamı yok.Dis le encore, qu'il n'est rien pour toi.
Üstelik, onun senin için bir anlamı yok.Lalu lagi, maksudku tidak ada apa-Apa buatmu.
Üstelik, onun senin için bir anlamı yok.Ma in fondo lui non è nessuno per te.
Üstelik, onun senin için bir anlamı yok.Vele ne is törődj, úgysem jelent számodra semmit.
Üstelik, onun senin için bir anlamı yok.Vì ông ấy chẳng còn là gì với cậu nữa rồi mà.
Üstelik, onun senin için bir anlamı yok.Zresztą on nic dla ciebie nie znaczy
Üstelik, onun senin için bir anlamı yok.ولكن إنه لا يعني لك شيء
Üstelik o ,seyi ara,stırarak ellerimi kirletmem yukarıdan emredilmi,sti.Co z tego, że był to odgórny rozkaz, skoro maczałem palce w badaniach nad tym czymś...
Üstelik o ,seyi ara,stırarak ellerimi kirletmem yukarıdan emredilmi,sti.Det beordrades uppifrån- -men jag befattade mig med forskningen om det där.
Üstelik o ,seyi ara,stırarak ellerimi kirletmem yukarıdan emredilmi,sti.Det blev beordret oppefra, - - men jeg tog mig af forskningen i det der.
Üstelik o ,seyi ara,stırarak ellerimi kirletmem yukarıdan emredilmi,sti.Fueron mis superiores quienes me ordenaron que me ensuciara las manos con esa investigación atroz...
Üstelik o ,seyi ara,stırarak ellerimi kirletmem yukarıdan emredilmi,sti.Minun oli pakko liata käteni ja tutkia sitä kapinetta.
Üstelik o ,seyi ara,stırarak ellerimi kirletmem yukarıdan emredilmi,sti.Não importava que a ordens viessem de cima, para eu sujar as mãos a investigar aquilo...
Üstelik o ,seyi ara,stırarak ellerimi kirletmem yukarıdan emredilmi,sti.Non importava che l'ordine venisse dall'alto. Dovermi sporcare le mani facendo ricerche su quella cosa...
Üstelik o ,seyi ara,stırarak ellerimi kirletmem yukarıdan emredilmi,sti.Με είχαν διατάξει ανώτεροι, να λερώσω τα χέρια μου ερευνώντας αυτό το πράγμα...
Üstelik o ,seyi ara,stırarak ellerimi kirletmem yukarıdan emredilmi,sti.Неважно, что таков был приказ свыше, я должен был пачкать руки, изучая это...
Üstelik oyun geliştiriciliği ile hiç ilgisi olmayan bir ülkede.Darüber hinaus wurde es in einem Land gegründet, das mit Spieleentwicklung so gar nichts am Hut hatte.
Üstelik oyun geliştiriciliği ile hiç ilgisi olmayan bir ülkede.게다가 저희가 그 일을 시작한 나라는 게임 개발이라는 일이 매우 생소하기만 한 곳이었죠
Üstelik oyun geliştiriciliği ile hiç ilgisi olmayan bir ülkede.Navíc jsme začínali v zemi, která s vývojem her neměla vůbec nic společného.
Üstelik oyun geliştiriciliği ile hiç ilgisi olmayan bir ülkede.Notre boite a été créée dans un pays qui n'avait rien de commun avec le développement de jeu.
Üstelik oyun geliştiriciliği ile hiç ilgisi olmayan bir ülkede.Poza tym, rozpoczęliśmy działalność w kraju, w którym nie było jako takiej kultury tworzenia gier.
Üstelik pek de türümün tek örneği sayılmam değil mi?Ik ben toch niet uniek?
Üstelik pek de türümün tek örneği sayılmam değil mi?Je ne suis pas la seule dans cette situation.
Üstelik pek de türümün tek örneği sayılmam değil mi?저는 특별한 사람이 아닙니다. 그렇죠?
Üstelik pek de türümün tek örneği sayılmam değil mi?Nie jestem wyjątkiem.
Üstelik pek de türümün tek örneği sayılmam değil mi?Non sono unica, giusto?
Üstelik pek de türümün tek örneği sayılmam değil mi?Şi eu nu sunt un caz unic, nu?
Üstelik pek de türümün tek örneği sayılmam değil mi?Und ich bin kein Einzelfall, stimmt's?
Üstelik pek de türümün tek örneği sayılmam değil mi?Và tôi không phải là người duy nhất đúng không?
Üstelik pek de türümün tek örneği sayılmam değil mi?Y no soy la única, ¿verdad?
Üstelik pek de türümün tek örneği sayılmam değil mi?И аз не съм единствената, нали?
Üstelik pek de türümün tek örneği sayılmam değil mi?И я не уникальна, правда?
Üstelik pek de türümün tek örneği sayılmam değil mi?ואני לא מיוחדת, נכון?
Üstelik pek de türümün tek örneği sayılmam değil mi?فأنا لست فريدة ، أليس كذلك؟
Üstelik pek de türümün tek örneği sayılmam değil mi?あなたの知人にも
Üstelik projemi çalmışsınız.Haitte siis minut toiselta puolelta maailmaa, koska nyysitte keksintöni-
Üstelik projemi çalmışsınız.I hentede mig altså fra modsatte side af jorden, fordi I stjal mit boredesign.
Üstelik projemi çalmışsınız.Người ta lôi tôi khỏi giàn khoan, đưa đi nửa vòng thế giới vì ông lấy cắp thiết kế khoan của tôi...
Üstelik projemi çalmışsınız..אתה מת ,אתה רוצה לשלוח אותם לחלל .יפה
Üstelik projemi çalmışsınız.نصف الطريق حول العالم لأنك سرقت تصميمى
Üstelik ruhsal sağlık sorunlarıyla uğraşan ailelerin ihtiyaçlarına yönelen sadece üç ülke bulunmaktadır.Além disso, só três países abordam as necessidades das famílias a braços com problemas de saúde mental.