Üstelik hangi dili konuştukları hakkında da bir fikrimiz yok.Và hơn nữa, chúng tôi thậm chí không biết họ nói ngôn ngữ gì.
Üstelik hangi dili konuştukları hakkında da bir fikrimiz yok.Wir wissen nicht mal, welche Sprache sie nutzten.
Üstelik hangi dili konuştukları hakkında da bir fikrimiz yok.Y además, ni siquiera sabemos que lengua hablaban.
Üstelik hangi dili konuştukları hakkında da bir fikrimiz yok.Επιπλέον, δε ξέρουμε καν τι γλώσσα μιλούσαν.
Üstelik hangi dili konuştukları hakkında da bir fikrimiz yok.Більш того, ми не знаємо, якою мовою вони говорили.
Üstelik hangi dili konuştukları hakkında da bir fikrimiz yok.Более того, мы даже не знаем, на каком языке они говорили.
Üstelik hangi dili konuştukları hakkında da bir fikrimiz yok.Дори не знаем, какъв език е бил говорен.
Üstelik hangi dili konuştukları hakkında da bir fikrimiz yok.ובנוסך לכך, אנו אפילו לא מכירים את השפה שהם דיברו.
Üstelik hangi dili konuştukları hakkında da bir fikrimiz yok.وعلاوة على ذلك، ونحن لا نعرف حتى ما هي اللغة التي يتحدثون.
Üstelik hangi dili konuştukları hakkında da bir fikrimiz yok.さらに厄介なのは
Üstelik hastayı biliyordu da, bu sayede onun hakkındaki değerlendirmeyi daha iyi hale getirebilirdi.A on ji znal, a mohl by mi o ní poskytnout další informace.
Üstelik hastayı biliyordu da, bu sayede onun hakkındaki değerlendirmeyi daha iyi hale getirebilirdi.E ele conhecia-a, ele teria sido capaz de me fornecer informação adicional sobre a doente.
Üstelik hastayı biliyordu da, bu sayede onun hakkındaki değerlendirmeyi daha iyi hale getirebilirdi.E lui la conosceva, sarebbe stato in grado di dare maggiori informazioni su di lei.
Üstelik hastayı biliyordu da, bu sayede onun hakkındaki değerlendirmeyi daha iyi hale getirebilirdi.En hij kende haar; hij had aanvullende informatie over haar kunnen verschaffen.
Üstelik hastayı biliyordu da, bu sayede onun hakkındaki değerlendirmeyi daha iyi hale getirebilirdi.Et il la connaissait, il aurait été en mesure de fournir des informations supplémentaires sur elle.
Üstelik hastayı biliyordu da, bu sayede onun hakkındaki değerlendirmeyi daha iyi hale getirebilirdi.그는 그 환자를 알았기 때문에 그녀에게 추가적인 정보를 줄 수 있었지요.
Üstelik hastayı biliyordu da, bu sayede onun hakkındaki değerlendirmeyi daha iyi hale getirebilirdi.On ju dokonca poznal, a bol by vedel o nej ďalšie informácie.
Üstelik hastayı biliyordu da, bu sayede onun hakkındaki değerlendirmeyi daha iyi hale getirebilirdi.Pedig ő ismerte.
Üstelik hastayı biliyordu da, bu sayede onun hakkındaki değerlendirmeyi daha iyi hale getirebilirdi.Superiorul o cunoștea și ar fi putut să furnizeze informații suplimentare despre ea.
Üstelik hastayı biliyordu da, bu sayede onun hakkındaki değerlendirmeyi daha iyi hale getirebilirdi.Và anh biết bệnh nhân, anh sẽ có thể thêm thông tin về bà.
Üstelik hastayı biliyordu da, bu sayede onun hakkındaki değerlendirmeyi daha iyi hale getirebilirdi.Y si mi jefe la hubiera visto, habría podido aportar información complementaria.
Üstelik hastayı biliyordu da, bu sayede onun hakkındaki değerlendirmeyi daha iyi hale getirebilirdi.Και τη γνώριζε, οπότε θα ήταν σε θέση να προσφέρει επιπρόσθετες πληροφορίες γι' αυτήν.
Üstelik hastayı biliyordu da, bu sayede onun hakkındaki değerlendirmeyi daha iyi hale getirebilirdi.Він знав хвору, він би взяв до уваги додаткову інформацію про неї.
Üstelik hastayı biliyordu da, bu sayede onun hakkındaki değerlendirmeyi daha iyi hale getirebilirdi.Он знал её, и смог бы получить дополнительную информацию о ней.
Üstelik hastayı biliyordu da, bu sayede onun hakkındaki değerlendirmeyi daha iyi hale getirebilirdi.Той я познаваше, той щеше да има допълнителна информация за състоянието й.
Üstelik hastayı biliyordu da, bu sayede onun hakkındaki değerlendirmeyi daha iyi hale getirebilirdi.והוא הכיר אותה, הוא יכול היה לספק מידע נוסף עליה.
Üstelik hastayı biliyordu da, bu sayede onun hakkındaki değerlendirmeyi daha iyi hale getirebilirdi.وهو يعرفها كان يمكنه تقديم معلومات إضافية عنها.
Üstelik hastayı biliyordu da, bu sayede onun hakkındaki değerlendirmeyi daha iyi hale getirebilirdi.その情報を貰えたはずでした 私が 良かれと思ってやったことでした
Üstelik hazırlık planlarını sekteye uğratması da kaçınılmaz.En het zal natuurlijk de voorbereiding behoorlijk in de problemen brengen.
Üstelik hazırlık planlarını sekteye uğratması da kaçınılmaz.E sarebbe un enorme intralcio per i piani preparatori.
Üstelik hazırlık planlarını sekteye uğratması da kaçınılmaz.Et bien sûr cela perturbera beaucoup la préparation des plans.
Üstelik hazırlık planlarını sekteye uğratması da kaçınılmaz.그리고 물론 이 공항 폐쇄 방법은 준비 계획을 세우는데 있어서도 상당한 지장을 주게 됩니다.
Üstelik hazırlık planlarını sekteye uğratması da kaçınılmaz.Şi evident că va fi foarte disruptiv din punct de vedere al planurilor de preparare.
Üstelik hazırlık planlarını sekteye uğratması da kaçınılmaz.Und natürlich wäre das enorm störend für alle vorbereitenden Planungen.
Üstelik hazırlık planlarını sekteye uğratması da kaçınılmaz.Và tất nhiên nó sẽ gây ra vấn đề lớn trong kế hoạch chuẩn bị.
Üstelik hazırlık planlarını sekteye uğratması da kaçınılmaz.Y por supuesto será una enorme perturbación en planes de preparación.
Üstelik hazırlık planlarını sekteye uğratması da kaçınılmaz.И, конечно, это сильно подорвёт подготовительные мероприятия.
Üstelik hazırlık planlarını sekteye uğratması da kaçınılmaz.И, разбира се, ще е невероятно разрушително в плановете за подготовка.
Üstelik hazırlık planlarını sekteye uğratması da kaçınılmaz.וכמובן שזה יגרום להפרעות כבדות בתוכניות ההכנה.
Üstelik hazırlık planlarını sekteye uğratması da kaçınılmaz.و بالطبع التخطيطات لعمل كهذا ستُحدث إضطرابا هائلاً.
Üstelik hazırlık planlarını sekteye uğratması da kaçınılmaz.例えば 全てのマスクは 中国で生産されています
Üstelik her iki tarafın kafasına cerrahi bir müdahale yapılması gerekmeden.둘 중 아무도 수술을 할 필요없이 말이죠.
Üstelik her iki tarafın kafasına cerrahi bir müdahale yapılması gerekmeden.А другие могут проделать то же самое с вами, и всё это без хирургического вмешательства.
Üstelik her iki tarafın kafasına cerrahi bir müdahale yapılması gerekmeden.מבלי שמי מכם ייאלץ לבצע ניתוח.
Üstelik her iki tarafın kafasına cerrahi bir müdahale yapılması gerekmeden.دون أن يضطر أي منكما لإجراء جراحة.
Üstelik her iki tarafın kafasına cerrahi bir müdahale yapılması gerekmeden.その代わり テレビに対して
Üstelik herkes de bu işin böyle işlediğini biliyordu.Akkoriban mindenki tudta, hogy ez így működik, értik?
Üstelik herkes de bu işin böyle işlediğini biliyordu.Alla visste att det var så det funkade.
Üstelik herkes de bu işin böyle işlediğini biliyordu.A všetci vedeli, že takto to fungovalo.
Üstelik herkes de bu işin böyle işlediğini biliyordu.A všichni věděli, že takhle to prostě chodí.
Üstelik herkes de bu işin böyle işlediğini biliyordu.Dan karena semua orang mengetahuinya
Üstelik herkes de bu işin böyle işlediğini biliyordu.E toda a gente sabia que era assim que isto funcionava,
Üstelik herkes de bu işin böyle işlediğini biliyordu.E tutti sapevano che era così che funzionava, giusto?
Üstelik herkes de bu işin böyle işlediğini biliyordu.Iedereen wist hoe dat in zijn werk ging.
Üstelik herkes de bu işin böyle işlediğini biliyordu.Ja kaikki tiesivät, että näin se toimii.
Üstelik herkes de bu işin böyle işlediğini biliyordu.Każdy wiedział, że tak to właśnie działa.
Üstelik herkes de bu işin böyle işlediğini biliyordu.로마 시대의 사람들은 "지니어스"라는 것을 다 이런식으로 생각했었지요.
Üstelik herkes de bu işin böyle işlediğini biliyordu.Og alle vidste at det var sådan det fungerede.
Üstelik herkes de bu işin böyle işlediğini biliyordu.Si toata lumea stia ca asa a functionat, corect?
Üstelik herkes de bu işin böyle işlediğini biliyordu.Und jeder wusste, dass es so funktionierte, richtig?