Bir hastalık daha ortaya çıktı, üstelik bu yeni ortaya çıkan 30 bulaşıcı hastalıktan farklı.Und wir haben noch eine neue Kranheit erlebt, anders als die 30 neuen übertragbaren Krankheiten.
Bir hastalık daha ortaya çıktı, üstelik bu yeni ortaya çıkan 30 bulaşıcı hastalıktan farklı.We hebben een nieuwe ziekte zien opkomen, die niet lijkt op die 30 nieuwe besmettelijke ziekten.
Bir hastalık daha ortaya çıktı, üstelik bu yeni ortaya çıkan 30 bulaşıcı hastalıktan farklı.Y hemos visto una nueva enfermedad, diferente de las 30 nuevas enfermedades contagiosas emergentes.
Bir hastalık daha ortaya çıktı, üstelik bu yeni ortaya çıkan 30 bulaşıcı hastalıktan farklı.И видяхме една нова болест, различна от 30-те нововъзникващи заразни болести.
Bir hastalık daha ortaya çıktı, üstelik bu yeni ortaya çıkan 30 bulaşıcı hastalıktan farklı.Но мы узнали и о новой болезни, не сравнимой с теми 30 новыми инфекционными заболеваниями.
Bir hastalık daha ortaya çıktı, üstelik bu yeni ortaya çıkan 30 bulaşıcı hastalıktan farklı.וראינו מחלה חדשה, לא כמו 30 המחלות המדבקות החדשות.
Bir hastalık daha ortaya çıktı, üstelik bu yeni ortaya çıkan 30 bulaşıcı hastalıktan farklı.ولقد شهدنا مرض جديد، ليس مثل رواية 30 الأمراض المعدية الناشئة.
Bir hastalık daha ortaya çıktı, üstelik bu yeni ortaya çıkan 30 bulaşıcı hastalıktan farklı.その病気は「突然金持ち病」です (笑)
Bir tefeciye 100 bin dolar borcum var. Üstelik bu parayı, Molly Mounds adında bir striptizciye yedirdim.100.000 dolgujem za Molly Mounds.
Bir tefeciye 100 bin dolar borcum var. Üstelik bu parayı, Molly Mounds adında bir striptizciye yedirdim.Aku berhutang 100 ribu pada lintah darat... ...yang ku habiskan untuk penari bogel bernama Molly Mounds.
Bir tefeciye 100 bin dolar borcum var. Üstelik bu parayı, Molly Mounds adında bir striptizciye yedirdim.Devo cem mil dólares a um agiota, que gastei com uma "stripper" chamada Molly "Mamas".
Bir tefeciye 100 bin dolar borcum var. Üstelik bu parayı, Molly Mounds adında bir striptizciye yedirdim.Eu datorez unui cămătar fioros 100 de bătrâne care le-am cheltuit pe o fată pe nume Molly Mounds.
Bir tefeciye 100 bin dolar borcum var. Üstelik bu parayı, Molly Mounds adında bir striptizciye yedirdim.Jag är skyldig en kredithaj 100000, som jag slösat bort på en strippa.
Bir tefeciye 100 bin dolar borcum var. Üstelik bu parayı, Molly Mounds adında bir striptizciye yedirdim.Ja wiszę lichwiarzowi $100 000... ...które wydałem na striptizerkę Molly Mounds.
Bir tefeciye 100 bin dolar borcum var. Üstelik bu parayı, Molly Mounds adında bir striptizciye yedirdim.Je dois 100 000 $ que j'ai claqués pour Molly les Obus.
Bir tefeciye 100 bin dolar borcum var. Üstelik bu parayı, Molly Mounds adında bir striptizciye yedirdim.Jeg skylder en lånehaj 100.000, som jeg brugte på en stripper.
Bir tefeciye 100 bin dolar borcum var. Üstelik bu parayı, Molly Mounds adında bir striptizciye yedirdim.lo devo 100.000$ ad un bastardo e li ho spesi tutti con una spogliarellista.
Bir tefeciye 100 bin dolar borcum var. Üstelik bu parayı, Molly Mounds adında bir striptizciye yedirdim.Minä tuhlasin koronkiskurilta lainatut 100 000 typerään strippariin.
Bir tefeciye 100 bin dolar borcum var. Üstelik bu parayı, Molly Mounds adında bir striptizciye yedirdim.Χρωστάω 100.000$ σε τοκογλύφο... ...που τα ξόδεψα στη Βυζού Μόλι.
Biz temiz olduğunu düşünüyoruz. Üstelik mis gibi de kokuyor.Chúng tôi cho là nó sạch -- và có vẻ tốt.
Biz temiz olduğunu düşünüyoruz. Üstelik mis gibi de kokuyor.Creemos que es limpio... huele bien, también.
Biz temiz olduğunu düşünüyoruz. Üstelik mis gibi de kokuyor.Kami pikir mereka bersih -- dan baunya juga enak.
Biz temiz olduğunu düşünüyoruz. Üstelik mis gibi de kokuyor.Myslíme si, že je čísté... a taky hezky voní.
Biz temiz olduğunu düşünüyoruz. Üstelik mis gibi de kokuyor.My uważamy, że jest czysty -- pachnie też ładnie.
Biz temiz olduğunu düşünüyoruz. Üstelik mis gibi de kokuyor.Noi credem ca este curat -- si miroase si bine.
Biz temiz olduğunu düşünüyoruz. Üstelik mis gibi de kokuyor.Noi pensiamo sia pulito -- ha anche un buon profumo.
Biz temiz olduğunu düşünüyoruz. Üstelik mis gibi de kokuyor.Nós acreditamos que ele é limpo -- e que cheira bem.
Biz temiz olduğunu düşünüyoruz. Üstelik mis gibi de kokuyor.Považujeme ho za čisté -- tiež pekne vonia.
Biz temiz olduğunu düşünüyoruz. Üstelik mis gibi de kokuyor.Szerintünk tiszta és jó illata is van.
Biz temiz olduğunu düşünüyoruz. Üstelik mis gibi de kokuyor.Vi synes, det er rent -- og det dufter godt.
Biz temiz olduğunu düşünüyoruz. Üstelik mis gibi de kokuyor.Vi tycker att det är rent -- och luktar gott.
Biz temiz olduğunu düşünüyoruz. Üstelik mis gibi de kokuyor.Wij vinden dat het schoon is -- en het ruikt nog lekker ook.
Biz temiz olduğunu düşünüyoruz. Üstelik mis gibi de kokuyor.Wir glauben, sie ist sauber -- und riecht auch noch gut
Biz temiz olduğunu düşünüyoruz. Üstelik mis gibi de kokuyor.Εμείς νομίζουμε οτι είναι καθαρός -- επίσης, μυρίζει και ωραία.
Biz temiz olduğunu düşünüyoruz. Üstelik mis gibi de kokuyor.Ми вважаємо, що воно чисте, і добре пахне.
Biz temiz olduğunu düşünüyoruz. Üstelik mis gibi de kokuyor.Мислим, че са чисти - и също, миришат хубаво.
Biz temiz olduğunu düşünüyoruz. Üstelik mis gibi de kokuyor.Мы считаем, что он чистый, и хорошо пахнет.
Bu biçimde, modül, yani vektörün büyüklüğü, karmaşık bir üstel ifadeyle çarpılıyor.이 형식에서는 크기 (계수)가 복소수 지수로 곱해져 있지요
Bu biçimde, modül, yani vektörün büyüklüğü, karmaşık bir üstel ifadeyle çarpılıyor.Където имаме модулът или големината умножена по комплексен експоненциал.
Bu biçimde, modül, yani vektörün büyüklüğü, karmaşık bir üstel ifadeyle çarpılıyor.والذي يكون فيه المعامل او المقدار مضروب في المركب الأسي
Bu, bir üstel büyüme sorusu. -De toute façon, c'est un problème de croissance composée, ou un problème de croissance exponentielle.
Bu, bir üstel büyüme sorusu. -W każdym razie, to jest składany problem wzrostu, lub problem wykładniczego wzrostu.
Bu, bir üstel büyüme sorusu. -على أية حال، هذه مشكلة نمو مركب، أو مشكلة النمو المتسارع.
Bu çekindiğim ilk fotoğraf üstelik ilk bikini giyişim dahası henüz regli bile olmamıştımAsta e prima poza pe care am făcut-o, era prima dată când purtam bikini și încă nu îmi venise menstruația.
Bu çekindiğim ilk fotoğraf üstelik ilk bikini giyişim dahası henüz regli bile olmamıştım이 사진은 제가 처음으로 찍은 건데요, 게다가 비키니를 처음으로 입었던 때인데, 아직 생리도 시작하기 전이었어요.
Bu çekindiğim ilk fotoğraf üstelik ilk bikini giyişim dahası henüz regli bile olmamıştımTo moje pierwsze zdjęcie, również pierwszy raz w bikini, nie miałam jeszcze pierwszej miesiączki.
Bu çekindiğim ilk fotoğraf üstelik ilk bikini giyişim dahası henüz regli bile olmamıştımЭтот снимок был моим первым, и я в первый раз надела бикини, и это ещё до половой зрелости.
Bu çekindiğim ilk fotoğraf üstelik ilk bikini giyişim dahası henüz regli bile olmamıştımתמונה זו היא התמונה הראשונה שאי-פעם צילמתי, וזו גם הפעם הראשונה שלבשתי ביקיני,
Bu çekindiğim ilk fotoğraf üstelik ilk bikini giyişim dahası henüz regli bile olmamıştımهذه الصورة هي أول صورة أخذتها، وهي أيضا المرة الأولى ألبس فيها البيكيني، ولم أكن وصلت سن البلوغ بعد.
Bu çekindiğim ilk fotoğraf üstelik ilk bikini giyişim dahası henüz regli bile olmamıştım人生で初めて ビキニを着た時でもあります 生理すら始まっていませんでした 私生活のことに触れますが
Bu da bir plan değil, üstelik yasadışı.Ani to nie je plán. Je to ilegálne.
Bu da bir plan değil, üstelik yasadışı.Auch das ist kein Plan; es ist illegal.
Bu da bir plan değil, üstelik yasadışı.Ce n'est pas un plan non plus ; c'est illégal.
Bu da bir plan değil, üstelik yasadışı.Dat is ook geen plan. Het is illegaal.
Bu da bir plan değil, üstelik yasadışı.Det är inte heller en plan; det är olagligt.
Bu da bir plan değil, üstelik yasadışı.Đó cũng không phải là kế hoạch; điều đó phạm pháp.
Bu da bir plan değil, üstelik yasadışı.Esto tampoco es un plan, eso es ilegal.
Bu da bir plan değil, üstelik yasadışı.Ez sem terv, különben is törvénysértés.
Bu da bir plan değil, üstelik yasadışı.Isso também não é um plano. É mesmo ilegal.
Bu da bir plan değil, üstelik yasadışı.Itu juga bukan rencana, itu ilegal.