Ana içeriğe geç
Sözlük

üst ile cümle

üst kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Ne? Bir fare benim faremin üstünde oturuyor.Huh? A mouse sits on my mouse.
Altı katlı bir apartmanın en üst katında yaşıyorum.I live on the top floor of a six storey apartment block.
Adacık su üstüne çıkıyor.The islet stands out above the water.
Adacık su üstünde çıkıntı yapıyor.The islet protrudes above the water.
Ben divanın üstüne oturdum.I sat on the sofa.
Senin üstün olduğumu unutma.Remember that I outrank you.
Üst rafa bakmanı öneriyorum.I recommend you look on the top shelf.
Tom üst rafa ulaşamayacağını biliyordu.Tom knew that he couldn't reach the top shelf.
Kim bu sorunun üstesinden gelecek?Who'll handle this problem?
Otuz yaşın üstünde hiç kimseyi öpmedim.I've never kissed anyone over thirty years old.
Nasıl onun üstesinden geldin?How did you handle it?
Tom elini onun kalbinin üstüne koydu.Tom put his hand over his heart.
Tom Mary'nin yüzünü göremedi. O sadece başının üstünü görebildi.Tom couldn't see Mary's face. He could only see the top of her head.
En üst çekmecene bak.Look in your top drawer.
Ben bir usta değilim.I'm not a connoisseur.
Üst düğmen açılmış.Your top button is undone.
Benim ismimin baş harfleri benim evrak çantasının üstünde.My initials are on my briefcase.
Asistanım onun üstesinden gelecek.My assistant will handle that.
Onlar ustaca yapılmış çözümler geliştirdiler.They devised ingenious solutions.
Eşyamı üst kata götürüyorum.I'm taking my stuff upstairs.
Üst katta konuşan insanlar vardı.There were people talking upstairs.
O üst katta hala ne yapıyor?What is she still doing upstairs?
Üst katta hâlâ bazı ışıklar var.There are still some lights on upstairs.
Ben üst katı kontrol ettim. O orada değil.I checked upstairs. She's not there.
Onlar üst katta partiye katılıyorlar.They're partying upstairs.
Tom üst kata geliyor.Tom is coming upstairs.
Üst katta kim dans ediyor?Who's dancing upstairs?
O, üst katta odasında ağlıyor.She's upstairs, crying in her room.
Mary küpelerini çıkardı ve onları şifoniyerinin üstündeki mücevher kutusuna koydu.Mary took her earrings off and put them in the jewelry box on her dresser.
Yatak odası üst katta.The bedroom is upstairs.
Onların yönetimi üstlenmesini istemiyorum.I don't want them to take over.
Onun yönetimi üstlenmesini istemiyorum.I don't want him to take over.
Sana onun üstesinden gelebileceğimi söyledim.I told you I could handle it.
Onlara onun üstesinden gelebileceğimi söyledim.I told them I could handle it.
Ona onun üstesinden gelebileceğimi söyledim.I told him I could handle it.
Onları üst kata götür.Take them upstairs.
Onu üst kata götür.Take him upstairs.
Onların nasıl üstesinden geleceğimi biliyorum.I know how to handle them.
Tom yatakta bacak bacak üstüne atmış oturuyordu.Tom sat cross-legged on the bed.
Kendi tarzımla bunun üstesinden gelmek istiyorum.I'd like to handle this in my own way.
Tom üst rafa ulaşamayacak kadar çok kısa.Tom is too short to reach the top shelf.
Bütün kollarımın üstü sivrisinekler tarafından ısırıldı.I was bitten by mosquitoes all over my arms.
Soygun ustalıkla planlandı.The heist was expertly planned.
Dan Linda'nın cinayeti için sorumluluk üstlendi.Dan claimed responsibility for Linda's murder.
Dan büyük bir taşla yaralı köpeğin üstesinden geldi.Dan finished the wounded dog off with a big rock.
Samanyolu galaksisinde 100 milyarın üstünde yıldız vardır.There are over 100 billion stars in the Milky Way galaxy.
Edebi açıdan bakıldığında, kitap en üst düzeyde değil.From a literary perspective, the book is not at the highest level.
Benim üst kattaki komşularım çok gürültücüdür.My upstairs neighbors are very noisy.
Bilimkurgu okurları varsayımsal senaryolarda ustadırlar.Sci-fi readers are adept at hypothetical scenarios.
Dan'in çocukları üst katta uyuyorlardı.Dan's children were asleep upstairs.
Dan beyaz bir üstünlük yanlısı olduğunu ortaya koydu.Dan revealed he was a white supremacist.
Dan perşembe günü bir üst sınıfa yükseleceğini söyledi.Dan said that he was moving up on Thursday.
Tek başına onun üstesinden gelebileceğinden emin misin?Are you sure you can handle it by yourself?
Üst katta bir yangın var.There's a fire upstairs.
Çocuklar üst katta uyuyordu.The children were asleep upstairs.
Nasıl bunun üstesinden geleceksin?How are you going to handle this?
Belki bunun üstesinden gelsen iyi olur.Perhaps you'd better handle this.
Lütfen onu masanın üstüne koy.Please put that on the table.
Lütfen onları masanın üstüne koy.Please put those on the table.
Tom onun üstesinden gelemezse ne olacak?What if Tom can't handle it?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod