üstünlük ile cümle

üstünlük kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Bu ahlaki üstünlükle ilişkilidir.إنه مرتبط بالترفع الأخلاقي.
Bu ahlaki üstünlükle ilişkilidir.この理由から 関係を修復するのが大変大変難しいのです
Bu bir üstünlük sağladı; bu herkese açıkça görünmeyen, teknolojinin yükselişinin bir sonucuydu.Das war ein Vorteil; das war ein Ansatz zum Aufstieg der Technik die nicht jeder sah.
Bu bir üstünlük sağladı; bu herkese açıkça görünmeyen, teknolojinin yükselişinin bir sonucuydu.Dat was een voordeel, een implicatie van de opkomst van deze technologie die niet iedereen had begrepen.
Bu bir üstünlük sağladı; bu herkese açıkça görünmeyen, teknolojinin yükselişinin bir sonucuydu.Đó là một lợi thế; đó là một điều ám chỉ cho sự nổi lên của công nghệ mà không phải ai cũng nhìn thấy
Bu bir üstünlük sağladı; bu herkese açıkça görünmeyen, teknolojinin yükselişinin bir sonucuydu.Eso le dio una ventaja; fue una implicación del despegue de la tecnología que no era obvio para todo el mundo.
Bu bir üstünlük sağladı; bu herkese açıkça görünmeyen, teknolojinin yükselişinin bir sonucuydu.Isso deu uma vantage. Isso foi uma consequência do crescimento da tecnologia que não foi óbvio para todos.
Bu bir üstünlük sağladı; bu herkese açıkça görünmeyen, teknolojinin yükselişinin bir sonucuydu.Itu memberikan keuntungan awal; itu adalah pengaruh dari meningkatnya teknologi yang tidak untuk semua orang.
Bu bir üstünlük sağladı; bu herkese açıkça görünmeyen, teknolojinin yükselişinin bir sonucuydu.바로 그 장점이 다른 사람들은 잘 보지 못했던 Netflix 성공의 일등 공신이었습니다.
Bu bir üstünlük sağladı; bu herkese açıkça görünmeyen, teknolojinin yükselişinin bir sonucuydu.To dało przewagę, to było implikacją rozwoju technologii, która nie była oczywista dla wszystkich.
Bu bir üstünlük sağladı; bu herkese açıkça görünmeyen, teknolojinin yükselişinin bir sonucuydu.Това даде предимство; това бе резултат от разпространението на технологията, който не бе очевиден за всички.
Bu bir üstünlük sağladı; bu herkese açıkça görünmeyen, teknolojinin yükselişinin bir sonucuydu.Це дало перевагу, яка була наслідком популярності технології, що не було очевидним для всіх.
Bu bir üstünlük sağladı; bu herkese açıkça görünmeyen, teknolojinin yükselişinin bir sonucuydu.Это было преимуществом, подразумевавшим подъем технологии, который не все могли оценить.
Bu bir üstünlük sağladı; bu herkese açıkça görünmeyen, teknolojinin yükselişinin bir sonucuydu.זה היה יתרון, זו הייתה תכונה של הטכנולוגיה שלא הייתה ברורה לכולם
Bu bir üstünlük sağladı; bu herkese açıkça görünmeyen, teknolojinin yükselişinin bir sonucuydu.هذا أعطى أفضلية. وكانت تلك إشارة ضمنية إلى صعود هذه التكنولوجيا بشكل لم يكن واضحا للناس.
Bu bir üstünlük sağladı; bu herkese açıkça görünmeyen, teknolojinin yükselişinin bir sonucuydu.だれも その存在に気づくことがなかったのです そして最終的にはDVDは無料に近づいています
Bunlardan ilki, üstünlük hormonu olan testesteron, diğeri ise stres hormonu olan kortizol.생리학적으로도 두가지 중요한 호르몬에서 차이를 보입니다. 지배적인 작용을 하는 호르몬인 테스토스테론과 스트레스 호르몬인 코디졸이죠.
Bunlardan ilki, üstünlük hormonu olan testesteron, diğeri ise stres hormonu olan kortizol.Це відмінності у двох ключових гормонах: тестостероні, гормоні домінування, та кортизолі, гормоні стресу.
Bunlardan ilki, üstünlük hormonu olan testesteron, diğeri ise stres hormonu olan kortizol.פיזיולוגית, קיימים הבדלים בשני הורמוני מפתח: טסטוסטרון, שהוא הורמון השליטה, וקורטיזול, שהוא הורמון המתח הנפשי.
Bunlardan ilki, üstünlük hormonu olan testesteron, diğeri ise stres hormonu olan kortizol.支配性のホルモンである テストステロンと ストレスのホルモンである コルチゾールです 霊長類の群れの中で
Bu yüzden, köpek eğitiminde bu üstünlük fikrini ya da alfa köpek fikrini kullanırız -- eminim duymuşsunuzdur.Así que metemos esta noción de dominancia en el entrenamiento "El perro alfa"...
Bu yüzden, köpek eğitiminde bu üstünlük fikrini ya da alfa köpek fikrini kullanırız -- eminim duymuşsunuzdur.I tak w psiej tresurze mamy tę ideę dominacji, psa alfa - na pewno o tym słyszeliście.
Bu yüzden, köpek eğitiminde bu üstünlük fikrini ya da alfa köpek fikrini kullanırız -- eminim duymuşsunuzdur.그러므로, 우리는 이 특출한 개의 '지배 개념'을 애견 훈련에 도입합니다. 분명 들어본 적이 있을 것입니다.
Bu yüzden, köpek eğitiminde bu üstünlük fikrini ya da alfa köpek fikrini kullanırız -- eminim duymuşsunuzdur.No treino de cães, adaptamos esta noção de domínio, ou cão alfa — de certeza que já ouviram falar disto.
Bu yüzden, köpek eğitiminde bu üstünlük fikrini ya da alfa köpek fikrini kullanırız -- eminim duymuşsunuzdur.On a en éducation canine cette notion de dominance, de mâle alpha.
Bu yüzden, köpek eğitiminde bu üstünlük fikrini ya da alfa köpek fikrini kullanırız -- eminim duymuşsunuzdur.כך שיש לנו באילוף כלבים את המושג של דומיננטיות או של כלב אלפא - אני בטוח ששמעתם על זה.
Bu yüzden, köpek eğitiminde bu üstünlük fikrini ya da alfa köpek fikrini kullanırız -- eminim duymuşsunuzdur.لذا، في تدريب الكلاب نصل لهذه الفكرة عن الهيمنة، و مفهوم الكلب القائد -- بالتأكيد سمعتم عن هذا.
Bu yüzden, köpek eğitiminde bu üstünlük fikrini ya da alfa köpek fikrini kullanırız -- eminim duymuşsunuzdur.優勢概念を犬のトレーニングに取りこむのです。 犬はよく罰せられます。
Çok ezici bir üstünlükle kazandı. Ekuador'da daha önce kimsenin alamadığı kadar çok oyla kazandı.A câştigat... copleşitor... nimeni nu mai câştigase atât de detaşat alegerile în Ecuador.
Çok ezici bir üstünlükle kazandı. Ekuador'da daha önce kimsenin alamadığı kadar çok oyla kazandı.Kiedy próbowałem go skorumpować powiedział:...
Çok ezici bir üstünlükle kazandı. Ekuador'da daha önce kimsenin alamadığı kadar çok oyla kazandı.그가 당선됐습니다. 압도적이었죠 콰테말라 역사상 가장 많은 표를 얻었죠
Çok ezici bir üstünlükle kazandı.Er gewann mit überwältigender Mehrheit!
Çok ezici bir üstünlükle kazandı.Et il gagna! Atterrant.
Çok ezici bir üstünlükle kazandı.E venceu! Com larga vantagem.
Çok ezici bir üstünlükle kazandı.Ja hän voitti. Ylivoimaisesti.
Çok ezici bir üstünlükle kazandı.Och han vann. Överlägset.
Çok ezici bir üstünlükle kazandı.Og han vandt stort.
Çok ezici bir üstünlükle kazandı.¡Y ganó!
Çok ezici bir üstünlükle kazandı.Zmagal je.
Çok ezici bir üstünlükle kazandı.Και νίκησε! Εντυπωσιακό.
Çok ezici bir üstünlükle kazandı.И он выиграл!
Çok ezici bir üstünlükle kazandı.И спечели. Съкрушителна победа.
Çok ezici bir üstünlükle kazandı.و لقد فاز فوزا ساحقاً
Daha çok, üstünlük ve düşüklükle, değer verilip verilmemekle, saygı görüp görmemekle ilgili duygularla ilgili.가치가 생기고, 무가치해지고 존경 받고 존경 받지 않는 우월성과 열등의식의 감정을 가지게 되는것과 더 관련이 있습니다
Daha çok, üstünlük ve düşüklükle, değer verilip verilmemekle, saygı görüp görmemekle ilgili duygularla ilgili.Sentimenti di superiorità e inferiorità, nell'essere valorizzati e devalorizzati, rispettati e non rispettati.
Daha çok, üstünlük ve düşüklükle, değer verilip verilmemekle, saygı görüp görmemekle ilgili duygularla ilgili.Това е свързано с чувство на превъзходство и малоценност, с оценяване и недооценяване, уважение и неуважение.
Daha çok, üstünlük ve düşüklükle, değer verilip verilmemekle, saygı görüp görmemekle ilgili duygularla ilgili.Цікаво, що у соціальній психології проводяться подібні дослідження.
Daha çok, üstünlük ve düşüklükle, değer verilip verilmemekle, saygı görüp görmemekle ilgili duygularla ilgili.יותר על רגשות עליונות ונחיתות, על להיות מוערך ולא מוערך, מכובד ולא מכובד.
Daha çok, üstünlük ve düşüklükle, değer verilip verilmemekle, saygı görüp görmemekle ilgili duygularla ilgili.والتي تخص تحديداً الشعور بالتفوق والدونية والشعور بقيمة النفس وعدم القيمة ، الإحساس بالإحترام وعدم الإحترام .
Daha çok, üstünlük ve düşüklükle, değer verilip verilmemekle, saygı görüp görmemekle ilgili duygularla ilgili.尊敬・軽蔑などに もっと関係していると思います そして当然ながらこのような
En üstünlük:& Artikkelit
& En Üstünlük& Artikkelit
En üstünlük:& Členi
& En Üstünlük& Členi
En üstünlük:Členy
& En ÜstünlükČleny
En üstünlük:& Felsőfok
& En Üstünlük& Felsőfok
En üstünlük:Najwyższy:
& En Üstünlük& Najwyższy

İlgili Sayfalar