üstünde ile cümle
üstünde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Bakın, kulum başarılı olacak; Üstün olacak, el üstünde tutulup alabildiğine yüceltilecek.Eis que o meu servo procederá com prudência; será exaltado, e elevado, e mui sublime.
Bakın, kulum başarılı olacak; Üstün olacak, el üstünde tutulup alabildiğine yüceltilecek.Glej, hlapec moj bo modro ravnal; povzdigne se in vzviša, in visok bode silno.
Bakın, kulum başarılı olacak; Üstün olacak, el üstünde tutulup alabildiğine yüceltilecek."He aquí que mi siervo triunfará. Será engrandecido y exaltado, y será muy enaltecido
Bakın, kulum başarılı olacak; Üstün olacak, el üstünde tutulup alabildiğine yüceltilecek.Hľa, môj služobník bude rozumne konať, bude vyvýšený a vznešený a bude veľmi vysoký.
Bakın, kulum başarılı olacak; Üstün olacak, el üstünde tutulup alabildiğine yüceltilecek.Iată, Robul Meu va propăşi; Se va sui, Se va ridica, Se va înălţa foarte sus.
Bakın, kulum başarılı olacak; Üstün olacak, el üstünde tutulup alabildiğine yüceltilecek.Ímé, jó szerencsés lesz szolgám, magasságos, felséges és dicsõ lesz nagyon.
Bakın, kulum başarılı olacak; Üstün olacak, el üstünde tutulup alabildiğine yüceltilecek.Katso, minun palvelijani menestyy, hän on nouseva, kohoava ja sangen korkea oleva.
Bakın, kulum başarılı olacak; Üstün olacak, el üstünde tutulup alabildiğine yüceltilecek.Kijk, mijn dienaar (A) krijgt voorspoed, Hij zal hoog worden verheven.
Bakın, kulum başarılı olacak; Üstün olacak, el üstünde tutulup alabildiğine yüceltilecek.여호와께서 가라사대 보라 내 종이 형통하리니 받들어 높이 들려서 지극히 존귀하게 되리라
Bakın, kulum başarılı olacak; Üstün olacak, el üstünde tutulup alabildiğine yüceltilecek.Nầy , tôi_tớ ta sẽ làm cách khôn_ngoan ; sẽ được tôn lên , dấy lên , và rất cao_trọng .
Bakın, kulum başarılı olacak; Üstün olacak, el üstünde tutulup alabildiğine yüceltilecek.Nầy, tôi tớ ta sẽ làm cách khôn ngoan; sẽ được tôn lên, dấy lên, và rất cao trọng.
Bakın, kulum başarılı olacak; Üstün olacak, el üstünde tutulup alabildiğine yüceltilecek.Oto się szczęśliwie powiedzie słudze memu. Wywyższony i podniesiony i bardzo uwielbiony będzie.
Bakın, kulum başarılı olacak; Üstün olacak, el üstünde tutulup alabildiğine yüceltilecek.Se, min tjänare skall hava framgång; han skall bliva upphöjd och stor och högt uppsatt.
Bakın, kulum başarılı olacak; Üstün olacak, el üstünde tutulup alabildiğine yüceltilecek.Se, min Tjener får Fremgang han stiger, løftes og ophøjes såre.
Bakın, kulum başarılı olacak; Üstün olacak, el üstünde tutulup alabildiğine yüceltilecek.Se, min tjener skal gå frem med visdom; han skal bli opløftet og ophøiet og være meget høi.
Bakın, kulum başarılı olacak; Üstün olacak, el üstünde tutulup alabildiğine yüceltilecek.Siehe, mein Knecht wird weislich tun und wird erhöht und sehr hoch erhaben sein.
Bakın, kulum başarılı olacak; Üstün olacak, el üstünde tutulup alabildiğine yüceltilecek.TUHAN berkata, "Sesungguhnya, hamba-Ku akan berhasil; ia akan disanjung dan ditinggikan
Bakın, kulum başarılı olacak; Üstün olacak, el üstünde tutulup alabildiğine yüceltilecek.Voici, mon serviteur prospérera; Il montera, il s`élèvera, il s`élèvera bien haut.
Bakın, kulum başarılı olacak; Üstün olacak, el üstünde tutulup alabildiğine yüceltilecek.Ιδου, ο δουλος μου θελει ευοδωθη θελει υψωθη και δοξασθη και αναβη υψηλα σφοδρα.
Bakın, kulum başarılı olacak; Üstün olacak, el üstünde tutulup alabildiğine yüceltilecek.Вот, раб Мой будет благоуспешен, возвысится ивознесется, и возвеличится.
Bakın, kulum başarılı olacak; Üstün olacak, el üstünde tutulup alabildiğine yüceltilecek.Ето, служителят Ми ще благоуспее, Ще се възвиси и издигне, и ще се възнесе твърде високо.
Bakın, kulum başarılı olacak; Üstün olacak, el üstünde tutulup alabildiğine yüceltilecek.הנה ישכיל עבדי ירום ונשא וגבה מאד׃
Bakın, kulum başarılı olacak; Üstün olacak, el üstünde tutulup alabildiğine yüceltilecek.هوذا عبدي يعقل يتعالى ويرتقي ويتسامى جدا.
Bakın, kulum başarılı olacak; Üstün olacak, el üstünde tutulup alabildiğine yüceltilecek.我 的 僕 人 行 事 必 有 智 慧 、 〔 或 作 行 事 通 達 〕 必 被 高 舉 上 升 、 且 成 為 至 高
Bakın, kulum başarılı olacak; Üstün olacak, el üstünde tutulup alabildiğine yüceltilecek.我的僕 人行 事必 有 智慧 、 〔 或 作 行事 通達 〕 必被 高 舉 上升 、 且 成 為至高
Balak onun dediğini yaptı. Balakla Balam her sunağın üstünde birer boğayla koç sundular.A Balák urobil tak, ako hovoril Balám. Potom obetoval Balák a Balám junca a barana na každom oltári.
Balak onun dediğini yaptı. Balakla Balam her sunağın üstünde birer boğayla koç sundular.Balac hizo como le dijo Balaam, y ofrecieron Balac y Balaam un toro y un carnero en cada altar
Balak onun dediğini yaptı. Balakla Balam her sunağın üstünde birer boğayla koç sundular.Ba-lác làm như Ba-la-am đã nói ; hai người dâng một con bò đực và một con_chiên đực trên mỗi bàn_thờ .
Balak onun dediğini yaptı. Balakla Balam her sunağın üstünde birer boğayla koç sundular.Ba-lác làm như Ba-la-am đã nói; hai người dâng một con bò đực và một con chiên đực trên mỗi bàn thờ.
Balak onun dediğini yaptı. Balakla Balam her sunağın üstünde birer boğayla koç sundular.Balak fece come Balaam aveva detto; Balak e Balaam offrirono un giovenco e un ariete su ciascun altare
Balak onun dediğini yaptı. Balakla Balam her sunağın üstünde birer boğayla koç sundular.Balak fit ce que Balaam avait dit; et Balak et Balaam offrirent un taureau et un bélier sur chaque autel.
Balak onun dediğini yaptı. Balakla Balam her sunağın üstünde birer boğayla koç sundular.Balak gjorde såsom Bileam sade; och Balak och Bileam offrade en tjur och en vädur på vart altare
Balak onun dediğini yaptı. Balakla Balam her sunağın üstünde birer boğayla koç sundular.Balak gjorde, som Bileam sagde, og Balak og Bileam ofrede en Tyr og en Væder på hvert Alter.
Balak onun dediğini yaptı. Balakla Balam her sunağın üstünde birer boğayla koç sundular.Balak gjorde som Bileam sa; og Balak og Bileam ofret en okse og en vær på hvert alter.
Balak onun dediğini yaptı. Balakla Balam her sunağın üstünde birer boğayla koç sundular.Balak volgde zijn aanwijzingen op en op elk altaar offerden zij een jonge stier en een ram.
Balak onun dediğini yaptı. Balakla Balam her sunağın üstünde birer boğayla koç sundular.In Balak stori, kakor mu je rekel Balaam. In darovala sta Balak in Balaam junca in ovna na vsakem oltarju.
Balak onun dediğini yaptı. Balakla Balam her sunağın üstünde birer boğayla koç sundular.I udělal Balák, jakž mluvil Balám. Tedy obětoval Balák a Balám volka a na každém oltáři.
Balak onun dediğini yaptı. Balakla Balam her sunağın üstünde birer boğayla koç sundular.발락이 발람의 말대로 준비한 후에 발락과 발람이 매 단에 수송아지 하나와 수양 하나를 드리니라
Balak onun dediğini yaptı. Balakla Balam her sunağın üstünde birer boğayla koç sundular.Niin Baalak teki, niinkuin Bileam käski. Ja Baalak ja Bileam uhrasivat härän ja oinaan kullakin alttarilla.
Balak onun dediğini yaptı. Balakla Balam her sunağın üstünde birer boğayla koç sundular.Uczynił tedy Balak, jako mówił Balaam, i ofiarował Balak z Balaamem cielca, i barana na każdym ołtarzu.
Balak onun dediğini yaptı. Balakla Balam her sunağın üstünde birer boğayla koç sundular.Валак сделал так, как говорил Валаам, и вознесли Валак и Валаам по тельцу и по овну на каждом жертвеннике.
Balak onun dediğini yaptı. Balakla Balam her sunağın üstünde birer boğayla koç sundular.И Валак стори, както рече Валаам; и Валак и Валаам принесоха по юнец и овен на всеки жертвеник.
Balak onun dediğini yaptı. Balakla Balam her sunağın üstünde birer boğayla koç sundular.ויעש בלק כאשר דבר בלעם ויעל בלק ובלעם פר ואיל במזבח׃
Balak onun dediğini yaptı. Balakla Balam her sunağın üstünde birer boğayla koç sundular.ففعل بالاق كما تكلم بلعام. واصعد بالاق وبلعام ثورا وكبشا على كل مذبح.
Balak onun dediğini yaptı. Balakla Balam her sunağın üstünde birer boğayla koç sundular.巴 勒 照 巴 蘭 的 話 行 了 . 巴 勒 和 巴 蘭 在 每 座 壇 上 獻 一 隻 公 牛 、 一 隻 公 羊
Balak onun dediğini yaptı. Balakla Balam her sunağın üstünde birer boğayla koç sundular.巴勒照 巴蘭 的 話行了.巴勒 和 巴蘭 在 每 座 壇 上 獻 一 隻 公牛 、 一 隻 公羊
Balak onun dediğini yaptı, her sunağın üstünde birer boğayla koç sundu.A Balák urobil tak, ako povedal Balám, a zase obetoval junca a barana na každom oltári.
Balak onun dediğini yaptı, her sunağın üstünde birer boğayla koç sundu.Balac a făcut cum zisese Balaam, şi a adus cîte un viţel şi cîte un berbece pe fiecare altar.
Balak onun dediğini yaptı, her sunağın üstünde birer boğayla koç sundu.Balac hizo como le dijo Balaam, y ofreció un toro y un carnero en cada altar
Balak onun dediğini yaptı, her sunağın üstünde birer boğayla koç sundu.Balak fece come Balaam aveva detto e offrì un giovenco e un ariete su ogni altare
Balak onun dediğini yaptı, her sunağın üstünde birer boğayla koç sundu.Balak fit ce que Balaam avait dit, et il offrit un taureau et un bélier sur chaque autel.
Balak onun dediğini yaptı, her sunağın üstünde birer boğayla koç sundu.Balak gjorde, som Bileam sagde, og ofrede en Tyr og en Væder på hvert Alter.
Balak onun dediğini yaptı, her sunağın üstünde birer boğayla koç sundu.Balak tat, wie ihm Bileam sagte, und opferte je auf einem Altar einen Farren und einen Widder.
Balak onun dediğini yaptı, her sunağın üstünde birer boğayla koç sundu.Balaque, pois, fez como dissera Balaão; e ofereceu um novilho e um carneiro sobre cada altar.
Balak onun dediğini yaptı, her sunağın üstünde birer boğayla koç sundu.De koning deed wat Bileam had gezegd en offerde op elk altaar een jonge stier en een ram.
Balak onun dediğini yaptı, her sunağın üstünde birer boğayla koç sundu.In Balak stori, kakor je rekel Balaam, in daruje junca in ovna na vsakem oltarju.
Balak onun dediğini yaptı, her sunağın üstünde birer boğayla koç sundu.I učinil Balák, jakž řekl Balám, a obětoval volka a skopce na každém oltáři.
Balak onun dediğini yaptı, her sunağın üstünde birer boğayla koç sundu.I uczynił Balak, jako mu rozkazał Balaam, i ofiarował cielca i barana na każdym ołtarzu.
Balak onun dediğini yaptı, her sunağın üstünde birer boğayla koç sundu.Ja Baalak teki, niinkuin Bileam käski, ja uhrasi härän ja oinaan kullakin alttarilla.
Balak onun dediğini yaptı, her sunağın üstünde birer boğayla koç sundu.발락이 발람의 말대로 행하여 매 단에 수송아지 하나와 수양 하나를 드리니라