üstü ile cümle
üstü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Tom kendine kırmızı renkli üstü açılır bir araba satın aldı.Tom bought himself a red convertible.
Otur kıçının üstüne.Sit your ass down.
Dün 3000 doların üstünde harcamam oldu.I spent over three thousand dollars yesterday.
İslam'da beyazın siyaha üstünlüğü yoktur.According to Islamic principles, there is no superiority of whites over blacks.
Duvarın üstünden bakmaya boyum yetmiyordu.I was too short to see over the wall.
Kedinin üstüne basma.Don't step on the cat.
Üstümüzdeki odada kalıyor.He lives in the room above us.
İp üstünde dengede kalmaya çalışıyor.He is balancing on a tightrope.
Hapisten çıkınca yeniden ayaklarımın üstünde durmama yardım etti.When I got out of prison, he helped me get back on my feet.
Sevdiğin her şeyin üstüne sıçacağım.I will shit on everything you love.
Kendini uyandırmak için üstüne soğuk su döktü.He poured cold water over himself to wake himself up.
Tom gömleği üstünde denedi.Tom tried the shirt on.
Kimse yasalardan üstün değildir.No person is superior to the law.
Kanoyu arabasının üstüne bağladı.He tied the canoe to the top of his car.
Kızarmış ekmeğin üstüne biraz şeker serpti.He sprinkled some sugar on the toast.
Sessizce üstünü giyip parmak uçlarına basarak odadan çıktı.He slipped quietly into his clothes and tiptoed out of the room.
Üstünü ıslatmamaya çalış.Try and stay dry.
Üstümde kısa şort olduğu için içeri alınmadım.I wasn't allowed in as I had short-shorts on.
"Ase shafki athdrivar" Dothraki dilinde "Emrin başım üstüne" demektir."Ase shafki athdrivar" means "Your wish is my command" in Dothraki.
Üstünü kalın giy. Bugün dışarısı oldukça soğuk.Dress warmly. It's pretty cold outside today.
Bu konser beklentilerimin üstündeydi.This concert exceeded my expectations.
Adolf Hitler adında bir adam Namibya'daki yerel seçimi ezici üstünlükle kazandı.A man named Adolf Hitler won the local election in Namibia by a landslide.
Tom kafasını suyun üstünde tutmayı zar zor başarabildi.Tom barely managed to keep his head above water.
Üstünkörü bir iş.This is a hack job.
Güzel plan, en azından kâğıt üstünde öyle.It's a good plan, at least on paper.
Duvarın üstünden atlayacaktım.I was about to jump over the wall.
Umarım kimsenin kanunlardan üstün olmadığının farkındasındır.I hope you're aware nobody is above the law.
Yuvarlak masanın üstünde kareli bir masa örtüsü seriliydi.The round table was covered by a checkered tablecloth.
Lütfen buraya çıkıp masanın üstüne oturun.Please step up here, then sit on this table.
Sırt üstü yattığınızda nefes almakta zorlanıyor musunuz?Do you have difficulty breathing when you lie down flat?
Tom'un yanındayken kendimi hep diken üstünde hissediyorum.I feel like I'm always walking on eggshells when I'm with Tom.
Kitabımın üstüne bir şey mi döktün?Did you spill something on my book?
Şu an üstümde hiç para yok.I don't have any money on me now.
Tom üstünde "Hoş geldiniz" yazan bir paspas aldı.Tom bought a welcome mat.
Bu şapka üstüne uyuyor.That hat matches your outfit.
Bunu eve giderken yolumun üstünde buldum.I found this on my way home.
Burada yaşı otuzun üstünde olan sadece Tom var.The only one here over thirty is Tom.
Mary dizlerinin üstüne çöktü.Mary got on her knees.
Sabun neden masanın üstünde?Why is the soap on the table?
Ziri buz üstünde kayak yapmayı öğrendi.Ziri learned how to ski on ice.
Öyleyse neden kendinizi RAB'bin topluluğundan üstün görüyorsunuz?"So why then do you exalt yourselves above the assembly of the Lord?"
"Üstüne binilemeyen vahşi bir atken kendimi eğittim"."Üstüne binilemeyen vahşi bir atken kendimi eğittim".
Manzum Çevirisi: Mutlak üstünsün Allah'ım, Övülen'sin.Choir: We lift them up unto Thee, O Lord Almighty.
Şimdi doğuda bütün gözler onun üstündeydi.All eyes in the East were now upon him.
Hayaletler dizlerinin üstüne düşer."The ghosts fall on their knees."
Arles, Sunday, 11 or Monday, 12 Kasım 1888:İki tuval üstünde çalışıyorum ...Arles, Sunday, 11 or Monday, 12 November 1888: I've been working on two canvases ...
Üstüne üstlük Picasso, çok yoksuldu.In addition, Picasso was very poor.
Benim için, insanın değeri her şeyin üstündedir."For me the value of the human being is above everything."
140 veya üstü puanlar çok yüksek olarak kabul edilir.Scores of 140 or above are considered to be very high.
Sgouros, üstün Haçlı ordusu karşısında geri çekildi.Sgouros withdrew before the superior Crusader army.
Shakespeare'in Goethe ve Schiller'den çok daha üstün olduğuna inandığı söylenmektedir.He is said to have believed that Shakespeare was far superior to Goethe and Schiller.
1905'te Kraliyet Donanması dünyada birleşmiş herhangi iki donanmadan daha üstündü.In 1905, the Royal Navy was superior to any two navies combined in the world.
Gobineau, beyaz ırkın diğerlerinden üstün olduğuna inanıyordu.Gobineau also believed that the white race was superior to all others.
Johann Jakob’un pozisyonunu kıskanıyordu ve ikisi sıkça birbirine üstün gelmeye çalışıyordu.Johann was jealous of Jacob's position and the two often attempted to outdo each other.
Bununla birlikte, son yıllarda nominal ücretler rakip ülkelerdeki ücretlerin biraz üstünde olmuştur.Even so, nominal wages in recent years have been slightly above those in competitor countries.
WebMatrix 2'nin aksine, WebMatrix 3 Windows 7 veya üstünü gerektirir.Unlike WebMatrix 2, WebMatrix 3 requires Windows 7 or later.
1998 - Titanik, dünya çapında 1 milyar dolar üstü hasılat yapan ilk film oldu.1998 – Titanic became the first film to gross over $1 billion worldwide.
ACTRA Ödülü, Üstün Performans - Kadın, kazandı (2005, Big Girl).ACTRA Award, won Outstanding Performance - Female, 2005, Big Girl.
Zarar gören yüzük bir süreliğine müdürün odasındaki masanın üstünde kalmıştır.The damaged ring is kept for a time on a table in the Headmaster's office.
Adını modern uçaklarda kullanılan baş üstü göstergelerden almıştır.It takes its name from the head-up displays used in modern aircraft.
İlgili Sayfalar