Paris Saint-Germain takımı, daha önce üç kez üst üste şampiyon olmuştu.Paris Saint-Germain werd voor de derde keer in de historie kampioen van Frankrijk.
1969'da yeniden seçilerek Filipinler'de bu görevi iki dönem üst üste sürdüren ilk başkan oldu.In 1969 werd hij als eerste Filipijnse president ooit herkozen.
Karabağ, dört yıl üst üste yerel şampiyonaya katıldı.PSV werd voor het vierde jaar op rij landskampioen.
Bu üst üste ikinci kaybettiği dövüş oldu.Hierop brak de Tweede Gelderse Successieoorlog uit.
Rangers'ın dokuz kez üst üste Scottish Premier League şampiyonu olmasında büyük pay sahibi oldu.Hij werd een belangrijke speler van het team dat negen maal op rij de Scottish Premier League won.
Kazalar üst üste gelir.Een ongeluk komt zelden alleen.
Messi, bu ödülde üst üste 4 yıl aday gösterilmişti.Messi był nominowany do nagrody za czwarty rok z rzędu.
Ödül töreninin sunuculuğunu üst üste üçüncü kez aktör ve komedyen Dani Rovira gerçekleştirdi.Prowadzącym galę wręczenia nagród po raz trzeci był komik Dani Rovira.
Bu yüzde iki ibik bulunur;enine durur ve üst üst üstedirler.Bryła pałacyku składa się z dwóch części: niższej – jednopiętrowej i wyższej – dwupiętrowej.
1997-1999 arasında üç kez üst üste Türkiye şampiyonu oldu.W latach 1997–1999 jeszcze trzykrotnie z rzędu był mistrzem kraju.
Her defasında üst üste birikir.Często zadziera ogon w górę.
Bu onun üst üste dördüncü uluslararası şampiyonluğuydu.Na mistrzostwach świata najlepszym jego miejscem było czwarte.
Bu ödülü üst üste iki kere kazanan ilk besteci olmuştur.Pierwszy piłkarz, który zdobył nagrodę dwukrotnie.
11 Mayıs 2011 tarihinde Barcelona üst üste üçüncü kez ligi birinci bitirdi.11 stycznia 2012 pierwszy raz w karierze wyszedł na boisko w pierwszej piątce.
Bu yenilgi Wawrinka'nın ATP finallerindeki üst üste beşinci yenilgisi oldu.Odpada po porażce w ostatnim wyścigu 5. rundy na Alwasie.
Daha sonraları başarılar üst üste gelmeye devam etti.Sedan lät framgångarna vänta på sig.
Dördü bir piramit olacak şekilde üst üste dizilmiştir.Det bestod av fyra våningar och kröntes av en pyramidformad huv.
İki kez üst üste sınıfta kaldığı için liseden atıldı.Han hoppade av high school två gånger.
Hollanda ise 2. defa üst üste finalde kaybetti.Hittills har landet bara missat en finalplats två gånger.
Birçok örneklerinde, birden fazla çeşidin üst üste var olduğu gözlemlenebilir.Ibland kan flera hättor ovanpå varandra observeras.
Paris Saint-Germain takımı, daha önce üç kez üst üste şampiyon olmuştu.Paris Saint-Germain från Paris blev ligamästare för tredje gången.
Seçimleri Margaret Thatcher liderliğindeki Muhafazakâr Parti üst üste üçüncü kez kazandı.Det var det första valet som vanns av Margaret Thatcher.
18 Nisan 2016 tarihinde, üst üste ikinci kez Yılın Savunmacısı ödülünü almıştır.Den 21 april 2018 segrade han i Prix de l'Atlantique för andra året i rad.
Takım üst üste beş sezon boyunca Division 1 Féminine liginde şampiyon olmuştur.Tillsammans var de båda tränare under klubbens klättring från division 5 till division 1.
Çoklu plakaları yüksek performans için üst üste kullanılabilir.Plattorna kan staplas i det oändliga för att klara högre spänningar.
Burada oynadığı dönemde Malmö, 5 kez üst üste İsveç Ligi şampiyonluğu kazandı.Han tävlar regelbundet i poetry slam, där han fem gånger utsetts till svensk mästare.
Ford GT40, 24 saat Le Mans yarışını dört kez üst üste (1966-1969) kazanan spor otomobil.Ford GT40 — спортивний автомобіль, 4-разовий переможець 24 години Ле-Мана з 1966 по 1969 рр.
Üst üste ikinci kez bu başarıya ulaşmıştır.Буквально в останню секунду їм це вдається.
Wilt Chamberlain 7 yıl üst üste kazanmıştır 1960 ve 1966 arasında.Пахман виграв чемпіонат Чехословаччини сім разів у період між 1946 та 1966 роками.
İspanya Kraliçe Kupası’nı onu üst üste olmak üzere 11 kez kazandı.11 лютого королева наказала це зробити.
John Major liderliğindeki Muhafazakar Parti dördüncü kez üst üste seçim kazandı.На цих виборах перемогу в четвертий раз поспіль здобули консерватори, але вперше ними керував Джон Мейджор.
Üç sezon üst üste dünya üçüncüsü olduktan sonra, 2010/2011 sezonunda yedinci sıraya geriledi.У підсумковому заліку стала третьою на Кубку світу сезону 2010—2011.
Bu aynı zamanda Alman pilotun üst üste 5., kariyerindeki 7. ve son şampiyonluğuydu.Це був другий поспіль хет-трик аргентинця в Лізі чемпіонів, а також 7-й загалом за кар'єру у цьому турнірі.
Üst üste üç Olimpiyat'ta (1992, 1996, 2000) ülkesini temsil etti.Svou zemi reprezentoval třikrát na letních olympijských hrách (1992, 1996 a 2000).
Ancak tuhaf bir şekilde haftalık şovlarda Kofi Kingston'a ve Big E'ye üst üste maçlar kaybetti.Poté však začal prohrávat proti wrestlerům jako Kofi Kingston a Big E.
2 sene üst üste MVP ödülünü kazandı.Celkově seriál SP v obou letech vyhrála.
İnsanlar öldürülmüş, yaklaşık 500 insan naaşı üst-üste konulmuştu.Zabili téměř 50 lidí a stejné množství zajali.
Seçimleri Margaret Thatcher liderliğindeki Muhafazakâr Parti üst üste üçüncü kez kazandı.Následující volby vyhráli Konzervativci pod vedením Margaret Thatcherové.
Ancak finalde Houston Rockets'e 4 maçı da üst üste kaybederek süpürüldüler.V domácích zápasech ztratili hokejisté Tesly pouhé tři body.
Bazıları kesme taşların üst üste dizilmesi ile imal edilmişlerdir.Čas je zobrazován otáčením nejvyšších kamenných dílů.
Baba, üst üste yığılı taşlardan yapılan işaret.Vlys je složen z kamenných desek.
Bu konuda doğrusal üst üste gelim ilkesi kullanılır.K tomu účelu slouží primární klíč.
Erken Orta Çağ dönemi Geç Antik Çağ ile üst üste gelir.Předchází mu vrcholný středověk a navazuje na něj doba raného novověku.
Grup üst üste gelen bu başarılar üzerine durmadı ve çalışmalarını hızlandırarak sürdürdü.Acest succes le-a dat și mai mare avânt incurajându-i să lucreze mai departe împreună.
Platini ayrıca, 1983-1985 yılları arasında aldığı ödüllerle, ödülü üç kez üst üste kazanan tek oyuncudur.Platini este singurul jucător care a primit distincția de trei ori în mod consecutiv, între anii 1983 și 1985.
Sezona üst üste 3 mağlubiyetle başlayan Boston'da umutlar daha baştan zedelenmeye başlamıştı.La un an și jumătate de la afacerea Boston au început ostilitățile.
Bundan da önemlisi Real Madrid üst üste 5 kere Şampiyon Kulüpler Kupası şampiyonluğu yaşadı.În această perioadă, Real Madrid a câștigat, de asemenea, de cinci ori consecutiv Cupa Campionilor Europeni.
2006 ve 2007 yıllarında üst üste iki kez Dwayne Wade şampiyon olmuştur.Spencer a fost în anii 1992 1993 și 1994 de trei ori campion mondial la triatlon pe distanță scurtă.
13 Ağustos - Çin para birimi yuanı üç gün üst üste devalüe etti.Astfel, Regimentul regal de vânători de munte canadian a fost distrus aproape în întregime pe 13 octombrie.
Rockets 2-0 öne geçtikten sonra Mavericks üst üste 3 maç kazandı ve durumu 3-2 lehlerine çevirdi.În doar șase minute din repriza a doua, Liverpool a marcat de trei ori, și a dus meciul la 3-3.
Bu yarışmada 2 yıl üst üste dereceye giren ilk ve tek sanatçıdır.Este singurul artist care a ocupat de două ori primul și al doilea loc simultan în acest clasament.
İki prizmayı üst üste koyarak doğrunun her iki tarafını birden görebiliriz.Milyen közel vihetjük a két hegyet egymáshoz, mielőtt a két pontot egynek észlelnénk?
(Örneğin seçim barajı düşük tutulur veya aynı cumhurbaşkanının üst üste seçilmesi yasaklanır.)(Kormányzót király hiányában, vagy annak tartós akadályoztatása esetén szoktak választani.)
Daha sonraları başarılar üst üste gelmeye devam etti.A sikersorozat ezután tovább folytatódott.
Takımda ise "yılın en iyi genç oyuncusu" ödülünü üst üste ikinci kez kazanmayı başardı.Ezt jól mutatja, hogy sorozatban másodszor is megnyerte az év legjobb fiatal játékosának járó elismerést.
Ancak daha sonra başarısız sonuçlar üst üste geldi ve 15 maçta sadece 3 galibiyet aldılar.A folytatás már nem volt ennyire sikeres, mert a következő tizenöt meccsből mindössze hármat nyertek meg.
Burada MÖ 6. binyıla değin inen, üst üste kurulmuş bir yerleşme ortaya çıkarıldı.10.-i.e 6. között létező hallstatti települést tártak fel.
Bu ödülü üst üste iki kere kazanan ilk besteci olmuştur.Az első játékos, aki kétszer nyerte meg a díjat.
1980'den 1996'ya kadar üst üste beş Olimpiyat'a katılmıştır.Hän osallistui kaikkiaan viisiin olympiakisoihin vuosina 1980–1996.
Allen Iverson çaylak sezonunda 5 maç üst üste 40 ve üzeri sayı atarak rekor kırdı.Allen Iverson teki tulokkaiden ennätyksen tekemällä 40 pistettä tai enemmän viidessä peräkkäisessä ottelussa.