Yedi kez üst üste aldığı şampiyonluğu hiç maç kaybetmeden kazanmıştır.Resultó séptimo en el campeonato, sin ninguna victoria.
Kendilerini yere fırlatmışlar ve üst üste düşmüşlerdir.Narbonai: Coloro che dissodavano e coltivavano terre incolte.
İkiden fazla dönem üst üste seçilemezler.Non può essere eletto oltre due volte di seguito.
Ancak bu sefer üçüncü kez üst üste finale çıktığı Berlin kupasını kazandı.Fu la terza volta che White perse una finale.
Üst üste üç Olimpiyat'ta (1992, 1996, 2000) ülkesini temsil etti.Rappresentò anche la Svezia ai Giochi olimpici a tre riprese, 1992, 1996, 2000.
Daha sonra bu kez Lakers ile 2000'den 2002'ye kadar üç kez üst üste şampiyon olmuştur.Sarà l'ultima finale per i Lakers prima del 2000.
3 kez üst üste yılın en iyi oyuncusu seçildi.Nell'arco della sua carriera venne eletto 6 volte miglior giocatore dell'anno.
1999'a kadar, üst üste sekiz yasama dönemi boyunca milletvekili olarak seçilerek parlamentoda yer aldı.Viene eletto deputato per otto legislature ininterrottamente fino al 2008.
Üst üste gelen kötü performanslar sonucu kadrodaki yerini kaybetti.Chi alla fine ha più punti ha perso.
Pat Riley takımın başına tam yetki ile geçmesiyle Lakers'i dört kez üst üste NBA Finalleri'ne taşıdı.Riley guidò i Lakers a 4 Finali NBA consecutive.
NCAA'da üst üste şampiyonluklar yaşadı.Partecipa ai campionati NCAA.
Üst üste ikinci kez şampiyon oldular.Successivamente i due diventarono per la prima volta World Champion.
Ayrıca bu yıl üst üste üçüncü kez 2013 All-Star Maçı'na seçildi.Nel 2013 fu convocato per la terza volta all'All-Star Game.
2005 yılı sonunda üst üste ikinci kez Track & Field News dergisi tarafından yılın atleti seçildi.Nel 1963 è stato eletto "Atleta dell'anno" dalla rivista specializzata Track & Field News.
22 kez üst üste başarılı uçuş yapmıştır.Dopo ben 22 giorni di missione avvenne l'atterraggio perfetto.
Kendilerini yere fırlatmışlar ve üst üste düşmüşlerdir.Устрашив и этих, они стали отступать в землю нёвров.
Bu yüzde iki ibik bulunur;enine durur ve üst üst üstedirler.Состоит из двух частей — неповоротной (нижней) части и поворотной (верхней) секции.
Üst üste bir piramit gibi yığılır.Стоит на вершине пищевой пирамиды.
İkiden fazla dönem üst üste seçilemezler.Более двух сроков подряд выбираться не может.
Ancak sezonun ikinci yarısından itibaren üst üste alınan beraberliklerle Beşiktaş yarıştan uzaklaştı.Причём всю вторую половину гонки он жаловался на проблемы с задней подвеской.
Kasım 2007'de Villa, St Andrew's'teki maçı 2-1 kazanarak üst üste üçüncü derbi galibiyetini elde etti.В ноябре 2007 года на «Сент Эндрюсе» «Вилла» выиграла дерби в третий раз подряд со счётом 2:1.
Platini ayrıca, 1983-1985 yılları arasında aldığı ödüllerle, ödülü üç kez üst üste kazanan tek oyuncudur.Платини — единственный футболист, получивший награду в течение трёх лет подряд, с 1983 по 1985 годы.
Şirket, "Inc. 500"'de en hızlı büyüyen ABD şirketleri listesinde üst üste beş yıl yer aldı.Ежегодно в журнале печатается список 500 самых быстрорастущих частных компаний США — Inc. 500.
Bu ödülü üst üste iki kere kazanan ilk besteci olmuştur.Он первый тренер, которому удалось взять эту награду дважды.
Bu yenilgiyle beraber 15 maçlık üst üste kazanma serisi de sonlandı.Уильямс прервала поражением в финале свою пятнадцатиматчевую победную серию.
İki nokta üst üste olarak da bilinir.Оба варианта читаются сверху вниз.
Omurlar üst üste gelerek, içinden omuriliğin geçtiği kanalı oluştururlar.Становится проще изготовить ПТУР, запускаемый через канал ствола.
Hollanda ise 2. defa üst üste finalde kaybetti.Венгрия проиграла уже второе голосование подряд.
John Major liderliğindeki Muhafazakar Parti dördüncü kez üst üste seçim kazandı.На этих выборах победу в четвёртый раз подряд одержали консерваторы, но впервые ими руководил Джон Мейджор.
Benzer şekilde, üst üste gölleri temsil eden iki çokgene izin vermek anlamsız olacaktır.وبالمثل، فسوف يكون من الهراء السماح بتداخل مضلعين يمثلان بحيرات.
Karıştırma: resimleri üst üste koyarak karıştırma.شعور بالصفاء - لا تقلق بالشعور المتزايد خارج حدود الأنا.
Bir şeyin üst üste katlanmış açılıp kapanmaya elverişli kısmına da körük adı verilmektedir.وعند أهل علم البديع قسم من السرقة ويسمى انتحالا.
Cumhurbaşkanı, beş yıllık bir dönem için seçilir ve en fazla iki dönem üst üste görev yapabilir.يخضع رئيس تركيا لحدود التفويض ويمكنه ممارسة الحد الأقصى لفترتين متتاليتين مدة كل منهما خمس سنوات.
Ayrıca Amerika Açıkta'da üst üste 4 şampiyonluğunu ilan etti.وقالت انها أصبحت امرأة الأمريكية الرابعة للفوز من جميع النواحي.
Ekip sezonu dördüncü kez üst üste şampiyon tamamladı.في الموسم الموالي، أنهى الفريق البطولة في المركز الرابع.
Başkanlar ikiden fazla dönem üst üste seçilemezler.لا يمكن أن ينتخب رئيس لأكثر من فترتين متتاليتين.
Daha sonraları başarılar üst üste gelmeye devam etti.وتوالت النجاحات الأخرى بعد ذلك.
Çünkü üst üste yığılan günahları göğe erişti, Ve Tanrı onun suçlarını anımsadı.تغمد الله الشهيد برحمته الواسعة، وأسكنه فسيح جناته.
Bu yenilgi Wawrinka'nın ATP finallerindeki üst üste beşinci yenilgisi oldu.Esta foi a quinta derrota consecutiva de Wawrinka em uma final de torneio ATP.
Üst üste üç Olimpiyat'ta (1992, 1996, 2000) ülkesini temsil etti.Representou o seu país em três Olimpíadas (1992, 1996 e 2000).
2005 yılı sonunda üst üste ikinci kez Track & Field News dergisi tarafından yılın atleti seçildi.Em 1959, foi eleito Atleta do Ano pela revista especializada Track & Field News.
Bu onun üst üste dördüncü uluslararası şampiyonluğuydu.É seu terceiro vice-campeonato nacional.
Ancak üst üste gelen iki keşif durumu değiştirdi.Duas substituições que mudaram o panorama da partida.
İki kez üst üste sınıfta kaldığı için liseden atıldı.Reprovou duas vezes no Ensino Médio.
Ford GT40, 24 saat Le Mans yarışını dört kez üst üste (1966-1969) kazanan spor otomobil.Foi quatro vezes vencedor das 24 Horas de Le Mans, entre 1966 e 1969.
Müslümanların namazda üst üste iki kez secdeye gitmesi de bu olayı hatırla(t)mak içindir.In de Koran wordt gesteld in soera De Overvloedigheid 2: Zo verricht een salat voor uw Heer en slacht offers.
Messi, bu ödülde üst üste 4 yıl aday gösterilmişti.Messi was voor het vierde opeenvolgende jaar genomineerd voor de prijs.
Bu yüzde iki ibik bulunur;enine durur ve üst üst üstedirler.Er bestaan twee ondersoorten, Ailurus fulgens fulgens en Ailurus fulgens styani.
Bu ödülü üst üste iki kere kazanan ilk besteci olmuştur.Ze werden hierbij de enige band die ooit twee keer deze prijs won.
James ayrıca bu sezonda da Finallerin MVP'si seçilerek üst üste 2. kez bu onura erişmiş oldu.James werd voor het tweede seizoen op rij verkozen tot MVP van de finals.
Baba, üst üste yığılı taşlardan yapılan işaret.Het plafond wordt gevormd door grote, platte stenen.
Dördü bir piramit olacak şekilde üst üste dizilmiştir.Hierboven bevinden zich nog vier verdiepingen in de vorm van een afgeknotte piramide.
Üst üste ikinci kez bu başarıya ulaşmıştır.Het nummer werd nog een tweede keer een internationaal succes.
Yedi kez üst üste aldığı şampiyonluğu hiç maç kaybetmeden kazanmıştır.De club nam in totaal zeven keer deel aan de eindronde en kon geen enkele wedstrijd winnen.
Kulübüyle dört yıl üst üste şampiyonluk sevinci yaşamıştır.Met die club werd hij vier jaar op rij landskampioen.
Bu onun üst üste dördüncü uluslararası şampiyonluğuydu.Ze is viervoudig wereldkampioen.
1998 – 2000 yılları arasında 400 m branşında üst üste üç kere Büyükler Türkiye Şampiyonu oldu.Outdoor werd hij tussen 1998 en 2000 driemaal opeenvolgend Belgisch kampioen op de 400 m.
1974-1979 yılları arasında 6 kere üst üste şampiyon oldu.Hij werd tussen 1974 en 1976 drie opeenvolgende jaren vice-kampioen.
Bu nedenle üst üste ayçiçeği ekiminden kaçınılmalıdır.Daardoor is de pluim van boven gezien plat.
Bu yenilgi Wawrinka'nın ATP finallerindeki üst üste beşinci yenilgisi oldu.Het was de vijfde opeenvolgende nederlaag voor het team van Vandereycken.