Üst üste binen 5. yüzyıl bazilikası da daha sonraki bir depremde hasar gördü.The superimposed 5th-century basilica was also damaged in a later earthquake.
2011'de Vos, yol dünya şampiyonalarında üst üste beşinci gümüş madalyasını aldı.In 2011, Vos captured her fifth consecutive silver medal at the road world championships.
Örneğin, tüm üçgenler ikizkenardır ve üst üste binen içi dolu küreler iç içedir.For example, all triangles are isosceles, and overlapping balls nest.
Pencereler yatay olarak veya üst üste binmiş şeklinde olan döşemeTile Horizontally or Show Windows Stacked
Ek olarak, Alejandro G. Iñárritu üst üste ödül kazanan tek yönetmendir.Additionally, Alejandro G. Iñárritu is the only director to win consecutive awards.
Üst üste ikinci yıl tören resmi bir ev sahibi olmadan yapıldı.For the second year in a row, there was no official host.
Görevdeki başkan yardımcısı iki dönem üst üste aday olabilir.The incumbent vice president may run for two consecutive terms.
Bu da grupların üst üste bindiği ve genel grupla birleşme eğiliminde oldukları anlamına gelmektedir.This means that clusters tend to overlap and merge with the overall swarm.
Djokovic, dört şampiyonlukla üst üste galibiyet rekorunu da elinde tutuyor.Djokovic holds the record for consecutive wins with four titles.
Kendilerini yere fırlatmışlar ve üst üste düşmüşlerdir.Dadurch wurden die Böden der Warften aufgeweicht und senkten sich.
22 kez üst üste başarılı uçuş yapmıştır.Insgesamt konnte er 22 Luftsiege erringen.
Bu üst üste ikinci kaybettiği dövüş oldu.Dies war bereits der zweite verlorene Kampf hintereinander.
Üst üste üç Olimpiyat'ta (1992, 1996, 2000) ülkesini temsil etti.Sie hat dreimal an Olympischen Spielen teilgenommen (1992, 1996, 2004).
Bu aynı zamanda Alman pilotun üst üste 5., kariyerindeki 7. ve son şampiyonluğuydu.Zugleich bildete sie die 5. und letzte Deutsche Kriegsmeisterschaft.
Uluslararası alanda EHF Şampiyonlar Ligi'nde üst üste dört kez Montpellier ile oynadı.International spielte er mit Montpellier viermal in Folge in der EHF Champions League.
Bu üç takımın üst üste beşinci kez finallere katılması oldu.Beide Mannschaften nahmen zum fünften Mal am Endspiel teil.
John Major liderliğindeki Muhafazakar Parti dördüncü kez üst üste seçim kazandı.Zum vierten Mal in Folge gewann die Konservative Partei von Premierminister John Macdonald.
Spencer Tracy ve Tom Hanks bu ödülü üst üste iki sene kazanmayı başarmıştır.Nur Spencer Tracy und Tom Hanks konnten ihren Titel im folgenden Jahr verteidigen.
Üst üste iki hafta sonu gerçekleşen etkinliğe yüz binden fazla ziyaretçi katılır.Regelmäßig besuchen über 10.000 Interessenten an den beiden Wochenendtagen die Veranstaltung.
Üst üste gelen 33 omurdan oluşmuştur.Das Kreuz ist aus 33 Stockwerken errichtet.
Ford GT40, 24 saat Le Mans yarışını dört kez üst üste (1966-1969) kazanan spor otomobil.Der Ford GT40 ist ein Rennwagen, der ab 1966 vier Jahre in Folge das 24-Stunden-Rennen von Le Mans gewann.
Üst üste yedi kat olacak şekilde istiflenebilirler.Es dürfen bis zu 7 Scheiben gespielt werden.
Bu ödülü üst üste iki kere kazanan ilk besteci olmuştur.Er ist damit der einzige Autor, der diesen Preis zweimal erhalten hat.
YouTube müzik video çizelgelerinde 1 numaraya ulaştı ve üst üste üç hafta orada kaldı.Bei den YouTube-Musikcharts erreicht das Video Platz 1 und konnte den Platz für drei Wochen in Folge halten.
Birbirlerinin elbiselerini üst üste koymağa çalışırlar.Er muss erraten, wer sich jeweils hinter der Verkleidung verbirgt.
Üst üste bir piramit gibi yığılır.Darauf sitzt eine Pyramide auf.
Bu konuda doğrusal üst üste gelim ilkesi kullanılır.Es wird hier hauptsächlich die Startart Windenstart genutzt.
Sezon bitiminde ise, üst üste üçüncü sezon takımın en çok gol atan oyuncusu oldu.Mit drei Siegen war sie am Ende der Saison die drittbeste Riesenslalomfahrerin der Welt.
2013, 2014, 2015, 2016 yıllarında üst üste 4 kere şampiyon olmayı başarmışlardır.In den Jahren 2012 bis 2016 wurde man fünf mal in Folge Meister.
Daha sonraları başarılar üst üste gelmeye devam etti.In der Folgezeit ließen die Erfolge nach.
Kağıtları üst üste yığıyor sürekli yazıyordu.Die Horiter werden stets חֹרִי ḥorî geschrieben.
Çoklu plakaları yüksek performans için üst üste kullanılabilir.Les décorations sur le dessus peuvent être très raffinées pour des célébrations.
Yere değmeden üst üste 3 kez tutamaz veya elden ele pas veremezler.Au pire on ne peut plus redresser ou plier le doigt.
Böylece ilk defa üst üste dört maç berabere sonuçlanmış oluyordu.Mais surtout apparaissent pour la première fois quatre tours militaires.
Ayrıca yedi yıl üst üste Dünya 1 Numarası unvanını taşımıştır.Elle a également passé 21 semaines à la place de numéro 1 mondiale.
AVN Ödüllerinde üst üste üç yıl en iyi Anal Seks konulu seri ödülünü almıştır.Elle a reçu trois années de suite l'AVN Award de la meilleure série "anale".
Messi ödülü 3 kez üst üste kazanan Arjantin doğumlu ve ilk Arjantin vatandaşı futbolcu olmuştur.C'est le tout premier titre continental du club et le troisième pour le football argentin.
İspanya'da 1994 ila 1997 yılları arasında üç kez üst üste karting şampiyonluğu kazandı.Le Barça remporte quatre championnats d'Espagne consécutivement entre 1991 et 1994.
En çok üst üste final oynamayı başaran iki ülke, üç kez ile Brezilya ve Almanya'dır.Il joue seulement les deux derniers matchs face au Brésil et à l'Allemagne de l'Est.
Ardından tüm renkler üst üste basılarak işlem tamamlanır.Continuer jusqu'à avoir coloré tous les sommets.
İki kez üst üste sınıfta kaldığı için liseden atıldı.Il sera même renvoyé deux fois, temporairement, de son lycée.
Son 3 yıl üst üste şampiyon olmuştur.Il sera vice-champion les trois années suivantes.
Bu dört kenardaki duvar aynı şekilde üst üste ağaçlar koyarak, yukarıya doğru yükseltilir.Ces tours étaient voûtées en cul-de-four au rez-de-chaussée et planchéiées à l'étage supérieur.
Sporofiller üst üste binmiştir.Les orthostates ont été calées à leur base.
Yer yer üst üste gömü yapıldığı görülmektedir.La tierra de la gran promesa (Ziemia obiecana).
Çünkü üst üste yığılan günahları göğe erişti, Ve Tanrı onun suçlarını anımsadı.Afirmaban que el pecado se produjo en el cielo y que se ha perpetuado en la carne.
Bu ödülü üst üste iki kere kazanan ilk besteci olmuştur.Primera persona que ganó el premio en dos ocasiones.
Bu yüzde iki ibik bulunur;enine durur ve üst üst üstedirler.Por detrás se sitúan dos graderíos: las gradas bajas y los palcos y gradas altas.
Curry ayrıca bu maçla beraber 128 maç üst üste üçlük atarak Kyle Korver'ı geçti.Curry también superó la marca de Kyle Korver de 127 partidos consecutivos anotando un triple.
Finalde New Jersey Nets'i süpürerek üst üste 3. şampiyonluğuna ulaşıyordu.El tercer turno la ganaron los New Jersey Nets.
Daha sonraları başarılar üst üste gelmeye devam etti.A partir de ese momento los éxitos le llegarían de forma continua.
En çok üst üste final oynamayı başaran iki ülke, üç kez ile Brezilya ve Almanya'dır.La final opuso dos de los equipos más exitosos en la historia de la competición: Alemania y Brasil.
Virgül ( , ) İki nokta üst üste ( : ) Ünlem imi ( ! )Las dos hermanas se abrazan cariñosamente: - ¡Ah!
Üst üste ikinci kez bu başarıya ulaşmıştır.Solo la segunda vez tuvo éxito.
1973 ve 1974 yıllarında üst üste çalışmaları ödüle değer görüldü.Dado su estado de abandono en los años 1973 y 1999 se acometieron destacables restauraciones.
Bu maçtan sonra takımı iki hafta üst üste yenildi ve üçüncü sıraya geriledi.Bajo este nombre el equipo consiguió competir dos años en Tercera División.
Birbirlerinin elbiselerini üst üste koymağa çalışırlar.Ambos tienen que intentar quitarle el sombrero al otro.
Ancak daha sonra başarısız sonuçlar üst üste geldi ve 15 maçta sadece 3 galibiyet aldılar.Pero los Padres finalmente fallaron al final perdiendo diez juegos en septiembre.
Ödül töreninin sunuculuğunu üst üste üçüncü kez aktör ve komedyen Dani Rovira gerçekleştirdi.En su primera temporada estuvo presentado por el humorista y actor Dani Rovira.
Üst üste sürprizlerle artan gerilim, oyunun finalinde doruğa ulaşıyor.Sólo es accesible en el Modo Desafío, al terminar el juego.