"Bay Holmes," sorgulaması ile ona bakıyorum, arkadaşım yanıtladı bakışları daha çok ürküyor."Je suis M. Holmes," répondit mon compagnon, regardant avec un questionnement et de plutôt surpris le regard.
"Bay Holmes," sorgulaması ile ona bakıyorum, arkadaşım yanıtladı bakışları daha çok ürküyor."나는 선생님 홈즈 오전,"질문으로 그녀를보고, 내 동료 대답 오히려 시선을 깜짝 놀랐다. "사실!
"Bay Holmes," sorgulaması ile ona bakıyorum, arkadaşım yanıtladı bakışları daha çok ürküyor."Olen herra Holmes", vastasi toverini, katsot häntä kyseenalaistamista ja melko startled katse.
"Bay Holmes," sorgulaması ile ona bakıyorum, arkadaşım yanıtladı bakışları daha çok ürküyor."Tôi là ông Holmes," đồng hành của tôi trả lời, nhìn cô với một câu hỏi và chứ không phải giật mình nhìn.
"Bay Holmes," sorgulaması ile ona bakıyorum, arkadaşım yanıtladı bakışları daha çok ürküyor."Аз съм г-н Холмс, - отвърна спътникът ми, да я погледне с разпита и по-скоро стряска погледа.
"Bay Holmes," sorgulaması ile ona bakıyorum, arkadaşım yanıtladı bakışları daha çok ürküyor."Я мистер Холмс," ответил мой спутник, глядя на нее с допроса и а испуганный взгляд.
"Bay Holmes," sorgulaması ile ona bakıyorum, arkadaşım yanıtladı bakışları daha çok ürküyor."Я містер Холмс," відповів мій супутник, дивлячись на неї з допиту і а переляканий погляд.
"Bay Holmes," sorgulaması ile ona bakıyorum, arkadaşım yanıtladı bakışları daha çok ürküyor."אני מר הולמס," ענה לווייתי, מביט בה במבט שואל ו מבט מבוהל למדי. "אכן!
"Bay Holmes," sorgulaması ile ona bakıyorum, arkadaşım yanıtladı bakışları daha çok ürküyor."أنا السيد هولمز ،" أجاب رفيقي ، وتبحث في وجهها مع الاستجواب و نظرات الدهشة بدلا. "والواقع!
"Bay Holmes," sorgulaması ile ona bakıyorum, arkadaşım yanıtladı bakışları daha çok ürküyor.むしろ視線を驚かせた。 "確かに! 私の愛人は、呼び出したい可能性が高いことが私に言った。
Ben bu dağcılarla ilgilenirken ürkütücü bir şey oldu,Ako som sa tak staral o týchto lezcov, zažili sme niečo úplne výnimočné.
Ben bu dağcılarla ilgilenirken ürkütücü bir şey oldu,Alors que je m'occupais de ces grimpeurs, nous avons eu une expérience saisissante.
Ben bu dağcılarla ilgilenirken ürkütücü bir şey oldu,Amint kezeltem ezeket a mászókat, megdöbentő élményben volt részünk.
Ben bu dağcılarla ilgilenirken ürkütücü bir şey oldu,În timp ce vedeam de aceşti alpinişti, am avut o experienţă uluitoare.
Ben bu dağcılarla ilgilenirken ürkütücü bir şey oldu,Khi tôi đang chăm sóc những nhà leo núi này, một việc bất thường xảy đến.
Ben bu dağcılarla ilgilenirken ürkütücü bir şey oldu,Kiedy zajmowałem się nimi, stało się coś zdumiewającego.
Ben bu dağcılarla ilgilenirken ürkütücü bir şey oldu,조난자들을 치료하고 있을 때, 우리는 놀라운 경험을 했습니다.
Ben bu dağcılarla ilgilenirken ürkütücü bir şey oldu,Mentre mi stavo prendendo cura di loro vivemmo un'esperienza sconvolgente.
Ben bu dağcılarla ilgilenirken ürkütücü bir şey oldu,Mientras cuidaba de estos escaladores, tuvimos un experiencia asombrosa,
Ben bu dağcılarla ilgilenirken ürkütücü bir şey oldu,Terwijl ik voor de klimmers zorgde, deden we een schokkende ontdekking.
Ben bu dağcılarla ilgilenirken ürkütücü bir şey oldu,Während ich diese Bergsteiger versorgte, hatten wir ein erstaunliches Erlebnis.
Ben bu dağcılarla ilgilenirken ürkütücü bir şey oldu,Докато се грижех за тези катерачи, имахме стряскащо преживяване.
Ben bu dağcılarla ilgilenirken ürkütücü bir şey oldu,Пока я оказывал помощь этим альпинистам, произошло нечто потрясающее.
Ben bu dağcılarla ilgilenirken ürkütücü bir şey oldu,Я надавав допомогу цим альпіністам, ми мали жахливий досвід.
Ben bu dağcılarla ilgilenirken ürkütücü bir şey oldu,אני טיפלתי במטפסים האלה, אנחנו קיבלנו חוויה מדהימה
Ben bu dağcılarla ilgilenirken ürkütücü bir şey oldu,وكنت أهتم بهؤلاء المتسلقين ومن ثم حدث شيء مدهش
Ben bu dağcılarla ilgilenirken ürkütücü bir şey oldu,信じられないようなことが起きました 死んだと聞いていたベックウェザースが
‹‹Ben Daniele gelince, ruhum üzüntüyle sarsıldı, gördüğüm görümler beni ürküttü.A môj, Danielov, duch sa zhrozil v mojich vnútrobách, a videnia mojej hlavy ma predesily.
‹‹Ben Daniele gelince, ruhum üzüntüyle sarsıldı, gördüğüm görümler beni ürküttü.Da blev jeg, Daniel, grepet av uro i min ånd, og synene i mitt indre forferdet mig.
‹‹Ben Daniele gelince, ruhum üzüntüyle sarsıldı, gördüğüm görümler beni ürküttü.Då kände jag, Daniel, min ande oroas i sin boning, och den syn som jag hade haft förskräckte mig.
‹‹Ben Daniele gelince, ruhum üzüntüyle sarsıldı, gördüğüm görümler beni ürküttü."En cuanto a mí, Daniel, mi espíritu se turbó a causa de esto, y las visiones de mi cabeza me alarmaron
‹‹Ben Daniele gelince, ruhum üzüntüyle sarsıldı, gördüğüm görümler beni ürküttü.Eu, Daniel m'am turburat cu duhul, şi vedeniile din capul meu m'au înspăimîntat.
‹‹Ben Daniele gelince, ruhum üzüntüyle sarsıldı, gördüğüm görümler beni ürküttü.Ich, Daniel, entsetzte mich davor, und solches Gesicht erschreckte mich.
‹‹Ben Daniele gelince, ruhum üzüntüyle sarsıldı, gördüğüm görümler beni ürküttü.Ik, Daniël, was in verwarring door alles wat ik had gezien en de visioenen maakten mij bang.
‹‹Ben Daniele gelince, ruhum üzüntüyle sarsıldı, gördüğüm görümler beni ürküttü.Io, Daniele, mi sentii venir meno le forze, tanto le visioni della mia mente mi avevano turbato
‹‹Ben Daniele gelince, ruhum üzüntüyle sarsıldı, gördüğüm görümler beni ürküttü.I zatrwożył się we mnie Danijelu duch mój w pośród ciała mego, a widzenia, którem widział, przestraszyły mię.
‹‹Ben Daniele gelince, ruhum üzüntüyle sarsıldı, gördüğüm görümler beni ürküttü.I zhrozil se duch můj ve mně Danielovi u prostřed těla, a vidění má předěsila mne.
‹‹Ben Daniele gelince, ruhum üzüntüyle sarsıldı, gördüğüm görümler beni ürküttü.Jeg, Daniel, blev såre urolig til Sinds ved alt dette, og mit Hoveds Syner forfærdede mig.
‹‹Ben Daniele gelince, ruhum üzüntüyle sarsıldı, gördüğüm görümler beni ürküttü.나 다니엘이 중심에 근심하며 내 뇌 속에 이상이 나로 번민케 한지라
‹‹Ben Daniele gelince, ruhum üzüntüyle sarsıldı, gördüğüm görümler beni ürküttü.Megrendülék én, Dániel, az én lelkemben ezek miatt, és fejem látásai megháborítának engem.
‹‹Ben Daniele gelince, ruhum üzüntüyle sarsıldı, gördüğüm görümler beni ürküttü.Meni pa, Danielu, je bil duh izbegan v telesu, in prikazni glave moje so me plašile.
‹‹Ben Daniele gelince, ruhum üzüntüyle sarsıldı, gördüğüm görümler beni ürküttü.Minä, Daniel, tunsin henkeni tulevan murheelliseksi ruumiissani, ja minun näkemäni näyt peljättivät minua.
‹‹Ben Daniele gelince, ruhum üzüntüyle sarsıldı, gördüğüm görümler beni ürküttü.Moi, Daniel, j`eus l`esprit troublé au dedans de moi, et les visions de ma tête m`effrayèrent.
‹‹Ben Daniele gelince, ruhum üzüntüyle sarsıldı, gördüğüm görümler beni ürküttü.Penglihatan-penglihatan yang kulihat itu membingungkan dan menggelisahkan hatiku
‹‹Ben Daniele gelince, ruhum üzüntüyle sarsıldı, gördüğüm görümler beni ürküttü.Quanto a mim, Daniel, o meu espírito foi abatido dentro do corpo, e as visões da minha cabeça me perturbavam.
‹‹Ben Daniele gelince, ruhum üzüntüyle sarsıldı, gördüğüm görümler beni ürküttü.Εφριξε το πνευμα εμου του Δανιηλ εντος του σωματος μου και αι ορασεις της κεφαλης μου με εταραττον.
‹‹Ben Daniele gelince, ruhum üzüntüyle sarsıldı, gördüğüm görümler beni ürküttü.Вострепетал дух мой во мне, Данииле, в теле моем, и видения головы моей смутили меня.
‹‹Ben Daniele gelince, ruhum üzüntüyle sarsıldı, gördüğüm görümler beni ürküttü.Колкото за мене Даниила, духът ми се наскърби дълбоко в тялото ми, и виденията на главата ми ме смутиха.
‹‹Ben Daniele gelince, ruhum üzüntüyle sarsıldı, gördüğüm görümler beni ürküttü.אתכרית רוחי אנה דניאל בגוא נדנה וחזוי ראשי יבהלנני׃
‹‹Ben Daniele gelince, ruhum üzüntüyle sarsıldı, gördüğüm görümler beni ürküttü.اما انا دانيال فحزنت روحي في وسط جسمي وافزعتني رؤى راسي.
‹‹Ben Daniele gelince, ruhum üzüntüyle sarsıldı, gördüğüm görümler beni ürküttü.至 於 我 但 以 理 、 我 的 靈 在 我 裡 面 愁 煩 、 我 腦 中 的 異 象 使 我 驚 惶
‹‹Ben Daniele gelince, ruhum üzüntüyle sarsıldı, gördüğüm görümler beni ürküttü.至於 我 但以理 、 我的靈 在 我 裡面 愁煩 、 我 腦 中 的 異象 使 我 驚惶
Beni korkutan bir düş gördüm. Yatağımda yatarken düşüncelerimle görümlerim beni ürküttü.(4:2) Но я видел сон, который устрашил меня, и размышления на ложе моем и видения головы моей смутили меня.
Beni korkutan bir düş gördüm. Yatağımda yatarken düşüncelerimle görümlerim beni ürküttü.Da hadde jeg en drøm; den forferdet mig, og tankene på mitt leie og synene i mitt indre skremte mig.
Beni korkutan bir düş gördüm. Yatağımda yatarken düşüncelerimle görümlerim beni ürküttü.Entonces tuve un sueño que me espantó, y las fantasías sobre mi cama y las visiones de mi cabeza me turbaron
Beni korkutan bir düş gördüm. Yatağımda yatarken düşüncelerimle görümlerim beni ürküttü.한 꿈을 꾸고 그로 인하여 두려워하였으되 곧 내 침상에서 생각 하는 것과 뇌 속으로 받은 이상을 인하여 번민하였었노라
Beni korkutan bir düş gördüm. Yatağımda yatarken düşüncelerimle görümlerim beni ürküttü.Maar op zekere nacht had ik een vreselijke droom. Voor mijn geestesoog zag ik dingen, die mij verschrikten.
Beni korkutan bir düş gördüm. Yatağımda yatarken düşüncelerimle görümlerim beni ürküttü.видях сън, който ме уплаши; и размишленията ми на леглото ми и виденията на главата ми ме смутиха.
Beni korkutan bir düş gördüm. Yatağımda yatarken düşüncelerimle görümlerim beni ürküttü.חלם חזית וידחלנני והרהרין על משכבי וחזוי ראשי יבהלנני׃
Beni korkutan bir düş gördüm. Yatağımda yatarken düşüncelerimle görümlerim beni ürküttü.رأيت حلما فروّعني والافكار على فراشي ورؤى راسي افزعتني.