Tuhaf bir manzara, bu korkak ayılar, bu ürkek savaşçı whalemen!Sebuah pemandangan yang aneh, ini beruang malu, ini whalemen prajurit pemalu!
Tuhaf bir manzara, bu korkak ayılar, bu ürkek savaşçı whalemen!Uma visão curiosa; estes ursos tímido, esses baleeiros guerreiro tímida!
Tuhaf bir manzara, bu korkak ayılar, bu ürkek savaşçı whalemen!Un curieux spectacle; ces ours timide, ces chasseurs de baleines guerriers timides!
Tuhaf bir manzara, bu korkak ayılar, bu ürkek savaşçı whalemen!Un curioso spettacolo; questi orsi schivo, queste baleniere guerriero timidi!
Tuhaf bir manzara, bu korkak ayılar, bu ürkek savaşçı whalemen!Un espectáculo curioso, estos osos tímida, estos balleneros guerrero tímido!
Tuhaf bir manzara, bu korkak ayılar, bu ürkek savaşçı whalemen!Utelias näky; nämä häveliäs karhuja, nämä arka soturi whalemen!
Tuhaf bir manzara, bu korkak ayılar, bu ürkek savaşçı whalemen!호기심 시력, 이러한 악수 곰,이 겁많은 전사 whalemen!
Tuhaf bir manzara, bu korkak ayılar, bu ürkek savaşçı whalemen!Ένα περίεργο θέαμα? Αυτές τις ντροπαλός αρκούδες, αυτά τα δειλά whalemen πολεμιστή!
Tuhaf bir manzara, bu korkak ayılar, bu ürkek savaşçı whalemen!Любопитен поглед, тези свенливи мечки, тези плахи whalemen войн!
Tuhaf bir manzara, bu korkak ayılar, bu ürkek savaşçı whalemen!Любопытный взгляд, эти застенчивые медведи, эти робкие китобои воин!
Tuhaf bir manzara, bu korkak ayılar, bu ürkek savaşçı whalemen!Цікавий погляд, ці сором'язливі ведмеді, ці боязкі китобої воїн!
Tuhaf bir manzara, bu korkak ayılar, bu ürkek savaşçı whalemen!מחזה מוזר: אלה דובים ביישנית, אלה whalemen לוחם ביישן!
Tuhaf bir manzara, bu korkak ayılar, bu ürkek savaşçı whalemen!بمشهد غريب ، وهذه الدببة عفيف النفس ، وهذه whalemen المحارب خجول!
Twilight'tan nefret ediyorum çünkü Edward ürkünç, manipülatif, ve baskıcı bir sapık."Ich hasse Twilight weil Edward ein gruseliger, manipulierender, überbeschützender STALKER ist.
Twilight'tan nefret ediyorum çünkü Edward ürkünç, manipülatif, ve baskıcı bir sapık.I heb een hekel aan Twilight omdat Edward een enge, manipulative, overheersende stalker is.
Twilight'tan nefret ediyorum çünkü Edward ürkünç, manipülatif, ve baskıcı bir sapık.Jag hatar Twilight eftersom Edward är en obehaglig, manipulativ, överbeskyddande stalker.
Twilight'tan nefret ediyorum çünkü Edward ürkünç, manipülatif, ve baskıcı bir sapık.Je déteste Twilight car Edward est un harceleur effrayant excessivement protecteur, et manipulateur.
Twilight'tan nefret ediyorum çünkü Edward ürkünç, manipülatif, ve baskıcı bir sapık.Jeg hader Twilight, fordi Edward er en klam manipulerende, overbeskyttende forfølger.
Twilight'tan nefret ediyorum çünkü Edward ürkünç, manipülatif, ve baskıcı bir sapık.Nienawidzę Zmierzchu, bo Edward to odrażający, manipulujący, nadopiekuńczy natręt.
Twilight'tan nefret ediyorum çünkü Edward ürkünç, manipülatif, ve baskıcı bir sapık.Odio Crepúsculo porque Edward es escalofriante, manipulador, sobreprotector y acechador.
Twilight'tan nefret ediyorum çünkü Edward ürkünç, manipülatif, ve baskıcı bir sapık.Odio Twilight perché Edward è un inquietante, manipolatore, eccessivamente protettivo stalker.
Ürkekçe, diğer durumlarda köşegenin daha üstlerindeyiz ama bu sorun değil.A dire la verità, siamo stati più in alto sulla diagonale in altre situazioni, ma va bene così. Va bene.
Ürkekçe, diğer durumlarda köşegenin daha üstlerindeyiz ama bu sorun değil.De vorige keer hebben we bescheiden hoger gestaan op de diagonaal. Dat is ok.
Ürkekçe, diğer durumlarda köşegenin daha üstlerindeyiz ama bu sorun değil.조심스레 말씀드리는데, 다른 때에는 점수가 좀 더 높았지만
Ürkekçe, diğer durumlarda köşegenin daha üstlerindeyiz ama bu sorun değil.Modéstia aparte, já estivemos mais alto na diagonal, noutras situações, mas está bem. É bom.
Ürkekçe, diğer durumlarda köşegenin daha üstlerindeyiz ama bu sorun değil.Mondjuk kaptunk már előkelőbb helyet is a mátrixban, de mindegy. Ez jó.
Ürkekçe, diğer durumlarda köşegenin daha üstlerindeyiz ama bu sorun değil.Schüchtern, wir waren sonst höher auf der Diagonalen, aber das ist okay.
Ürkekçe, diğer durumlarda köşegenin daha üstlerindeyiz ama bu sorun değil.Tímidamente, hemos estado más alto en la diagonal en otras situaciones, pero está bien. Está bien.
Ürkekçe, diğer durumlarda köşegenin daha üstlerindeyiz ama bu sorun değil.Σε άλλες περιπτώσεις μας τοποθέτησαν υψηλότερα αλλά δεν πειράζει.
Ürkekçe, diğer durumlarda köşegenin daha üstlerindeyiz ama bu sorun değil.Но всё же в других ситуациях мы оказывались повыше, но это неплохо.
Ürkekçe, diğer durumlarda köşegenin daha üstlerindeyiz ama bu sorun değil.Скромно, ми бували на вершині діагоналі в інших ситуаціях, але це добре.
Ürkekçe, diğer durumlarda köşegenin daha üstlerindeyiz ama bu sorun değil.בהצטנעות, היינו כבר גבוה על האלכסון במצבים אחרים,
Ürkekçe, diğer durumlarda köşegenin daha üstlerindeyiz ama bu sorun değil.بحياء، كنا أعلى على القطر في الحالات الأخرى،
Ürkekçe, diğer durumlarda köşegenin daha üstlerindeyiz ama bu sorun değil.いいえ もちろんうれしいです
Ürkmedi bile.Ele nem sequer pestanejou.
Ürkmedi bile.Han bevægede sig ikke engang.
Ürkmedi bile.Hän ei edes säpsähtänyt.
Ürkmedi bile.Han rörde sig inte ens.
Ürkmedi bile.Nawet nie drgnął.
Ürkmedi bile.Ni se ha inmutado.
Ürkmedi bile.Non si è mosso di un millimetro.
Ürkmedi bile.Он даже не вздрогнул.
Ürktüler, bir hayalet gördüklerini sanarak korkuya kapıldılar.Ale oni, celí naľakaní a prestrašení, domnievali sa, že vidia ducha.
Ürktüler, bir hayalet gördüklerini sanarak korkuya kapıldılar.A oni przelęknąwszy się i przestraszeni będąc, mniemali, iż ducha widzieli.
Ürktüler, bir hayalet gördüklerini sanarak korkuya kapıldılar.Då blevo de förfärade och uppfylldes av fruktan och trodde att det var en ande de sågo.
Ürktüler, bir hayalet gördüklerini sanarak korkuya kapıldılar.Da forskrækkedes de og betoges af Frygt og mente, at de så en Ånd.
Ürktüler, bir hayalet gördüklerini sanarak korkuya kapıldılar.Entonces ellos, aterrorizados y asombrados, pensaban que veían un espíritu
Ürktüler, bir hayalet gördüklerini sanarak korkuya kapıldılar.In oni se uplaše in vsi prestrašeni mislijo, da vidijo duha.
Ürktüler, bir hayalet gördüklerini sanarak korkuya kapıldılar.저희가 놀라고 무서워하여 그 보는 것을 영으로 생각하는지라
Ürktüler, bir hayalet gördüklerini sanarak korkuya kapıldılar.Mas eles, espantados e atemorizados, pensavam que viam algum espírito.
Ürktüler, bir hayalet gördüklerini sanarak korkuya kapıldılar.Megrémülvén pedig és félvén, azt hivék, hogy valami lelket látnak.
Ürktüler, bir hayalet gördüklerini sanarak korkuya kapıldılar.Men de blev forferdet og fulle av frykt, og trodde at de så en ånd.
Ürktüler, bir hayalet gördüklerini sanarak korkuya kapıldılar.Mereka terkejut dan ketakutan, karena menyangka mereka melihat hantu
Ürktüler, bir hayalet gördüklerini sanarak korkuya kapıldılar.Nhưng môn đồ đều sửng sốt rụng rời, tưởng thấy thần.
Ürktüler, bir hayalet gördüklerini sanarak korkuya kapıldılar.Nhưng môn_đồ đều sửng_sốt rụng_rời , tưởng thấy thần .
Ürktüler, bir hayalet gördüklerini sanarak korkuya kapıldılar.Niin heidät valtasi säikähdys ja pelko, ja he luulivat näkevänsä hengen.
Ürktüler, bir hayalet gördüklerini sanarak korkuya kapıldılar.Oni pak zhrozivše se a přestrašeni byvše, domnívali se, že by ducha viděli.
Ürktüler, bir hayalet gördüklerini sanarak korkuya kapıldılar.Plini de frică şi de spaimă, ei credeau că văd un duh.
Ürktüler, bir hayalet gördüklerini sanarak korkuya kapıldılar.Saisis de frayeur et d`épouvante, ils croyaient voir un esprit.
Ürktüler, bir hayalet gördüklerini sanarak korkuya kapıldılar.Sie erschraken aber und fürchteten sich, meinten, sie sähen einen Geist.