Bir kere oynamaya başladıklarında Herhangi bir politika üretmek bir bir şansım yok.Δεν έχω καμία ελπίδα να περάσω οποιαδήποτε πολιτική αφού έχουν αρχίσει το παιχνίδι.
Bir kere oynamaya başladıklarında Herhangi bir politika üretmek bir bir şansım yok.Аз нямам никакъв шанс да наложа каквато и да било политика, щом ведъж започнат да играят.
Bir kere oynamaya başladıklarında Herhangi bir politika üretmek bir bir şansım yok.У меня нет никакой возможности влиять на политику, как только они начинают игру.
Bir litre benzin üretmek için ne kadar karbon ve organik madde gerektiğiydi?1리터의 석유에 얼만큼의 탄소가 들어있고, 얼만큼의 유기성분이 들어있느냐를 계산한 것입니다.
Bir litre benzin üretmek için ne kadar karbon ve organik madde gerektiğiydi?"Hur mycket kol skulle det kosta, och hur mycket organiskt material?"
Bir litre benzin üretmek için ne kadar karbon ve organik madde gerektiğiydi?"Kolik CO2 by bylo zapotřebí a kolik organického materiálu to vyžaduje?"
Bir litre benzin üretmek için ne kadar karbon ve organik madde gerektiğiydi?lấy một lít khí ga, câu hỏi là bao nhiêu carbon cần có để tạo ra nó, và bao nhiêu chất hữu cơ?
Bir litre benzin üretmek için ne kadar karbon ve organik madde gerektiğiydi?Preso un litro di benzina, ha detto: "Quanto carbonio serve, e quanto materiale organico?"
Bir litre benzin üretmek için ne kadar karbon ve organik madde gerektiğiydi?"Quanto carbono utilizaria e quanto material orgânico?"
Bir litre benzin üretmek için ne kadar karbon ve organik madde gerektiğiydi?בו הוא לקח ליטר של דלק ואמר, טוב, כמה פחמן יידרש, וכמה חומר אורגני?
Bir litre benzin üretmek için ne kadar karbon ve organik madde gerektiğiydi?أخذ فيه ليتراً من الغاز وسأل: "حسنا٬ كم تستلزم هذه من مادة الكاربون٬ وكم من المواد العضوية؟"
Bir litre benzin üretmek için ne kadar karbon ve organik madde gerektiğiydi?どれだけの有機物が必要かを 彼は計算しました 答えは1リットルに対して23トンでした
Bir sandalye üretmek yedi gün alıyor, ama bir düşünün?오늘날 의자하나를 만드는 데 7일정도 걸립니다만 이 방법으로는! 일곱시간 정도면 가능합니다.
Bir sandalye üretmek yedi gün alıyor, ama bir düşünün?Acum durează 7 zile fabricarea unui scaun, dar ştiţi ceva?
Bir sandalye üretmek yedi gün alıyor, ama bir düşünün?Aujourd'hui, Il faut sept jours pour fabriquer un fauteuil, mais vous savez quoi ?
Bir sandalye üretmek yedi gün alıyor, ama bir düşünün? Birgün bu sadece yedi saat alacak.Het duurt nu 7 dagen om een stoel te maken, maar op een dag zal het 7 uur duren.
Bir sandalye üretmek yedi gün alıyor, ama bir düşünün?Dziś, produkcja krzesła zajmuje 7 dni, ale wiecie co?
Bir sandalye üretmek yedi gün alıyor, ama bir düşünün?Heute dauert es sieben Tage, um einen Stuhl herzustellen, aber wissen Sie was?
Bir sandalye üretmek yedi gün alıyor, ama bir düşünün?Hoy, toma siete días fabricar una silla, pero ¿saben qué?
Bir sandalye üretmek yedi gün alıyor, ama bir düşünün?Manapság hét napig tart egy szék gyártása, de tudják mit?
Bir sandalye üretmek yedi gün alıyor, ama bir düşünün?Oggi ci vogliono sette giorni per fare una sedia, ma sapete che vi dico?
Bir sandalye üretmek yedi gün alıyor, ama bir düşünün?Trvá to sice 7 dní vyrobit židli, ale víte co?
Bir sandalye üretmek yedi gün alıyor, ama bir düşünün?Днес са нужни седем дни, за да се произведе стол, но знаете ли какво?
Bir sandalye üretmek yedi gün alıyor, ama bir düşünün?לייצר כסא לוקח שבעה ימים, אבל אתם יודעים מה? יום אחד זה יקח רק שבע שעות.
Bir sandalye üretmek yedi gün alıyor, ama bir düşünün?اليوم يستغرق 7 أيام لصناعة كرسي لكن هل تعرفون؟ يوم ما سيكفي 7 ساعات
Bir sandalye üretmek yedi gün alıyor, ama bir düşünün?いずれ7時間になるでしょう 将来は居ながらにして 自分好みの椅子を
Bu aralar her ikisi de üretmek ve muhafaza etmek için çok pahalıydılar.만들고 유지하는데 많은 돈이 들었지만
Bu aralar her ikisi de üretmek ve muhafaza etmek için çok pahalıydılar.Sie waren beide sehr teuer in der Herstellung und der Aufrechterhaltung.
Bu aralar her ikisi de üretmek ve muhafaza etmek için çok pahalıydılar.הם היו מאוד יקרים הן לבניה והן לתחזוקה,
Bu aralar her ikisi de üretmek ve muhafaza etmek için çok pahalıydılar.وكلاهما مكلف جدا للبناء وللتصليح
Bu aralar her ikisi de üretmek ve muhafaza etmek için çok pahalıydılar.これがあれば民衆を 支配できました
Bu, ben fantezi, istenilen sonucu üretmek, ama dediğim gibi, giderleri dahil önemli olacaktır. "Detta skulle, jag tror, ger önskat resultat, men som jag säger, bekostnad inblandade skulle vara betydande. "
Bu, ben fantezi, istenilen sonucu üretmek, ama dediğim gibi, giderleri dahil önemli olacaktır. "Dette ville, jeg tror, det ønskede resultat, men som jeg siger, bekostning involveret ville være betydelige. "
Bu, ben fantezi, istenilen sonucu üretmek, ama dediğim gibi, giderleri dahil önemli olacaktır. "Ez, azt hiszem, a kívánt eredményt, de mint mondtam, a költségek az érintett jelentős lenne. "
Bu, ben fantezi, istenilen sonucu üretmek, ama dediğim gibi, giderleri dahil önemli olacaktır. "이것은 내가 멋진, 원하는 결과를 생성하지만, 내가 말하는대로, 비용은 참여 상당한 것이다. "
Bu, ben fantezi, istenilen sonucu üretmek, ama dediğim gibi, giderleri dahil önemli olacaktır. "Tämä, luulen, tuota toivottua tulosta, mutta kuten sanoin, kustannuksella mukana olisi merkittävä. "
Bu, ben fantezi, istenilen sonucu üretmek, ama dediğim gibi, giderleri dahil önemli olacaktır. "To bi, jaz fancy, želenega rezultata, ampak kot sem rekel, v breme vpletenih bi bil velik. "
Bu, ben fantezi, istenilen sonucu üretmek, ama dediğim gibi, giderleri dahil önemli olacaktır. "To by, myslím, nepřinese žádoucí výsledek, ale jak říkám, náklady zúčastněných by byl značný. "
Bu, ben fantezi, istenilen sonucu üretmek, ama dediğim gibi, giderleri dahil önemli olacaktır. "To by, myslím, neprinesie žiaduci výsledok, ale ako hovorím, náklady príslušných by bol značný. "
Bu, ben fantezi, istenilen sonucu üretmek, ama dediğim gibi, giderleri dahil önemli olacaktır. "To, mi się podoba, pożądanego wyniku, ale jak mówię, koszt zaangażowanych będzie znaczny. "
Bu, ben fantezi, istenilen sonucu üretmek, ama dediğim gibi, giderleri dahil önemli olacaktır. "Фантазия, аз Това ще произведе желания резултат, но както казах, за сметка на ще бъде значителен. "
Bu, ben fantezi, istenilen sonucu üretmek, ama dediğim gibi, giderleri dahil önemli olacaktır. "Це, мені здається, дає бажаного результату, але, як я вже сказав, витрати, пов'язані будуть значними ".
Bu, ben fantezi, istenilen sonucu üretmek, ama dediğim gibi, giderleri dahil önemli olacaktır. "Это, мне кажется, дает желаемого результата, но, как я уже сказал, расходы, связанные будут значительными ".
Bu, ben fantezi, istenilen sonucu üretmek, ama dediğim gibi, giderleri dahil önemli olacaktır. "وهذا ، وأنا الهوى ، وتعطي النتيجة المرجوة ، ولكن كما قلت ، والمشاركة على حساب سيكون كبيرا ".
Bu, ben fantezi, istenilen sonucu üretmek, ama dediğim gibi, giderleri dahil önemli olacaktır. "かなりのだろう。" 私はボードビルのステージ上で実行する犬の所有者のように感じた際野良犬
Bu gerçekten düşündüğünüzde çok büyük bir başarı, bir ürünü çok demokratik bir biçimde üretmek.우리는 이걸 당연하게 생각하는 데, 사실 곰곰 생각해보면 이렇게 민주적인 상품을 만들었다는 건 대단한 업적이란 말이죠.
Bu gerçekten düşündüğünüzde çok büyük bir başarı, bir ürünü çok demokratik bir biçimde üretmek.אם תחשבו על זה, אנחנו לוקחים את זה כמובן מאליו -- אבל זהו הישג יוצא דופן, לייצר משהו שהוא כל כך דמוקרטי.
Bu gerçekten düşündüğünüzde çok büyük bir başarı, bir ürünü çok demokratik bir biçimde üretmek.وهذا بالفعل والذي تتصورن أنه أمرٌ مفروغ منه هو في الحقيقة أنجاز رائع أي أن تنتج شيئاً بهذه الديموقراطية
Bu gerçekten düşündüğünüzde çok büyük bir başarı, bir ürünü çok demokratik bir biçimde üretmek.これほど民主的なものを 作ったのは素晴らしい功績です ですから少し観点を変える必要があります
Bu işlemin sonucunda oluşan konsantrasyon farkı da ATP üretmek için kullanılıyor.그리고 그렇게 생긴 농도차는 ATP를 실제로 생성하는 데 사용됩니다
Bu işlemin sonucunda oluşan konsantrasyon farkı da ATP üretmek için kullanılıyor.Dan kemudian gradien yang digunakan untuk benar-benar menghasilkan ATP.
Bu işlemin sonucunda oluşan konsantrasyon farkı da ATP üretmek için kullanılıyor.I właśnie ten gradient koncentracji jest używany do produkcji ATP.
Bu işlemin sonucunda oluşan konsantrasyon farkı da ATP üretmek için kullanılıyor.Tento gradient je využit k produkci ATP.
Bu işlemin sonucunda oluşan konsantrasyon farkı da ATP üretmek için kullanılıyor.Y entonces ese gradiente se usa para producir realmente ATP.
Bu işlemin sonucunda oluşan konsantrasyon farkı da ATP üretmek için kullanılıyor.А потім енерго-перепад застосовується для вироблення АТФ.
Bu işlemin sonucunda oluşan konsantrasyon farkı da ATP üretmek için kullanılıyor.И тогава този градиент се употребява да произвежда всъщност АТФ.
Bu işlemin sonucunda oluşan konsantrasyon farkı da ATP üretmek için kullanılıyor.ومن ثم يستخدم هذا التدرج فعلا إنتاج ATP.
Bu nedenle, daha az atık üretmek ilk hedef olarak kalmalıdır.A redução na produção de resíduos deverá continuar a ser o principal objectivo.
Bu nedenle, daha az atık üretmek ilk hedef olarak kalmalıdır.Az elsődleges célnak továbbra is annak kell lennie, hogy már kezdetben kevesebb hulladékot hozzanak létre.
Bu nedenle, daha az atık üretmek ilk hedef olarak kalmalıdır.Det främsta målet måste fortfarande vara a minska genereringen av avfall vid källan.