Bir araç üretmek için gereken anaparanın 4/5'inden tasarruf edilmesini sağlayabilirler.Kỹ thuật này cho phép tiết kiệm 4 phần 5 vốn cần thiết để làm xe hơi.
Bir araç üretmek için gereken anaparanın 4/5'inden tasarruf edilmesini sağlayabilirler.Mohou ušetřit čtyři pětiny kapitálu potřebného k výrobě aut.
Bir araç üretmek için gereken anaparanın 4/5'inden tasarruf edilmesini sağlayabilirler.Podem reduzir 80 % do capital necessário ao fabrico de um carro
Bir araç üretmek için gereken anaparanın 4/5'inden tasarruf edilmesini sağlayabilirler.Possono far risparmiare i 4/5 della spesa per fabbricare automobili.
Bir araç üretmek için gereken anaparanın 4/5'inden tasarruf edilmesini sağlayabilirler.Pot economisi 4/5 din capitalul necesar pentru fabricarea automobilelor.
Bir araç üretmek için gereken anaparanın 4/5'inden tasarruf edilmesini sağlayabilirler.Pueden ahorrar 80 % del capital requerido para construir autos.
Bir araç üretmek için gereken anaparanın 4/5'inden tasarruf edilmesini sağlayabilirler.Sie können vier Fünftel des Kapitals für die Autoherstellung einsparen.
Bir araç üretmek için gereken anaparanın 4/5'inden tasarruf edilmesini sağlayabilirler.Zaoszczędzą 4/5 kapitału potrzebnego do produkcji aut.
Bir araç üretmek için gereken anaparanın 4/5'inden tasarruf edilmesini sağlayabilirler.Ze besparen 4/5 van het benodigde kapitaal voor autoproductie.
Bir araç üretmek için gereken anaparanın 4/5'inden tasarruf edilmesini sağlayabilirler.Такие технологии могут сберечь 4/5 капитала, необходимого для производства автомобилей.
Bir araç üretmek için gereken anaparanın 4/5'inden tasarruf edilmesini sağlayabilirler.Те могат да спестят четири пети от капитала, който е необходим, за да се произвеждат автомобили.
Bir araç üretmek için gereken anaparanın 4/5'inden tasarruf edilmesini sağlayabilirler.יכולות להשתדרג להגדלת המהירות והקטנת העלות של ביצועי תעשיית התעופה.
Bir araç üretmek için gereken anaparanın 4/5'inden tasarruf edilmesini sağlayabilirler.يمكنها أن توفر 80% من رأس المال اللازم لصنع السيارات.
Bir araç üretmek için gereken anaparanın 4/5'inden tasarruf edilmesini sağlayabilirler.彼らはまた命を救うことができます
Biraz daha ölçülü, daha eğlenceli, yani biraz daha herkese yönelik bir şey üretmek istedik.Chcieliśmy stworzyć coś spokojniejszego, wyluzowanego, coś dla szerszej publiczności.
Biraz daha ölçülü, daha eğlenceli, yani biraz daha herkese yönelik bir şey üretmek istedik.Chtěli jsme vytvořit něco trochu odměřenějšího, klidnějšího, trochu víc pro lidi.
Biraz daha ölçülü, daha eğlenceli, yani biraz daha herkese yönelik bir şey üretmek istedik.저희는 좀 더 정확하고 더 즐길 수 있으면서 더 많은 사람이 플레이할 수 있는 게임을 만들고 싶었어요
Biraz daha ölçülü, daha eğlenceli, yani biraz daha herkese yönelik bir şey üretmek istedik.Nous voulions créer un jeu au rythme plus modéré, plus lent, afin que tout le monde puisse en profiter.
Birçok memeli, diyelim ki anne ve yavru ayrı ise, iletişim sesleri üretmek zorundadır.많은 동물들은 호출용 소리를 만듭니다. 예를들어 어미와 새끼가 떨어져 있을때 말이지요.
Birçok memeli, diyelim ki anne ve yavru ayrı ise, iletişim sesleri üretmek zorundadır.Molti mammiferi devono ricorrere a richiami per comunicare quando, per esempio, madre e piccolo sono distanti.
Birçok memeli, diyelim ki anne ve yavru ayrı ise, iletişim sesleri üretmek zorundadır.Muitos mamíferos têm de emitir chamamentos quando, por exemplo, uma mãe e cria estão afastados.
Birçok memeli, diyelim ki anne ve yavru ayrı ise, iletişim sesleri üretmek zorundadır.Nhiều động vật có vú phải tạo ra tiếng gọi khi mẹ và con xa nhau.
Birçok memeli, diyelim ki anne ve yavru ayrı ise, iletişim sesleri üretmek zorundadır.Numeroase mamifere trebuie să producă chemări de contact când, să spunem, o mama și puiul ei sunt separați.
Birçok memeli, diyelim ki anne ve yavru ayrı ise, iletişim sesleri üretmek zorundadır.Sok emlős produkál hívóhangokat, mondjuk akkor, ha anya és kicsinye egymástól távol vannak.
Birçok memeli, diyelim ki anne ve yavru ayrı ise, iletişim sesleri üretmek zorundadır.Veel zoogdieren moeten contactroepen maken, bijvoorbeeld als moeder en jong gescheiden zijn.
Birçok memeli, diyelim ki anne ve yavru ayrı ise, iletişim sesleri üretmek zorundadır.Veľa cicavcov musí produkovať kontaktné volania, keď, povedzme, matka a mláďa sú oddelené.
Birçok memeli, diyelim ki anne ve yavru ayrı ise, iletişim sesleri üretmek zorundadır.Viele Säuger müssen Kontaktrufe erzeugen, wenn zum Beispiel Mutter und Jungtier getrennt werden.
Birçok memeli, diyelim ki anne ve yavru ayrı ise, iletişim sesleri üretmek zorundadır.Wiele z nich porozumiewa się, kiedy matka i potomstwo się rozdzielą.
Birçok memeli, diyelim ki anne ve yavru ayrı ise, iletişim sesleri üretmek zorundadır.Многим млекопитающим приходится издавать зов контакта, когда, например, мать и детёныш находятся не рядом.
Birçok memeli, diyelim ki anne ve yavru ayrı ise, iletişim sesleri üretmek zorundadır.Много бозайници трябва да издават контактни призиви, когато, да кажем, майка и малко са разделени.
Birçok memeli, diyelim ki anne ve yavru ayrı ise, iletişim sesleri üretmek zorundadır.יונקים רבים חייבים להפיק קריאות קשר כשנגיד, אם וגור נמצאים בנפרד.
Birçok memeli, diyelim ki anne ve yavru ayrı ise, iletişim sesleri üretmek zorundadır.لقد طورت معظم الثديات انظمة نداء فعندما - على سبيل المثال - يفترق الابن عن والدته ..
Birçok memeli, diyelim ki anne ve yavru ayrı ise, iletişim sesleri üretmek zorundadır.母子がはぐれた時などに使っています これは リスザルの母子がはぐれた時に用いる
Birkaç denizci üretmekten bahsediyorlar.Att tala om fram några, eh .. sjö-man.
Birkaç denizci üretmekten bahsediyorlar.Biztos valami halász gyártásáról beszélnek.
Birkaç denizci üretmekten bahsediyorlar.Estão a falar da produção de algumas... ...pescarias.
Birkaç denizci üretmekten bahsediyorlar. Evet... üret--Gadają o produkowaniu, wiesz... ..rybaków.
Birkaç denizci üretmekten bahsediyorlar. Evet... üret--Nu je het over iets produceren hebt... zeemannen.
Birkaç denizci üretmekten bahsediyorlar.Hablando de la producción de, eh... ...Hombre-mojado.
Birkaç denizci üretmekten bahsediyorlar.Hablando de la producción de, eh... ...Hombre-mojado.
Birkaç denizci üretmekten bahsediyorlar.Mluvíme o výrobě dalšího, hm ... námořníka.
Birkaç denizci üretmekten bahsediyorlar.Puhuvat jonkun merimiehen, ... tuottamisesta.
Birkaç denizci üretmekten bahsediyorlar.Reden darüber, etwas zu produzieren, ähm .. Seemenschen.
Birkaç denizci üretmekten bahsediyorlar.Μιλάνε για να παράγουν, ...χύσια.
Birkaç denizci üretmekten bahsediyorlar.Говорећи о продукцији,... Морнар.
Bir kere oynamaya başladıklarında Herhangi bir politika üretmek bir bir şansım yok.Ich habe keine Chance, irgend eine Richtlinie festzulegen, wenn sie mal zu spielen angefangen haben.
Bir kere oynamaya başladıklarında Herhangi bir politika üretmek bir bir şansım yok.Ik heb geen enkele invloed op wat voor beleid dan ook wanneer ze beginnen te spelen.
Bir kere oynamaya başladıklarında Herhangi bir politika üretmek bir bir şansım yok.Jag har ingen chans att göra politiska beslut när de väl börjar spela.
Bir kere oynamaya başladıklarında Herhangi bir politika üretmek bir bir şansım yok.Jeg har ingen chance til at lave nogen form for politik så snart de begynder at spille.
Bir kere oynamaya başladıklarında Herhangi bir politika üretmek bir bir şansım yok.Je n'ai pas l'occasion d'intervenir d'une façon quelconque une fois qu'ils ont commencé.
Bir kere oynamaya başladıklarında Herhangi bir politika üretmek bir bir şansım yok.Len čo začnú hrať, nemám šancu vytvárať akýkoľvek postup.
Bir kere oynamaya başladıklarında Herhangi bir politika üretmek bir bir şansım yok.Não tenho hipótese de ditar qualquer tipo de política a partir do momento em que começam a jogar.
Bir kere oynamaya başladıklarında Herhangi bir politika üretmek bir bir şansım yok.Nemám vůbec šanci vytvořit jakákoli pravidla, jak jednou začnou hrát.
Bir kere oynamaya başladıklarında Herhangi bir politika üretmek bir bir şansım yok.Nie mam wpływu na strategię od początku gry.
Bir kere oynamaya başladıklarında Herhangi bir politika üretmek bir bir şansım yok.Nincs lehetőségem törvényeket hozni, ha egyszer elkezdenek játszani.
Bir kere oynamaya başladıklarında Herhangi bir politika üretmek bir bir şansım yok.Non posso in alcun modo impostare una politica quando iniziano a giocare.
Bir kere oynamaya başladıklarında Herhangi bir politika üretmek bir bir şansım yok.Oricum n-am nicio şansă să modific vreun regulament odată ce au început jocul.
Bir kere oynamaya başladıklarında Herhangi bir politika üretmek bir bir şansım yok.Saya tidak boleh membuat kebijakan atau semacamnya sejak mereka mulai bermain.
Bir kere oynamaya başladıklarında Herhangi bir politika üretmek bir bir şansım yok.Tôi không có cơ hội để tạo ra bất kỳ chính sách nào một khi chúng bắt đầu chơi
Bir kere oynamaya başladıklarında Herhangi bir politika üretmek bir bir şansım yok.Una vez que empieza el juego, yo no puedo introducir ninguna política.