Ana içeriğe geç
Sözlük

üretken ile cümle

üretken kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Yazılımsal üretkenliği artırmayı amaçlayan ekstrem programlamada sıkça kullanılmaktadır.Taip pat labai dažnai kritikuojama netobula programinė įranga.
Çocukluğunde oldukça meraklı ve üretkendi.Vaikystė buvo sunki ir sudėtinga.
Çünkü yazılımın sağlamlılığı, güvenirliliği ve programcıların üretkenliliği önemlidir.Tähtsad on tarkvara robustsus ja programmeerija tootlikkus.
Kalite maliyetleri en az etkileyen, sermayeye en az bağlı üretkenliği artırma yoludur.Reaalservituuti tuleb teostada viisil, mis koormaks teenivat kinnisasja kõige vähem.
Maksimum refah ise ancak maksimum üretkenlikle olabilir.Üks ehk Hüve on kõige absoluutne ühtsus.
Yaşamının son on beş senesini çok üretken geçirdi.Viimased 15 aastat oma elust pühendas ta ainult sellele.
Onun da konuşma üretkenliği azalmıştı.Veel vähem oli tal kõneandi.
Üretkenlik, teknoloji sayesinde yükseltilebilir.Kaal võib tehnoloogia arenguga väheneda.
John Gribbin, üretken bir bilim yazarı.John Barrow on tunnustatud teaduse populariseerija.
2 üretkenlikte alanlara ve tarım sistemlerine öncelik tanımaktadır (36).2 kohdistuvat vaikutukset vaihtelevat.
2 üretkenlikte alanlara ve tarım sistemlerine öncelik tanımaktadır (36).2 směsici znečišťujících látek.
2 üretkenlikte alanlara ve tarım sistemlerine öncelik tanımaktadır (36).2 znečisťujúcich látok.
2 üretkenlikte alanlara ve tarım sistemlerine öncelik tanımaktadır (36).Natural e leza za y biodi y biodiversidad ver si d ad y los sistemas agrarios más intensivos (36).
Ama bu hiçbir ülkeyi daha üretken yapmıyor.Ale to nie czyni państwa bardziej produktywnym.
Ama bu hiçbir ülkeyi daha üretken yapmıyor.De extra hoeveelheid dat het land produceert, is war echt wordt toegevoegd aan het BNP.
Ama bu hiçbir ülkeyi daha üretken yapmıyor.Mais ça ne rend pas le pays plus productif.
Ama bu hiçbir ülkeyi daha üretken yapmıyor. Ülke daha fazla üretirse, bu toplam üretkenliğe dahil edilir.Množství jablek navíc, které země produkuje, je to, co zvyšuje celkovou produktivitu.
Ama bu hiçbir ülkeyi daha üretken yapmıyor.Але це не робить країну більш продуктивною.
Avusturalya'nın kişi başına en üretken ülke olduğunu görürsünüz.Australië per persoon de meest productieve natie op aarde was.
Avusturalya'nın kişi başına en üretken ülke olduğunu görürsünüz.제일 생산적인 나라는, 사람당, 호주였어요.
Avusturalya'nın kişi başına en üretken ülke olduğunu görürsünüz.la nación más productiva en la tierra, por persona, era Australia.
Avusturalya'nın kişi başına en üretken ülke olduğunu görürsünüz.la nazione più produttiva al mondo era l'Australia, pro capite.
Avusturalya'nın kişi başına en üretken ülke olduğunu görürsünüz.le pays le plus productif sur Terre, par personne, était l'Australie.
Avusturalya'nın kişi başına en üretken ülke olduğunu görürsünüz.האומה הפוריה ביותר על כדור-הארץ היתה אוסטרליה, פר אדם.
Avusturalya'nın kişi başına en üretken ülke olduğunu görürsünüz.أستراليا كانت أكثر الدول المنتجة على الأرض، للشخص الواحد.
Avusturalya'nın kişi başına en üretken ülke olduğunu görürsünüz.上位に位置していました 1950年代にはアメリカが台頭し
Bahsettiğim elemanlar öncelikle üretken bir sera içerisinde restoranımız varDe beståndsdelar jag talar om är, för det första, att vi har en restaurang i ett producerande växthus,
Bahsettiğim elemanlar öncelikle üretken bir sera içerisinde restoranımız var제가 말하고 있는 요소는 먼저 생산적인 온실 내부에 '드 카스'라 불리는
Bahsettiğim elemanlar öncelikle üretken bir sera içerisinde restoranımız varИ элементы, о которых я рассказываю, - это, во-первых, ресторан внутри производственной теплицы.
Bahsettiğim elemanlar öncelikle üretken bir sera içerisinde restoranımız varוסוג המרכיבים שאני מדבר אליהם הם, בראשונה, יש לנו מסעדה בתוך חממה מניבה,
Bahsettiğim elemanlar öncelikle üretken bir sera içerisinde restoranımız varان كل شيء متعلق بالعناصر .. في البداية .. لدينا مطاعم .. داخل بيوت زجاجي منتجة ..
Bahsettiğim elemanlar öncelikle üretken bir sera içerisinde restoranımız var稼働中の温室の中にレストランを作ります アムステルダムのデカスのようなものです
Bence insanları hem üretken yapıp hem de mutlu edebiliriz.Myslím, že můžeme lidi učinit šťastnějšími a produktivnějšími.
Bir çok alanda -- ve origamide üretkenliğin sırrı, ölü insanların senin işini yapmasına izin vermek.A termelékenység titka sok területen, az origamiban is, hogy halott emberekkel dolgoztatunk.
Bir çok alanda -- ve origamide üretkenliğin sırrı, ölü insanların senin işini yapmasına izin vermek.Bí quyết của sự hiệu quả trong nhiều lĩnh vực -- và trong origami -- là để người chết làm việc thay cho bạn.
Bir çok alanda -- ve origamide üretkenliğin sırrı, ölü insanların senin işini yapmasına izin vermek.종이접기를 비롯한 여러 분야에서 생산성의 비법은 조상님들이 여러분 대신 일하게 하는 것입니다.
Bir çok alanda -- ve origamide üretkenliğin sırrı, ölü insanların senin işini yapmasına izin vermek.Skrivnost učinkovitosti na tolikih področjih, tudi pri origamiju, je, da tvoje delo opravijo mrtveci.
Bir çok alanda -- ve origamide üretkenliğin sırrı, ölü insanların senin işini yapmasına izin vermek.Tajemství produktivity v tolika oborech a v origami je nechat mrtvé lidi udělat práci za vás.
Bir çok alanda -- ve origamide üretkenliğin sırrı, ölü insanların senin işini yapmasına izin vermek.Tajomstvo produktivity v toľkých oblastiach v prípade origami umožňuje, aby za vás pracovali mŕtvi.
Bir çok alanda -- ve origamide üretkenliğin sırrı, ölü insanların senin işini yapmasına izin vermek.סוד היצרנות בתחומים רבים וגם באוריגמי הוא לתת לאנשים מתים לעשות בשבילך את העבודה.
Bir çok alanda -- ve origamide üretkenliğin sırrı, ölü insanların senin işini yapmasına izin vermek.سر الإنتاجية في العديد من المجالات... وفي الأوريغامي... هو السماح لأشخاص آخرين القيام بعملك بدلا منك
Bir çok alanda -- ve origamide üretkenliğin sırrı, ölü insanların senin işini yapmasına izin vermek.折り紙の世界でも— 死人に仕事をさせることです (笑)
Bir duraklamadan sonra, üretkenlik tekrar ivme kazandı.Après un ralentissement, la productivité a accéléré de nouveau.
Bir duraklamadan sonra, üretkenlik tekrar ivme kazandı.Depois de um pequeno atraso, a produtividade acelerou novamente.
Bir duraklamadan sonra, üretkenlik tekrar ivme kazandı.Después de un retraso, la productividad se acelera otra vez.
Bir duraklamadan sonra, üretkenlik tekrar ivme kazandı.Dopo un rallentamento, la produttività accelera di nuovo.
Bir duraklamadan sonra, üretkenlik tekrar ivme kazandı.După un moment de ezitare, creșterea productivității s-a accelerat din nou.
Bir duraklamadan sonra, üretkenlik tekrar ivme kazandı.Egy kis késéssel a termelékenység újra növekedni kezdett.
Bir duraklamadan sonra, üretkenlik tekrar ivme kazandı.정체 뒤에 생산성에는 다시 속도가 붙었습니다.
Bir duraklamadan sonra, üretkenlik tekrar ivme kazandı.Nach einiger Verzögerung beschleunigte sich die Produktivität wieder.
Bir duraklamadan sonra, üretkenlik tekrar ivme kazandı.Na een vertraging ging de productiviteit weer versneld omhoog.
Bir duraklamadan sonra, üretkenlik tekrar ivme kazandı.Po prodlevě zase začala produktivita zrychlovat.
Bir duraklamadan sonra, üretkenlik tekrar ivme kazandı.Po zastoju ponownie nastąpił wzrost wydajności.
Bir duraklamadan sonra, üretkenlik tekrar ivme kazandı.Sau sự đình trệ, hiệu suất lại tăng tốc.
Bir duraklamadan sonra, üretkenlik tekrar ivme kazandı.Μετά από λίγη καθηστέρηση, η παραγωγικότητα επιταχύνθηκε και πάλι.
Bir duraklamadan sonra, üretkenlik tekrar ivme kazandı.Після затримки ріст продуктивності знову прискорився.
Bir duraklamadan sonra, üretkenlik tekrar ivme kazandı.После задержки рост производительности снова ускорился.
Bir duraklamadan sonra, üretkenlik tekrar ivme kazandı.לאחר פיגור קל, התפוקה האיצה שוב.
Bir duraklamadan sonra, üretkenlik tekrar ivme kazandı.بعد تأخير، الإنتاجية تتسارع مرة أخرى.
Bir duraklamadan sonra, üretkenlik tekrar ivme kazandı.「歴史はくり返さないが 韻を踏む」
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod