Ana içeriğe geç
Sözlük

üretken ile cümle

üretken kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Üretken bir ressam olan Steen, yaklaşık 800 tablo çizdi.Steen namaloval za svůj život na 800 obrazů.
Yaşamının son on beş senesini çok üretken geçirdi.Takto prožil posledních sedmnáct let svého života.
Morrison "Afrikalı-Amerikalı" edebiyatının tanınması ve gelişmesinde önemli rol oynamış, üretken bir yazardır.Jako redaktorka hrála Morrisonová důležitou roli pro šíření afroamerické literatury mezi veřejnost.
Ardından Londra'da yedi yıl süren üretken bir dönem geçirdi.Mezitím stihl ještě půlroční stáž v Londýně.
Bu tip bir reaktöre üretken reaktör denir.Acestă parte din proiectil se numește reactor.
Gandi üretken bir yazardı.Gandhi a fost un scriitor prolific.
Simenon günde 60 ila 80 sayfa yazma kapasitesiyle 20. yy'ın en üretken yazarlarından biriydi.Simenon a XX. század egyik legtermékenyebb írója volt, naponta akár 60-80 oldalt is írt.
Çok çekirdek: Kullanıcının üretkenliğini artırır.Lényege, hogy növeljük a felhasználói elégedettséget.
Maksimum refah ise ancak maksimum üretkenlikle olabilir.Legnagyobb előnye talán a kényelmesség.
Altmış bölümün jeneriğinde adı geçen John Swartzwelder, Simpsonlar'daki en üretken yazardır.Hatvan epizóddal a háta mögött John Swartzwelder a legtermékenyebb a Simpson család írói stábjából.
Bu yıllar, yazarın en üretken dönemi olarak kabul edilir.Erre az évre az író élete legboldogabb korszakaként tekintett vissza.
Dizinin senaristlerinden Robert Holmes, aralarında en üretken olanıydı.Ez volt az első olyan rész, amit Robert Holmes írt, aki a régi sorozat egyik legismertebb írója.
Bu yaratıcı ve üretken dönem II. Dünya Savaşı'nın çıkmasıyla sona erdi.Tämä luova ja tuottelias kausi päättyi toiseen maailmansotaan.
Bu tip bir reaktöre üretken reaktör denir.Tällaista reaktoria kutsutaan hyötöreaktoriksi.
Çok çekirdek: Kullanıcının üretkenliğini artırır.Kaikki yllä mainitut seikat lisäävät sinällään käyttäjän mukavuutta.
Dişiler çok üretkendir, 20.000 yumurta yapabilirler.Τα μεγάλα θηλυκά μπορούν να γεννήσουν έως και 8000 αυγά.
Üretken bir yazar olan Zweig, birçok konuda denemeler yaptı.Haste har som forfatter forsøgt sig i adskillige retninger.
Altmış bölümün jeneriğinde adı geçen John Swartzwelder, Simpsonlar'daki en üretken yazardır.John Swartzwelder, der personligt har skrevet 60 afsnit, er showets mest produktive forfatter.
Altmış bölümün jeneriğinde adı geçen John Swartzwelder, Simpsonlar'daki en üretken yazardır.Med sine krediterte 59 episoder, er John Swartzwelder den mest profilerte manusforfatteren i The Simpsons.
Hayyam İsfahan'daki yıllarında da çok üretkendi.Helvig, som da var på ferie i Uppsala.
Üretkenlik, teknoloji sayesinde yükseltilebilir.Effektivitetsvekst i produksjonen kan skyldes ny teknologi.
Üretken alanlar geniş yer kaplamaktadır.Dengan usaha, maka kemampuan pun akan terasah.
Wheeler'ın çalışmaları durumu çokça açıklayan deneylerde gayet üretkendi.Percobaan Wheeler merupakan variasi dari percobaan celah ganda yang terkenal.
Lavrov, 40 yıldan daha fazla üretken yazarlık yaptı.Lavrov là một nhà văn sung mãn trong hơn 40 năm.
Nietzsche en üretken döneminin eşiğinde duruyordu.Nietzsche đang ở giai đoạn ban đầu của thời ông viết khỏe nhất.
Bu gösterge, bir kurumun bilimsel üretkenliğindeki kalitenin sürdürülebilirlik düzeyini göstermektedir.このことは、科学者としてのMr.ゾーンの能力の高さを示す。
İzleyen yirmi yıl Vasnetsov için üretken geçti ama son dönem tabloları genelde daha az önemli sayılmıştır.その後の20年間は、ヴァスネツォフにとって実り豊かな時期であったが、晩年の絵画のほとんどは、第二次的な意義しか認められていない。
Joe Turkel (doğum: 27 Temmuz 1927) üretken Amerikalı karakter oyuncusudur.ジョー・ターケル(Joe Turkel, 1927年7月15日 - )は、アメリカ合衆国の俳優である。
Üretkenlik veya verimlilik, girdileri çıktıya dönüştürme ölçüsü.引き割り緞帳(ひきわりどんちょう)上手もしくは下手側に開く緞帳。
Bu yaratıcı ve üretken dönem II. Dünya Savaşı'nın çıkmasıyla sona erdi.この創造的で生産的な期間は第二次世界大戦の勃発で終わってしまう。
Durdy Bayramov üretken hayatında 5000’in üzerinde sanat eseri üretti.ドゥルディ・バイラモフ は生涯に5,000点以上もの油絵や紙作品等を制作した。
Eğitimsizlik sonucu ortaya çıkan sorunlar şunlardır: İnsanlar üretken biçimde çalışamazlar.学業不振(がくぎょうふしん)とは、学習上の成果が目標に達しないことである。
Bu tip bir reaktöre üretken reaktör denir.这就叫做反应堆熔毁。
Altmış bölümün jeneriğinde adı geçen John Swartzwelder, Simpsonlar'daki en üretken yazardır.登上60集动画片尾字幕的剧作家约翰·斯沃茨韦尔德是《辛普森一家》制片职员中最高产的编剧。
Picasso tanınan en üretken sanatçıdır.Delphi可能是最知名的编译器了。
İkinci tür yakıta fertil (üretken) denir.其二所謂意生金剛菩薩。
Çocukluğunde oldukça meraklı ve üretkendi.小時候為長髮且相當可愛。
Üretken bir santrafor olmasının yanı sıra savunmaya katkısı ve hava toplarındaki hakimiyetiyle tanınmaktadır.他除了是一名多產的射手之外,他為人所知的是他的積極的防守貢獻和制空力量。
Taşınan kum ve verimsiz toprak, üretken tarım topraklarını kaplayarak, tarım yapılamaz hale getirmektedir.透過溫室裏光和溫度的控制可使一些非耕土地變成可耕土地。
Nietzsche en üretken döneminin eşiğinde duruyordu.요시토키는 생애 최대의 난국에 직면하였다.
Çocukluğunde oldukça meraklı ve üretkendi.어릴 때부터 총명하고 효성이 지극하였다.
Üretken değildim.""이르지 못했습니다."
Irving üretken bir şekilde yazmaya devam etti.갈레노스는 남은 생애를 꾸준히 글을 쓰면서 보냈다.
Dişiler çok üretkendir, 20.000 yumurta yapabilirler.הנקבות מטילות את הביצים בגושים, כאשר בכל הטלה מוטלות כ-20,000 ביצים לערך.
Nietzsche en üretken döneminin eşiğinde duruyordu.Ницше започва най-продуктивния си период.
Darwin üretken bir yazardı.Дарвин е много плодовит автор.
Bu tip bir reaktöre üretken reaktör denir.Апаратите в които се извършва той се наричат реактори.
2006 yılına kadar aktif ve üretken yaşamını sürdüren Tabori, yaşlılık nedeniyle 93 yaşında yaşamını yitirdi.Svoj život, ktorý celý zasvätil práci, zakončil vo veku 93 rokov v Amsterdame.
Ömrü boyunca kendi süresi için güvenilirliğini ve üretkenliğini kanıtladı.K rodnému kraju prejavoval lásku a príchylnosť po celý svoj život.
Çok çekirdek: Kullanıcının üretkenliğini artırır.Doležitým cieľom je rozšírenie vedomostí užívateľa.
Bu etkin ve kaliteli müzik eğitiminden sonra son derece üretken bir kariyer takip etti.Bil je prepričan, da bo ta revolucionarna in napredna šola delovala zelo dolgo.
Yaşamının son on beş senesini çok üretken geçirdi.Na njej je ostal vseh 50 zelo plodonosnih let svojega življenja.
Çocukluğunde oldukça meraklı ve üretkendi.Kot otrok je bila zelo živahna in radovedna.
Sadece üretken dişilere has bir özelliktir.Za sesalce je značilno tudi specializirano zobovje.
Yaklaşık kırk yıldan fazla süren üretken ve tartışmalı bir kariyere sahiptir.Kljub temu pa je še vedno živo več kot stoletje dolgo obdobje sporov in polemik.
Bu tip bir reaktöre üretken reaktör denir.Takšno postavitev imenujemo resonator.
Tolkien, dil mucitlerinin en meşhur ve üretken olanlarından birisidir.Tolkinas yra vienas iš garsiausių ir produktyviausių dirbtinių kalbų kūrėjų.
Lavrov, 40 yıldan daha fazla üretken yazarlık yaptı.J.Fowlesas rašė daugiau nei 40 metų.
Onun da konuşma üretkenliği azalmıştı.Taip pat išryškėjo jos talentas vaidinti.
Adam Smith'in Değer Teorisi'ni eksikliğini kendi Üretken Güçler Teorisi ile giderir.Kapitalistinėje santvarkoje veikia Adamo Smito suformuota nematomos rankos teorija.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod