Ana içeriğe geç
Sözlük

ürem ile cümle

ürem kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bir tür içerisindeki gamet tiplerinin çoğulluğu yine de bir eşeyli üreme biçimi olarak düşünülecektir.La multiplicidad de tipos de gametos dentro de una especie aún se consideran una forma de reproducción sexual.
ABM temsilcileri "öğrenme", uyarlama ve üreme yaşayabilirler.Los agentes MBA pueden experimentar “aprendizaje”, adaptación y reproducción.
Sığırcık İsveç'in kuzeyinde 1850'den itibaren, İzlanda'da da 1935'ten itibaren üremeye başlamıştır.En el norte de Suecia comenzó a reproducirse desde 1850, y en Islandia desde 1935.
Eşeyli üremelerinde, izogami, anizogami ve oogami görülür.La reproducción sexual puede ser por isogamia, anisogamia u oogamia.
Bu da üreme ve meyve için kestirme bir yoldur.Fruto baya: ésta y el eje carnoso (infrutescencia) se comen.
On milyonlarca kuş her yıl Kuzey Denizi'ni üreme, beslenme ve göç yolu olarak kullanmaktadır.Decenas de millones de aves crían, se alimentan o hacen escalas migratorias cada año en el mar del Norte.
Çok az görülür ve beslenme veya üreme ekolojisi hakkında hiçbir şey bilinmemektedir.Se sabe muy poco de esta especie, y nada sobre su alimentación y su reproducción.
Ancak bu üreme için değildir.Aún no es hora de comer.
Üreme dönemindeki erkeğin çoğunlukla yukarısı siyah ve aşağısı beyazdır.El macho en época de cría es principalmente negro en sus partes superiores y blanco en las inferiores.
Üreme dönemi dışında göz çevresi soluk kırmızıdır.La nuca es roja durante la época de reproducción.
Hücrelerin yaşamaları ve üremeleri için gerekli hemen hemen tüm fonksiyonları proteinler icra ederler.Las proteínas ejecutan casi todas las funciones que las células necesitan para vivir.
Üreme mevsimleri Ağustos'ta başlar.Su época de cría empieza en agosto.
O dönemlerde Avrupa'nın hemen hemen her yerinde yaşamakta ve İsveç kadar kuzeyde bile üremekteydiler.En aquella época se distribuyeron en buena parte de Europa, reproduciéndose tan al norte como Suecia.
H361fd Üremeye zarar verme şüphesi var.H361f: Se sospecha que perjudica a la fertilidad.
Baykal gölüne has bir balık türü olan omullar, ağustos ve eylül aylarında üreme yerlerine göç ederler.Y el riachuelo que corre como un caballo, arrastra las gallinas en febrero y en mayo.
Üreme döneminde böcekler ve tohumlarla beslenirler.Su dieta consiste en semillas e insectos durante la época de reproducción.
Üreme organları çiçek şeklinde özelleşmiştir.Clasificó las plantas de acuerdo a la estructura de la flor.
Üreme dönemini Japonya'da geçiren balıkçıl kışları Filipinler ve Endonezya'ya göçer.Se reproduce en Japón, y pasa el invierno en las Filipinas e Indonesia.
Kuşlarda yumurtadan üreme hakkında bu kadar yeter."La duración de la incubación de los huevos de aves.
Kadın üreme organları (genital organlar), kadınlardaki cinsel organlardır.Tienen la composición genética de un hombre, pero sus órganos sexuales externos son femeninos.
Üreme zamanları ekim ayındadır.Su periodo de crecidas es en octubre.
Üreme zamanı sonbahardadır.Su maduración se produce en otoño.
Daha verimli üreme.Mejor Producción.
Tekeşli bir üreme özelliği gösterirler.Enviar una muestra de producto gratuita.
Eşeysiz üremede, genellikle hücre boyuna ikiye bölünür.La vejiga natatoria esta usualmente dividida en dos cámaras.
Çoğu türün çiftleşme ve üremesi hakkında çok az bilinmektedir.Aún se conoce poco del género y de su cultivo.
Üreme güçleri vurgulanan bazı erkek tanrılar da çıplak olarak gösterilir.La marca en los hombres que aparece de forma natal se denomina también.
Bu faktörler dünya üzerinde yaşamın devamı için hayatta kalma ve üremeye katkıda bulunur.De este modo, tratan de competir y sobrevivir en el mercado.
Bir üreme biçimi değildir.No hay producción ganadera.
Bütün formların üreme habitatı, bataklıklar, sığ göller ve gölcüklerdir.Algunas plantas acuáticas en sus quebradas, lagos y lagunas.
Önceleri Faroe Adaları, Malta ve Gozo'da da üremekteydiler Güney Asya'da ılıman bölgede bulunurlar.En este periodo se discute si las islas de Gozo y Malta llegaron a estar en algún momento no pobladas.
Kulağı düşük köpekler ırk yarışmalarına alınmaz ve üremesi için izin verilmez.Los perros criollos y los concursantes no son juzgados por su raza.
Sri Lanka’da 1996 yılında üreme yaşında 40 çift olduğu tahmini yapılmıştır.Nello Sri Lanka la stima di coppie in fase riproduttiva era di una quarantina nel 1996.
Kuşlar kış ve yaz dönemlerinde üremek için bölgeye gelmektedirler.In inverno da coloro che amano lo sci e in estate da coloro che prediligono i paesaggi.
Böcekler, üreme döneminde özel olarak önemlidir.Gli insetti costituiscono un alimento particolarmente importante durante la stagione riproduttiva.
Tekeşli bir kuştur ve çiftler bir üreme döneminden daha uzun bir süre arada kalabilirler.È un uccello monogamo e le coppie possono rimanere unite per più di una stagione riproduttiva.
Üreme potansiyelleri yüksektir.La massimizzazione dell'efficienza produttiva.
Üremeye zarar verme şüphesi var.Sospettato di nuocere alla fertilità.
Üreme döneminden sonra eylül ayında Çin'in doğusuna göçen kuşlar Mart ayında geri dönerler.Dopo la riproduzione, le cicogne migrano verso la Cina orientale in settembre e ritornano a marzo.
Başlıca üreme noktaları Avrupa'dır.Le principali miniere di ritrovamento sono: Europa.
H361fd Üremeye zarar verme şüphesi var.H361fd – Sospettato di nuocere alla fertilità.
500 ya da daha fazla kuşa kadar büyüklükte üreme kolonilerine de rastlanır.Sulle montagne di Bale vi sono colonie riproduttive di 500 o più uccelli.
Zygomycota'larda bu üreme şekli varyasyona katkıda bulunmaktadır.Su questa forma di alimentazione la comunità fruttariana è divisa.
Enfeksiyöz vajinit üreme yaşında kadınlardaki vajinitlerin %90'ını oluşturur.Le infezioni in generale rendono conto del 90% dei casi in età fertile.
Çoğu türün çiftleşme ve üremesi hakkında çok az bilinmektedir.Poco si sa sulle abitudini di riproduzione e allevamento di questo uccello.
Üreme mevsimi dışında toplu halde yaşarlar.Forma grandi stormi al di fuori del periodo riproduttivo.
Üreme mevsimleri Ağustos'ta başlar.I frutti Iniziano la maturazione in agosto.
Kadın üreme organları.Organi dell'apparato genitale femminile.
Hemolitik üremik sendrom vakalarının çoğu E.coli O157:H7'den kaynaklanır.Un esempio di ceppo particolarmente virulento di E. coli è E.coli O157:H7.
Yeşil alanlar üreme bölgeleridir.Al loro posto sono sorte delle aree verdi.
Ayrıca kimyasal sinyaller de üremeye hazırlığı belirtir.Si impiegano anche falsi segnali di allarme chimici.
Üreme döneminde erişkinlerin boynunda uzun tüyler görülür.In estate gli adulti possono presentare lunghe piume sul collo.
Bu eşeysiz üremeye ise sporogoni denir.Negli altri punti viene chiamato non degenere.
Hayvanların anatomileri, davranışları, üremeleri ve coğrafi dağılımları üzerine bilgiler verir.Contiene articoli riguardanti studi scientifici di anatomia, comportamento e distribuzione degli uccelli.
Kurdukları üreme kolonileri, bütün penguen türleri içerisinde en büyük ve en kalabalık olanlarıdır.Le sue foglie sono tra le più grandi di tutto il genere Pinguicula.
Üreme döneminde ABD'nin Atlantik kıyısı boyunca Meksika ve Orta Amerika'nın doğu kıyılarında bulunurlar.Si trovano in tutta la costa orientale degli Stati Uniti e Messico.
Belirli üreme mevsimleri yoktur, yıl boyunca aktif olabilirler.Non c'è un preciso periodo riproduttivo, e le femmine possono riprodursi durante tutto l'arco dell'anno.
Üreme döneminde erkekleri dişinin daha soluk renklisidir.Nel periodo riproduttivo la livrea maschile è più sgargiante.
İkinci ya da üçüncü yaşına giren erkekler üreme döneminde mavi ve beyaz lekeli tüylere bürünebilir.У двухлетних и трёхлетних самцов в период размножения может развиться пятнистое бело-синее оперение.
Böylece kendinden üremeye yer yoktur.В нем нет места опосредованию.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod