Bayan Foster, Doktor'a Adipose'un üreme gezegenini kaybettiğini ve bu yüzden kendisini işe aldıklarını söyler.Мисс Фостер упоминает, что адипоуз потеряли свою планету для размножения и наняли её, чтобы найти новую.
Türün üreme biyolojisi hakkında fazla bilgi yoktur.Мало что известно о репродуктивной биологии этого вида.
Döllenmesiz üremeyle (Partenogenez) çoğalırlar.Размножается без участия самцов (партеногенез).
Genellikle kışlayan nesil şubat ve mart aylarında kışlaklarından ayrılmadan önce üremezler.Не производят потомства, пока не покинут место зимних скоплений в феврале и марте.
Ancak, doğal ortamlarda besinler sınırlı miktradadır, bu yüzden bakteriler ilelebet üremeye devam edemez.Однако в естественных условиях питательные вещества ограничены, и бактерии не могут размножаться бесконечно.
Üreme mevsimleri eylül ile ocak ayları arasındaki yağmurlu dönemdir.Сезон гнездования приходится на сезон дождей, между сентябрём и январём.
Isı: Düşük sıcaklıklar bakterilerin üremesini engeller ve bir süre sonra bakteriler (sporlular hariç) ölürler.Они двигаются, чтобы убежать от нагрева, так как он приводит личинки к обезвоживанию и может их убить.
Üremi azoteminin ciddi ve patolojik olduğu durumlardır..При отравлении тяжёлой степени наблюдается молниеносное и острое развитие патологического состояния.
4 yaşında üreme olgunluğuna erişir.К размножению приступают в возрасте 4 лет.
Ökaryotik organizmalarda ise genellikle “eşeyli üreme” olur.Добыча, как правило, делилась на всю «честну́ю» компанию.
Ahtapotların üremesi çok az tür için incelenebilmiştir.Развитие плодовых тел изучено для немногих видов.
Keselilerin üreme sistemleri, belirgin şekilde plasentalı memelilerden farklıdır.Параметры источников света в основном идентичны параметрам объектов.
Aktif kuşlardır, üreme dönemi dışında yalnız görülürler.Посев Посев (ходы) делают по очереди, кроме случаев повтора хода.
Böcekler, üreme döneminde özel olarak önemlidir.Пение особенно актуально в период размножения.
Üreme Tohumları olgunlaşır olgunlaşmaz ekilir.Семена прорастают без предпосевной подготовки.
Eşeyli üremenin evrimi birbirleriyle ilişkili ama birbirlerinden farklı olan iki değişik konuyu ele alır.Он считает, что фигуры-обманки происходят из трёх различных, но связанных между собой источников.
Üreme zamanı Mart ayında başlar.Период размножения начинается в марте.
Akdeniz nal burunlu yarasasının üreme döngüsü hakkında az miktarda bilgi mevcuttur.О том, как проходит гнездование, имеется немного сведений.
Ayrıca kimi balıklarda üremeye yardımcı olur.Вопрос: Кто разводит рыбок?
Erkekler çok belirgin kızıl boğaz derilerini üreme mevsiminde dişileri çekmek için şişirirler.Самцы в период размножения выделяются ярко-красной окраской головы.
Eril üreme sistemi, insan üremesi sürecinde rol oynayan birkaç cinsel organdan oluşur.تكون الجهاز التناسلي الذكري من عدد من الأعضاء الجنسية التي تلعب دورًا في عملية تكاثر الإنسان.
Üreme dönemi içinde üremeyen kuşlar 40 ila 50 kuşluk gruplar hâlinde toplanırlar.وقد جمعت الطيور اللتى لم تتكاثر في وقت تكاثرها على شكل مجموعات مكونه من 40 إلى 50 طائر.
Başlıca üreme noktaları Avrupa'dır.موطن النبات الأصلي هو أوروبا الوسطى.
Bu koşullar, canlılar arasında hayatta kalma ve üremeye dair rekabete yol açar.تخلق هذه الظروف تنافساً على فرص البقاء والتكاثر بين الأفراد.
Üreme alanlarının daha yumuşak iklime sahip olduğu batı kısımlarında ise bazı kuşlar göçer.أما في الأجزاء الغربية التي يكون المناخ فيها أكثر اعتدالا فتهاجر بعض الطيور إليها في مواسم التزاوج.
Dişiler 40 yaşına ulaştıklarında üremeyi durdururlar.تبلغ الجراء النضوج الجنسي عندما تصل لعمر 11 شهرا.
Temmuz ve ağustos ayları üreme dönemleridir.تزهر خلال أشهر يوليو وأغسطس وسبتمبر.
Erişkin üreme dönemi tüylerine üç yıl yaştan sonra kavuşurlar.يُشارك في الكأس فقط خيل الإنتاج المحلي عمر ثلاث سنوات وأكثر.
Üremek fiilinden kaynaklanır.تعد من المحاصيل العلفية.
Çocuklar, hemolitik üreme sendromuna yakalanmaya yetişkinlerden daha yatkındır.الأطفال أكثر عرضة للإصابة بمتلازمة انحلال الدم اليوريمي من البالغين.
Böcekler, üreme döneminde özel olarak önemlidir.Os insectos são particularmente importantes na época de reprodução.
Ana benzerlik üreme politikaları ile devletin ideolojik amaçları arasında bulunan bağlantıdır.A semelhança fundamental era a ligação das políticas de reprodução com os objetivos ideológicos do Estado.
Üreme döneminde asıl olarak su böcekleri, yumuşakçalar ve kabuklular gibi omurgasız hayvanlar ile beslenir.Ativos à noite, eles se alimentam de insetos, cupins e formigas particularmente voado.
Üreme dönemi içinde üremeyen kuşlar 40 ila 50 kuşluk gruplar hâlinde toplanırlar.As aves não-reprodutoras reúnem-se em grupos de 40-50 indivíduos durante a época de reprodução.
Bu koşullar, canlılar arasında hayatta kalma ve üremeye dair rekabete yol açar.Estas condições geram competição entre organismos para a sua sobrevivência e reprodução.
Eşeyli üremelerinde, izogami, anizogami ve oogami görülür.A reprodução sexual pode ser por isogamia, anisogamia ou oogamia.
Kuşlar kış ve yaz dönemlerinde üremek için bölgeye gelmektedirler.É responsável por trazer o calor e, por conseqüência, associado ao verão.
Makaroni penguenleri üreme kolonilerini genellikle nisan ya da mayıs ayınca terkedip okyanusa dönerler.Os pinguins-macaroni deixam a colónia em Abril ou Maio e dispersam-se pelo oceano.
Üreme döneminde ise yetişkinlerin tüysüz pembe yüzlerinin çevresinde beyaz tüyler bulunur.Quando os machos alcançam a maturidade, o escroto se torna branco.
Türün üreme biyolojisi hakkında fazla bilgi yoktur.Não se sabe muito sobre a biologia reprodutiva desta espécie.
Bazı yaşlı erkekler bütün yıl mavi tüylerini korur ve üreme dönemi tüylerini yılda bir kere değiştirir.Como todos os outros gatos, ele passa por uma mudança de pêlos uma vez ao ano.
Başlıca üreme noktaları Avrupa'dır.Os primeiros destinos seriam pela Europa.
Üreme zamanın'ın dışında yalnız yaşar.Fora do período reprodutivo vive solitariamente.
Doktoru Jean Thin Wallis'in normal üreme organlarına sahip olduğunu ifade etmiştir.Jean Thin, seu médico, afirmou que ela tinha uma genitália normal.
Bahar yaz sonu üreme yapıp 15 – 18 000 yumurta döker.No verão, a fêmea coloca de 12 a 18 ovos.
Penicillium denen küfün oluşturduğu penisilin, çeşitli bakterilerin üremesine engel olur.A produção de penicilinase é um mecanismo pelo qual as bactérias podem tornar-se resistentes à penicilina.
Ayrıca kimi balıklarda üremeye yardımcı olur.É quem ajuda Fish na evolução.
Dişi, üreme döneminde olmayan erkeğe benzer ama kestane rengi gagası ve göz bandı vardır.A fêmea assemelha-se ao macho não-reprodutor, mas tem um bico e mancha ocular castanha avermelhada.
Mantar sürekli üreme eğilimindedir.Por isso, Barriga está sempre desconfiando de Madruga.
Bu faktörler dünya üzerinde yaşamın devamı için hayatta kalma ve üremeye katkıda bulunur.Isto garante qualidade e durabilidade ao longo do ciclo de vida da obra .
Bu da üremenin gözlenmesi için olumsuz bir yöndür .A falta de uma visão sobre produção.
Özellikle göçmen kuşların üreme ve kışlama alanıdır.A área é particularmente um lugar de criação e de invernação para aves migratórias.
Birçok hayvan çiftleşerek üremeye yatkındır.Muitos fazendeiros endividaram-se.
4 yaşında üreme olgunluğuna erişir.Começa a produzir aos quatro anos de idade.
Kulağı düşük köpekler ırk yarışmalarına alınmaz ve üremesi için izin verilmez.O corte de orelhas não é permitido, e os cães com orelhas cortadas não podem competir em exposições.
Tahribat nedeniyle üreme düzensizlikleri meydana gelmiş ve popülasyon zayıflamıştır.Sua unanimidade entre os críticos diminuiu, seguida pelo declínio de popularidade entre o público.
Bu eşeysiz üremeye ise sporogoni denir.A incapacidade de produzir a voz é chamada de afonia.
Çoğu türler yalnız yaşar ve üreme zamanı haricinde diğerlerinden uzak durur.Muitas espécies são solitárias, encontrando-se somente na época reprodutiva.
Her üreme döneminde dişi kuş tek yumurta yumurtlar.A fêmea produz apenas um ovo em cada época de reprodução.
Çok az görülür ve beslenme veya üreme ekolojisi hakkında hiçbir şey bilinmemektedir.Há pouca pesquisa sobre essa espécie, limitando-se o conhecimento de sua ecologia e potencial de cultivo.