ürem ile cümle

ürem kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
İşaretlenmiş bu iki ton balığını en sağda, petrol kaplı yüzeydeki üreme bölgelerinde görebilirsiniz.Тунцов, на которых был повешен ярлык, можно увидеть в местах нереста, как раз в районе пятна.
İşaretlenmiş bu iki ton balığını en sağda, petrol kaplı yüzeydeki üreme bölgelerinde görebilirsiniz.שני דגי הטונה האלה, שתוייגו, אתם רואים אותם בשטחי ההשרצה די באזור כתם הנפט.
İşaretlenmiş bu iki ton balığını en sağda, petrol kaplı yüzeydeki üreme bölgelerinde görebilirsiniz.وهاتين السمكتين اللتان في الصور يمكنك رؤية مثلهما في مواقع التكاثر والتي هي تماما في مكان التسرب النفطي
İşaretlenmiş bu iki ton balığını en sağda, petrol kaplı yüzeydeki üreme bölgelerinde görebilirsiniz.なめらかな場所を選んでいます 今年の産卵時期は 多分 悲惨なことになるでしょう
İşaretlenmiş bu iki ton balığını en sağda, petrol kaplı yüzeydeki üreme bölgelerinde görebilirsiniz.相中呢兩隻海豚 你哋見到佢哋係產卵場度 正正就係浮油集中嘅地方
Karınca sayısı açısından kararlı sayıya ulaşınca... ...tekrar üremeye başlarlar.Când ajung la această dimensiune stabilă, ca număr de furnici, atunci încep să se reproducă.
Karınca sayısı açısından kararlı sayıya ulaşınca... ...tekrar üremeye başlarlar.Dopiero gdy osiągnięta zostanie stała liczebność kolonii, mrówki zaczynają się rozmnażać.
Karınca sayısı açısından kararlı sayıya ulaşınca... ...tekrar üremeye başlarlar.Ed è quando raggiungono questa dimensione stabile, in numero di formiche, che iniziano a riprodursi.
Karınca sayısı açısından kararlı sayıya ulaşınca... ...tekrar üremeye başlarlar.Es cuando alcanzan este tamaño estable, en número de hormigas, que se empiezan a reproducir.
Karınca sayısı açısından kararlı sayıya ulaşınca... ...tekrar üremeye başlarlar.Et c'est quand elles atteignent leur taille stable, en nombre de fourmis, qu'elles commencent à se reproduire.
Karınca sayısı açısından kararlı sayıya ulaşınca... ...tekrar üremeye başlarlar.Het is bij het bereiken van die stabiele status, in aantallen mieren, dat ze beginnen te reproduceren.
Karınca sayısı açısından kararlı sayıya ulaşınca... ...tekrar üremeye başlarlar.개미들이 수적인 안정적인 규모에 다다르게 되면, 드디어 새로운 번식이 시작됩니다.
Karınca sayısı açısından kararlı sayıya ulaşınca... ...tekrar üremeye başlarlar.Og det er når de når denne stabile størrelse, i antallet af myrer, at de begynder at reproducere.
Karınca sayısı açısından kararlı sayıya ulaşınca... ...tekrar üremeye başlarlar.А когато достигнат този стабилен размер, в брой мравки, тогава започват да се възпроизвеждат.
Karınca sayısı açısından kararlı sayıya ulaşınca... ...tekrar üremeye başlarlar.А когда они достигают этого стабильного размера и количества муравьёв, они начинают воспроизводиться.
Karınca sayısı açısından kararlı sayıya ulaşınca... ...tekrar üremeye başlarlar.כאשר הן מגיעות לגודל היציב הזה, מבחינת מספר הנמלים, הן מתחילות להתרבות.
Karınca sayısı açısından kararlı sayıya ulaşınca... ...tekrar üremeye başlarlar.وعندما يصلون إلى هذا الحجم، من حيث عدد النمل، فإنهم يبدؤون بالتكاثر.
Karınca sayısı açısından kararlı sayıya ulaşınca... ...tekrar üremeye başlarlar.アリは繁殖し始めます 羽のある女王アリと雄アリをその年の交尾飛行へと送りだすのです
Katırlar kendi aralarında üreme gerçekleştiremez ve yavru elde edemezlerAber wieder einmal, sind die Maultiere, wie schon die Liger, nicht fruchtbar.
Katırlar kendi aralarında üreme gerçekleştiremez ve yavru elde edemezler제가 아는 한 생식 능력을 갖추지 못했습니다
Katırlar kendi aralarında üreme gerçekleştiremez ve yavru elde edemezlerTak jak lygrysy, muły, o ile wiem, są bezpłodne.
Katırlar kendi aralarında üreme gerçekleştiremez ve yavru elde edemezlerТак само як лигри, мули, наскільки мені відомо, мули не надто плідні.
Katırlar kendi aralarında üreme gerçekleştiremez ve yavru elde edemezlerגם כאן, הפרד הוא עקר כמו הליגריס.
Katırlar kendi aralarında üreme gerçekleştiremez ve yavru elde edemezlerولكن مره آخزى مثل الليجر البغال غير قادره ـ على حد علمي ـ على التكاِثر
Kilise, her zaman eşcinsel evliliğe karşı söylemlerde bulunuyor, evliliğin amacının üreme olduğunu söylüyor.Biserica vorbeste intotdeauna impotriva casatoriilor si spune ca sensul casatoriei este reproducerea.
Kilise, her zaman eşcinsel evliliğe karşı söylemlerde bulunuyor, evliliğin amacının üreme olduğunu söylüyor.Cerkev pogosto govori proti istospolnim zvezam in poudarja, da so smisel zakonske zveze otroci.
Kilise, her zaman eşcinsel evliliğe karşı söylemlerde bulunuyor, evliliğin amacının üreme olduğunu söylüyor.Cirkev hovorí vždy za manželstvo a myslí tým, že zmyslom manželstva je reprodukcia.
Kilise, her zaman eşcinsel evliliğe karşı söylemlerde bulunuyor, evliliğin amacının üreme olduğunu söylüyor.Církev mluví vždy pro manželství a myslí tím, že smyslem manželství je reprodukce.
Kilise, her zaman eşcinsel evliliğe karşı söylemlerde bulunuyor, evliliğin amacının üreme olduğunu söylüyor.De Kerk spreekt altijd tegen het homohuwelijk en vindt dat de zin van het huwelijk voortplanting behelst.
Kilise, her zaman eşcinsel evliliğe karşı söylemlerde bulunuyor, evliliğin amacının üreme olduğunu söylüyor.Die Kirche spricht immer gegen die Ehe und meint, der Sinn der Ehe sei die Vermehrung.
Kilise, her zaman eşcinsel evliliğe karşı söylemlerde bulunuyor, evliliğin amacının üreme olduğunu söylüyor.Gereja selalu mengatakan untuk melawan pernikahan dan bilang itu pengertian dari reproduksi pernikahan.
Kilise, her zaman eşcinsel evliliğe karşı söylemlerde bulunuyor, evliliğin amacının üreme olduğunu söylüyor.Kirken taler altid imod homoseksuelle ægteskaber og siger, at meningen med ægteskab er reproduktion.
Kilise, her zaman eşcinsel evliliğe karşı söylemlerde bulunuyor, evliliğin amacının üreme olduğunu söylüyor.Kirkko puhuu aina homojen avioliittoja vastaan ja sanoo, että avioliiton tarkoitus on lisääntyminen.
Kilise, her zaman eşcinsel evliliğe karşı söylemlerde bulunuyor, evliliğin amacının üreme olduğunu söylüyor.교회에서는 항상 결혼에 반하는 언급을 하며 결혼의 개념은 번식이라고 말한다.
Kilise, her zaman eşcinsel evliliğe karşı söylemlerde bulunuyor, evliliğin amacının üreme olduğunu söylüyor.Kościół zawsze wypowiada się przeciwko małżeństwu i twierdzi, że cel małżeństwa to rozmnażanie.
Kilise, her zaman eşcinsel evliliğe karşı söylemlerde bulunuyor, evliliğin amacının üreme olduğunu söylüyor.Kyrkan talar alltid mot äktenskap och säger att känslan av äktenskap är reproduktionen.
Kilise, her zaman eşcinsel evliliğe karşı söylemlerde bulunuyor, evliliğin amacının üreme olduğunu söylüyor.La Chiesa è contro i matrimoni gay, perché ritiene che il significato del matrimonio sia la riproduzione.
Kilise, her zaman eşcinsel evliliğe karşı söylemlerde bulunuyor, evliliğin amacının üreme olduğunu söylüyor.Nha tho luon len tieng chong lai hon nhan dong gioi va noi rang y nghia cua hon nhan la su sinh san.
Kilise, her zaman eşcinsel evliliğe karşı söylemlerde bulunuyor, evliliğin amacının üreme olduğunu söylüyor.Η εκκλησία πάντοτε εναντιόνεται στον γάμο και λέει Ότι το νόημα του γάμου είναι η αναπαραγωγή
Kilise, her zaman eşcinsel evliliğe karşı söylemlerde bulunuyor, evliliğin amacının üreme olduğunu söylüyor.Церква виступає проти одностатевого шлюбу, стверджуючи, що сама ідея спрямована проти продовження роду.
Kilise, her zaman eşcinsel evliliğe karşı söylemlerde bulunuyor, evliliğin amacının üreme olduğunu söylüyor.Церковь выступает против однополых браков, утверждая, что сама идея направлена против продолжения рода.
Kilise, her zaman eşcinsel evliliğe karşı söylemlerde bulunuyor, evliliğin amacının üreme olduğunu söylüyor.Църквата винаги е била против еднополовите бракове, подчертавайки репродуктивната роля на брака.
Kilise, her zaman eşcinsel evliliğe karşı söylemlerde bulunuyor, evliliğin amacının üreme olduğunu söylüyor.الكنيسة هي ضد زواج مثلي الجنس لأنه يعتقد أن معنى الزواج هو الإنجاب.
Kilise, her zaman eşcinsel evliliğe karşı söylemlerde bulunuyor, evliliğin amacının üreme olduğunu söylüyor.これはおかしいですね。なぜなら、別の理由で生殖不能な人間も結婚が許されているからです。
Langtang Ulusal Parkı Kızıl Pandaların üreme dönemi için kapatıldı.El Parque Nacional de Langtang cerrado por la época de apareamiento del Panda Rojo.
Langtang Ulusal Parkı Kızıl Pandaların üreme dönemi için kapatıldı.Umi, panda merah dari Kebun Binatang Nogeyama.
Langtang Ulusal Parkı Kızıl Pandaların üreme dönemi için kapatıldı.Национальный парк Лангтанг закрывают к сезону размножения красных панд
Mayoz, üreme hücrelerinde olur.감수분열은 원시생식세포(germ cells) 에서 일어나고요
Mayoz, üreme hücrelerinde olur.În această primă etapă a meiozei, această celulă diploidă în esenţă, se împarte în două celule haploide.
Mayoz, üreme hücrelerinde olur.No es cualquier célula del cuerpo. Es un núcleo.
Mayoz, üreme hücrelerinde olur.有性生殖に必要な、配偶子を作るために
Öğrendiğimiz gibi, üreme hücreleri, gamte üretirler. .A zárodečné buňky, jsme se dozvěděli už se jedná o ty, které produkují gamet
Öğrendiğimiz gibi, üreme hücreleri, gamte üretirler. .A z gametocytów, o czym już wiecie, powstają komórki rozrodcze, czyli gamety.
Öğrendiğimiz gibi, üreme hücreleri, gamte üretirler. .E as células germinativas, nós aprendemos já, estas são as aqueles que produzem gametas.
Öğrendiğimiz gibi, üreme hücreleri, gamte üretirler. .Pertanto potrebbero entrare in una cellula germinale.
Öğrendiğimiz gibi, üreme hücreleri, gamte üretirler. .Y las células germinales, que ya hemos aprendido, estos son los son aquellas que producen gametos.
Öğrendiğimiz gibi, üreme hücreleri, gamte üretirler. .Як ми вже знаємо, вони виробляють гамети.
Öğrendiğimiz gibi, üreme hücreleri, gamte üretirler. .配偶子を生成するものです。 精子の男性と女性のための卵です。
O kitapta Homunculusların üreme yeteneği yok diyordu.Czytałem, że homunkulusy nie mogą się rozmnażać.
O kitapta Homunculusların üreme yeteneği yok diyordu.Der stod, at de ikke kan formere sig.

İlgili Sayfalar