Ana içeriğe geç
Sözlük

ürem ile cümle

ürem kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
İngiltere'de bile üreme işine sadece kraliçeye bırakmayız.Thậm chí ở Anh, chúng ta cũng không giao phó hết việc sinh sản cho Nữ hoàng.
İngiltere'de bile üreme işine sadece kraliçeye bırakmayız.Zelfs in Engeland laten we dat niet over aan de Koningin.
İngiltere'de bile üreme işine sadece kraliçeye bırakmayız.Ακόμη και στην Αγγλία, δεν αφήνουμε την αναπαραγωγή στη Βασίλισσα.
İngiltere'de bile üreme işine sadece kraliçeye bırakmayız.Даже в Англии мы не передаём размножение Королеве.
İngiltere'de bile üreme işine sadece kraliçeye bırakmayız.Дори в Англия, не оставяме възпроизводството на Кралицата.
İngiltere'de bile üreme işine sadece kraliçeye bırakmayız.אפילו באנגליה, אנחנו לא משארים את הרבייה למלכה.
İngiltere'de bile üreme işine sadece kraliçeye bırakmayız.حتى في إنجلترا , لا نترك الإنجاب للملكة .
İngiltere'de bile üreme işine sadece kraliçeye bırakmayız.(拍手)
İşaretlenmiş bu iki ton balığını en sağda, petrol kaplı yüzeydeki üreme bölgelerinde görebilirsiniz.A podívejte na tyto dva tuňáky, kteří byli označkováni, v oblasti tření, která je víceméně v oblasti skvrny.
İşaretlenmiş bu iki ton balığını en sağda, petrol kaplı yüzeydeki üreme bölgelerinde görebilirsiniz.Deze twee gemerkte tonijnen kan je zien in de kuitgronden helemaal rechts in het oliegebied.
İşaretlenmiş bu iki ton balığını en sağda, petrol kaplı yüzeydeki üreme bölgelerinde görebilirsiniz.Ezt a két megjelölt tonhalat pedig láthatjuk az ikrázási területen, pontosan az olajréteg környékén.
İşaretlenmiş bu iki ton balığını en sağda, petrol kaplı yüzeydeki üreme bölgelerinde görebilirsiniz.그리고 이 두 마리의 참치는 꼬리표가 달렸어요. 이 참치들이 기름이 있는 장소 바로 안의 산란지에 있는 것을 볼 수 있습니다.
İşaretlenmiş bu iki ton balığını en sağda, petrol kaplı yüzeydeki üreme bölgelerinde görebilirsiniz.Nämä kaksi merkittyä tonnikalaa voi nähdä kutupaikoillaan melkein keskellä vuotopaikkaa.
İşaretlenmiş bu iki ton balığını en sağda, petrol kaplı yüzeydeki üreme bölgelerinde görebilirsiniz.Te dwie oznakowane ryby, są na tarlisku, w pobliżu wycieku ropy. są na tarlisku, w pobliżu wycieku ropy.
İşaretlenmiş bu iki ton balığını en sağda, petrol kaplı yüzeydeki üreme bölgelerinde görebilirsiniz.Và 2 con cá hồi được đánh dấu này. bạn có thể thấy chúng trên" ổ đẻ trứng" ở ngay vùng dầu loang.
İşaretlenmiş bu iki ton balığını en sağda, petrol kaplı yüzeydeki üreme bölgelerinde görebilirsiniz.Voici deux thons qui ont été marqués. On les retrouve dans des frayères situées en plein dans la marée noire.
İşaretlenmiş bu iki ton balığını en sağda, petrol kaplı yüzeydeki üreme bölgelerinde görebilirsiniz.Тунцов, на которых был повешен ярлык, можно увидеть в местах нереста, как раз в районе пятна.
İşaretlenmiş bu iki ton balığını en sağda, petrol kaplı yüzeydeki üreme bölgelerinde görebilirsiniz.שני דגי הטונה האלה, שתוייגו, אתם רואים אותם בשטחי ההשרצה די באזור כתם הנפט.
İşaretlenmiş bu iki ton balığını en sağda, petrol kaplı yüzeydeki üreme bölgelerinde görebilirsiniz.وهاتين السمكتين اللتان في الصور يمكنك رؤية مثلهما في مواقع التكاثر والتي هي تماما في مكان التسرب النفطي
İşaretlenmiş bu iki ton balığını en sağda, petrol kaplı yüzeydeki üreme bölgelerinde görebilirsiniz.なめらかな場所を選んでいます 今年の産卵時期は 多分 悲惨なことになるでしょう
İşaretlenmiş bu iki ton balığını en sağda, petrol kaplı yüzeydeki üreme bölgelerinde görebilirsiniz.相中呢兩隻海豚 你哋見到佢哋係產卵場度 正正就係浮油集中嘅地方
Karınca sayısı açısından kararlı sayıya ulaşınca... ...tekrar üremeye başlarlar.Când ajung la această dimensiune stabilă, ca număr de furnici, atunci încep să se reproducă.
Karınca sayısı açısından kararlı sayıya ulaşınca... ...tekrar üremeye başlarlar.Dopiero gdy osiągnięta zostanie stała liczebność kolonii, mrówki zaczynają się rozmnażać.
Karınca sayısı açısından kararlı sayıya ulaşınca... ...tekrar üremeye başlarlar.Ed è quando raggiungono questa dimensione stabile, in numero di formiche, che iniziano a riprodursi.
Karınca sayısı açısından kararlı sayıya ulaşınca... ...tekrar üremeye başlarlar.Es cuando alcanzan este tamaño estable, en número de hormigas, que se empiezan a reproducir.
Karınca sayısı açısından kararlı sayıya ulaşınca... ...tekrar üremeye başlarlar.Et c'est quand elles atteignent leur taille stable, en nombre de fourmis, qu'elles commencent à se reproduire.
Karınca sayısı açısından kararlı sayıya ulaşınca... ...tekrar üremeye başlarlar.Het is bij het bereiken van die stabiele status, in aantallen mieren, dat ze beginnen te reproduceren.
Karınca sayısı açısından kararlı sayıya ulaşınca... ...tekrar üremeye başlarlar.개미들이 수적인 안정적인 규모에 다다르게 되면, 드디어 새로운 번식이 시작됩니다.
Karınca sayısı açısından kararlı sayıya ulaşınca... ...tekrar üremeye başlarlar.Og det er når de når denne stabile størrelse, i antallet af myrer, at de begynder at reproducere.
Karınca sayısı açısından kararlı sayıya ulaşınca... ...tekrar üremeye başlarlar.А когато достигнат този стабилен размер, в брой мравки, тогава започват да се възпроизвеждат.
Karınca sayısı açısından kararlı sayıya ulaşınca... ...tekrar üremeye başlarlar.А когда они достигают этого стабильного размера и количества муравьёв, они начинают воспроизводиться.
Karınca sayısı açısından kararlı sayıya ulaşınca... ...tekrar üremeye başlarlar.כאשר הן מגיעות לגודל היציב הזה, מבחינת מספר הנמלים, הן מתחילות להתרבות.
Karınca sayısı açısından kararlı sayıya ulaşınca... ...tekrar üremeye başlarlar.وعندما يصلون إلى هذا الحجم، من حيث عدد النمل، فإنهم يبدؤون بالتكاثر.
Karınca sayısı açısından kararlı sayıya ulaşınca... ...tekrar üremeye başlarlar.アリは繁殖し始めます 羽のある女王アリと雄アリをその年の交尾飛行へと送りだすのです
Katırlar kendi aralarında üreme gerçekleştiremez ve yavru elde edemezlerAber wieder einmal, sind die Maultiere, wie schon die Liger, nicht fruchtbar.
Katırlar kendi aralarında üreme gerçekleştiremez ve yavru elde edemezler제가 아는 한 생식 능력을 갖추지 못했습니다
Katırlar kendi aralarında üreme gerçekleştiremez ve yavru elde edemezlerTak jak lygrysy, muły, o ile wiem, są bezpłodne.
Katırlar kendi aralarında üreme gerçekleştiremez ve yavru elde edemezlerТак само як лигри, мули, наскільки мені відомо, мули не надто плідні.
Katırlar kendi aralarında üreme gerçekleştiremez ve yavru elde edemezlerגם כאן, הפרד הוא עקר כמו הליגריס.
Katırlar kendi aralarında üreme gerçekleştiremez ve yavru elde edemezlerولكن مره آخزى مثل الليجر البغال غير قادره ـ على حد علمي ـ على التكاِثر
Kilise, her zaman eşcinsel evliliğe karşı söylemlerde bulunuyor, evliliğin amacının üreme olduğunu söylüyor.Biserica vorbeste intotdeauna impotriva casatoriilor si spune ca sensul casatoriei este reproducerea.
Kilise, her zaman eşcinsel evliliğe karşı söylemlerde bulunuyor, evliliğin amacının üreme olduğunu söylüyor.Cerkev pogosto govori proti istospolnim zvezam in poudarja, da so smisel zakonske zveze otroci.
Kilise, her zaman eşcinsel evliliğe karşı söylemlerde bulunuyor, evliliğin amacının üreme olduğunu söylüyor.Cirkev hovorí vždy za manželstvo a myslí tým, že zmyslom manželstva je reprodukcia.
Kilise, her zaman eşcinsel evliliğe karşı söylemlerde bulunuyor, evliliğin amacının üreme olduğunu söylüyor.Církev mluví vždy pro manželství a myslí tím, že smyslem manželství je reprodukce.
Kilise, her zaman eşcinsel evliliğe karşı söylemlerde bulunuyor, evliliğin amacının üreme olduğunu söylüyor.De Kerk spreekt altijd tegen het homohuwelijk en vindt dat de zin van het huwelijk voortplanting behelst.
Kilise, her zaman eşcinsel evliliğe karşı söylemlerde bulunuyor, evliliğin amacının üreme olduğunu söylüyor.Die Kirche spricht immer gegen die Ehe und meint, der Sinn der Ehe sei die Vermehrung.
Kilise, her zaman eşcinsel evliliğe karşı söylemlerde bulunuyor, evliliğin amacının üreme olduğunu söylüyor.Gereja selalu mengatakan untuk melawan pernikahan dan bilang itu pengertian dari reproduksi pernikahan.
Kilise, her zaman eşcinsel evliliğe karşı söylemlerde bulunuyor, evliliğin amacının üreme olduğunu söylüyor.Kirken taler altid imod homoseksuelle ægteskaber og siger, at meningen med ægteskab er reproduktion.
Kilise, her zaman eşcinsel evliliğe karşı söylemlerde bulunuyor, evliliğin amacının üreme olduğunu söylüyor.Kirkko puhuu aina homojen avioliittoja vastaan ja sanoo, että avioliiton tarkoitus on lisääntyminen.
Kilise, her zaman eşcinsel evliliğe karşı söylemlerde bulunuyor, evliliğin amacının üreme olduğunu söylüyor.교회에서는 항상 결혼에 반하는 언급을 하며 결혼의 개념은 번식이라고 말한다.
Kilise, her zaman eşcinsel evliliğe karşı söylemlerde bulunuyor, evliliğin amacının üreme olduğunu söylüyor.Kościół zawsze wypowiada się przeciwko małżeństwu i twierdzi, że cel małżeństwa to rozmnażanie.
Kilise, her zaman eşcinsel evliliğe karşı söylemlerde bulunuyor, evliliğin amacının üreme olduğunu söylüyor.Kyrkan talar alltid mot äktenskap och säger att känslan av äktenskap är reproduktionen.
Kilise, her zaman eşcinsel evliliğe karşı söylemlerde bulunuyor, evliliğin amacının üreme olduğunu söylüyor.La Chiesa è contro i matrimoni gay, perché ritiene che il significato del matrimonio sia la riproduzione.
Kilise, her zaman eşcinsel evliliğe karşı söylemlerde bulunuyor, evliliğin amacının üreme olduğunu söylüyor.Nha tho luon len tieng chong lai hon nhan dong gioi va noi rang y nghia cua hon nhan la su sinh san.
Kilise, her zaman eşcinsel evliliğe karşı söylemlerde bulunuyor, evliliğin amacının üreme olduğunu söylüyor.Η εκκλησία πάντοτε εναντιόνεται στον γάμο και λέει Ότι το νόημα του γάμου είναι η αναπαραγωγή
Kilise, her zaman eşcinsel evliliğe karşı söylemlerde bulunuyor, evliliğin amacının üreme olduğunu söylüyor.Церква виступає проти одностатевого шлюбу, стверджуючи, що сама ідея спрямована проти продовження роду.
Kilise, her zaman eşcinsel evliliğe karşı söylemlerde bulunuyor, evliliğin amacının üreme olduğunu söylüyor.Церковь выступает против однополых браков, утверждая, что сама идея направлена против продолжения рода.
Kilise, her zaman eşcinsel evliliğe karşı söylemlerde bulunuyor, evliliğin amacının üreme olduğunu söylüyor.Църквата винаги е била против еднополовите бракове, подчертавайки репродуктивната роля на брака.
Kilise, her zaman eşcinsel evliliğe karşı söylemlerde bulunuyor, evliliğin amacının üreme olduğunu söylüyor.الكنيسة هي ضد زواج مثلي الجنس لأنه يعتقد أن معنى الزواج هو الإنجاب.
Kilise, her zaman eşcinsel evliliğe karşı söylemlerde bulunuyor, evliliğin amacının üreme olduğunu söylüyor.これはおかしいですね。なぜなら、別の理由で生殖不能な人間も結婚が許されているからです。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod