ürem ile cümle
ürem kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
O kitapta Homunculusların üreme yeteneği yok diyordu.Det stod att de inte kan fortplanta sig.
O kitapta Homunculusların üreme yeteneği yok diyordu.En ese libro decía que los Homunculi no tienen capacidades reproductivas.
O kitapta Homunculusların üreme yeteneği yok diyordu.Homunculukset eivät pysty lisääntymään.
O kitapta Homunculusların üreme yeteneği yok diyordu.Nel libro c'è scritto che gli Homunculi non possono riprodursi.
O kitapta Homunculusların üreme yeteneği yok diyordu.No livro dizia que os Homunculi não tinham capacidade reprodutora.
O kitapta Homunculusların üreme yeteneği yok diyordu.Τα Χομάνκιουλους δεν έχουν ικανότητα αναπαραγωγής.
O kitapta Homunculusların üreme yeteneği yok diyordu.В той книге сказано: гомункулы не способны размножаться.
Orgazm için üreme organlarına gerek yok." Orgazm refleksi de şaşırtıcı çeşitlilikte etken ile tetiklenebilir.O reflexo do orgasmo pode ser provocado por uma série de estímulos surpreendentemente grande.
Örneğin, diyebilirsiniz, oh, iyi, üremesinden yıllar sonra dahi beslenme özelliği olması iyiEh bien, probablement pas sauf que s'il affectent la reproduction du prochain cycle.
Örneğin, diyebilirsiniz, oh, iyi, üremesinden yıllar sonra dahi beslenme özelliği olması iyi예를 들어, 여러분이 말할 수 있는 것이, 오, 뭐, 여러분의
Örneğin, diyebilirsiniz, oh, iyi, üremesinden yıllar sonra dahi beslenme özelliği olması iyiNapříklad byste mohli jmenovat pečovatelství v postreprodukčním věku.
Örneğin, diyebilirsiniz, oh, iyi, üremesinden yıllar sonra dahi beslenme özelliği olması iyiNa przykład, że jeśli cechą jest opieka nad potomkami już po zakończeniu okresu reprodukcyjnego.
Örneğin, diyebilirsiniz, oh, iyi, üremesinden yıllar sonra dahi beslenme özelliği olması iyiPor exemplo, você pode dizer: oh, bem, a característica de ser carinho após seus anos reprodutivos, que a
Örneğin, diyebilirsiniz, oh, iyi, üremesinden yıllar sonra dahi beslenme özelliği olması iyi育てる特徴、習性があったとする。
Örneğin, özellikler üreme sonrasında meydana gelir ve seçilir?Ad esempio, sono stati selezionati i tratti che si manifestano dopo la riproduzione?
Örneğin, özellikler üreme sonrasında meydana gelir ve seçilir?Bijvoorbeeld, zijn eigenschappen die plaatsvinden na reproductie geselecteerd?
Örneğin, özellikler üreme sonrasında meydana gelir ve seçilir?에를 들면, 번식 후에 나타나는 형질들은
Örneğin, özellikler üreme sonrasında meydana gelir ve seçilir?Například, selektují se i rysy, které se objeví až po reprodukci?
Örneğin, özellikler üreme sonrasında meydana gelir ve seçilir?Na przykład, czy cechy, które pojawiają się już po okresie rozrodczym podlegają doborowi?
Örneğin, özellikler üreme sonrasında meydana gelir ve seçilir?Por ejemplo, son rasgos que se producen después de la reproducción
Örneğin, özellikler üreme sonrasında meydana gelir ve seçilir?Por exemplo, são características que ocorrem após a reprodução selecionado para?
Örneğin, özellikler üreme sonrasında meydana gelir ve seçilir?Sebagai contoh, adalah ciri yang terjadi setelah reproduksi terpilih?
Örneğin, özellikler üreme sonrasında meydana gelir ve seçilir?Werden zum Beispiel Merkmale die nach der Fortpflanzung auftreten auch selektiert?
Örneğin, özellikler üreme sonrasında meydana gelir ve seçilir?Наприклад, чи справді риси, що виявляються після розмноження, відібрані?
Örneğin, özellikler üreme sonrasında meydana gelir ve seçilir?選択(淘汰)されたものなのか?
Örneğin, sıçanlar üreme konusunda son derece duyarlılar.De exemplu, sobolanii sunt incredibil de receptivi la inmultire.
Örneğin, sıçanlar üreme konusunda son derece duyarlılar.Esimerkiksi ympäristön paineet jalostavat rottia hyvin herkästi.
Örneğin, sıçanlar üreme konusunda son derece duyarlılar.För att ta ett exempel är råttor otroligt lyhörda avelsdjur.
Örneğin, sıçanlar üreme konusunda son derece duyarlılar.I topi, per esempio, si riproducono molto efficientemente.
Örneğin, sıçanlar üreme konusunda son derece duyarlılar.쥐나 바퀴벌레의 엄청난 번식력이 그 일례입니다.
Örneğin, sıçanlar üreme konusunda son derece duyarlılar.Na przykład szczury to niewiarygodnie szybko reagujące osobniki.
Örneğin, sıçanlar üreme konusunda son derece duyarlılar.Par exemple, les rats sont d'excellents reproducteurs.
Örneğin, sıçanlar üreme konusunda son derece duyarlılar.Pl. a patkányok hihetetlenül gyorsan szaporodnak.
Örneğin, sıçanlar üreme konusunda son derece duyarlılar.Por ejemplo, las ratas se reproducen muy exitosamente.
Örneğin, sıçanlar üreme konusunda son derece duyarlılar.Ratten zum Beispiel sind extrem anpassungsfähig.
Örneğin, sıçanlar üreme konusunda son derece duyarlılar.Så, for eksempel, er rotter utrolig modtagelige avlere.
Örneğin, sıçanlar üreme konusunda son derece duyarlılar.Sebagai contoh, tikus berkembang biak dengan sangat cepat.
Örneğin, sıçanlar üreme konusunda son derece duyarlılar.Tak napríklad, potkany sú neuveriteľne vnímavý druh.
Örneğin, sıçanlar üreme konusunda son derece duyarlılar.Takže, na příklad, potkani jsou neuvěřitelně vnímaví.
Örneğin, sıçanlar üreme konusunda son derece duyarlılar.Thế, ví dụ nhé, chuột đẻ con vô cùng nhanh nhạy.
Örneğin, sıçanlar üreme konusunda son derece duyarlılar.Zo zijn ratten bijvoorbeeld ongelooflijke voortplanters geworden.
Örneğin, sıçanlar üreme konusunda son derece duyarlılar.Έτσι, για παράδειγμα, οι αρουραίοι είναι απίστευτα ικανοί στην αναπαραγωγή.
Örneğin, sıçanlar üreme konusunda son derece duyarlılar.Например, крысы способны невероятно быстро научаться.
Örneğin, sıçanlar üreme konusunda son derece duyarlılar.Например плъховете са много добри в това.
Örneğin, sıçanlar üreme konusunda son derece duyarlılar.Так, наприклад, щурі неймовірно швидко адаптуються в нових умовах і розмножуються.
Örneğin, sıçanlar üreme konusunda son derece duyarlılar.כך, לדוגמא, עכברושים הם מתרבים מאוד תגובתיים.
Örneğin, sıçanlar üreme konusunda son derece duyarlılar.لذا على سبيل المثال، الفئران تربي إستجابة بشكل لا يصدق.
Örneğin, sıçanlar üreme konusunda son derece duyarlılar.退治した経験のある方ならご存じのように
Öyle değil çünkü, cinsel üreme aramak için istemiyorum eşeyli üreme.Ik mag het geen sexuele reproductie noemen. Want dat is het niet.
Öyle değil çünkü, cinsel üreme aramak için istemiyorum eşeyli üreme.No quiero llamarlo la reproducción sexual, porque no es reproducción sexual.
Öyle değil çünkü, cinsel üreme aramak için istemiyorum eşeyli üreme.Я б не назвав це статевим заплідненням, тому що це не статеве запліднення.
Öyle değil çünkü, cinsel üreme aramak için istemiyorum eşeyli üreme.אני לא רוצה לקרוא לזה רבייה מינית כי זה לא רבייה מינית
Öyle değil çünkü, cinsel üreme aramak için istemiyorum eşeyli üreme.لن أطلق عليه تكاثر جنسي، حيث انه ليس تكاثر جنسي.
Penguenler üremiyor, ortalıkta bile görünmüyorlar.Chúng không thể tiếp tục tồn tại, thậm chí ở các vùng xung quanh
Penguenler üremiyor, ortalıkta bile görünmüyorlar.Ils ne se reproduisent pas, ils ne sont même pas là.
Penguenler üremiyor, ortalıkta bile görünmüyorlar.이제 그들은 서식하지도않고 주변에도 더이상 없을 겁니다.
Penguenler üremiyor, ortalıkta bile görünmüyorlar.Nie rozmnażają się; nie ma ich nawet w pobliżu.
Penguenler üremiyor, ortalıkta bile görünmüyorlar.Non si riproducono; non ce ne sono nemmeno.
Penguenler üremiyor, ortalıkta bile görünmüyorlar.Sie brüten nicht; sie sind nicht mal vor Ort.
Penguenler üremiyor, ortalıkta bile görünmüyorlar.Ze zijn niet aan het broeden; ze zijn er gewoon niet.