ürem ile cümle
ürem kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Dediğim gibi, polen erkek üreme hücrelerini taşıyor.お分かりにならなかった方のために説明すると
Diyelim ki bir üreme hücresine girdi.Así podría ir en una célula germinal.
Diyelim ki bir üreme hücresine girdi.Assim ele poderia ir para uma célula Germinal.
Diyelim ki bir üreme hücresine girdi.Może wbudować się do DNA gametocytów.
Diyelim ki bir üreme hücresine girdi. Öğrendiğimiz gibi, üreme hücreleri, gamte üretirler. .فنحن نعرف ان هذه الخلايا تقوم بانتاج الامشاج
Diyelim ki bir üreme hücresine girdi.Takže by to mohlo jít do zárodečné buňky.
Diyelim ki bir üreme hücresine girdi.Він може потрапити до статевої клітини.
Diyelim ki bir üreme hücresine girdi.生殖細胞を学びました既に、これらは、
Eğer DNA'mda benim ve çocuklarımın hayatta kalmamısını sağlayacak üreme bölümünde yararlı çeşitlilik oluşursa,이것이 말하는 것은 만약에 제 DNA가 조금 더 쓸모 있거나
Eğer DNA'mda benim ve çocuklarımın hayatta kalmamısını sağlayacak üreme bölümünde yararlı çeşitlilik oluşursa,Was es besagt ist, dass wenn meine DNA zufällig irgendwelche
Eğer DNA'mda benim ve çocuklarımın hayatta kalmamısını sağlayacak üreme bölümünde yararlı çeşitlilik oluşursa,Ще направя още клипове за ДНК, но ДНК е просто поредица от базови двойки.
Eğer DNA'mda benim ve çocuklarımın hayatta kalmamısını sağlayacak üreme bölümünde yararlı çeşitlilik oluşursa,たまたま生き残ったり、繁殖したり
Eğer kendimizin yapmasında ısrar edeceğimiz bir şey varsa o da üremedir.C'est la seule chose que nous insistons pour faire pour nous-mêmes, c'est la reproduction.
Eğer kendimizin yapmasında ısrar edeceğimiz bir şey varsa o da üremedir.Có 1 thứ chúng ta phải tự làm là sinh sản.
Eğer kendimizin yapmasında ısrar edeceğimiz bir şey varsa o da üremedir.Dét er det eneste vi insisterer på at gøre selv, vi reproducerer os selv.
Eğer kendimizin yapmasında ısrar edeceğimiz bir şey varsa o da üremedir.Die Fortpflanzung ist etwas, worauf wir bestehen, es selbst tun zu dürfen.
Eğer kendimizin yapmasında ısrar edeceğimiz bir şey varsa o da üremedir.Ha valamit, a szaporodást szeretjük magunk csinálni.
Eğer kendimizin yapmasında ısrar edeceğimiz bir şey varsa o da üremedir.Het enige waarop we aandringen om het voor onszelf te doen is de voortplanting.
Eğer kendimizin yapmasında ısrar edeceğimiz bir şey varsa o da üremedir.Itu adalah satu hal di mana kita bersikeras untuk melakukannya sendiri, reproduksi.
Eğer kendimizin yapmasında ısrar edeceğimiz bir şey varsa o da üremedir.Jedyne co chcemy robić sami to reprodukcja.
Eğer kendimizin yapmasında ısrar edeceğimiz bir şey varsa o da üremedir.Je to jediná vec, ktorú chceme vykonávať všetci pre seba - rozmnožovanie.
Eğer kendimizin yapmasında ısrar edeceğimiz bir şey varsa o da üremedir.우리가 우리자신을 위해 직접 하길 고집하는 유일한 것이 바로 번식이죠.
Eğer kendimizin yapmasında ısrar edeceğimiz bir şey varsa o da üremedir.Kterou má na starosti královna. Náš druh to tak dělá nerad.
Eğer kendimizin yapmasında ısrar edeceğimiz bir şey varsa o da üremedir.La cosa che insistiamo a fare da soli è proprio la riproduzione.
Eğer kendimizin yapmasında ısrar edeceğimiz bir şey varsa o da üremedir.La única cosa que insistimos en hacer por nosotros mismos es la reproducción.
Eğer kendimizin yapmasında ısrar edeceğimiz bir şey varsa o da üremedir.Se há alguma coisa que nós insistimos em fazer por nós próprios, é a reprodução.
Eğer kendimizin yapmasında ısrar edeceğimiz bir şey varsa o da üremedir.Singurul lucru pe care insistăm să-l facem noi înșine e reproducerea.
Eğer kendimizin yapmasında ısrar edeceğimiz bir şey varsa o da üremedir.Η αναπαραγωγή είναι το μόνο πράγμα που επιμένουμε να κάνουμε για τους εαυτούς μας.
Eğer kendimizin yapmasında ısrar edeceğimiz bir şey varsa o da üremedir.Това е единственото нещо, което държим да правим сами - възпроизводството.
Eğer kendimizin yapmasında ısrar edeceğimiz bir şey varsa o da üremedir.Это та вещь, которую мы упорно делаем самостоятельно — размножение.
Eğer kendimizin yapmasında ısrar edeceğimiz bir şey varsa o da üremedir.זהו הדבר היחיד שאנחנו מתעקשים לעשות בעצמנו, הרבייה.
Eğer kendimizin yapmasında ısrar edeceğimiz bir şey varsa o da üremedir.الشيء الوحيد الذى نصر على عمله بأنفسنا , هو الإنجاب .
Eğer kendimizin yapmasında ısrar edeceğimiz bir şey varsa o da üremedir.(笑)
Ekranda: "2. Orgazm için üreme organlarına gerek yok."A orgasmický reflex může být spuštěn překvapivě širokým spektrem podnětů.
Ekranda: "2. Orgazm için üreme organlarına gerek yok."A reakcję orgazmu może wywołać zaskakująco wiele bodźców.
Ekranda: "2. Orgazm için üreme organlarına gerek yok."Az orgazmus-reflexet pedig meglepően sok minden ki tudja váltani.
Ekranda: "2. Orgazm için üreme organlarına gerek yok."Dan refleks orgasme dapat dipicu oleh berbagai macam hal
Ekranda: "2. Orgazm için üreme organlarına gerek yok."Et le reflexe orgasmique peut être déclenché par un éventail étonnamment large de stimuli.
Ekranda: "2. Orgazm için üreme organlarına gerek yok."Het orgasmereflex kan worden geactiveerd door een verrassend breed scala aan prikkels.
Ekranda: "2. Orgazm için üreme organlarına gerek yok."Iar reflexul de orgasm poate fi declanșat de un spectru de stimuli suprinzător de larg.
Ekranda: "2. Orgazm için üreme organlarına gerek yok."Il riflesso dell'orgasmo può essere scatenato da una sorprendente quantità di stimoli.
Ekranda: "2. Orgazm için üreme organlarına gerek yok."Och orgasmreflexen kan utlösas av förvånansvärt många saker.
Ekranda: "2. Orgazm için üreme organlarına gerek yok."Og orgasmerefleksen kan udløses af en overraskende bred vifte af input.
Ekranda: "2. Orgazm için üreme organlarına gerek yok."Orgazmický reflex môže byť spustený prekvapivo širokým spektrom podnetov.
Ekranda: "2. Orgazm için üreme organlarına gerek yok."Und der Orgasmusreflex kann durch eine überraschend große Bandbreite von Reizen ausgelöst werden.
Ekranda: "2. Orgazm için üreme organlarına gerek yok."Và sự phản xạ khoái cảm có thể được gây ra bởi hàng loạt các yếu tố rất đáng ngạc nhiên.
Ekranda: "2. Orgazm için üreme organlarına gerek yok."Y el reflejo del orgasmo se puede disparar por una gama sorprendente amplia de estímulos.
Ekranda: "2. Orgazm için üreme organlarına gerek yok."Και το αντανακλαστικό του οργασμού μπορεί να προκληθεί από ένα εκπληκτικά ευρύ φάσμα από ερεθίσματα .
Ekranda: "2. Orgazm için üreme organlarına gerek yok."А рефлексът за оргазъм може да бъде предизвикан от изненадващо широк спектър неща.
Ekranda: "2. Orgazm için üreme organlarına gerek yok."И оргазмический рефлекс может быть запущен поразительно широким набором воздействий.
Ekranda: "2. Orgazm için üreme organlarına gerek yok."ניתן לגרום לאורגזמה באמצעות גירוי בלתי רצוני
Ekranda: "2. Orgazm için üreme organlarına gerek yok."وهذه الرعشة الجنسية يمكن إثارتها
Ekranda: "2. Orgazm için üreme organlarına gerek yok."様々な種類の刺激により引き起こされるのです
Emin olmak için onun için fazla bir şey söylemedi. üreme.Aby bylo jasno Nemůžu říct, že hodně pro jeho chov.
Emin olmak için onun için fazla bir şey söylemedi. üreme.Aby się upewnić, że nie mogę wiele powiedzieć o jego hodowli.
Emin olmak için onun için fazla bir şey söylemedi. üreme.Ale pokiaľ ide o Queequeg - prečo, Queequeg tam sedeli medzi nimi - v čele stola,
Emin olmak için onun için fazla bir şey söylemedi. üreme.Da ne bo pomote ne morem veliko povedati za svoje vzrejo.
Emin olmak için onun için fazla bir şey söylemedi. üreme.Untuk memastikan saya tidak bisa mengatakan banyak untuk-Nya pemuliaan.
Emin olmak için onun için fazla bir şey söylemedi. üreme.За да бъде сигурен, че не мога да кажа много за неговата разплод.
Emin olmak için onun için fazla bir şey söylemedi. üreme.あまりにも、それはとても偶然、つららのように涼しい。確かに私は彼のためにあまり言うことができない 繁殖。 彼の最大の崇拝者は心から彼が彼を持って来る正当化していることができなかった