Ana içeriğe geç
Sözlük

ürem ile cümle

ürem kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Eğer kendimizin yapmasında ısrar edeceğimiz bir şey varsa o da üremedir.La cosa che insistiamo a fare da soli è proprio la riproduzione.
Eğer kendimizin yapmasında ısrar edeceğimiz bir şey varsa o da üremedir.La única cosa que insistimos en hacer por nosotros mismos es la reproducción.
Eğer kendimizin yapmasında ısrar edeceğimiz bir şey varsa o da üremedir.Se há alguma coisa que nós insistimos em fazer por nós próprios, é a reprodução.
Eğer kendimizin yapmasında ısrar edeceğimiz bir şey varsa o da üremedir.Singurul lucru pe care insistăm să-l facem noi înșine e reproducerea.
Eğer kendimizin yapmasında ısrar edeceğimiz bir şey varsa o da üremedir.Η αναπαραγωγή είναι το μόνο πράγμα που επιμένουμε να κάνουμε για τους εαυτούς μας.
Eğer kendimizin yapmasında ısrar edeceğimiz bir şey varsa o da üremedir.Това е единственото нещо, което държим да правим сами - възпроизводството.
Eğer kendimizin yapmasında ısrar edeceğimiz bir şey varsa o da üremedir.Это та вещь, которую мы упорно делаем самостоятельно — размножение.
Eğer kendimizin yapmasında ısrar edeceğimiz bir şey varsa o da üremedir.זהו הדבר היחיד שאנחנו מתעקשים לעשות בעצמנו, הרבייה.
Eğer kendimizin yapmasında ısrar edeceğimiz bir şey varsa o da üremedir.الشيء الوحيد الذى نصر على عمله بأنفسنا , هو الإنجاب .
Eğer kendimizin yapmasında ısrar edeceğimiz bir şey varsa o da üremedir.(笑)
Ekranda: "2. Orgazm için üreme organlarına gerek yok."A orgasmický reflex může být spuštěn překvapivě širokým spektrem podnětů.
Ekranda: "2. Orgazm için üreme organlarına gerek yok."A reakcję orgazmu może wywołać zaskakująco wiele bodźców.
Ekranda: "2. Orgazm için üreme organlarına gerek yok."Az orgazmus-reflexet pedig meglepően sok minden ki tudja váltani.
Ekranda: "2. Orgazm için üreme organlarına gerek yok."Dan refleks orgasme dapat dipicu oleh berbagai macam hal
Ekranda: "2. Orgazm için üreme organlarına gerek yok."Et le reflexe orgasmique peut être déclenché par un éventail étonnamment large de stimuli.
Ekranda: "2. Orgazm için üreme organlarına gerek yok."Het orgasmereflex kan worden geactiveerd door een verrassend breed scala aan prikkels.
Ekranda: "2. Orgazm için üreme organlarına gerek yok."Iar reflexul de orgasm poate fi declanșat de un spectru de stimuli suprinzător de larg.
Ekranda: "2. Orgazm için üreme organlarına gerek yok."Il riflesso dell'orgasmo può essere scatenato da una sorprendente quantità di stimoli.
Ekranda: "2. Orgazm için üreme organlarına gerek yok."Och orgasmreflexen kan utlösas av förvånansvärt många saker.
Ekranda: "2. Orgazm için üreme organlarına gerek yok."Og orgasmerefleksen kan udløses af en overraskende bred vifte af input.
Ekranda: "2. Orgazm için üreme organlarına gerek yok."Orgazmický reflex môže byť spustený prekvapivo širokým spektrom podnetov.
Ekranda: "2. Orgazm için üreme organlarına gerek yok."Und der Orgasmusreflex kann durch eine überraschend große Bandbreite von Reizen ausgelöst werden.
Ekranda: "2. Orgazm için üreme organlarına gerek yok."Và sự phản xạ khoái cảm có thể được gây ra bởi hàng loạt các yếu tố rất đáng ngạc nhiên.
Ekranda: "2. Orgazm için üreme organlarına gerek yok."Y el reflejo del orgasmo se puede disparar por una gama sorprendente amplia de estímulos.
Ekranda: "2. Orgazm için üreme organlarına gerek yok."Και το αντανακλαστικό του οργασμού μπορεί να προκληθεί από ένα εκπληκτικά ευρύ φάσμα από ερεθίσματα .
Ekranda: "2. Orgazm için üreme organlarına gerek yok."А рефлексът за оргазъм може да бъде предизвикан от изненадващо широк спектър неща.
Ekranda: "2. Orgazm için üreme organlarına gerek yok."И оргазмический рефлекс может быть запущен поразительно широким набором воздействий.
Ekranda: "2. Orgazm için üreme organlarına gerek yok."ניתן לגרום לאורגזמה באמצעות גירוי בלתי רצוני
Ekranda: "2. Orgazm için üreme organlarına gerek yok."وهذه الرعشة الجنسية يمكن إثارتها
Ekranda: "2. Orgazm için üreme organlarına gerek yok."様々な種類の刺激により引き起こされるのです
Emin olmak için onun için fazla bir şey söylemedi. üreme.Aby bylo jasno Nemůžu říct, že hodně pro jeho chov.
Emin olmak için onun için fazla bir şey söylemedi. üreme.Aby się upewnić, że nie mogę wiele powiedzieć o jego hodowli.
Emin olmak için onun için fazla bir şey söylemedi. üreme.Ale pokiaľ ide o Queequeg - prečo, Queequeg tam sedeli medzi nimi - v čele stola,
Emin olmak için onun için fazla bir şey söylemedi. üreme.Da ne bo pomote ne morem veliko povedati za svoje vzrejo.
Emin olmak için onun için fazla bir şey söylemedi. üreme.Untuk memastikan saya tidak bisa mengatakan banyak untuk-Nya pemuliaan.
Emin olmak için onun için fazla bir şey söylemedi. üreme.За да бъде сигурен, че не мога да кажа много за неговата разплод.
Emin olmak için onun için fazla bir şey söylemedi. üreme.あまりにも、それはとても偶然、つららのように涼しい。確かに私は彼のためにあまり言うことができない 繁殖。 彼の最大の崇拝者は心から彼が彼を持って来る正当化していることができなかった
En yaşlısı 13,000 yaşında olan bu ağaçlar aynı zamanda eşeysiz üremeye de yatkındırlar.이 식물도 복제하여 개체수를 늘리는 경향이 있는데요, 가장 오래된 것은 13000년이나 되었습니다.
En yaşlısı 13,000 yaşında olan bu ağaçlar aynı zamanda eşeysiz üremeye de yatkındırlar.Ada juga yang cenderung tumbuh secara klonal yang tertua berusia 13,000 tahun.
En yaşlısı 13,000 yaşında olan bu ağaçlar aynı zamanda eşeysiz üremeye de yatkındırlar.Ceux-ci ont aussi tendance à se développer comme des clones, le plus agé ayant 13 000 ans.
En yaşlısı 13,000 yaşında olan bu ağaçlar aynı zamanda eşeysiz üremeye de yatkındırlar.Deze groeien meestal ook gekloond. De oudste is 13.000 jaar oud.
En yaşlısı 13,000 yaşında olan bu ağaçlar aynı zamanda eşeysiz üremeye de yatkındırlar.Disse har også en tendens til at gro klonende, den ældste er 13'000 år gammel.
En yaşlısı 13,000 yaşında olan bu ağaçlar aynı zamanda eşeysiz üremeye de yatkındırlar.Estas também tendem a crescer em clones, das quais a mais velha tem 13 000 anos.
En yaşlısı 13,000 yaşında olan bu ağaçlar aynı zamanda eşeysiz üremeye de yatkındırlar.Estos también tienden a crecer por clonación; el más antiguo tiene 13.000 años.
En yaşlısı 13,000 yaşında olan bu ağaçlar aynı zamanda eşeysiz üremeye de yatkındırlar.Hanno anche la tendenza a crescere per clonazione, e il più vecchio ha 13.000 anni.
En yaşlısı 13,000 yaşında olan bu ağaçlar aynı zamanda eşeysiz üremeye de yatkındırlar.Ők is klóncsoportokban nőnek, a legöregebb 13 000 éves.
En yaşlısı 13,000 yaşında olan bu ağaçlar aynı zamanda eşeysiz üremeye de yatkındırlar.Şi acestea tind să crească clonal, cea mai în vârstă dintre ele are 13.000 de ani.
En yaşlısı 13,000 yaşında olan bu ağaçlar aynı zamanda eşeysiz üremeye de yatkındırlar.Sie neigen auch zu einem klonischen Wachstum. Der älteste Klon ist 13000 Jahre alt.
En yaşlısı 13,000 yaşında olan bu ağaçlar aynı zamanda eşeysiz üremeye de yatkındırlar.Tiež obyčajne rastú v klonoch, nastarší z nich je 13 000 rokov starý.
En yaşlısı 13,000 yaşında olan bu ağaçlar aynı zamanda eşeysiz üremeye de yatkındırlar.Và có khuynh hướng phát triển vô tính, cây già nhất là 13.000 năm tuổi.
En yaşlısı 13,000 yaşında olan bu ağaçlar aynı zamanda eşeysiz üremeye de yatkındırlar.Wśród nich często spotyka się osobniki klonalne, a najstarszy z nich ma 13 000 lat.
En yaşlısı 13,000 yaşında olan bu ağaçlar aynı zamanda eşeysiz üremeye de yatkındırlar.Αυτά ωστόσο αυξάνονται κλωνικά, με το παλαιότερό τους στα 13.000 χρόνια.
En yaşlısı 13,000 yaşında olan bu ağaçlar aynı zamanda eşeysiz üremeye de yatkındırlar.Те също така са склонни да растат клоново, най-старото, от които е на 13 000 години.
En yaşlısı 13,000 yaşında olan bu ağaçlar aynı zamanda eşeysiz üremeye de yatkındırlar.Эти деревья тоже растут клонально, самому старому из них 13 тысяч лет.
En yaşlısı 13,000 yaşında olan bu ağaçlar aynı zamanda eşeysiz üremeye de yatkındırlar.גם אלה נוטים להצמיח שיבוטים, שהזקן מביניהם הוא בן 13,000 שנה.
En yaşlısı 13,000 yaşında olan bu ağaçlar aynı zamanda eşeysiz üremeye de yatkındırlar.وهي تميل أيضاً للنمو بشكلٍ فسيلي أكبرها عمراً تبلغ من العمر 13 ألف سنة
En yaşlısı 13,000 yaşında olan bu ağaçlar aynı zamanda eşeysiz üremeye de yatkındırlar.最も古いものは1万3千年ほど生きています アメリカでも同じぐらい古い植物がいくつかあります
Erkek üreme hücrelerini bir çiçekten diğer çiçeğe taşıyor.1つの花から別の花へと運ぶのです これにより 私達に遺伝的多様性を与えてくれます
Erkek üreme hücrelerini bir çiçekten diğer çiçeğe taşıyor.A hímivarsejteket hordozza egyik virágtól a másikig.
Erkek üreme hücrelerini bir çiçekten diğer çiçeğe taşıyor.Het vervoert mannelijke geslachtcellen van de ene bloem naar de andere.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod