ürem ile cümle

ürem kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
En yaşlısı 13,000 yaşında olan bu ağaçlar aynı zamanda eşeysiz üremeye de yatkındırlar.이 식물도 복제하여 개체수를 늘리는 경향이 있는데요, 가장 오래된 것은 13000년이나 되었습니다.
En yaşlısı 13,000 yaşında olan bu ağaçlar aynı zamanda eşeysiz üremeye de yatkındırlar.Ada juga yang cenderung tumbuh secara klonal yang tertua berusia 13,000 tahun.
En yaşlısı 13,000 yaşında olan bu ağaçlar aynı zamanda eşeysiz üremeye de yatkındırlar.Ceux-ci ont aussi tendance à se développer comme des clones, le plus agé ayant 13 000 ans.
En yaşlısı 13,000 yaşında olan bu ağaçlar aynı zamanda eşeysiz üremeye de yatkındırlar.Deze groeien meestal ook gekloond. De oudste is 13.000 jaar oud.
En yaşlısı 13,000 yaşında olan bu ağaçlar aynı zamanda eşeysiz üremeye de yatkındırlar.Disse har også en tendens til at gro klonende, den ældste er 13'000 år gammel.
En yaşlısı 13,000 yaşında olan bu ağaçlar aynı zamanda eşeysiz üremeye de yatkındırlar.Estas também tendem a crescer em clones, das quais a mais velha tem 13 000 anos.
En yaşlısı 13,000 yaşında olan bu ağaçlar aynı zamanda eşeysiz üremeye de yatkındırlar.Estos también tienden a crecer por clonación; el más antiguo tiene 13.000 años.
En yaşlısı 13,000 yaşında olan bu ağaçlar aynı zamanda eşeysiz üremeye de yatkındırlar.Hanno anche la tendenza a crescere per clonazione, e il più vecchio ha 13.000 anni.
En yaşlısı 13,000 yaşında olan bu ağaçlar aynı zamanda eşeysiz üremeye de yatkındırlar.Ők is klóncsoportokban nőnek, a legöregebb 13 000 éves.
En yaşlısı 13,000 yaşında olan bu ağaçlar aynı zamanda eşeysiz üremeye de yatkındırlar.Şi acestea tind să crească clonal, cea mai în vârstă dintre ele are 13.000 de ani.
En yaşlısı 13,000 yaşında olan bu ağaçlar aynı zamanda eşeysiz üremeye de yatkındırlar.Sie neigen auch zu einem klonischen Wachstum. Der älteste Klon ist 13000 Jahre alt.
En yaşlısı 13,000 yaşında olan bu ağaçlar aynı zamanda eşeysiz üremeye de yatkındırlar.Tiež obyčajne rastú v klonoch, nastarší z nich je 13 000 rokov starý.
En yaşlısı 13,000 yaşında olan bu ağaçlar aynı zamanda eşeysiz üremeye de yatkındırlar.Và có khuynh hướng phát triển vô tính, cây già nhất là 13.000 năm tuổi.
En yaşlısı 13,000 yaşında olan bu ağaçlar aynı zamanda eşeysiz üremeye de yatkındırlar.Wśród nich często spotyka się osobniki klonalne, a najstarszy z nich ma 13 000 lat.
En yaşlısı 13,000 yaşında olan bu ağaçlar aynı zamanda eşeysiz üremeye de yatkındırlar.Αυτά ωστόσο αυξάνονται κλωνικά, με το παλαιότερό τους στα 13.000 χρόνια.
En yaşlısı 13,000 yaşında olan bu ağaçlar aynı zamanda eşeysiz üremeye de yatkındırlar.Те също така са склонни да растат клоново, най-старото, от които е на 13 000 години.
En yaşlısı 13,000 yaşında olan bu ağaçlar aynı zamanda eşeysiz üremeye de yatkındırlar.Эти деревья тоже растут клонально, самому старому из них 13 тысяч лет.
En yaşlısı 13,000 yaşında olan bu ağaçlar aynı zamanda eşeysiz üremeye de yatkındırlar.גם אלה נוטים להצמיח שיבוטים, שהזקן מביניהם הוא בן 13,000 שנה.
En yaşlısı 13,000 yaşında olan bu ağaçlar aynı zamanda eşeysiz üremeye de yatkındırlar.وهي تميل أيضاً للنمو بشكلٍ فسيلي أكبرها عمراً تبلغ من العمر 13 ألف سنة
En yaşlısı 13,000 yaşında olan bu ağaçlar aynı zamanda eşeysiz üremeye de yatkındırlar.最も古いものは1万3千年ほど生きています アメリカでも同じぐらい古い植物がいくつかあります
Erkek üreme hücrelerini bir çiçekten diğer çiçeğe taşıyor.1つの花から別の花へと運ぶのです これにより 私達に遺伝的多様性を与えてくれます
Erkek üreme hücrelerini bir çiçekten diğer çiçeğe taşıyor.A hímivarsejteket hordozza egyik virágtól a másikig.
Erkek üreme hücrelerini bir çiçekten diğer çiçeğe taşıyor.Het vervoert mannelijke geslachtcellen van de ene bloem naar de andere.
Erkek üreme hücrelerini bir çiçekten diğer çiçeğe taşıyor.꽃가루는 하나의 꽃에서 다른 꽃으로 남성의 세포를 운반하죠
Erkek üreme hücrelerini bir çiçekten diğer çiçeğe taşıyor.llevando células sexuales masculinas de una flor a otra.
Erkek üreme hücrelerini bir çiçekten diğer çiçeğe taşıyor.Nó mang các tế bào đực từ bông hoa này tới bông hoa khác.
Erkek üreme hücrelerini bir çiçekten diğer çiçeğe taşıyor.Poartă celule sexuale masculine de la o floare la alta.
Erkek üreme hücrelerini bir çiçekten diğer çiçeğe taşıyor.Prenáša samčie pohlavné bunky z jedného kvetu na druhý.
Erkek üreme hücrelerini bir çiçekten diğer çiçeğe taşıyor.Přenáší mužské pohlavní buňky z jedné květiny na jinou.
Erkek üreme hücrelerini bir çiçekten diğer çiçeğe taşıyor.Przenosi między kwiatami męskie komórki rozrodcze.
Erkek üreme hücrelerini bir çiçekten diğer çiçeğe taşıyor.Sie tragen die männlichen Geschlechtszellen von einer zur anderen Blume.
Erkek üreme hücrelerini bir çiçekten diğer çiçeğe taşıyor.Transporta as células sexuais masculinas de uma flor para outra.
Erkek üreme hücrelerini bir çiçekten diğer çiçeğe taşıyor.Μεταφέρει τα αρσενικά γεννητικά κύτταρα από το ένα λουλούδι στο άλλο.
Erkek üreme hücrelerini bir çiçekten diğer çiçeğe taşıyor.Пыльца переносит мужские клетки от одного цветка к другому.
Erkek üreme hücrelerini bir çiçekten diğer çiçeğe taşıyor.Той носи мъжки полови клетки от едно цвете към друго.
Erkek üreme hücrelerini bir çiçekten diğer çiçeğe taşıyor.היא נושאת תאי מין זכריים מפרח לפרח.
Erkek üreme hücrelerini bir çiçekten diğer çiçeğe taşıyor.حيث أنها تحمل الخلايا الذكرية الجنسية من زهرة إلى أُخرى
Eşcinsel evliliği savunanlar ise üremenin evliliğin tek amacı olmadığını dile getiriyor.Dan pendukung pernikahan sesama jenis berkata tidak. Beranak cucu bukanlah tujuan tunggal dari pernikahan.
Eşcinsel evliliği savunanlar ise üremenin evliliğin tek amacı olmadığını dile getiriyor.De verdedigers van het homohuwelijk zeggen nee, voortplanting is niet het enige doel van het huwelijk.
Eşcinsel evliliği savunanlar ise üremenin evliliğin tek amacı olmadığını dile getiriyor.E os defensores do casamento homossexual dizem: "Não, a procriação não é o único objectivo do casamento.
Eşcinsel evliliği savunanlar ise üremenin evliliğin tek amacı olmadığını dile getiriyor.És az azonos nemű házasság védelmezői szerint nem, a szaporodás nem a házasság egyetlen célja.
Eşcinsel evliliği savunanlar ise üremenin evliliğin tek amacı olmadığını dile getiriyor.동성 결혼을 옹호하는 이들은 그렇지 않다고 말하죠. 즉 생식이 결혼의 유일한 목적이 아니라는 겁니다.
Eşcinsel evliliği savunanlar ise üremenin evliliğin tek amacı olmadığını dile getiriyor.Les défenseurs du mariage homosexuel disent non, la procréation n'est pas la seule fonction du mariage.
Eşcinsel evliliği savunanlar ise üremenin evliliğin tek amacı olmadığını dile getiriyor.Obrońcy małżeństw homoseksulanych mówią: prokreacja nie jest jedynym celem małżeństwa.
Eşcinsel evliliği savunanlar ise üremenin evliliğin tek amacı olmadığını dile getiriyor.Và những người bảo vệ hôn nhân đồng giới nói không, sinh nở không phải là mục đích duy nhất của hôn nhân.
Eşcinsel evliliği savunanlar ise üremenin evliliğin tek amacı olmadığını dile getiriyor.Verteidiger der Homoehen sagen nein, die Zeugung ist nicht der einzige Zweck der Ehe.
Eşcinsel evliliği savunanlar ise üremenin evliliğin tek amacı olmadığını dile getiriyor.Zastánci stejnopohlavních svazků říkají ne, plození není jediným účelem sňatku.
Eşcinsel evliliği savunanlar ise üremenin evliliğin tek amacı olmadığını dile getiriyor.Οι δε υποστηρικτές του γάμου μεταξύ ομοφυλόφιλων λένε όχι, η αναπαραγωγή δεν είναι ο μόνος σκοπός του γάμου.
Eşcinsel evliliği savunanlar ise üremenin evliliğin tek amacı olmadığını dile getiriyor.А защитники однополых браков скажут: "Нет, деторождение - не единственная цель бракосочетания.
Eşcinsel evliliği savunanlar ise üremenin evliliğin tek amacı olmadığını dile getiriyor.А защитниците на еднополовия брак казват - не, размножаването не е единствената цел на брака.
Eşcinsel evliliği savunanlar ise üremenin evliliğin tek amacı olmadığını dile getiriyor.ומנגד, המגינים על רעיון הנישואים החד-מיניים אומרים לא, רבייה אינה התכלית היחידה לנישואים.
Eşcinsel evliliği savunanlar ise üremenin evliliğin tek amacı olmadığını dile getiriyor.والمدافعون عن الزواج لنفس الجنس يقولون لا، الإنجاب ليس الهدف الوحيد من الزواج.
Eşcinsel evliliği savunanlar ise üremenin evliliğin tek amacı olmadığını dile getiriyor.繁殖だけが結婚の目的ではない 生涯にわたる 相互の 愛情に溢れた献身はどうなるのだ?
Eşeysel üreme.Et c'est la reproduction sexuelle.
Eşeysel üreme.유성 생식
Eşeysel üreme.Meestal, en dit is echt zo goed als altijd, leidt dit tot niets.
Eşeysel üreme.Pohlavní rozmnožování.
Eşeysel üreme.Още един аденин (А) и няколко цитозина (Ц).
Eşeysel üreme.שרובנו אפילו לא שואלים מדוע זה כך אנו מדברים על רביה מינית
Eşeysiz üreme, sözümona.Chama-se a isso partogénese.

İlgili Sayfalar