Ana içeriğe geç
Sözlük

ürem ile cümle

ürem kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Amerikan üreme merkezlerinde, çiftlerin %75'i kız çocuk talebinde bulunuyorlar, erkek değil.Στις Αμερικανικές κλινικές γονιμότητας, το 75 τις εκατό των ζευγαριών ζητάνε κορίτσι και όχι αγόρια.
Amerikan üreme merkezlerinde, çiftlerin %75'i kız çocuk talebinde bulunuyorlar, erkek değil.В американските клиники за оплождане, 75 процента от двойките пожелават момичета, а не момчета.
Amerikan üreme merkezlerinde, çiftlerin %75'i kız çocuk talebinde bulunuyorlar, erkek değil.В американских роддомах 75% пар хотят девочек, а не мальчиков.
Amerikan üreme merkezlerinde, çiftlerin %75'i kız çocuk talebinde bulunuyorlar, erkek değil.В американських репродуктивних центрах 75% пар хочуть дівчаток, а не хлопчиків.
Amerikan üreme merkezlerinde, çiftlerin %75'i kız çocuk talebinde bulunuyorlar, erkek değil.במרפאות הפוריות האמריקאיות, 75% מהזוגות מבקשות בנות ולא בנים.
Amerikan üreme merkezlerinde, çiftlerin %75'i kız çocuk talebinde bulunuyorlar, erkek değil.في مستشفيات الخصوبة الأمريكية ، 75 % من الأزواج يطلبون أن يكون لهم بنات وليس أولاد .
Ancak çok hücreli organizmalara geldiğimizde işler değişmeye başlar üreme devreye girerDe a többsejtű organizmusok megjelenésekor a dolgok változni kezdenek. Megjelenik a nemi szaporodás.
Ancak çok hücreli organizmalara geldiğimizde işler değişmeye başlar üreme devreye girer하지만 동시에 다세포 조직이 그 선상에 출현하여, 모든 것이 변화하기 시작합니다. 성적 재생산이 들어오게 됩니다.
Ancak çok hücreli organizmalara geldiğimizde işler değişmeye başlar üreme devreye girerMa quando fanno capolino gli organismi pluricellulari, le cose cambiano. S'introduce la riproduzione sessuale.
Ancak çok hücreli organizmalara geldiğimizde işler değişmeye başlar üreme devreye girerNamun pada organisme bersel banyak hal-hal mulai berubah. Reproduksi seksual memasuki gambar.
Ancak çok hücreli organizmalara geldiğimizde işler değişmeye başlar üreme devreye girerNhưng khi sinh vật đa bào xuất hiện, mọi thứ bắt đầu thay đổi. Sinh sản qua giao phối có mặt.
Ancak çok hücreli organizmalara geldiğimizde işler değişmeye başlar üreme devreye girerVtedy prichádzajú mnohobunečné organizmy, a veci sa začínajú meniť. Na scénu vstupuje sexuálne rozmnožovanie.
Ancak çok hücreli organizmalara geldiğimizde işler değişmeye başlar üreme devreye girerНо по появлению многоклеточных организмов, вещи стали меняться. На сцене появилось половое размножение.
Ancak çok hücreli organizmalara geldiğimizde işler değişmeye başlar üreme devreye girerאולם מעת שמופיעים היצורים מרובי התאים, דברים מתחילים להשתנות. רבייה מינית נכנסת לתמונה.
Ancak çok hücreli organizmalara geldiğimizde işler değişmeye başlar üreme devreye girerلكن عندما يكون هنالك كائن متعدد الخلايا، تبدأ الأمور بالتغير. يتدخل التكاثر الجنسي في الصورة.
Ancak çok hücreli organizmalara geldiğimizde işler değişmeye başlar üreme devreye girer物事は変わり始めます 有性生殖が入ってきます とても大事なことですが
Ancak, hücrelere ne yaptıklarını ve hücreleri üremek için nasıl kullanıklarını bir düşünün... .Ale kiedy pomyślicie o tym, co wirus robi w komórce, w jaki sposób ją wykorzystuje, żeby się namnażać.
Ancak, hücrelere ne yaptıklarını ve hücreleri üremek için nasıl kullanıklarını bir düşünün... .Ale pak z ničeho nic, když si myslíte o tom, co je to dělá na buňky a jak používá buňky druhu rozmnožovat se.
Ancak, hücrelere ne yaptıklarını ve hücreleri üremek için nasıl kullanıklarını bir düşünün... .ولكن المفاجاة عندما تفكر فيما تفعله للخلية وكيف تستخدمها للتكاثر
Ancak, hücrelere ne yaptıklarını ve hücreleri üremek için nasıl kullanıklarını bir düşünün... .セルとセルの種類を再現する使用方法をやっています。 それのようなもののように--それ資産光のビジネス用語で。
Asıl olay ise, yusufçukların burada muson yağmurlarında üremesi.Az történik ugyanis, hogy az itteni monszunesőben szaporodnak.
Asıl olay ise, yusufçukların burada muson yağmurlarında üremesi.Ce qu'il se passe, c'est qu'elles se reproduisent dans la mousson ici.
Asıl olay ise, yusufçukların burada muson yağmurlarında üremesi.Ce se intampla este ca se inmultesc in ploile musonice de aici.
Asıl olay ise, yusufçukların burada muson yağmurlarında üremesi.Chúng đang sinh sản trong mưa gió mùa ở đây.
Asıl olay ise, yusufçukların burada muson yağmurlarında üremesi.Čo sa deje, je že sa rozmnožujú v monzúnových dažďoch.
Asıl olay ise, yusufçukların burada muson yağmurlarında üremesi.Det der sker er at de formerer sig i monsun regnen.
Asıl olay ise, yusufçukların burada muson yağmurlarında üremesi.Es ist so, dass sie sich hier mit Hilfe des Monsunregens fortpflanzen.
Asıl olay ise, yusufçukların burada muson yağmurlarında üremesi.In realtà si stanno riproducendo qui, durante le piogge monsoniche.
Asıl olay ise, yusufçukların burada muson yağmurlarında üremesi.인도에서는 몬순 비가 올 때 번식을 합니다.
Asıl olay ise, yusufçukların burada muson yağmurlarında üremesi.Lo que pasa es que se están reproduciendo en las lluvias del monzón aquí.
Asıl olay ise, yusufçukların burada muson yağmurlarında üremesi.Ne lisääntyvät monsuunisateissa täällä.
Asıl olay ise, yusufçukların burada muson yağmurlarında üremesi.Wat er gebeurt, is dat ze zich voortplanten in de moessonregens hier.
Asıl olay ise, yusufçukların burada muson yağmurlarında üremesi.Αυτό που συμβαίνει είναι πως αναπαράγονται στις βροχές των μουσώνων εδώ.
Asıl olay ise, yusufçukların burada muson yağmurlarında üremesi.Они размножаются здесь в муссонных дождях.
Asıl olay ise, yusufçukların burada muson yağmurlarında üremesi.Онова, което се случва, е, че се размножават в мусонните дъждове тук.
Asıl olay ise, yusufçukların burada muson yağmurlarında üremesi.מה שקורה זה שהן מתרבות בגשתי המונסון כאן.
Asıl olay ise, yusufçukların burada muson yağmurlarında üremesi.ما يحدث هو أنها تتزاوج في الأمطار الموسمية هنا.
Asıl olay ise, yusufçukların burada muson yağmurlarında üremesi.そして今日外で目にする
Aslında, üreme ile ölümün kaçınılmazlığının evrimsel olarak birlikte devreye girdiklerini söyleyebilirsiniz.사실, 우리 신체의 죽음의 필연적이라는것이 성적인 재생산으로서
Aslında, üreme ile ölümün kaçınılmazlığının evrimsel olarak birlikte devreye girdiklerini söyleyebilirsiniz.למעשה, ניתן לומר שהמוות הבלתי נמנע של הגוף שלנו מופיע בזמן האבולוציוני
Aslında, üreme ile ölümün kaçınılmazlığının evrimsel olarak birlikte devreye girdiklerini söyleyebilirsiniz.في الحقيقة، يمكنك القول بأن حتمية موت أجسادنا تدخل في الزمن التطوري
Aslında, üreme ile ölümün kaçınılmazlığının evrimsel olarak birlikte devreye girdiklerini söyleyebilirsiniz.我々の身体の死の不可避性は 有性生殖と同じ時に起こる 進化の時に
Barınak olarak nereleri kullanıyorlardı? Üreme kaynaklarını nereden alıyorlardı?자손을 기르는데 필요한 자원을 어디에서 구하는가?
Barınak olarak nereleri kullanıyorlardı? Üreme kaynaklarını nereden alıyorlardı?Πού πηγαίνουν για αναπαραγωγή;
Barınak olarak nereleri kullanıyorlardı? Üreme kaynaklarını nereden alıyorlardı?איפה הם משיגים את המשאבים המתחדשים שלהם?
Barınak olarak nereleri kullanıyorlardı? Üreme kaynaklarını nereden alıyorlardı?أين يحصلوا على مواردهم الإنجابية؟
Barınak olarak nereleri kullanıyorlardı? Üreme kaynaklarını nereden alıyorlardı?生態学者にとってはこれらの交差点が生息地です
Ben de "Evet, biliyorsun, ben de pek kurbağaların üremesi ile ilgili değilim.A ja na to: "Vieš, ja o žabej reprodukcii až toľko neviem.
Ben de "Evet, biliyorsun, ben de pek kurbağaların üremesi ile ilgili değilim.Azt mondtam: "Igen, de tudod, nem vagyok szakértő a békák szaporodásában.
Ben de "Evet, biliyorsun, ben de pek kurbağaların üremesi ile ilgili değilim.Dan saya berkata, "Ya. Saya tidak begitu mengerti tentang reproduksi katak.
Ben de "Evet, biliyorsun, ben de pek kurbağaların üremesi ile ilgili değilim.E io risposi: "Sì. Sai non sono così aggiornata sulla riproduzione delle rane.
Ben de "Evet, biliyorsun, ben de pek kurbağaların üremesi ile ilgili değilim."e os girinos transformam-se em sapos." E eu disse-lhe: "Sim.
Ben de "Evet, biliyorsun, ben de pek kurbağaların üremesi ile ilgili değilim.Et je lui ai dit, " Bien sûr. Tu sais, je ne suis pas très au point sur la reproduction des grenouilles.
Ben de "Evet, biliyorsun, ben de pek kurbağaların üremesi ile ilgili değilim.Iar eu i-am spus, "Ştii, nu sunt la curent cu ultimele noutăţi despre reproducerea la broaşte.
Ben de "Evet, biliyorsun, ben de pek kurbağaların üremesi ile ilgili değilim.Ik zei: "Ik volg het niet zo, voortplanting bij kikkers.
Ben de "Evet, biliyorsun, ben de pek kurbağaların üremesi ile ilgili değilim."Ja", antwortete ich ,"obwohl ich mich ja nicht besonders gut bei Fröschen auskenne.
Ben de "Evet, biliyorsun, ben de pek kurbağaların üremesi ile ilgili değilim.Ja na to: "Tak. Nie jestem tak bardzo zorientowana w żabiej reprodukcji.
Ben de "Evet, biliyorsun, ben de pek kurbağaların üremesi ile ilgili değilim.Já odpověděla: "No, víš, nejsem nějaký odborník na reprodukci žab.
Ben de "Evet, biliyorsun, ben de pek kurbağaların üremesi ile ilgili değilim.제가 말했죠. "맞아, 내가 개구리 번식에 대해 그렇게 잘 알지는 못하지만 말야
Ben de "Evet, biliyorsun, ben de pek kurbağaların üremesi ile ilgili değilim.Tôi nói "Phải, mẹ cũng không biết nhiều lắm về sự sinh sản của loài ếch.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod