Ana içeriğe geç
Sözlük

ürem ile cümle

ürem kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Özellikle göçmen kuşların üreme ve kışlama alanıdır.Yra paukščių migracijos sustojimo ir perėjimo vieta.
Üreme dönemleri yaklaşık olarak 6-6.5 ay sürer.Nėštumas trunka 6-6,5 mėnesio.
Böyle bireylerde hem erkek hem de dişi üreme organları mevcuttur.Sliekas turi tiek moteriškuosius, tiek vyriškuosius lytinius organus.
Kanarya adalarında üreme kolonileri vardır.Apylinkėse įsikūrusi Kanados menonitų kolonija.
Üreme kolonilerinde 5.000 çifte kadar kuş bir arada bulunabilir.Kolonijoje gali gyventi iki poros šimtų triušių.
Üremeyen bireyler 10 km alanda beslenebilirler.Maisto ieškanti lapė gali nukeliauti 10 km nuotolį.
Hazirandan itibaren som balıkları denizden tatlı sulara üremek için gelirler.Vasario mėnesį apsiplunksnavę jaunikliai išplaukia į jūrą maitintis savarankiškai.
Böcekler, üreme döneminde özel olarak önemlidir.Daržovės labai svarbios mityboje.
Hermafrodit (erdişi veya hünsâ), hem erkek hem de dişi üreme organı bulunduran canlılara verilen addır.Hermafroditas – individas, kuriame vystosi ir vyriškos, ir moteriškos lytinės ląstelės.
Bir üreme bölgesi içinde gökdoğan çiftinin birkaç yuvası bulunabilir.Vieno patino teritorijoje gali gyventi kelios patelės.
Üremeleri hakkında çok az bilgi vardır.Väga vähesed tunnevad põllutööd.
Özellikle göçmen kuşların üreme ve kışlama alanıdır.Eelkõige on tegemist lindude jaoks olulise peatus- ning toitumiskohaga.
Mantarlarda sporla üreme karakteristiktir.Näidiskolhoosis viljeldavad valdkonnad.
Âdet dönemi üreme için gerekli olup endokrin sistem kontrolündedir.Endokriinsüsteemi kontrolli all olev menstruaaltsükkel on vajalik paljunemiseks.
Spermler, kancığın üreme organlarında birkaç gün yaşayabilir.Spermatosoidid on naise kehas võimelised elama umbes 72 tundi.
28 türün yüksek üreme olasılığı ve 90 türün ise üreme olasılığı olduğu gözlemlenmiştir.Dokumentaalselt on tõestatud 29 liiki haide rünnakud inimesele ja potentsiaalselt ohtlikud on poolsada liiki.
Bununla birlikte üreme ve su kaybı belirtileri de göstermez.Nad kurdavad ka toidu ja väliköökide puudumise üle.
Her üreme mevsiminde genellikle sadece bir ovulasyon gerçekleşir.Iga menstruatsiooni ajal vallandub tavaliselt üks munarakk.
Üreme sezonunda, kayalık adaları tercih etmektedirler.Ta eelistab kuivi kaljuseid mägesid.
Buna sporogoni veya sporla üreme denir.Seda protsessi nimetatakse sporulatsiooniks ehk sporogeneesiks.
Alet kullanmamız hayatta kalma ve üreme şansımızı artırmış olmalı.Az eszköz használat meg kellett, hogy növelje a túlélési, szaporodási esélyeinket, stb.
Alet kullanmamız hayatta kalma ve üreme şansımızı artırmış olmalı.El uso de herramientas debió mejorar nuestra sobrevivencia, el apareamiento, etc.
Alet kullanmamız hayatta kalma ve üreme şansımızı artırmış olmalı.Gebruik van werktuigen moet ons overleven bevorderd hebben, het paren enzovoort.
Alet kullanmamız hayatta kalma ve üreme şansımızı artırmış olmalı.도구 사용은 우리의 생존과 짝짓기 등을 확장시켜왔음이 분명합니다.
Alet kullanmamız hayatta kalma ve üreme şansımızı artırmış olmalı.Korzystanie z narzędzi pomogło w przetrwaniu, łączeniu się w pary, itd.
Alet kullanmamız hayatta kalma ve üreme şansımızı artırmış olmalı.Les outils ont dû améliorer notre capacité à survivre, à nous reproduire, etc.
Alet kullanmamız hayatta kalma ve üreme şansımızı artırmış olmalı.L'uso di arnesi deve aver migliorato la nostra capacità di sopravvivenza e di accoppiamento, etc.
Alet kullanmamız hayatta kalma ve üreme şansımızı artırmış olmalı.Používání nástrojů muselo zlepšovat naše přežití, páření a tak dále.
Alet kullanmamız hayatta kalma ve üreme şansımızı artırmış olmalı.Utilizarea uneltelor ne-a ajutat la supravieţuire, împerechere, şamd.
Alet kullanmamız hayatta kalma ve üreme şansımızı artırmış olmalı.Werkzeuge haben unser Überleben, unsere Vortpflanzung gesichert.
Alet kullanmamız hayatta kalma ve üreme şansımızı artırmış olmalı.Η χρήση εργαλείων θα πρέπει να ενίσχυσε την επιβίωσή μας, το ζευγάρωμα κλπ
Alet kullanmamız hayatta kalma ve üreme şansımızı artırmış olmalı.Использование орудий возможно повысило наши шансы на выживание, размножение и т.д.
Alet kullanmamız hayatta kalma ve üreme şansımızı artırmış olmalı.Употребата на инструменти трябва да е подпомагала нашето оцеляване, чифтосване и така нататък.
Alet kullanmamız hayatta kalma ve üreme şansımızı artırmış olmalı.השימוש בכלים ודאי תרם להישרדותנו, למציאת בני זוג וכו'
Alet kullanmamız hayatta kalma ve üreme şansımızı artırmış olmalı.استخدام الاداة يجب ان يعزز بقائنا، التزاوج وهلم جرا
Alet kullanmamız hayatta kalma ve üreme şansımızı artırmış olmalı.リチャード・ドーキンズがずっと前に訴えたように
Ama bir sürü hastalık gördük üreme ve çocuk yetiştirme yıl ötesinde olanlar da var.Ale po okresie reprodukcyjnym i po okresie opieki nad dziećmi zapadamy na wiele chorób.
Ama bir sürü hastalık gördük üreme ve çocuk yetiştirme yıl ötesinde olanlar da var.Hrozí nám spousta nemocí, hlavně jakmile zestárneme.
Ama bir sürü hastalık gördük üreme ve çocuk yetiştirme yıl ötesinde olanlar da var.하지만 우리는 이미 많은 병을 볼 수 있는데, 특히 우리가 생식적 그리고 자손을 키운 이후에 말입니다.
Ama bir sürü hastalık gördük üreme ve çocuk yetiştirme yıl ötesinde olanlar da var.Maar we zien veel ziekten voorkomen, zeker na onze reproductieve en opvoedende tijd.
Ama bir sürü hastalık gördük üreme ve çocuk yetiştirme yıl ötesinde olanlar da var.Non, mais il aide votre progéniture reproduire.
Ama bir sürü hastalık gördük üreme ve çocuk yetiştirme yıl ötesinde olanlar da var.Tapi kita sudah melihat banyak penyakit, terutama setelah kita melampaui masa subur dan masa mengasuh anak.
Ama bir sürü hastalık gördük üreme ve çocuk yetiştirme yıl ötesinde olanlar da var.Але ми вже спостерігаємо багато хворіб, особливо як тільки переступаємо межу репродуктивного та дитячого віку.
Ama bir sürü hastalık gördük üreme ve çocuk yetiştirme yıl ötesinde olanlar da var.出産や育児の時期が過ぎた後に、病気は多いね。 50代、60代になると急に
Ama, her an, birden bire bu çocuğu üremeye daha uygun hale getirecek bir doğal etken çıkabilir.어쩌다 한 번 정도는, 어떤 환경적인 요소가 존재할 것이며, 그리고 아마도, 갑자기 이 개체가 번식하는 데에 더 유리하도록 만들 것입니다
Ama, her an, birden bire bu çocuğu üremeye daha uygun hale getirecek bir doğal etken çıkabilir.Lo que hace una fuerte, por ejemplo, saxen mejor sigivaks.
Ama, her an, birden bire bu çocuğu üremeye daha uygun hale getirecek bir doğal etken çıkabilir.אין גורם סביבתי המבכר אחד מהם לשרוד ולהתרבות יותר טוב מהאחרים בקבוצה אבל, מידי פעם בפעם, יתכן גורם סביבתי
Ama, her an, birden bire bu çocuğu üremeye daha uygun hale getirecek bir doğal etken çıkabilir.بين الحين والآخر، قد يكون هناك بعض البيئية عامل، ويجعل ربما، فجأة، هذا الرجل أكثر يصلح لاستنساخها.
Ama, her an, birden bire bu çocuğu üremeye daha uygun hale getirecek bir doğal etken çıkabilir.そしてもしかすると、突然、この個体をもっと 生殖に適したものにするかもしれない。 そして、何らかの理由で、 この個体はもっと頻繁に生殖できるようになり、
Amerikan üreme merkezlerinde, çiftlerin %75'i kız çocuk talebinde bulunuyorlar, erkek değil.미국의 불임 시술 병원에 따르면 75 퍼센트의 부부가 남자 아이가 아닌 여자 아이를 원한다고 합니다.
Amerikan üreme merkezlerinde, çiftlerin %75'i kız çocuk talebinde bulunuyorlar, erkek değil.75%のカップルが 男児ではなく女児を希望しているのです 韓国やインド、中国など
Amerikan üreme merkezlerinde, çiftlerin %75'i kız çocuk talebinde bulunuyorlar, erkek değil.Az amerikai születésszabályozási klinikákon a párok 75 %-a lányt kér, nem fiút!
Amerikan üreme merkezlerinde, çiftlerin %75'i kız çocuk talebinde bulunuyorlar, erkek değil.Em clínicas de fertilidade dos EUA, 75% dos casais estão a pedir meninas, e não meninos.
Amerikan üreme merkezlerinde, çiftlerin %75'i kız çocuk talebinde bulunuyorlar, erkek değil.In Amerikaanse vruchtbaarheidklinieken vraagt 75% van de stellen om een meisje en niet om een jongen.
Amerikan üreme merkezlerinde, çiftlerin %75'i kız çocuk talebinde bulunuyorlar, erkek değil.In amerikanischen Fruchtbarkeitskliniken verlangen 75 Prozent Mädchen und nicht Jungen.
Amerikan üreme merkezlerinde, çiftlerin %75'i kız çocuk talebinde bulunuyorlar, erkek değil.În clinicile americane de fertilitate, 75% din cupluri cer fete, nu băieţi.
Amerikan üreme merkezlerinde, çiftlerin %75'i kız çocuk talebinde bulunuyorlar, erkek değil.Na amerických klinikách reprodukční medicíny 75 % párů žádá dívky, ne chlapce.
Amerikan üreme merkezlerinde, çiftlerin %75'i kız çocuk talebinde bulunuyorlar, erkek değil.Nelle cliniche statunitensi per la fertilità, Il 75 percento delle coppie richiede bambine e non bambini.
Amerikan üreme merkezlerinde, çiftlerin %75'i kız çocuk talebinde bulunuyorlar, erkek değil.Ở các phòng khám phụ sản của Mỹ, 75% các cặp đôi yêu cầu có con gái thay vì con trai.
Amerikan üreme merkezlerinde, çiftlerin %75'i kız çocuk talebinde bulunuyorlar, erkek değil.W amerykańskich klinikach płodności 75 procent par prosi o córki, a nie o synów.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod