ürün ile cümle

ürün kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Üretimini yaptığı ürünlerin büyük kısmını ihrac etmektedir.È qui che produce la maggior parte delle sue opere.
Şirket ilk ürününü 1954'te piyasaya sürdü.L'azienda ha introdotto i suoi primi prodotti nel 1954.
Üretilen bu ürünler, çevre il ve ilçelerde pazarlanmakta, bir kısmı da evde tüketilmektedir.Cibo e bevande (non alcoliche) sono serviti nelle moschee e nelle case.
Aquafresh oral hijyen ürünleri için GlaxoSmithKline'ın bir ticari markasıdır.Aquafresh è un marchio della GlaxoSmithKline destinato a prodotti per l'igiene orale.
Givenchy (Fransızca telaffuz: ) giyim, aksesuar, parfüm ve kozmetik ürünleri bulunan bir Fransız markası.Givenchy è un'azienda francese che produce capi di abbigliamento, accessori, profumi e cosmetici.
Hershey'nin ürünleri dünya çapında 60'tan fazla ülkede satılmaktadır.Le sigarette Winston sono distribuite in più di 60 paesi del mondo.
Ürünler proje yönetim planına göre gerçekleştirilmiş proseslerin çıktıları olarak oluşurlar.I deliverable vengono prodotti come risultati dai processi definiti nel Project Management Plan.
Ürünün tüketicisi ile mağazada gezinmekte olan alıcı farklı kişiler olabilir.Il consumatore del prodotto e l'acquirente possono essere persone diverse.
Diğer etkili ürünler arasında tribendimidine ve nitazoxanide bulunmaktadır.Altri agenti efficaci includono tribendimidine e nitazoxanide.
Bu eser onun tam yirmi yıllık bir çalışmasının ürünüdür.Yours Truly è il risultato di tre anni di lavoro.
Yani gerçek anlamda kullanılabilir ürün derken neyi kastediyoruz?Per formulazione si intende invece come si presenta materialmente il prodotto.
Ürün gammında Ford Explorer ile Ford Excursion arasında yer almaktadır.L'Escape è posizionato sotto il Ford Explorer.
Kataliz sonucu bu kompleks ayrışır, bir ürün (P) ve serbest enzim salınır.Durante la catalisi, questo complesso si rompe per rilasciare il prodotto P e l'enzima libero.
VIC-40 kod adlı bu ürün VIC-20'nin varisiydi.Tali caratteristiche sono ereditate direttamente dal VIC-20.
G2A.COM'daki ana ürün, Steam, Origin ve Xbox'tır.Il principale prodotto offerto su G2A.COM sono chiavi digitali per piattaforme come Steam, Origin e Xbox.
Ürünler 0.33 ve 0.5 litrelik şişe ve kutularda satışa sunulmaktadır.Club-Mate è disponibile in vendita in bottiglie da 0,33l e 0,5l.
İklimi ve ürünleri hemen hemen Suyab'a benzerdi."."Le pratiche tribali e culturali dei Tanoli assomigliano molto ad alcune dei Pathan."
Elazığspor'un lisanslı ürünlerin satıldığı ürünlerin satıldığı kuruluştur.Va infine considerato il danno erariale derivante dalla vendita illegale.
Mayalanmış süt ürünleri (yoğurt gibi) de aynı şekilde yararlıdır.I frutti rilasciano i semi (generalmente sprovvisti di endosperma) con facilità (sono fragili).
İlk Mabel üzerinde denediği ürün başarıya ulaşınca, Williams posta yoluyla yeni ürününü satmaya başlamıştır.Le prove furono un successo e Williams iniziò a venderlo via posta.
Krypton, uranyum fisyonunun ürünlerinden biridir.Il kripton è uno dei prodotti ottenuti dalla fissione nucleare dell'uranio.
Bu da köydeki tarım ürünlerinini kalitesini arttırmaktadır.Ama coltivare i campi agricoli del dormitorio.
Devlet temel ürünlerin fiyatlarını belirlemekteydi.Egli creò dei monopoli di stato sui prodotti principali del paese.
Doğu Yeni Britanya eyaletinin başlıca tarım ürünleri Cocoa ve Copra'dır.I principali prodotti dell'isola sono la copra e il cacao.
Bu dönemde kasaba yünlü tekstil ürünleri üretilen bir merkezdi.La città diventa quindi un centro di produzione tessile a livello europeo.
Genetiği değiştirilmiş ürünlere karşı kampanya başlatıldı.È stato favorevole agli Organismi geneticamente modificati.
Bu ürün Fransa'da izin verilen tek üründü.Questo, tuttavia, sarà l'unico riconoscimento ufficiale che egli riceverà in Francia.
Bunlar gerçek mi yoksa hayal ürünü müdür?Realtà o fantasia?
Brands, Inc.'ın iştirakı olan Taco Bell'de Meksika mutfağı usulü fast food ürünleri bulunmaktadır.Taco Bell vende prodotti alimentari basati sulla cucina messicana, adatti all'industria del pasto veloce.
Yakutçadaki Ürüng sözcüğü beyaz ve gümüş demektir.Questo "bastone cantorale" è una bacchetta bianca o d'argento.
Radyum-226, Urayum-238'in bozunum ürünüdür.Il Radon-222 è un gas prodotto dal decadimento del radio-226.
Büyük şirketlerin de nanoteknolojik ürünleri piyasaya sürülmüştür.Le nanotecnologie sono già incorporate nei prodotti immessi nel mercato.
Birçok ticari ve açık kaynak ürün mevcuttur.Molte implementazioni sono disponibili, sia commerciali che open source.
Yetişen diğer tarım ürünleri iç tüketime dönüktür.Le terre non coltivate tornano allo stato.
Esnek imalat sistemi, daha kaliteli ürünlerin daha düşük fiyatlarda üretilmesini sağlar.L'obiettivo dichiarato da Lidl è offrire prodotti di eccellente qualità a prezzi ridotti.
Stollwerck, ürünlerini ihracat yapmaya odakladı.Brodersen, allora, le taglia i viveri.
Ayrıca marka yılda 17 milyon tekstil ürünü üretmektedir.Una famiglia americana media produce 70 libbre di rifiuti tessili all'anno.
Farklı markaların ürünleri az da olsa değişiklik gösterebilir.L'aspettativa di vita può variare leggermente.
Köyde süt ve süt ürünleri de üretilmektedir.Sul territorio sono presenti anche attività di lavorazione della carne e del latte.
Su kaynaklarına uygun tarım ürünü ekimi yapılması.Rifornimento di acque di buona qualità alle comunità rurali.
İyi kalitede siyah üzüm ve karpuz ürünü alınır.In Finlandia vengono prodotti burro e latte di altissima qualità.
Ürün ve hizmetler üretilir, sunulur ve servisi sağlanır.Regolano, infatti, il modo in cui il cibo viene preparato, cucinato e servito.
Ancak, gıda veya farmasötik ürünlerle doğrudan temas edemez.L'accordo non si estende alle esportazioni di prodotti agricoli o attrezzature militari.
Ürün sodyum bikarbonat esaslı orijinal formülasyona sahip idi.Il prodotto aveva la formulazione originale a base di bicarbonato di sodio.
Kuzey Amerika'da, bu ürünler Resolve markası adı altında satılmaktadır.In questi stati, commercializza i suoi prodotti sotto il marchio "Esso".
Ayrıca köyde yetiştirilen ürünler tüccarlara satılmaktadır.Inoltre muovono il bestiame fino ai luoghi di vendita.
Siklamat 1969'da yasaklandıktan sonra üründen çıkarıldı.Per la loro fragilità, furono banditi nel 1969.
Ürünler 2-CD seti Evolution/Revolution: The Early Years (1966–1974) halinde 2005'te yayımlandı.È stata pubblicata anche una versione in 2 CD, Cre/ation - The Early Years 1967-1972.
Görülebilir bir özellik, birçok moleküler ve biyokimyasal süreçlerin ürünüdür.Un carattere è il prodotto finale di una serie di processi molecolari e biochimici.
Fermantasyon ürünleri tamamen oksitlenmemiş olduklarından kimyasal enerji barındırırlar.I chemioautotrofi sfruttano invece energia chimica liberata da processi inorganici.
Şirketin ürettiği ürünler daha çok gençlere yöneliktir.I prodotti dell'azienda sono pensati per un pubblico molto giovane.
Bu üretimden doğan ürünlerin büyük kısmı bu aileler tarafından tüketilmektedir.La maggior parte di queste risorse alimentari vengono raccolte sul terreno.
İngiltere'ye ilk domates, patates ve tütün ürünlerini ulaştırdı.A lui viene attribuito il merito di aver portato in Irlanda le prime piante di patata e di tabacco.
Fakat bu ürün son kullanıcı pazarına çıkmamıştır.Quest'ultima variante non era in vendita nel mercato interno.
Ürünleri tutuluyordu.Istanziare i prodotti.
Her iki kıtada satışlarda patlama yaşandı ve ürünler eBay üzerinden karaborsa olarak satılmaya başlandı.Entrambe le società realizzavano profitti vendendo merci al mercato nero.
En fazla işçilik gerektiren zirai üründür.È l'occupazione più importante come per un adulto lo è il lavoro.
Fuar için 150 kamyon stand malzemesi ve 600 kamyon sergi ürünü getirildi.Il Comitato possedeva 115 autobus e 36 veicoli per il trasporto merci.
Ayrıca seralar da bulunmakta ve yetiştirilen ürünler hem yurt içine hem de yurt dışına pazarlanmaktadır.Una particolare attività di Madurai è la produzione di fiori, esportati in tutto il Paese e anche all'estero.
Bunuun yanında mahallede yetişen çeşitli tarım ürünleri ve büyükbaş ahır besiciliği başlıca geçim kaynağıdır.Molti campi coltivati nei dintorni del centro abitato forniscono un gran quantitativo di prodotti.

İlgili Sayfalar