ürün ile cümle

ürün kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Alambra Süt Ürünleri.Tuffi Milchprodukte.
1981 - 1986 yılları arası Philips Profesyonel Ses Ürün Grubu Genel Müdürü oldu.Von 1981 bis 1986 war er General Manager der Philips Professional Audio Product Gruppe.
Bu ürünlerin çoğu yabancı ülkelere sadır oluyor.Diese drei Branchen sind mehrheitlich in ausländischen Händen.
Denetleme : Ürünün parçaları ya da fonksiyonları düzenli aralıklarla teslim edilir ve değerlendirilir.Überprüfung: Projektergebnisse und Funktionalitäten werden regelmäßig abgeliefert und bewertet.
Gelirlerinin kendi ana kaynağı iş ve işletmelere ilgili ürünlerin satışından gelmektedir.Die Haupteinnahmen stammen von den Produkten für das Geschäfts- und Unternehmerwesen.
Apikoğlu, Türkiye'de toptan et ürünleri üreten ve ülke geneli satışı yapılan ilk şirkettir.Apikoğlu ist die erste Einrichtung in der Türkei, welche die Massenproduktion von Fleischprodukten betrieb.
İyi kalitede siyah üzüm ve karpuz ürünü alınır.Man darf mit schwarzen Schafsfellen und edlem Stoff bezahlen.
Bölge gıdada özellikle, Moğol mutfağı ve süt ürünleri üzerinde dikkat çeker.Die mongolische Küche ist im Wesentlichen durch Fleisch und Milchprodukte geprägt.
Zamanla, şirket ürün yelpazesini genişletmeye başladı.Später erweiterte die Firma ihr Produktspektrum.
Ayrıca 300'den fazla mağazasında tüketici elektroniği ürünlerini satan eSpot ZoomShops büfeleri vardır.In Deutschland kommen überdies fast 100 Lacoste-Verkaufsflächen in anderen Kaufhäusern hinzu.
2- Scene ürünlerini üçüncü taraflara para karşılığı satmak.Ziel war es die Seelen gewinnbringend an Dritte zu verkaufen.
Arasta, çarşılarda aynı ürünü satan dükkânların bulunduğu bölüme verilen ad.DHL bietet teilweise Lieferung aus Partnershops am gleichen Tag an.
Bu kodların bir diğer yayınlanma amacı ise pazarlanan ürün hakkında daha ayrıntılı bilgi vermeyi amaçlamaktır.Der Fließtext soll zusätzliche Informationen zum beworbenen Produkt bieten.
Petrol ürünleri ilk olarak eczanelerde birer yan ürün olarak satılmaktaydır.Das Wasser wurde zunächst als Heilmittel in Apotheken verkauft.
Üreticinin bu ürünleri Kosova ve Makedonya’ da çok güç koşullar altındaki operasyonlarda tecrübe edilmiştir.Aus Mazedonien und Kosovo" literarisch verarbeitete.
Alıcı ise, parayı ödemeden önce ürünü inceleme fırsatı bulmuş olur.Die Kundinnen haben die Möglichkeit, die Produkte vor dem Kauf auszuprobieren.
Bu dükkânlar, et pişirme gereçleri gibi konularda da üreticilere ürün arz eder.Wie uns die Lebensmittelkonzerne an der Nase herumführen.
Bu mezarlık, II. Dünya Savaşı'nın trajik tarihi olaylarının bir ürünüdür.Die Belagerung von Hof war ein kriegsgeschichtliches Ereignis des Zweiten Markgrafenkrieges.
SCS Software, ürünlerini Prism3D oyun motoruyla geliştirmektedir.Das Spiel basiert auf der Game Engine Prism 3d, welche von SCS Software in C++ programmiert wurde.
Ayrıca, artık istenmeyen bir ürünü satmak satıcı için de kârlıdır.Außer diesem Prototyp konnte man noch kein verkaufbares Produkt nachweisen.
Onun ortaya çıkması, gür yağmur ve bol ürün olacağının göstergesidir.Er ist ein Ritual, in dem um Regen und eine gute Ernte gebetet wird.
Hindistan'ın tarım ürünlerinin üçte biri bozulmadan kaybolmuştur.Ein Drittel der Pflanzengesellschaften in Deutschland gilt als ungefährdet.
Yeni ürün geliştirilmesi: Yeni ürünlerin yaratılması veya varolanların geliştirilmesi için.Recycling alter Produkte bzw. Herstellung neuer Stoffe.
Banyodan çıkarılan ürün kurutulur.Die Badewanne wird aus der Wohnung abtransportiert.
Burada tasvir edilen tüm olaylar hayal ürünüdür.Tous les évènements décrits dans cette histoire sont imaginaires.
Bu ürünü Japonya'da dağıtmak istiyoruz.Nous aimerions distribuer ce produit au Japon.
GDO'lu ürünler insan hayatı için tehlikelidir.Les produits avec des OGM sont dangereux pour la vie humaine.
Neden gıda ürünleri satın almıyor?Pourquoi n'achète-t-il pas de denrées alimentaires ?
Onların ürünlerini dağıtmam.Je ne distribue pas leurs produits.
Ürünlerinizi dağıtmam.Je ne distribue pas vos produits.
Tom nadiren deniz ürünü yer.Tom mange rarement des fruits de mer.
Türkiye'de kozmetik ürünler üretiyor.Il fabrique des cosmétiques en Turquie.
Ürünler ve hizmetler, ürünlere ait 2000 den fazla spesifik anahtar kelime vasıtasıyla gruplandırılmıştır.Les produits et services sont classifiés selon plus de 2 000 mots clés spécifiques aux produits.
1998 yılında, bitki "konyak" adı verilen ürünlerin piyasaya sürülmesi için bir Fransız sertifikası aldı.En 1998, l’usine a reçu un certificat français pour la fabrication de produits appelés «cognac».
2012 Q4 olarak HughesNet kendi Gen4 ürünü sunmaya başladı.Au 4e trimestre de 2012 HughesNet a commencé à offrir leur produit Gen4.
Bu uydu kendi HughesNet ürün kapasitesi 100Gbps sağladı.Ce satellite fourni 100Gbps de capacité de leur produit HughesNet.
Son yıllarda da yazılım ürünleri yelpazesine Dijital Haklar Yönetimi konusunda ürünler de katıldı.Ces dernières années s'y sont ajoutés des produits appartenant au domaine de la gestion de droits numériques.
Üretilen ürünler 50 ülkeye ihraç edilmektedir.Les fabrications sont exportées dans 50 pays.
Stalinizm, Rus devriminin bir ürünü değil, mezar kazıcısı oldu.Le stalinisme ne fut pas le produit de la révolution russe, mais son fossoyeur.
İlk ürünler noktadan noktaya sistemleriydi.Ses premiers produits furent des systèmes point à point.
Carpenter’in YZ ürünleri George ve Joan 2005 ve 2006 yıllarında Loebner Ödüllerini kazandı.Ses logiciels George et Joan ont gagné le prix Loebner en 2005 et 2006.
15 yaşında, kapı kapı kozmetik ürünleri satmaya başladı.À quinze ans, elle est vendeuse de cosmétiques de porte à porte.
Actel özellikle anti-fuse ve flaş bellek tabanlı FPGA ürünleriyle tanınır.Actel est surtout connu pour ses FPGA anti-fusibles et pour ses FPGA FLASH.
Şehrin Ryonggang (룡 강군) ilçesinde yetişen elmalar tanınmış yerel ürünlerdendir.Les pommes cultivées dans le district de Ryonggang (룡 강군 )sont un produit local célèbre.
Adobe, Flex 2'nin piyasaya sürülmesiyle Flex ürün serisi için lisanslama modelini önemli ölçüde değiştirdi.Avec la sortie de Flex 2, Adobe a complètement modifié sa ligne de produit Flex.
Lipton ilk buzlu çay tozu karışımını ise 1964 yılında ABD'de piyasaya sundu, ürün Avrupa'ya 1978'te geldi.Lipton a présenté son premier mélange de thé glacé en poudre aux États-Unis en 1964 et en Europe en 1978.
PC World NoScript 2006'nın en iyi 100 ürünü arasında seçildi.NoScript a été classé parmi les 100 meilleurs produits de 2006 par PC World.
Profesör Ikeda bu ürünü monosodyum olarak adlandırmış ve MSG üretim patentini almıştır.Le professeur Ikeda a appelé ce produit glutamate monosodique et a soumis un brevet pour produire le GMS.
Ayrıca, Güvenlik Merkezi'ne kayıtlı üçüncü parti ürünlerin logolarını da görüntüleyebilir.Il peut également afficher les logos des produits tiers qui ont été enregistrés auprès du Centre de sécurité.
Bu ürünler ya tek kullanımlıkdır, ya da yeniden kullanılabilir.Elles peuvent être à usage unique ou réutilisables.
HK G11, Heckler & Koch ve Nobel firmasının ortak çalışmasının ürünü olarak doğdu.Cette nouvelle arme, appelée G11 fut développée en partenariat par Heckler & Koch et la société Nobel.
Tahıl ürünleri üretimi %18 artış gösterdi.En parallèle, la taille de la moyenne des exploitations a augmenté de 18 %.
Bunlar gerçek mi yoksa hayal ürünü müdür?Est-ce de la réalité ou de l’imagination ?
Bunun yanında ayva, armut, incir gibi ürünler de vardır.Par contre, les parements et les retroussis ainsi que le gilet sont écarlates.
U.S. Robotics Corporation bilgisayar modemleri ve ilgili ürünleri üreten bir şirkettir.US Robotics Corporation est une entreprise qui fabrique des modems et des produits connexes.
Nisan 2000'de Lucent, Tüketici Ürünleri birimini VTech ve Tüketici Telefon Hizmetleri'ne sattı.En avril 2000, Lucent vend son unité de produits de consommation VTech et Consumer Phone Services.
Ürünleri, makaleleri ve dersleri pek çok tasarımcı tarafından örnek olarak kabul edilmektedir.Ses productions et écrits sont considérés comme des exemples par de nombreux designers.
Bu ürünler sadece aile ihtiyaçlarını karşılamaktadır.Ces établissements donnent simplement satisfaction aux besoins locaux.
Ticari ürünler, her iki taraf arasında herhangi bir gümrük kısıtlaması olmaksızın satılabilir.Les biens peuvent voyager entre les deux entités sans restrictions douanières.
Üretilen ürünler kalite ve ekolojik açısından dünya standartlarına uygundur.Certains produits combinent les standards équitable et biologique.

İlgili Sayfalar